İsraillilerin büyük çoğunluğuna göre savaşın kazananı yok

Yair Lapid dün Knesset’te partisine seslendi. (AFP)
Yair Lapid dün Knesset’te partisine seslendi. (AFP)
TT

İsraillilerin büyük çoğunluğuna göre savaşın kazananı yok

Yair Lapid dün Knesset’te partisine seslendi. (AFP)
Yair Lapid dün Knesset’te partisine seslendi. (AFP)

İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonun kamuoyu yoklamasında, İsraillilerin yüzde 54’ünün son savaşı ne İsrail ne de Hamas Hareketi için zafer olarak görmedikleri gözler önüne serildi. Yüzde 24’lük kesim sonucun İsrail’in zafer kazandığını savunurken halkın yüzde 16’sı ise galip gelenin Hamas olduğunu belirtti.
Ankete katılan İsraillilerin yüzde 40’ı ateşkesi desteklerken yüzde 48’lik kesim ise İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı sürdürmesi gerektiği görüşünü bildirdi. İsraillilerin yüzde 12’si ise herhangi bir görüşe destek vermedi. Netanyahu ve Gantz’ın performansları 1 ile 10 arasında puanlandı. Ankete göre Netanyahu 5,4, Gantz ise 6,2 puan aldı.
Kanal 12 ve 13 televizyonlarının anketlerinde savaşın seçimlere etkisine ilişkin de sorular soruldu. Kanal 13’e göre İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz İttifakı milletvekili sayısını 8’den 11’e yükseltirken Kanal 12’ye göre ise 8’den 10’a bir artış yaşandı. Kanal 13’e göre hükümeti kurmakla görevli Yair Lapid başkanlığındaki Gelecek Var (Yesh Atid) Partisi’nin milletvekili sayısında 17’den 22’ye bir artış gözlemlendi. Kanal 12’ye göre Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi ise 30 olan milletvekili sayısını korudu. İkinci bir ankette göre ise partinin sandalye sayısı bir düşüş yaşayarak 29’a geriledi.
Sonuçlar, Arapların gücünün istikrarsız olduğunu ve iki anket arasında büyük farklar bulunduğunu ortaya koydu. Kanal 12’ye göre Eymen Avde başkanlığındaki Ortak Arap Listesi’ninsandalye sayısı 6’dan 5’e düşerken, Mansur Abbas liderliğindeki İslami Hareket mevcut 4 olan sandalye sayısını korudu. Yapılan diğer ankette Ortak Blok’un sandalye sayısının 6’dan 8’e yükseldiği, İslami Hareket’in düşüş yaşayarak  parlamentonun dışında kaldığı bildirildi.
Araplarla olası bir koalisyona karşı karşı çıkan Bezalel Smotrich başkanlığındaki Dini Siyonizm Listesi ve Netanyahu’nun  Şeyh Cerrah mahallesi ve Lod’da ofis kurmasına izin vermesinden sonra Kudüs’teki yangının tutuşmasının nedenlerin biri olarak gösterilen İtamar bin Gubeyr’in sandalye sayısı Kanal 12’ye göre 6’dan 7’ye, Kanal 13’e göre ise 8’e yükseldi.

Anket sonuçları
Kanal 12’nin anketine göre Likud Partisi 30, Lapid 21, Gantz 10, Doğu Yahudilerini temsil eden Şas Partisi 9, Aşkenazi Yahudilerini temsil eden Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi 7, Dini Siyonizm Listesi 7, Merav Michaeli liderliğindeki İşçi Partisi ve Avigdor Liberman başkanlığındaki Evimiz İsrail (Yisrael Beiteinu) ile Yeni Umut Partileri 6’şar sandalye elde etti. Ortak Liste ve Yeni Sağ 5’er sandalye kazanırken Meretz Partisi ile İslami Hareket’İn sandalye sayıları ise 4 oldu.
Kanal 13’ün anketine göre Likud 29, Lapid 22, Gantz 11, Dini Siyonizm Listesi, Ortak Liste ve Yeni Sağ 8’er sandalye, Doğu Yahudilerini temsil eden Şas Partisi ve İşçi Partisi 7’şer sandalye, Aşkenazi Yahudilerini temsil eden Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi 6 sandalye, Avigdor Liberman başkanlığındaki Evimiz İsrail (Yisrael Beiteinu) ve Yeni Umut 6’şar sandalye ve Meretz Partisi ile İslami Hareket ise 4’er sandalye kazandı.
Alınan sonuçlar seçime gitmenin İsrail’deki siyaset sahnesini değiştirmeyeceğini ortaya koydu. Sonuçlara göre Netanyahu  hükümet kuramayacak. Ayrıca değişim kampı da iki Arap listesiyle ortaklık yapmadığı sürece hükümet kurma şansı elde edemeyecek. Bu durumun değişmesi için Yahudi ve Arap tarafların tavrının değişmesi gerekiyor.
İbrani Üniversitesi’ndeki Sosyal Psikoloji Bilimleri bünyesinde faaliyet gösteren Accord Enstitüsü dün, yaşanan son çatışmaların ardından İsrail- Arap ilişkileri üzerine yaptığı araştırmanın sonuçlarını yayınladı. Söz konusu araştırmada Yahudilerin yüzde 61’inin ve Arapların yüzde 73’ünün halen barış içerisinde, bir arada yaşama inandıkları ve şiddeti istemedikleri gözler önüne serildi. Aynı araştırmada Yahudilerin yüzde 45’i ile Arapların yüzde 67’sinin şiddeti karşı tarafın istediğine inandıkları belirtildi.



Trump: Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz

Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
TT

Trump: Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz

Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran'a karşı savaşın ‘kısa süreli bir yolculuk’ olacağını söyledi. Tahran'a karşı zaferin henüz ‘yeterince’ elde edilmediğini vurgulayan Trump, “Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD-İsrail saldırısının hedeflerine ulaştığını belirten ABD Başkanı, savaşın ‘yakında sona ereceğini ve tekrar alevlenirse çok daha sert vurulacaklarını’ söyledi.

Trump, Florida'nın Doral kentindeki golf kulübünde Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin katıldığı bir toplantıda, CBS'ye savaşın ‘sona ermek üzere olduğu’ açıklamasında bulundu ve savaşın takvimine dair belirsizliği artırdı.

Trump, Florida'daki toplantıda “Bazı insanları ortadan kaldırmak için bunu yapmamız gerektiğini düşündüğümüz için küçük bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuğun kısa süreceğini göreceksiniz” şeklinde konuştu.

Trump, İran deniz ve hava kuvvetlerinin yok edilmesinin yanı sıra İran'ın füze programına da tekrar değindi. Ancak, CBS'ye yaptığı açıklamalar petrol fiyatlarının düşmesine ve borsa endekslerinin yükselmesine neden olan Trump, ABD ve İsrail'in daha fazlasını yapması gerektiğini söyledi. “Birçok yönden zaten kazandık, ancak yeterince kazanmadık” diyen Trump, İran'a karşı ‘nihai zafer’ çağrısında bulundu. Eski Dini Lider Ali Hamaney ve diğer İranlı yetkililerin öldürülmesine atıfta bulunan ABD Başkanı, ülkesinin ‘düşman tamamen ve kesin olarak yenilgiye uğratılana kadar geri adım atmayacağını’ söyledi.

Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durdurması halinde ABD'nin İran'a çok daha büyük bir güçle saldıracağı uyarısında bulunan Trump, sosyal medya hesabından şöyle yazdı:

“İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını kesintiye uğratacak herhangi bir şey yaparsa, ABD şimdiye kadar aldığı darbenin yirmi katı güçle karşılık verecek.”

Trump, “Ayrıca, kolayca yok edilebilecek hedefleri yok edeceğiz ve İran'ın bir ülke olarak yeniden inşa olmasını pratik olarak imkansız hale getireceğiz. İran'ın başına ölüm, ateş ve öfke gelecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz!” diye ekledi.

CBS News’e konuşan ABD başkanı, İran'a karşı savaşın ‘büyük ölçüde bittiğini’ ve Washington'ın dört ila beş haftalık ilk takvimin ‘çok ilerisinde’ olduğunu düşündüğünü söyledi.

Trump, Hürmüz Boğazı hakkında sorulan bir soruya verdiği yanıtta, gemilerin halen boğazdan geçmeye devam ettiğini, ancak ‘bu boğazı ele geçirmeyi düşündüğünü’ söyledi. Savaş, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının yaklaşık beşte birini taşıyan, dünyanın ana petrol nakil rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına neden oldu.

ABD ve İsrail 28 Şubat'ta İran'a saldırmaya başladı. İran, buna İsrail ve Körfez ülkelerine saldırarak karşılık verdi. Trump, İran'da Dini Lider Ali Hamaney dahil onlarca kişinin hayatını kaybettiği savaş için şimdiye kadar değişen hedefler ve takvimlerden söz etti.

İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney hakkında ise “Ona bir mesajım yok” diyen Trump, Hamaney’in yerine geçecek birini düşündüğünü de sözlerine ekledi, ancak ayrıntılara girmedi. Trump daha önce, İran'ın en üst düzey isminin seçiminde söz sahibi olmak istediğini belirtmiş, ancak Tahran bunu reddetmişti.


Iraklı Kürtler Bağdat'tan ‘IKBY’ye saldıran grupları’ kontrol altına almasını istedi

KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
TT

Iraklı Kürtler Bağdat'tan ‘IKBY’ye saldıran grupları’ kontrol altına almasını istedi

KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani, Bağdat'taki federal hükümete Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) roketli saldırılar düzenleyen grupların isimlerinin yer aldığı bir liste gönderdi.

Bu grupların faaliyetlerinin durdurulması ve onlara karşı gerekli önlemlerin alınması için ciddi adımlar atılması çağrısında bulunan Talabani, “Bağdat'taki dostlarımızın durumun tırmanmasını önlemek için ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum, ancak gerekli önlemler alınmazsa, bu sorunu kendimiz çözeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kürtçe yayın yapan haber ajansları, Darbandikhan ilçesi yakınlarındaki Zamnako Dağları'nda bulunan iletişim kulelerinin insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen bir saldırıya uğradığını bildirdi. Pazartesi öğleden sonra itibariyle başkent Erbil’de 162, Süleymaniye’de 26, Duhok'ta 5 ve Halepçe'de 3 saldırı kaydedildi.

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani, pazar günü, Peşmerge güçlerinin hiçbir tarafın haksızlığına veya saldırısına maruz kalmadığını ve bu grupların savaşı körüklemek ve IKBY’nin istikrarını ve vatandaşlarının güvenliğini bozmak için yaptıkları bu provokasyonların devam edemeyeceğini ve etmemesi gerektiğini vurguladı. Barzani, Irak hükümetini, Temsilciler Meclisi’ni ve başta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi olmak üzere tüm siyasi güçleri bu saldırılar karşısında ciddi bir tavır sergilemeye ve bu saldırılara son vermeye çağırdı.


Almanya, büyükelçilik personelini Tahran'dan sonra Bağdat'tan da çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
TT

Almanya, büyükelçilik personelini Tahran'dan sonra Bağdat'tan da çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)

Alman hükümeti, İran ile savaş nedeniyle Irak'ın başkenti Bağdat'taki büyükelçilik personelini de geri çekerek, geçici olarak ülke dışına yerleştirdiğini duyurdu.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'ya yaptığı ziyaret sırasında dün akşam yaptığı açıklamada, ABD'nin Bağdat'taki Alman büyükelçilik personelinin tahliyesine sağladığı destek için Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio'ya telefonla teşekkür ettiğini söyledi.

Alman Dışişleri Bakanlığı cumartesi günü, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik şiddetli saldırılarının yeniden başlamasının ardından, İran'ın başkenti Tahran'daki Alman büyükelçilik personelini geçici olarak ülke dışındaki güvenli bir yere nakletmişti.

  Rubio, 2 Mart 2026'da Kongre'de (AP)Rubio, 2 Mart 2026'da Kongre'de (AP)

Almanya Dışişleri Bakanlığı, yabancı misyonların güvenliği ile ilgili hususlar çerçevesinde Bağdat'taki personeli korumak için ilave önlemler alındığını duyurdu.

Bakanlık, “çalışanlarımızın güvenliği önceliklidir ve bu nedenle federal hükümetin kriz hücresinde sürekli olarak müzakere edilmektedir” diye vurgulayarak, büyükelçilikle iletişimin kesintisiz devam ettiğini, ancak Bağdat'taki hukuk ve konsolosluk bölümünün gergin güvenlik durumu nedeniyle uzun süredir çok sınırlı bir kapasiteyle çalıştığını belirtti.

Wadephul, akşam saatlerinde Rubio ile telefonla görüşerek Ortadoğu ve Yakın Doğu'daki durumu ele aldıklarını ve özellikle “İran'ın bölge ülkelerine yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarının sona ermesi ve derhal durdurulması gerektiği” konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.

İki bakan, İsrail ve bölgedeki ortaklarının güvenliğinin tehdit altında olduğunu vurgularken, uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçları konusunda da endişelerini dile getirdiler.