Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından Mısır’ın bölgesel rolü mercek altına alındı

Annesi ve kardeşleri İsrail’in Gazze’yi bombalaması sonucu hayatını kaybederken kendisi enkazdan sağ olarak çıkarılan Ömer (DPA)
Annesi ve kardeşleri İsrail’in Gazze’yi bombalaması sonucu hayatını kaybederken kendisi enkazdan sağ olarak çıkarılan Ömer (DPA)
TT

Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından Mısır’ın bölgesel rolü mercek altına alındı

Annesi ve kardeşleri İsrail’in Gazze’yi bombalaması sonucu hayatını kaybederken kendisi enkazdan sağ olarak çıkarılan Ömer (DPA)
Annesi ve kardeşleri İsrail’in Gazze’yi bombalaması sonucu hayatını kaybederken kendisi enkazdan sağ olarak çıkarılan Ömer (DPA)

Mısır’ın Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasında oynadığı rol, onu diplomatik düzeyde ilgi odağı haline getirerek, Washington’ın Kahire ile en üst düzeyde iş birliği yapmasını sağladı. Mısır’ın bu hamleleri, bazı Arap ülkelerinin İsrail’le normalleşme süreci çerçevesinde attığı adımları da gölgede bıraktı.
Kahire, İsrail ile Filistin arasında geçmişte yaşanan olaylarda arabuluculuk yapmış olsa da analistler ve diplomatlar, Mısır’ın son çabalarının önceki yıllara göre daha açık ve belirgin olduğunu söylüyorlar. İsrail ile Gazze’yi kontrol eden Hamas arasında bir hafta önce başlayan ateşkes ile birlikte Mısır güvenlik heyetleri Tel Aviv ile Filistin toprakları arasında mekik diplomasisi uyguladı.
Mısır Güvenlik Kaynakları, Hamas lideri İsmail Haniye de dahil olmak üzere birçok Filistinli ismin, ateşkesi güçlendirmek için önümüzdeki hafta Kahire ziyaretlerine başlayacağını belirtti. Bir Hamas yetkilisi Reuters haber ajansına, “Mısır ve Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 11 günlük savaş boyunca ateşkes için çok aktif çaba gösterdi. Bu gayet açık ve net görülüyordu” değerlendirmesinde bulundu.
Hamas’ın kökleri, yasadışı Müslüman Kardeşler örgütüne dayansa da, Kahire’nin Hamas ile köklü istihbarat ilişkileri bulunuyor. Bir diplomat, Mısır’ın, Sina Yarımadası ile Gazze arasındaki sınırda güvenliğe verdiği önem nedeniyle Hamas hareketiyle ilişkilerinde ‘çok pragmatik’ olduğunu söyledi. Buna karşın, Mısır gibi İsrail ile onlarca yıllık bir barış anlaşmasına sahip olan ve Filistin topraklarına sınırı bulunan Ürdün ve  Gazze Şeridi’ne mali destek sağlayan Katar dahil olmak üzere diğer Arap devletleri bu süreçte daha sınırlı bir rol oynadılar.
Trump ile iyi ilişkileri olan Mısır için ateşkes sağlanmasının faydalarından biri de Beyaz Saray ile temasların aniden ve yeniden başlaması oldu. Ocak ayında Biden’ın göreve başlamasından bu yana devam eden sağır edici sessizliğin ardından ABD Başkanı, Mısırlı mevkidaşı ile beş günde iki kez görüştü.
Ancak analistler, ABD ile Mısır arasında Filistin-İsrail çatışması çerçevesinde yeniden başlayan iletişimin, barış görüşmeleri ufkundaki sıkıntının giderilmesi ile sınırlı kalacağını söylüyorlar. Mısır Eski Dışişleri Bakanı Nebil Fehmi, “Bu durum çatışma sorununu çözebilmekten daha çok çatışma yönetimidir. Bizim geçmişteki temaslarımız olaylar patlak verdiğinde Gazze’deki güvenlik sorunlarının yanı sıra barış süreci ile ilgiliydi. Şu anda barış süreci ile ilgili ciddi hiçbir sorun yok” değerlendirmesinde bulundu.

 


El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
TT

El-Hanbeşi, Şarku’l Avsat'a şunları söyledi: Hadhramut zafer kazandı ve herkese kucak açıyor

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu
Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi, Riyad'da "Şarku’l Avsat Podcast"ine konuştu

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi üyesi ve Başkan Yardımcısı Salim el-Hanbaşi, Hadramaut'un "kendi adına zafer kazandığını" ve "herkese yer olduğunu" belirterek, sivil barışı etkileyebilecek kışkırtma ve çağrılara karşı uyardı ve vilayette sivil davranışın benimsenmesi ve istikrarın korunması çağrısında bulundu.

El-Hanbeşi, "Şarku’l Avsat Podcast"e verdiği röportajda, Hadramut'ta geçen yılın sonu ve ocak ayının başlarında yaşananların, iç çatışmalardan korunması amacıyla “kampların ele geçirilmesi” çerçevesinde gerçekleştiğini açıkladı. El-Hanbeşi, bugün önceliğin güvenliği sağlamak, kalkınmayı teşvik etmek ve yatırım için cazip bir ortam yaratmak olduğunu vurguladı.

El-Hanbeşi, Hadramut'taki istikrarın daha geniş bir kalkınma aşamasının kapısını açacağını vurgulayarak, enerji ve yatırım alanlarındaki fırsatların valiliğin ekonomik rolünü güçlendirebileceğini ve sakinlerinin yaşamlarını iyileştirebileceğini belirtti.

Liderlik Konseyi üyesi, yeni Yemen hükümetine üç tavsiyede bulundu: Partizanlıktan uzak durmak ve dar çıkarlara kapılmamak, devlet kurumlarındaki yolsuzlukla mücadele etmek ve özellikle gelir getiren bakanlıklarda Merkez Bankası'na kaynak toplama ve sağlama verimliliğini artırmak.


ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
TT

ABD’den Suriye'ye Çin menşeili iletişim sistemlerinden vazgeçmesi baskısı

Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)
Washington’daki ABD Dışişleri Bakanlığı (Reuters)

Üç kaynak, ABD'nin Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe Çin teknolojisine güvenmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, bunun ABD'nin çıkarlarına aykırı olduğunu ve ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini savunduğunu bildirdi.

Bu mesaj, salı günü San Francisco'da ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir heyet ile Suriye İletişim Bakanı Abdusselam Heykel arasında yapılan bir toplantıda iletildi. Toplantının yapılacağı bilinmiyordu. Washington, muhalefetin Çin ile stratejik ortaklığı olan eski Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimini devirdiği 2024 yılından bu yana Şam ile yakın iş birliği yapıyor.

Suriye'li bir iş adamı, Suriye'nin telekomünikasyon kulelerini ve yerel internet servis sağlayıcılarının altyapısını desteklemek için Çin’in teknolojisini satın almayı düşündüğünü söyledi. Görüşmelere dair bilgi sahibi bir kaynak, ABD tarafının bakanlığın Çin telekomünikasyon ekipmanlarına ilişkin planları hakkında açıklama istediğini aktardı. Kaynak, Suriyeli yetkililerin altyapı geliştirme projelerinin zaman açısından hassas olduğunu ve Şam'ın tedarikçilerin çeşitliliğini artırmak istediğini söylediğini açıkladı.

cdfvg
Suriye devrimi bayrağını sallayan Suriyeliler (AFP)

San Francisco'da düzenlenen toplantıyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Suriye'nin Amerikan şirketleriyle iş birliğine açık olduğunu, ancak konunun aciliyeti karşısında ihracat kontrolleri ile bunlara ‘aşırı uyumun’ bir engel teşkil etmeye devam ettiğini söyledi.

ABD'li bir diplomat ise Reuters'a yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın ‘Suriye'ye telekomünikasyon sektöründe ABD veya müttefiklerinin teknolojisini kullanması için açıkça çağrıda bulunduğunu’ söyledi. ABD'nin bu konuda Suriye'ye mali veya lojistik destek sözü verip vermediği bilinmiyor.

Öte yandan Reuters'ın sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları söyledi:

“Kritik altyapı ile ilgili tüm satın alımlarda, ülkelerin daha düşük fiyatlı ekipman ve hizmetler yerine ulusal güvenlik ve gizliliği öncelikli tutmalarını şiddetle tavsiye ediyoruz.”

Sözcü, Çin istihbarat ve güvenlik kurumlarının ‘Çin vatandaşlarını ve şirketlerini hassas verileri paylaşmaya zorlama veya müşterilerinin sistemlerine yetkisiz erişim izni verme konusunda yasal hakka sahip olduğunu’ ve Çinli şirketlerin müşterilerinin gizliliğini koruma vaatlerinin ‘Çin yasaları ve yerleşik uygulamalarla tamamen çeliştiğini’ de sözlerine ekledi. Buna karşın Çin, casusluk amacıyla teknoloji kullandığı iddialarını defalarca kez reddetti.

Suriye İletişim Bakanlığı tarafından Reuters'a yapılan açıklamada, ekipman ve altyapı ile ilgili tüm kararların ulusal teknik ve güvenlik standartlarına uygun olarak alındığı, veri koruma ve hizmet sürekliliğinin sağlandığı belirtildi. Bakanlık, ulusal çıkarlar doğrultusunda ortaklıkların ve teknoloji kaynaklarının çeşitlendirilmesine öncelik verdiğini vurguladı.


Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor
TT

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli gruplar çöküşten korkuyor

Gazze’deki İran destekli grupların saha komutanları ve üyeleri, ABD'nin Tahran'a olası bir saldırı sinyalleriyle eşzamanlı olarak tırmanan mali krizle karşı karşıya kalırken ‘tam bir çöküşten’ korkuyorlar.

Neredeyse iki yıldır süren İsrail'in Gazze'de yürüttüğü uzun soluklu savaşı ve Lübnan, İran ve Suriye'nin bazı bölgelerini de kapsayan saldırıların kapsamı, para transferi yollarına baskı uyguladı ve bu grupların varlıklarını ve birikimlerini tüketti.

İslami Cihad Hareketi, Gazze’deki İran’la mali ve lojistik olarak bağlantılı en büyük grup. Daha az ölçüde de olsa, bu bağlantılar ‘Direniş Komiteleri’, ‘Mücahit Tugayları’ ve diğer askeri gruplar için de söz konusu.

Bu gruplardan kaynaklar ve Gazze'deki diğer aktivistler, zorlu mali koşulların herkesi etkilediği konusunda hemfikir.

Washington'ın İranlı kuruluşlara ve kişilere uyguladığı ekonomik yaptırımlar, krizin geleceğini tartışmaya devam eden grupları desteklemeyi zorlaştırdı.