Uzmanlar: Afrika’nın acilen dijital masada bir sandalyeye ihtiyacı var

Dünyadaki en ucuz internet veri kullanımı Hindistan’da olduğu için sokakta sebze satan biri, PayTime Şirketinin barkodunu tezgahına koyuyor. Buna karşılık Afrika'nın çeşitli yerlerinde hala internet erişiminin sağlanamadığı bölgeler var (Reuters)
Dünyadaki en ucuz internet veri kullanımı Hindistan’da olduğu için sokakta sebze satan biri, PayTime Şirketinin barkodunu tezgahına koyuyor. Buna karşılık Afrika'nın çeşitli yerlerinde hala internet erişiminin sağlanamadığı bölgeler var (Reuters)
TT

Uzmanlar: Afrika’nın acilen dijital masada bir sandalyeye ihtiyacı var

Dünyadaki en ucuz internet veri kullanımı Hindistan’da olduğu için sokakta sebze satan biri, PayTime Şirketinin barkodunu tezgahına koyuyor. Buna karşılık Afrika'nın çeşitli yerlerinde hala internet erişiminin sağlanamadığı bölgeler var (Reuters)
Dünyadaki en ucuz internet veri kullanımı Hindistan’da olduğu için sokakta sebze satan biri, PayTime Şirketinin barkodunu tezgahına koyuyor. Buna karşılık Afrika'nın çeşitli yerlerinde hala internet erişiminin sağlanamadığı bölgeler var (Reuters)

Gözlemciler, Afrika’nın sadece hayat kurtaran aşıların dağıtımına katılmasını değil, aynı zamanda dijital masada da yer alması gerektiğini düşünüyor.
ABD Başkanı Joe Biden’ın yönetiminin, ittifakları yeniden inşa etmekten tutun çok taraflı kurumlarda ABD liderliğini yeniden öne çıkarmaya kadar dış politika için kapsamlı bir planı var. Afrika ülkeleriyle aktif bir şekilde etkileşim halinde olunması, bu gündemin esas temellerinden biri olmalı. ABD Başkanı Joe Biden’ı geçtiğimiz Şubat ayında Afrika Birliği (AfB) zirvesinde liderlere seslenirken görmek cesaret vericiydi. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının yenilmeye başlamasıyla birlikte olası dijital teknolojilerden yararlanmak oldukça önemli bir mesele olacak.
Atlantik Konseyi'nin kıdemli üyesi Aubrey Hruby ve Küresel Kalkınma Merkezi'nin (CGD) kıdemli üyesi ve Liberya'nın eski Bayındırlık Bakanı Judy Moore, ABD merkezli National Interest dergisi tarafından yayınlanan yazılarında Afrikalı girişimcilerin, pandeminin yol açtığı zorluklara yenilikçi dijital çözümler getirerek, şimdiden rekabet seviyesine çıktıklarını belirttiler. Afrikalı girişimciler verilere daha geniş çapta ve düşük maliyette erişim sağlayan uygun bir ortama ve dijital altyapıya yatırım yaparak çabalarını artırabilirler. 25'ten fazla Afrika hükümeti, okulların kapanmasından etkilenen öğrenciler için elektronik eğitim araçları oluşturdu. Ancak bunun yeterli olmadığını düşünen Hruby ve Moore, Afrika’nın farklı yerlerinde dijital merkezler olmasına rağmen, Afrika'nın tüm sektörlerini kapsayan bir dijital dönüşüme ihtiyacı olduğunu söylediler. Google’ın yaptığı “Digital Sprinters” gibi çalışmalarda görüldüğü üzere bu dönüşüm için maddi ve maddi olmayan bir altyapının yanı sıra sağlam bir politika olması gerekiyor.
Alman Haber Ajansı’na (DPA) göre, söz konusu yazı maddi sermaye, insan sermayesi, teknoloji ve rekabet gücü olmak üzere dört gruptan biri sayılan politika ile ilgili çeşitli tavsiyelere ışık tutuyor. Biden yönetiminin, ABD'deki büyük teknoloji şirketlerinin gittikçe artan ilgisini esas alarak, artan talebi karşılamak üzere 2030 yılına kadar küresel genişbant bağlantısına ulaşmak için gerekli olan 100 milyar dolar da dahil olmak üzere, finansman açığını kapatmaya yardımcı olması ve dijital altyapıya yatırım yapılmasını teşvik etmesi gerekiyor.
Aynı şekilde Lagos, Johannesburg, Kahire ve Nairobi veri merkezlerine yatırımcı çekerken, Afrika'nın 700 veri merkezine daha ihtiyacı var. Nitekim ikinci sırada yer alan şehirler büyük bir zorlukla karşı karşıya. Biden yönetiminin dijital politikası, bu pazarlardaki risklerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca Biden yönetiminin, kişisel veri gizliliği ve siber güvenlik yasalarının genişletilmesini desteklemek üzere küresel dijital altyapıyı şekillendirmeye yardımcı olmak için Afrika hükümetleri ve bölgesel kuruluşlarla birlikte çalışması gerekiyor. Böylece dijital yönetişim kalkınır ve verilerin yenilikçi kullanımları güçlenir.

İnternet erişimi
Afrikalıların dörtte birinden daha azı, sürekli internet erişimine sahip. 2000 yılına kıyasla internet erişiminde 5 kat bir artış olduğu tahmin ediliyor. Ancak Afrika kıtası, Doğu Asya’nın (yüzde 55) ve Latin Amerika’nın (yüzde 66) çok gerisinde sayılıyor. Kenya gibi pazarlar, internet kullanımında yüzde 90'a yakın penetrasyon elde ederek büyük bir ilerleme kaydetmiş olsa da kıta genelinde hala internet erişiminin sağlanamadığı bölgeler var. Buna karşılık, dünyadaki en ucuz internet verisi kullanımı Hindistan’da. Bu dönüşüm eksik olsa da, ekonomik getiri önemli. Zira mobil teknolojiler Afrika'da 1,7 milyon istihdam sağladı ve gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) yaklaşık 144 milyar dolar katkıda bulundu.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU), Afrika'daki genişbant penetrasyonunda yüzde 10'luk bir artışın GSYİH'de kişi başına yüzde 2,5'lik bir artış sağlayabileceğini ortaya koydu. Google, Dünya Bankası ile yakın bir zamanda yaptığı analizinde, Afrika'nın internet ekonomisinin 2050 yılına kadar kıtanın bir bütün olarak GSYİH’nin yaklaşık yüzde 8,5’ini oluşturan bir oranda 712 milyar dolara ulaşabileceğini ortaya koydu. AfB’nin dijital dönüşüm stratejisi, AfB’ye üye olan birçok ülke için benzer politikalara temel sağladı. Ancak bu çabalar finansman eksikliğinden musdarip. Nitekim Afrika hükümetleri GSYİH'nin yaklaşık yüzde 1'ini dijitalleşmeye ayırırken, gelişmiş ekonomiler bu sektöre GSYİH'nin yaklaşık yüzde 3’ünü ayırdı.
Beyaz Saray, ABD hükümetinin 1 milyar dolar değerindeki Connect Africa ​​girişiminin çapını genişletmeli ve dijital altyapıyı ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) bünyesindeki Prosper Africa ​Ticaret ve Yatırım Girişimi’nin odak noktası haline getirmeye çalışmalı. Bu ek kaynaklar, internet erişiminin sağlanamadığı alanların sorununu çözmeye ve yoksul toplumlara ulaşmak amacıyla iş modellerini desteklemeye ayrılabilir.
Aynı zamanda enerji ve dijital erişimin birbiri ile bağlantılı olduğu ve veri merkezleri gibi büyük projelerin yoğun enerji tüketimi olduğu için Biden yönetimi, Connect Africa ile Power Africa Enerji Sağlama Girişimi arasındaki işbirliğinden de faydalanmalı.
Afrika bu programlardan faydalanacak. Bununla birlikte dijital dönüşüm, ABD şirketleri için de fırsatlar sunuyor. 2015 yılında 1,1 trilyon dolar olan Afrika’daki tüketici harcamaları hacminin 2030 yılına kadar 2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Ayrıca Afrika, Facebook’un kullanıcı tabanı açısından sürekli olarak en hızlı büyüyen bölgeleri arasında yer alıyor. Facebook şirketinin en hızlı büyüyen üç pazarının tümü Afrika kıtasında yer alıyor. Bunlar; Mısır, Nijerya ve Güney Afrika.
Aubrey Hruby ve Judy Moore Afrika'nın; Nairobi'den Lagos'a ve Kigali'den Cape Town'a kadar 700 aktif teknoloji merkeziyle biyoteknolojik ekosistemlerin merkezi olduğunu söyleyerek yazılarını sonlandırdılar. Dijital altyapıdaki stratejik yatırımlar sayesinde Biden yönetimi, kendi ülkesinde ve Afrika kıtasının tümünde “daha iyi bir yapı oluşturmak” için dijital sahadaki liderliği kullanarak Afrika ile tarihi bir ortaklık başlatma fırsatına sahip.

 


Trump: Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz

Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
TT

Trump: Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz

Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)
Trump, Cumhuriyetçi Parti'nin konferansında konuşurken (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran'a karşı savaşın ‘kısa süreli bir yolculuk’ olacağını söyledi. Tahran'a karşı zaferin henüz ‘yeterince’ elde edilmediğini vurgulayan Trump, “Karmaşık bir askeri operasyon yürütüyoruz ve İran'ın ne zaman teslim olacağını bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD-İsrail saldırısının hedeflerine ulaştığını belirten ABD Başkanı, savaşın ‘yakında sona ereceğini ve tekrar alevlenirse çok daha sert vurulacaklarını’ söyledi.

Trump, Florida'nın Doral kentindeki golf kulübünde Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin katıldığı bir toplantıda, CBS'ye savaşın ‘sona ermek üzere olduğu’ açıklamasında bulundu ve savaşın takvimine dair belirsizliği artırdı.

Trump, Florida'daki toplantıda “Bazı insanları ortadan kaldırmak için bunu yapmamız gerektiğini düşündüğümüz için küçük bir yolculuğa çıktık. Bu yolculuğun kısa süreceğini göreceksiniz” şeklinde konuştu.

Trump, İran deniz ve hava kuvvetlerinin yok edilmesinin yanı sıra İran'ın füze programına da tekrar değindi. Ancak, CBS'ye yaptığı açıklamalar petrol fiyatlarının düşmesine ve borsa endekslerinin yükselmesine neden olan Trump, ABD ve İsrail'in daha fazlasını yapması gerektiğini söyledi. “Birçok yönden zaten kazandık, ancak yeterince kazanmadık” diyen Trump, İran'a karşı ‘nihai zafer’ çağrısında bulundu. Eski Dini Lider Ali Hamaney ve diğer İranlı yetkililerin öldürülmesine atıfta bulunan ABD Başkanı, ülkesinin ‘düşman tamamen ve kesin olarak yenilgiye uğratılana kadar geri adım atmayacağını’ söyledi.

Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durdurması halinde ABD'nin İran'a çok daha büyük bir güçle saldıracağı uyarısında bulunan Trump, sosyal medya hesabından şöyle yazdı:

“İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını kesintiye uğratacak herhangi bir şey yaparsa, ABD şimdiye kadar aldığı darbenin yirmi katı güçle karşılık verecek.”

Trump, “Ayrıca, kolayca yok edilebilecek hedefleri yok edeceğiz ve İran'ın bir ülke olarak yeniden inşa olmasını pratik olarak imkansız hale getireceğiz. İran'ın başına ölüm, ateş ve öfke gelecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz!” diye ekledi.

CBS News’e konuşan ABD başkanı, İran'a karşı savaşın ‘büyük ölçüde bittiğini’ ve Washington'ın dört ila beş haftalık ilk takvimin ‘çok ilerisinde’ olduğunu düşündüğünü söyledi.

Trump, Hürmüz Boğazı hakkında sorulan bir soruya verdiği yanıtta, gemilerin halen boğazdan geçmeye devam ettiğini, ancak ‘bu boğazı ele geçirmeyi düşündüğünü’ söyledi. Savaş, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının yaklaşık beşte birini taşıyan, dünyanın ana petrol nakil rotalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına neden oldu.

ABD ve İsrail 28 Şubat'ta İran'a saldırmaya başladı. İran, buna İsrail ve Körfez ülkelerine saldırarak karşılık verdi. Trump, İran'da Dini Lider Ali Hamaney dahil onlarca kişinin hayatını kaybettiği savaş için şimdiye kadar değişen hedefler ve takvimlerden söz etti.

İran'ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney hakkında ise “Ona bir mesajım yok” diyen Trump, Hamaney’in yerine geçecek birini düşündüğünü de sözlerine ekledi, ancak ayrıntılara girmedi. Trump daha önce, İran'ın en üst düzey isminin seçiminde söz sahibi olmak istediğini belirtmiş, ancak Tahran bunu reddetmişti.


Iraklı Kürtler Bağdat'tan ‘IKBY’ye saldıran grupları’ kontrol altına almasını istedi

KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
TT

Iraklı Kürtler Bağdat'tan ‘IKBY’ye saldıran grupları’ kontrol altına almasını istedi

KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)
KDP lideri Mesud Barzani, KYB lideri Bafel Talabani'yi ağırlarken (Arşiv - Rudaw)

Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafel Talabani, Bağdat'taki federal hükümete Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) roketli saldırılar düzenleyen grupların isimlerinin yer aldığı bir liste gönderdi.

Bu grupların faaliyetlerinin durdurulması ve onlara karşı gerekli önlemlerin alınması için ciddi adımlar atılması çağrısında bulunan Talabani, “Bağdat'taki dostlarımızın durumun tırmanmasını önlemek için ellerinden geleni yaptıklarını biliyorum, ancak gerekli önlemler alınmazsa, bu sorunu kendimiz çözeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kürtçe yayın yapan haber ajansları, Darbandikhan ilçesi yakınlarındaki Zamnako Dağları'nda bulunan iletişim kulelerinin insansız hava araçları (İHA) ile düzenlenen bir saldırıya uğradığını bildirdi. Pazartesi öğleden sonra itibariyle başkent Erbil’de 162, Süleymaniye’de 26, Duhok'ta 5 ve Halepçe'de 3 saldırı kaydedildi.

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani, pazar günü, Peşmerge güçlerinin hiçbir tarafın haksızlığına veya saldırısına maruz kalmadığını ve bu grupların savaşı körüklemek ve IKBY’nin istikrarını ve vatandaşlarının güvenliğini bozmak için yaptıkları bu provokasyonların devam edemeyeceğini ve etmemesi gerektiğini vurguladı. Barzani, Irak hükümetini, Temsilciler Meclisi’ni ve başta (Şii) Koordinasyon Çerçevesi olmak üzere tüm siyasi güçleri bu saldırılar karşısında ciddi bir tavır sergilemeye ve bu saldırılara son vermeye çağırdı.


Almanya, büyükelçilik personelini Tahran'dan sonra Bağdat'tan da çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
TT

Almanya, büyükelçilik personelini Tahran'dan sonra Bağdat'tan da çekti

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (DPA)

Alman hükümeti, İran ile savaş nedeniyle Irak'ın başkenti Bağdat'taki büyükelçilik personelini de geri çekerek, geçici olarak ülke dışına yerleştirdiğini duyurdu.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'ya yaptığı ziyaret sırasında dün akşam yaptığı açıklamada, ABD'nin Bağdat'taki Alman büyükelçilik personelinin tahliyesine sağladığı destek için Amerikalı mevkidaşı Marco Rubio'ya telefonla teşekkür ettiğini söyledi.

Alman Dışişleri Bakanlığı cumartesi günü, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik şiddetli saldırılarının yeniden başlamasının ardından, İran'ın başkenti Tahran'daki Alman büyükelçilik personelini geçici olarak ülke dışındaki güvenli bir yere nakletmişti.

  Rubio, 2 Mart 2026'da Kongre'de (AP)Rubio, 2 Mart 2026'da Kongre'de (AP)

Almanya Dışişleri Bakanlığı, yabancı misyonların güvenliği ile ilgili hususlar çerçevesinde Bağdat'taki personeli korumak için ilave önlemler alındığını duyurdu.

Bakanlık, “çalışanlarımızın güvenliği önceliklidir ve bu nedenle federal hükümetin kriz hücresinde sürekli olarak müzakere edilmektedir” diye vurgulayarak, büyükelçilikle iletişimin kesintisiz devam ettiğini, ancak Bağdat'taki hukuk ve konsolosluk bölümünün gergin güvenlik durumu nedeniyle uzun süredir çok sınırlı bir kapasiteyle çalıştığını belirtti.

Wadephul, akşam saatlerinde Rubio ile telefonla görüşerek Ortadoğu ve Yakın Doğu'daki durumu ele aldıklarını ve özellikle “İran'ın bölge ülkelerine yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarının sona ermesi ve derhal durdurulması gerektiği” konusunda mutabık kaldıklarını söyledi.

İki bakan, İsrail ve bölgedeki ortaklarının güvenliğinin tehdit altında olduğunu vurgularken, uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçları konusunda da endişelerini dile getirdiler.