Kuveyt Meclisi’nde koltuk krizi: 25 milletvekili Meclis Başkanı’nın azlini istiyor

Kuveytli muhalif milletvekilleri dün Başbakan ve Bakanların koltuklarına oturdu (KUNA)
Kuveytli muhalif milletvekilleri dün Başbakan ve Bakanların koltuklarına oturdu (KUNA)
TT

Kuveyt Meclisi’nde koltuk krizi: 25 milletvekili Meclis Başkanı’nın azlini istiyor

Kuveytli muhalif milletvekilleri dün Başbakan ve Bakanların koltuklarına oturdu (KUNA)
Kuveytli muhalif milletvekilleri dün Başbakan ve Bakanların koltuklarına oturdu (KUNA)

Muhalefete bağlı milletvekillerinin bir ay içinde hükümete tahsis edilen sandalyeleri ikinci kez işgal etmeleriyle Kuveyt Ulusal Meclisi içindeki sandalye krizi oturumunu oturumun ertelenmesine yol açtı.
Kuveyt Ulusal Meclisi Başkanı Merzuk Ali el-Ganim dünkü oturumda hükümete ayrılan sandalyelere muhalif milletvekillerinin oturması nedeniyle meclisin olağan oturumunun iptal edildiğini duyurdu. El-Ganim, oturumun ertelenmesinden önce yaptığı konuşmada, "Hükümet oturuma katılmayacağını bildirdi. Bakanlara ait koltuklara oturan muhalif milletvekillerinin varlığı nedeniyle oturum ertelendi" açıklamasını yaptı.
El-Ganim, bir sonraki olağan oturumun tarihini 8 Haziran olarak duyurdu. Ayrıca, Dr. Abid el-Vasmi’nin yemin töreni başta olmak üzere, ön saflarda çalışan sağlıkçıların ödüllendirilmesi, Mescidi Aksa ve işgal altındaki Filistin ile ilgili sunulan taleplerin incelenmesi ve öğrencilerin yüzyüze sınavlarının yapılması ile ilgili konuları görüşmek üzere yarın için özel bir oturum davetinde bulundu.
Bu, hükümetin mecliste kendisine ayrılan sandalyelere muhalefet milletvekillerinin oturması nedeniyle yaklaşık bir aydır katılmadığı ikinci oturum. Muhalefet milletvekilleri, Başbakan Şeyh Sabah Halid es-Sabah'ı, reddettiği soruşturma kürsüsüne çıkmaya zorlamak için bu yönteme başvurdu. Yapılması beklenen önceki oturumun öncesinde 25 milletvekili Twitter hesaplarından "Başbakan soruşturma kürsüsüne çıkmadıkça oturum yapılmayacak” paylaşımı yaptılar.
Kuveyt'teki siyasi ortam, hükümet ile muhalefet milletvekilleri arasında yoğun çekişmelere sahne oluyor. Geçtiğimiz Mart ayında meclis, birkaç milletvekili tarafından boykot edilen bir oturumda Başbakan Şeyh Sabah el-Halid es-Sabah'ın sorgulanmasını 2022'nin sonuna kadar erteleyen bir önergeyi kabul etti.
Parlamentonun altı üyesi Başbakan’a, bu erteleme kararının seçici bir şekilde uygulanması ve özellikle anayasaya uygunluğu, hükümetin koronavirüs salgını ve diğer konuların ele alınmasının yanı sıra yolsuzlukların soruşturulması ile ilgili 4 soru yöneltti.
Geçen yıl görevi devralan Kuveyt Emiri, analistlerin yürütme ve yasama organları arasındaki gerilimi hafifletme ve başbakana hükümetini baskıdan uzak bir şekilde kurma fırsatı verme girişimi olarak gördükleri bir hamleyle Şubat ayında meclis oturumlarını geçici olarak askıya aldı.
Hükümet ve milletvekilleri arasındaki çatışma, Milletvekili Abdulaziz Al-Sakubi, Millet Meclisi'nin iç tüzüğünü değiştirecek, böylece milletvekilleri Başkan'ı Konsey'den muaf tutacak önerinin tartışılması için özel bir oturum düzenleme talebinin 25 milletvekili tarafından imzalaması nedeniyle, meclis başkanı ile muhalefet arasındaki gergin ilişkiyi de vurguladığı için siyasi krizin bir yönünü temsil ediyor.
Dilekçeyi imzalayan milletvekilleri hükümeti kamuya açık ve özel oturumları yok etme ve halkın eylemlerini kontrol etme hakkını boşa harcamakla suçladı. Ayrıca el-Ganim’i anayasayı ihlal etmekle ve milletvekillerinin garantili oturum düzenleme hakkını ellerinden almakkla suçladılar. Bu nedenle, Meclis Başkanının görevden alınması için prosedürlerin uygulanması ve Başbakan ve üyeleri ile işbirliği yapılmaması için prosedürlerin sürdürülmesi gerekiyordu.



Suudi Arabistan Yatırım Bakanı: Ekonomik endişeler arasında gayrimenkul güvenli bir liman

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)
TT

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı: Ekonomik endişeler arasında gayrimenkul güvenli bir liman

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)
Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, Gayrimenkulün Geleceği Forumu kapsamında düzenlenen bir oturumda konuştu. (X)

Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Halid el-Falih, gayrimenkulün ekonomik istikrar için güvenli bir liman olduğunu vurguladı. El-Falih, jeoekonomik belirsizlikler ve piyasa dalgalanmalarının sürdüğü bir ortamda, gayrimenkulün yatırımcılar için kritik bir rol oynadığını belirtti.

“Gayrimenkul başta olmak üzere reel varlıklar, sermayeyi temkinli bir şekilde yeniden tahsis etmek için güvenli bir seçenek olmaya devam ediyor” diyen el-Falih, bu varlıkların hisse senetlerine kıyasla daha düşük oynaklığa sahip olduğunu ve küresel enflasyon oranlarını aşan sağlıklı getiriler sağlayarak yatırımcı ve vatandaş için garanti bir değer deposu oluşturduğunu ifade etti.

El-Falih gayrimenkul ve inşaat sektörünün ulusal büyüme için ‘sağlam bir temel’ oluşturduğunu ve halihazırda ülke gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yaklaşık yüzde 13’üne katkı sağladığını aktardı. El-Falih, bu ivmenin, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından yönlendirilen 400 milyar doları aşan yatırımlarla desteklendiğini ve bunun, sektörün olgunluğunu, yabancı yatırımları çekme kapasitesini ve yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 12 seviyesinde olduğunu gösterdiğini belirtti.

Gayrimenkulün Geleceği Forumu, ‘Ufukları genişletmek, gayrimenkul sektörünü geliştirmek’ temasıyla düzenleniyor. Foruma, yerel ve uluslararası ilgiyi yansıtan, 140’tan fazla ülkeden karar vericiler, uzmanlar ve yatırımcılar katılıyor. Etkinlikte, kamu ve özel sektörden liderler ile alanında uzman 300 konuşmacı yer alıyor ve hem yerel hem uluslararası düzeyde etkili isimler etkinliğe katkı sağlıyor.


Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimiz bölgesel istikrar için önemlidir

Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)
Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)
TT

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkilerimiz bölgesel istikrar için önemlidir

Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)
Varşova'da düzenlenen Suudi Arabistan ve Polonya dışişleri bakanlarının basın toplantısından (AFP)

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Suudi-BAE ilişkilerinin bölgesel istikrar için önemini vurgulayarak, iki ülke arasında Yemen konusunda “vizyon farklılıkları” olduğunu belirtti.

Varşova'da Polonyalı mevkidaşı ile düzenlediği ortak basın toplantısında Suudi bakan, Krallığın Polonya ile ilişkilerini güçlendirmeye istekli olduğunu belirterek, iki ülke arasında ortak bir koordinasyon konseyi kurulması için mutabakat zaptı imzalandığını ve Riyad'ın özellikle ekonomik alanlarda iş birliğini genişletme arzusunu dile getirdi.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 8 milyar dolara ulaştığını belirten Prens Faysal bin Ferhan, bunun iki taraf arasındaki ekonomik ilişkilerin gücünü ve artan ortaklığı yansıttığını söyledi.

Prens Faysal bin Ferhan, ülkesinin Polonya ile iş birliği içinde Filistin, Yemen ve Sudan'da istikrarın desteklenmesinin önemini vurguladığını belirterek, ortak çıkarları olan bölgesel ve uluslararası konularda koordinasyonun devam edeceğini vurguladı.

Konuşmasının sonunda Prens Faysal bin Ferhan, Krallığın Rusya-Ukrayna krizine barışçıl çözümler için tam desteğini yinelediğini ve böylece uluslararası güvenlik ve istikrarın teşvik edilmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.

Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski ise Suudi Arabistan'ın ülkesinin Ortadoğu'daki en büyük ortağı olduğunu belirterek, Ukrayna meselesinde Krallığın çabalarına Varşova'nın takdirini belirtti.

Ülkesinin Filistin'de istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları desteklediğini belirten Sikorski, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki eylemlerini kınadığını vurguladı.

Polonya bakanı, İran meselesiyle ilgili gelişmelere atıfta bulunarak, ülkesinin ABD'nin İran konusunda ne yapacağına dair hiçbir bilgiye sahip olmadığını ifade etti.


Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
TT

Dünya Ekonomik Forumu, yeni ufuklar arayışında tarihi konumunu değiştirmeyi düşünüyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) logosu (Reuters)

Financial Times, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) üst düzey yöneticilerinin, yıllık ana toplantının geleneksel olarak gerçekleştirildiği İsviçre Alpleri’ndeki Davos’un etkinliği artık karşılayamayacağı endişesiyle yer değiştirme olasılığını incelediğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times’tan aktardığına göre, BlackRock Yönetim Kurulu Başkanı ve WEF’in geçici eş başkanı Larry Fink, zirvenin kalıcı olarak Davos’tan taşınması veya alternatif mekanların dönüşümlü olarak kullanılması seçeneklerini gayri resmi şekilde ele aldı. Görüşülen potansiyel lokasyonlar arasında Detroit ve Dublin de bulunuyor.

Fink, forumun aşırı elitist ve gerçeklikten kopuk olduğu yönündeki geniş çaplı eleştiriler sonrası, organizasyonu yeniden yapılandırmayı hedefliyor. Fink, “Forumun erişilebilirliği, yalnızca siyasi liderler ve iş dünyası yöneticileri ile sınırlı olmamalı” dedi.

Fink, pazartesi günü yayımladığı bir yazıda, “WEF, yeni bir şey yapmaya başlamalı: Modern dünyanın gerçekten inşa edildiği yerlerde bulunmak ve dinlemek. Davos, evet. Ama aynı zamanda Detroit, Dublin ve Jakarta ile Buenos Aires gibi şehirler de düşünülmeli” ifadelerini kullandı.

WEF yönetimi Davos’un, yaklaşık altmış yıldır yıllık toplantılara ev sahipliği yapan operasyonel merkez olarak önemini vurgulamaya devam etse de, içeriden gelen bilgiler, söz konusu mekânın artan lojistik ve stratejik zorluklarla karşı karşıya olduğuna dair farkındalığın da bulunduğunu ortaya koyuyor.

Hafta boyunca etkinliklere katılmak için Davos’a girmeye çalışırken trafik sıkışıklığında 3 buçuk saat bekleyen üst düzey bir yetkili, WEF’in kapasitesini aştığını belirtti.

Toplantının yeriyle ilgili tartışmalar, forumun başlangıçtaki kimliğini aşarak Avrupa yönetim elitleri için bir kulüp olma rolünden çok daha geniş bir yapıya dönüşmesiyle gündeme geliyor. Beş gün süren WEF, düzenli olarak on binlerce katılımcıyı çekiyor; bunlar arasında resmi davetliler, devlet başkanları, iş dünyası ve sivil toplumdan yöneticiler bulunuyor.

Görüşmelere aşina bir kaynak, “Forum artık başarısının kurbanı haline geldi” dedi.

WEF yetkilileri, konaklama yetersizliği, güvenlik maliyetleri ve fiziksel altyapının sınırlılığı gibi sorunların, mevcut dönemde rekor katılımın kaydedildiği göz önüne alındığında ciddi problemler oluşturduğunu kabul ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımının, zirvenin lojistik zorluklarını daha da artırması bekleniyor.

Bir kaynak, “İsviçre hükümeti için WEF’in ülkeyle güçlü ilişkilerini sürdürmesi önemli. Forumun Avrupa’da kalması, birçok üst düzey yetkili için öncelik teşkil ediyor” dedi.

Bu tartışmalar, forumun üst yönetiminde yapılan değişikliklerle de örtüşüyor. Ağustos ayında Larry Fink ve Roche’un Başkan Yardımcısı Andre Hofmann, yönetim kurulunun geçici eş başkanlık görevine getirilmişti.