İran cumhurbaşkanlığının ‘tartışmasız’ adayı: Reisi

Ahmedinejad, Laricani ve Muhsin Haşimi Rafsancani’nin başvurularının reddedilmesi sonrasına geniş çaplı eleştiriler geliyor

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, 25 Mayıs’ta Tahran’da Kültür Devrimi Yüce Konseyi toplantısında (Cumhurbaşkanlığı sitesi)
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, 25 Mayıs’ta Tahran’da Kültür Devrimi Yüce Konseyi toplantısında (Cumhurbaşkanlığı sitesi)
TT

İran cumhurbaşkanlığının ‘tartışmasız’ adayı: Reisi

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, 25 Mayıs’ta Tahran’da Kültür Devrimi Yüce Konseyi toplantısında (Cumhurbaşkanlığı sitesi)
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi, 25 Mayıs’ta Tahran’da Kültür Devrimi Yüce Konseyi toplantısında (Cumhurbaşkanlığı sitesi)

18 Haziran’da yapılması planlanan seçimlerde Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin yerine geçmek ve İran yürütme otoritesi başkanlığına yönelik çatışma arenasına girmek için aday olan (eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, eski Meclis Başkanı Ali Laricani ve mevcut cumhurbaşkanının yardımcısı İshak Cihangiri başta olmak üzere) en belirgin isimlerin başvuruları reddedildi. Bu ret sonrasında İran Cumhurbaşkanlığı nihai listesi, Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi’nin seçimlerdeki ‘tartışmasız aday’ olduğunu gösterdi.
İran İçişleri Bakanlığı, Anayasa Koruma Konseyi’nin 15 Mayıs’ta sonra eren başvuru sürecinde adaylığını sunan yaklaşık 600 kişinin arasından cumhurbaşkanlığı yarışı için 7 adayın başvurusunu onayladığını duyurdu.
Konseyin 12 üyesinin yarısı doğrudan rejim lideri “Rehber” Ali Hamaney, diğer yarısı da ikinci kez cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olan Yargı Erki Başkanı İbrahim Reisi tarafından belirli. Reisi, ilk adaylığında yüzde 38 oy almıştı.
Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK), Yargı Erki Başkanı’nın yanı sıra Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Genel Sekreteri ve Devrim Muhafızları’nda komutan Muhsin Rızai’nin başvurusunu da onayladı. Liste, eski Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri, Nükleer Başmüzakereci ve İran Dışişleri Bakanlığı’nın ana hatlarını çizen Dış İlişkiler Yüksek Komitesi’nin önde gelen üyelerinden biri olan Said Celili’yi de içeriyor.
Adaylar listesinde, Ruhani hükümetinde üst düzey yetkililerden istihbarat bilgisi sızdırmakla ünlenen eski Milletvekili Ali Rıza Zakani ve Reisi lehine geri çekilme olasılığı hakkında bilgiler dolaşan mevcut meclis başkanının yardımcısı Milletvekili Emir Hüseyin Kadızade Haşimi de yer alıyor.
Öte yandan Tahran Belediye Meclisi Başkanı Muhsin Haşimi Rafsancani, Devrim Muhafızları komutanının danışmanı General Said Muhammed, 2008- 2020 yılları arasında meclis başkanı Ali Laricani ve 2005- 2013 yılları arasında Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın adaylık başvuruları reddedildi. Ahmedinejad’ın 2017 seçimlerine başvuru talebi de reddedilmişti. Reformist kampta ise eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin spor işlerinde yardımcısı Muhsin Mehr Alizade ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti’nin başvuruları onaylandı.
Erkek kardeşi Mehdi Cihangiri’nin isminin finansal yolsuzluk dosyaları ve para biriminde yasadışı ticaret meselelerine karışması nedeniyle İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri’nin başvurusu ve ayrıca reformist Milletvekili Mesud Pezeşkiyan’ın başvurusu da reddedildi.
Laricani’nin araştırıldığı istihbarat raporları
Önemli adayların başvurularının reddedilmesi İran siyasi çevrelerinde tartışmalara neden olurken, 25 Mayıs’ta erken saatlerde adayların uygunluk sonuçlarına ilişkin olumlu olumsuz tepkiler de gelmeye başladı. Geçen pazartesi günü geç saatlerde Devrim Muhafızları’nın medya platformu olan ‘Fars’ haber ajansı, Laricani, Cihangiri ve Ahmedinejad’ın başvurularının reddedilmesi hakkında bilgi sızdırdı. İçişleri Bakanlığı ise Seçim Komisyonu’na adaylık listesini gönderdikleri hususundaki Anayasa Koruma Konseyi açıklamasını yalanlamak üzere müdahalede bulundu.
‘Fars’ haber ajansına göre nihai liste, Anayasa Koruma Konseyi’nin ‘pozisyonlarına veya konumlarına bakmaksızın bireylerin (adayların) başvurularına odaklandığını’ gösteriyor. Yasalar göre Anayasa Koruma Konseyi tarafından adaylıkları reddedilenlerin, Çarşamba sabahına kadar temyiz başvurusunda bulunma hakkı var. Ancak Laricani, başvurusunun reddedilmesini kabul ettiğinin bir göstergesi olarak sosyal medya platformlarındaki hesapları aracılığıyla açıklamada bulundu. Bu bağlamda Laricani, seçimlere maksimum katılım ve öneriler hususunda Dini Lider’in açıklamasına dayalı olarak, seçim yarışına başvuruda bulunduğunu söyledi. Ali Laricani, “Toplumun elitlerinin desteğiyle, ulusun karşılaştığı sorunları yok etmeye kararlıydım. Ancak şu an seçim sürecinin bu yönde olmasına karar verildi ve ben de görevimi tamamladım” ifadelerini kullandı. Fransız Haber Ajansı’na (AFP) göre yetkili, “Allah’ın razı olduğu şeyden razıyım” diyerek, İran halkına da ‘ülkenin ilerlemesini sağlamak için’ seçimlere katılım gösterme çağrısı yaptı.
İran haber kanalları ise ‘Telegram’ uygulaması üzerinden, Laricani’nin başvurusunun reddedilmesinin, kızı Fatıma Laricani’nin ABD’ye geri dönüşünden kaynaklandığını belirtti.
Aynı şekilde Sadık Laricani de Twitter üzerinden Anayasa Koruma Konseyi’ni eleştirerek, “Konsey’de yaklaşık 20 yıllık varlığımdan bu yana ve hatta yargıdaki başkanlık yıllarımda Anayasa Koruma Konseyi’nin savundum. Ancak adayların liyakatini onaylama ya da onaylamama konusunda bu derece savunulması mümkün olmayan kararlar göremedim” dedi. Yetkili, “Bu karışıklığın sebebi, büyük ölçüde Anayasa Koruma Konseyi’ndeki karar sürecinde yalan raporlar aracılığıyla güvenlik müdahalelerinin artırılmasından kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullandı.
Muhafazakâr aktivist Muhammed Macahiri de Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Hamaney’e bir mesaj gönderdiğini ve Anayasa Koruma Konseyi’nin ilan ettiği listede değişiklikler yapmaya çağırdığını belirtti. Macahiri, Ruhani’nin İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli’den adaylık listesinin açıklanmamasını istediğini söylerken, İçişleri Bakanı’nın listeyi ilan etmek için siyasi çevrelerin ve kamuoyunun baskı altında olduğuna dikkati çekti.
Rahmani, Laricani’nin en yakın müttefiklerinden biri. İçişleri Bakanlığı’ndaki varlığı, muhafazakâr müttefikinin hükümete baskısını azaltmada önemli bir rol oynayan Laricani’nin lehine Ruhani’nin verdiği bir hediye olarak görülüyor. Bu rol, Laricani ve kardeşleri Muhammed Cevad Laricani ve Sadık Laricai de dahil muhafazakârlar arasındaki ilişkide bozulmaya sebep olmuştu.
Öte yandan hükümet sözcüsü Ali Rebii, Laricani’nin seçim denklemine geri dönüşü için Ruhani tarafından yapılan girişim hakkında açıklamada bulunarak, “Cumhurbaşkanı, önemli konulara ilişkin bir mesaj gönderdi. Soruşturacağım ve kesin bilgilere vereceğim” dedi.
Hamaney’in, adayların listesini yeniden gözden geçirmesi veya başvurusu reddedilen herhangi bir adayın ismini listeye dahil etmesi mümkün. Laricani’nin müttefikinin ve reformist akımdan bazı destekçilerinin de umudu bu yönde.
Geçen pazar günü, Devrim Muhafızları’na yakın bazı isimler Twitter üzerinden açıklamada bulunarak, Anayasa Koruma Konseyi’nin 12 üyesi arasında yer alan Sadık Laricani’ye ‘durumu değiştirmesi için’ Dini Lider Hamaney’e bir mektup göndermesini önerdi. Ali Laricani’nin kardeşi olan Sadık Laricani, daha önce Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi’nin başkanlığını yapmıştı.
Aktivistler, Laricani’nin biri kardeşi Sadık olmak üzere Anayasa Koruma Konseyi’nde yalnızca 3 üyenin oyunu alabildiğini belirtti.
Tepkiler
İbrahim Reisi, İran cumhurbaşkanlığı adayları listesinin ilanı üzerine açıklama yapan ilk isim oldu. Reisi, 18 Haziran’da yapılması planlanan seçimlerde ‘daha rekabetçi’ olmak için istişareler yürüttüğünü söyledi.
‘Fararu’ haber sitesinin aktardığı bir videoya göre Reisi, dün akşamdan bu yana adayların uygunluğuna dair sonuçları incelediğini söylerken, “Belki siz, seçim sahnesinin daha rekabetçi ve katılımcı olması için temaslar yaptığımı ve istişareler yürüttüğümü bilmiyordunuz” dedi.
Anayasa Koruma Konseyi ise Laricani’nin damadı ve eski meclis başkanının yardımcısı Ali Mutahhari’nin başvurusunu da reddetti.
Mutahhari, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Bunun için ikna edici bir delil bulamamama rağmen başvurum reddedildi. Ancak rejime itaat eden ve halk için ardında değerli tecrübeler bırakan sayın Laricani’nin başvurusunun reddedilmesi karşısında da şaşkınım” ifadelerine yer verdi.
Hamaney’in ofisine yakın bir gazeteci olan Mehdi Fazaili de Twitter üzerinden bu tercihin siyaset tecrübesi açısından zor ve önemli olduğunu söylerken, “İnşallah gururlu bir şekilde çıkılır” dedi.
Öte yandan İshak Cihangiri, başvurusunun reddedilesine ilişkin olarak, ‘Birçok saygıdeğer ismin reddedilmesi, başta reformistler olmak üzere akımlar arasında genel katılım ve adil rekabete yönelik ciddi bir tehdittir” dedi.
Eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad çerçevesinden ise Milletvekili Ali Rıza Biği, sert tepkiler ortaya koydu. Ahmedinejad’ın kampanyasının başkanlığını üstlenen Milletvekili, milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, “Ülke yönetiminde bu yol ne yöne gidiyor? Dünden beri güvenlik güçleri, Mahmud Ahmedinejad’ın evini kuşattı ve komşularını rahatsız etti” ifadelerin kullandı.
Ahmedinejad’ın danışmanı Ali Ekber Civanfekr de Twitter üzerinden, “Ahmedinejad’ın başvurusunun reddinin arka planında, farklı yollardaki çoğu insan bu karardan memnuniyetsizliklerini ifade ediyor ve seçimlere katılmayacaklarını söylüyor” dedi.
Civanfekr, “Güvenlik güçlerinin ikametgahına ve ofisine geniş ve gerekçesiz konuşlanması, vatandaşların ve bölge halkının rahatsız olmasına yol açmıştır” ifadelerini kullandı.
Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin oğlu ve başvurusu reddedilen Tahran Belediye Meclisi Başkanı reformist Muhsin Haşimi de babasının ifadelerinden alıntı yaparak, “Seçimler ve oy sandıkları hiçbir koşulda boykot edilmemelidir. Toplumumuz, seçimlerin arifesinde iltihaplı ve rahatsız edici koşullarla karşı karşıya kalmıştır” dedi.



Boeing, İsrail ile 5 bin adet akıllı bomba tedariki için anlaşma imzaladı

İngiltere'deki Fairford hava üssünde ABD Hava Kuvvetleri personeli, bir Boeing B-52 bombardıman uçağı için ağır bombalar hazırlıyor (AFP)
İngiltere'deki Fairford hava üssünde ABD Hava Kuvvetleri personeli, bir Boeing B-52 bombardıman uçağı için ağır bombalar hazırlıyor (AFP)
TT

Boeing, İsrail ile 5 bin adet akıllı bomba tedariki için anlaşma imzaladı

İngiltere'deki Fairford hava üssünde ABD Hava Kuvvetleri personeli, bir Boeing B-52 bombardıman uçağı için ağır bombalar hazırlıyor (AFP)
İngiltere'deki Fairford hava üssünde ABD Hava Kuvvetleri personeli, bir Boeing B-52 bombardıman uçağı için ağır bombalar hazırlıyor (AFP)

Reuters dün bir “kaynak”a atıfta bulunarak, Boeing'in İsrail ile 5 bin adet yeni havadan fırlatılan akıllı bomba teslimatı için 289 milyon dolarlık bir sözleşme imzaladığını bildirdi.

Bloomberg News ise daha önce, konuyla ilgili bir kaynağa atıfta bulunarak, teslimatların 36 ay sonra başlayacağı için yeni sözleşmenin ABD-İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarıyla ilgisi olmadığını bildirmişti.

Şirketin ürettiği küçük çaplı bomba, İsrail uçaklarının 64 kilometreden daha uzak mesafedeki hedeflere fırlatabileceği güdümlü bir mühimmat.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) geçen yıl, iki hükümet arasındaki yabancı silah satış anlaşmasının bir parçası olarak Boeing'e İsrail'e F-15 uçağı üretimi ve tedariki için 8,6 milyar dolarlık bir sözleşme verdi.

Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu'daki en yakın müttefiki olan İsrail'in her zaman en büyük silah tedarikçisi olmuştur.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başkan Donald Trump yönetimi geçen hafta, yaklaşık 650 milyon dolar değerinde 20 binden fazla bombanın İsrail'e satışını hızlandırmak için acil durum yetkilerini kullanarak ABD Kongresi'ni atlattı.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in doğrudan ticari satış yoluyla 298 milyon dolar değerinde ilave hayati mühimmat alacağını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, bu yılın başlarında, Boeing Apache helikopterleri de dahil olmak üzere İsrail'e potansiyel askeri satışlar için 6,5 milyar doların üzerinde değere sahip üç ayrı sözleşmeyi onayladı.


İsrail Cumhurbaşkanı: İran'la savaşın belirli bir zaman çizelgesine değil, "nihai sonuca" ihtiyacı var

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 1 Mart 2026'da Tel Aviv'de İran'ın gece saldırısının vurduğu bir bölgeyi ziyaretinde medyaya açıklama yaptı (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 1 Mart 2026'da Tel Aviv'de İran'ın gece saldırısının vurduğu bir bölgeyi ziyaretinde medyaya açıklama yaptı (AFP)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: İran'la savaşın belirli bir zaman çizelgesine değil, "nihai sonuca" ihtiyacı var

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 1 Mart 2026'da Tel Aviv'de İran'ın gece saldırısının vurduğu bir bölgeyi ziyaretinde medyaya açıklama yaptı (AFP)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 1 Mart 2026'da Tel Aviv'de İran'ın gece saldırısının vurduğu bir bölgeyi ziyaretinde medyaya açıklama yaptı (AFP)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog dün, İran ile savaşı sona erdirmek için bir takvim sunmadı ve Alman Bild gazetesine “Derin bir nefes alıp nihai sonuca ulaşmamız gerekiyor” dedi.

Herzog, Amerika ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının tüm Ortadoğu'yu değiştirdiğini ifade etti. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Herzog, İran'ın petrol tesislerine yönelik saldırıları, Tahran'ın “savaş makinesini” fonlarından mahrum bırakmanın bir yolu olarak savundu.

Röportaj, ABD ve İsrail'in İran'ı bombaladığı bir dönemde yayınlandı. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve İranlılar, bu saldırıları savaşın en güçlü hava saldırıları olarak nitelendirirken, küresel piyasalarda ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşı yakında sona erdirmeye çalışacağına dair bahisler yapılıyor.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar daha önce İsrail'in sonsuz bir savaş planlamadığını ve savaşı ne zaman sona erdireceği konusunda Washington ile istişare halinde olduğunu söylemişti.

Herzog, Bild gazetesine verdiği demeçte, "Bölgeye ve dünyaya kaos ve terör yayanlar İranlılardır. Bu yüzden, her şeyi hız göstergesine göre ölçersek, hiçbir yere varamayız diye düşünüyorum. Derin bir nefes alıp nihai sonuca varmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

İran tehdidinin ortadan kaldırılmasının “bölgedeki tüm sistemin aniden yeniden nefes almasını ve daha da gelişmesini sağlayacağını” belirten Herzog ekledi, “Bu harika bir şey.”


Savaş şiddetlenirken tüm gözler Hürmüz Boğazı'nda

Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)
Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)
TT

Savaş şiddetlenirken tüm gözler Hürmüz Boğazı'nda

Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)
Dün başkent Tahran'daki Rasalat Meydanı'nda ABD-İsrail hava saldırısı sonucu hasar gören bölgede arama kurtarma çalışması yapan acil müdahale ekipleri (DPA)

Bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta İran arasında savaş şiddetlenirken tüm gözler, hayati önem taşıyan petrol koridorundaki seyir güvenliği konusunda karşılıklı tehditlerin ortasında Hürmüz Boğazı'na çevrilmiş durumda.

ABD Başkanı Donald Trump dün akşam, Hürmüz Boğazı'na mayın döşendiği ve bu mayınların derhal kaldırılmadığı takdirde İran'ın askeri açıdan eşi benzeri görülmemiş sonuçlarla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Öte yandan İran’ın Hürmüz Boğazı’na mayın yerleştirmeye hazırlandığına dair haberler gelmeye devam ediyor.

Bu arada, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Trump’ın İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatına müdahale etmesi halinde ‘yirmi kat daha sert’ bir saldırı düzenleyeceği yönündeki tehdidine yanıt olarak ‘hedef haline gelmemek için dikkatli olması’ uyarısında bulundu. Laricani, Hürmüz Boğazı’nın ‘savaş hayali kuranların boğazlanma noktası’ haline gelebileceğini tehdidinde bulundu.

Diğer taraftan İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran'ın ateşkes istemediğini vurgulayarak, ülkesinin altyapısı hedef alındığı takdirde ‘dişe diş, göze göz’ ilkesine göre derhal karşılık vereceğini belirtti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) da, savaş sırasında hiçbir Amerikan savaş gemisinin ‘Hürmüz Boğazı’na yaklaşmaya cesaret edemediğini’ belirterek, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na dair herhangi bir hamlesinin ‘füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) durdurulacağını’ ekledi.

Suudi Aramco CEO'su Amin Nasser ise, Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapatılmasının küresel petrol piyasaları için felaketle sonuçlanabileceği uyarısında bulundu.

ABD ve İsrail'in Tahran'daki askeri tesislere ve altyapıya yönelik saldırıları devam ederken, İran füze ve İHA saldırılarıyla karşılık vermeyi sürdürüyor.

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, askeri operasyonun başlamasından bu yana ABD ordusunun İran'da yaklaşık 5 bin hedefi vurduğunu, 50'den fazla savaş gemisini batırdığını veya imha ettiğini söyledi.

General Keane, İran'ın balistik füze fırlatmalarının yaklaşık yüzde 90 azaldığını kaydetti.

Öte yandan ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, dünkü saldırıların savaşın başlangıcından bu yana ‘en yoğun’ saldırılar olabileceğini vurguladı.