Peker soruşturmasının ayrıntıları: Dosya 17 Nisan 2021 tarihinde savcılığa intikal ettirildi

Fotoğraf: Twitter
Fotoğraf: Twitter
TT

Peker soruşturmasının ayrıntıları: Dosya 17 Nisan 2021 tarihinde savcılığa intikal ettirildi

Fotoğraf: Twitter
Fotoğraf: Twitter

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, organize suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen Sedat Peker hakkında yakalama kararı çıkartmıştı. Savcılıktan yaptığı açıklamada, yakalama kararının, Peker'in yurtdışında olması göz önünde bulundurularak alındığı ifade edildi.
Savcılığın yakalama kararına ilişkin açıklaması şöyle:
“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2021/100993 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütülmekte olan soruşturma kapsamında; Şüpheli Reis Sedat Peker'in yurtdışında firari olması sebebiyle Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda, Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/05/2021 tarih ve 2021/6114 Değişik İş sayılı kararıyla yakalanmasına karar verilerek hakkında yakalama emri düzenlenmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Soylu: Bir buçuk yıl duran bir operasyonu harekete geçiren benim
Independent Türkçe, Sedat Peker'le ilgili Bursa'da ve İstanbul’da İstanbul'da yürütülen adli sürecin arka planına ulaştı.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı TRT canlı yayınında Sedat Peker hakkında açılan soruşturma hakkında şu bilgileri vermişti:
"Bu operasyonları ben başlattım. Bir buçuk yıl duran bir operasyonu harekete geçiren benim. Babamızın oğlu olsa bu ülkede mafya tipi örgütlenme yapıları üzerinden haksızlık yapana hayat hakkı tanımayız... İstanbul ve Bursa mahkemelerinde iki dosyan var. İstanbul'daki dosyanın başlangıcını bilmiyorum. Ancak dosyanın yeniden hareketlenmesi ve operasyona dönmesinde bizatihi katkım var…"

Dosya 2018’de açıldı
Independent Türkçe'nin ulaştığı bilgiye göre Sedat Peker, 30 Kasım 2019 tarihinde yurtdışına çıktı.
Peker’in yurtdışına kaçması ve yayınladığı videolarla gündeme damga vurmasına yol açan süreç İstanbul ve Bursa’da hakkında başlatılan iki soruşturma ile start aldı.
Independent Türkçe’nin edindiği bilgilere göre ilk soruşturma bir şikayet üzerine İstanbul’da açıldı.  Soruşturma kapsamında 17 Eylül 2018 - 14 Haziran 2019 tarihleri arasında 10 ay boyunca Peker ve adamları teknik takibe alındı.
Yaklaşık 19 ay devam eden soruşturma kapsamında 9 Nisan 2021 tarihinde Peker ve adamlarına bir operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan 61 şüpheliden 10’u tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Dinlenmeler ve çalışmalar sonucu hazırlanan ve yargı makamlarının talebine rağmen kendilerine ulaştırılmayan dosya ve fezleke, ancak 17 Nisan 2021 tarihinde savcılığa teslim edildi.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı dosyanın kendilerine ulaşmasının ardından 15 Mayıs 2021 tarihinde Sedat Peker halkında kırmızı bülten talep etti.

Bursa'daki dosyada siber raporu Peker yurtdışına çıktıktan sonra gönderildi
Peker ve adamlarına yönelik bir diğer dosya ise Bursa’da açıldı. İçişleri Bakanı Soylu’nun yine TRT yayınında “Köfteci Yusuf’a çökeceklerdi” diye anlattığı dosya Köfteci Yusuf olarak bilinen işadamı Yusuf Akkaş’ın 24 Aralık 2019 tarihli şikayeti üzerine açıldı. 25 Aralık’ta emniyetin başsavcılığı bilgilendirmesiyle Peker ve adamları hakkında başka bir soruşturma başladı.
Soruşturma kapsamında 2020 Temmuz ayında düzenlenen operasyonda 18 kişi gözaltına alındı. Peker yurtdışına çıktıktan sonra gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 9’u tutukladı.
Bursa soruşturmasında Sedat Peker ve Erhan Kılıç ilişkisine dair şüphe ortaya çıkınca savcılık resen soruşturmayı genişletti. Dinleme ve elektronik izlemeyi içeren kapsamlı siber raporu ise Sedat Peker yurtdışına kaçtıktan 15 ay sonra 2021 Şubat ayında savcılığa intikal ettirildi.

Sedat Peker'in emniyet ve yargı kronolojisi:
"17 Eylül 2018 - 14 Haziran 2019 İstanbul'da şikayet üzerine Peker ve adamları dinlenmeye başlandı.
30 Kasım 2019: Sedat Peker yurtdışına çıktı.
25 Aralık 2019: Emniyetin başsavcılığı bilgilendirmesiyle Peker ve adamları hakkında Bursa'da Köfteci Yusuf'un sahibi Yusuf Akkaş’ın şikayetiyle soruşturma başlatıldı. 2020 Temmuz ayında gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 9’u tutuklandı.
İstanbul merkezli olarak 9 Nisan 2021 tarihinde Peker ve adamlarına gerçekleştirilen operasyonda 61 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 10’u tutuklandı. Tüm dosya 17 Nisan 2021 tarihinde Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi.
15 Mayıs 2021 tarihinde Sedat Peker hakkında kırmızı bülten talep edildi.
26 Mayıs 2021 tarihinde Sedat Peker hakkında yakalama kararı verildi."
Independent Türkçe



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.