Mısır İstihbarat Başkanı Kamil, Netanyahu ve Abbas ile kapsamlı barışı görüştü: Sıra Gazze’de

Mısır İstihbarat Başkanı Abbas Kamil, siyasi bir sürece giriş olarak esir takası ve uzlaşma konusunda anlaşma önerdi.

Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)
Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)
TT

Mısır İstihbarat Başkanı Kamil, Netanyahu ve Abbas ile kapsamlı barışı görüştü: Sıra Gazze’de

Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)
Batı Şeria'daki Beytüllahim ayırma duvarındaki ırkçı Ku Klux Klan'ın sembolü (AFP)

Mısır İstihbarat Müdürlüğü (GID) Başkanı Abbas Kamil, Kudüs dahil Batı Şeria'da sükuneti garanti edecek kapsamlı bir anlaşmayı ilerletmek amacıyla dün Tel Aviv ve Ramallah'ta yoğun görüşmelerde bulundu. Bugün aynı amaçla Gazze Şeridi'ne geçecek olan Kamil, aynı zamanda İsrail ile Hamas arasında bir takas anlaşmasının imzalanması ve Gazze’nin yeniden inşası konularını da ele alacak.
Bölge turunun ilk durağı İsrail'de Başbakan Binyamin Netanyahu ile Kudüs’teki ofisinde bir araya gelen Kamil, ardından Ramallah'ta Filistin Devlet Başkanı ile görüştü. Bugün ise Gazze'ye gelecek. Ramallah'taki Filistinli kaynaklar, Şarku'l Avsat'a yaptıkları açıklamada, Kamil'in kapsamlı bir sükunetin sağlanmasını ve İsrail'in Kudüs'teki herhangi bir provokasyonu, Gazze'de Hamas veya liderlerine karşı operasyonu ve Batı Şeria'daki yerleşimleri durdurmasını içeren kapsamlı bir anlaşmayı ilerletmek istediğini aktardı. Ayrıca buna karşılık Filistinliler tarafından da herhangi bir saldırının durdurulmasını isteyen Kamil, esir takası ve Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma sürecini başlatmaya yönelik anlaşmanın tamamlanmasını amaçlıyor.
Kaynaklar ayrıca, "Elbette buna Filistin Yönetimi’nin ve Hamas'ın her türlü engeli aşmak için ortak çalışmayı onaylaması da dahil" dediler. Kaynaklar, Mısır'ın tüm bunlarla yeni bir siyasi sürece girişi sağlamak istediğini vurguladı.
Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamaya göre, görüşmede işbirliğini güçlendirme ve bölgesel meseleler ele alınırken, ikili ilişkiler, varılan mutabakatlar, güvenlik ve siyasi konularda iki ülkenin ortak çabalarından duyulan memnuniyet ifade edildi. Açıklamada, Netanyahu'nun toplantı sırasında Gazze Şeridi’nde gözaltına alınan asker ve sivillerin bir an önce geri gönderilmesi yönünde talebini dile getirdiği belirtildi. Ayrıca Hamas'ın askeri yeteneklerini geliştirmesini ve Gazze sakinlerini desteklemek için gelecekte yönlendirilecek kaynakların kullanılmasını engelleyecek mekanizmaların görüşüldüğü belirtildi.
Filistinlilerin kuşatmayı kaldırma ve yeniden inşa taleplerine karşılık İsrail’in söz konusu talepleri, Mısır’ın görüşmelerinde odak noktasını oluşturuyor. Ayrıca Filistin Yönetimi'nin de parçası olacağı Gazze Şeridi’nin yeniden inşası için uygun bir uluslararası mekanizmanın bulunması konusunu da içeriyor.
Mısır, kapsamlı bir sakinliğe doğru ilerlemenin bölgede Filistinlilerin ve İsraillilerin müzakere masasına dönmesini sağlamayı içeren yeni bir siyasi süreci başlatmanın bir parçası olduğunu düşündüğü için ABD ve Ürdün ile koordinasyon içinde çalışıyor.
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, esir takası anlaşmasına varılması da dahil olmak üzere tüm engelleri çözmek amacıyla Mısır’ın adımlarını sürekli olarak yönlendirdi.
Kamil, Sisi'nin rehberliğinde Filistin ve İsrail'e gelirken, Mısır güvenlik heyetinin bölgedeki çalışmaları kesintisiz olarak devam ediyor. Bu adımlar, İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Aşkenazi'nin Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ile birlikte bu hafta aynı dosyaları tartışmak üzere dün Mısır'a gelmesiyle eş zamanlı geldi.
Taraflar üzerinde daha fazla baskı oluşturması beklenen Kamil turunda, İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen ve Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Meir Ben-Shabbat'ın huzurunda Netanyahu ile tüm dosyaları görüştü. Bu dosyaları daha sonra Ramallah'ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile de görüşen Kamil, Abbas'ın bu ay yapılması gereken yasama seçimlerini iptal etmesinden etkilenen Hamas ile iç uzlaşı konusunu da ele aldı.
Filistin devlet başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Abbas'ın Kudüs, Batı Şeria ve Gazze dahil olmak üzere kapsamlı sükunete ilişkin tüm son gelişmeleri, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasını, bölgede barış, güvenlik ve istikrara giriş anlamına gelen Filistin ulusal diyaloğu ve siyasi ufuk belirleme konularında görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. Ayrıca Abbas’ın, Mısır'ın Filistin halkını ve haklı davasını destekleme konusundaki tutumlarına, çabalarına ve inisiyatifine övgüde bulunduğu kaydedildi. Mısır İstihbarat Başkanı Kamil ise görüşmede, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin Mahmud Abbas'a selamlarını ileterek, Filistin meşruiyetinin ve unvanının önderi olduğunu belirttiğini aktardı. Ayrıca Kamil, Abbas'a Sisi'nin atılan tüm adımlarda ve gerçekleştirilen girişimlerde Mısır'ın Filistin yönetimiyle çalışmayı ve koordinasyonu sürdüreceği mesajını da iletti. Toplantıya Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi'nin (el-Fetih) Merkez Komite Üyesi ve Filistin Sivil İşler Genel Kurulu Başkanı Hüseyin eş-Şeyh ve Filistin İstihbarat Başkanı Macid Ferec katıldı.
Kamil'in Hamas liderleriyle görüşmek üzere bugün Gazze Şeridi'ne gelmesi bekleniyor. Mısır, uzun süredir Hamas ile İsrail arasında bir eski takası anlaşmasında arabuluculuk yapıyor. Ancak önceki girişimler anlaşmanın ddeğeri konusunda bir anlaşmazlık nedeniyle sonuçsuz kaldı. Hamas, eski mahkumlar ve müebbet hapis cezasına çarptırılan liderler de dahil olmak üzere yüzlerce mahkumun nihai bir anlaşma karşılığında serbest bırakılmasını şart koştu. Ancak İsrail bunu reddetti. Bugün İsrail, ateşkes görüşmelerinde ve Gazze'nin yeniden inşasında herhangi bir ilerleme kaydedilmesi için Gazze Şeridi'ndeki askerlerinin iadesini şart koşuyor.
Gazze Şeridi'nde 2014 yazında çıkan savaşta Hamas tarafından 2’si asker 4 İsrailli esir alınmıştı. İsrail tarafı ise Oron Şaul ve Hadar Goldin isimli askerlerinin savaşta öldüklerini ancak cesetlerinin alıkonulduğunu, biri Etiyopya asıllı diğeri Arap olmak üzere 2 vatandaşının da Gazze'de olduğunu ileri sürmüştü.
Bu dosya, uzlaşma ve yeniden yapılanmanın yanı sıra, Abbas Kamil'in Gazze Şeridi'nde ele alacağı en önemli dosyalardan biri olarak kabul ediliyor. Kamil, Gazze ekonomisini canlandırmak için sunulacak destekleri ve bir dizi projeyi açıklayacak. Dün, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin fotoğrafları, Kamil'in gelişinden bir gün önce Gazze sokaklarına asıldı. Sisi, abluka altına alınmış Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına yardım etmek için 500 milyon dolar sözü verdi.

 


Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.


Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnan Meclis Başkanı Berri: Meclis seçimlerinin ertelenmesini istemiyorum

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri (Meclis Başkanlığı)

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Şarku’l Avsat gazetesine verdiği demeçte, ‘Beşli Komite’deki büyükelçilerin 10 Mayıs'ta yapılması planlanan meclis seçimlerinin ertelenmesinden yana olduklarını belirterek “Onlara bunu reddettiğimi ve (Beşli Komite'den) diğer büyükelçilere de teknik olarak parlamento seçimlerinin ertelenmesini veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasını desteklemediğimi bildirdim” dedi.

Berri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meclisin teknik nedenlerle ertelenmesi veya uzatılması konusunda beni kişisel olarak suçlamaya çalışanları engellemek için seçimlere ilk aday olan bendim. Bu yüzden hem ülke içinde hem de dışında ilgili kişilere, son dakikaya kadar bu konuyu takip edeceğime dair bir mesaj vermek istedim.”

 (Lübnan'ın doğusunda) Bekaa Vadisi’nin orta kesimlerindeki ve kuzeyindeki beldeleri hedef alan İsrail saldırılara değinen Berri, tüm bunları ‘Lübnan'ı Tel Aviv'in koşullarını kabul etmeye zorlamayı amaçlayan yeni bir savaş’ olarak nitelendirdi.


DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
TT

DEAŞ, Suriye Cumhurbaşkanı Şara’yı tehdit edip orduya saldırdı

DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)
DEAŞ terör örgütü üyelerinin tutulduğu Rakka'daki El-Aktan hapishanesinin önünde Suriyeli bir asker (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı dün, DEAŞ’ın açıklamasından birkaç saat sonra, Rakka'nın kuzey kırsalında kimliği belirsiz kişiler tarafından düzenlenen saldırıda bir askerin ve bir sivilin öldüğünü duyurdu.

DEAŞ tarafından yapılan açıklamada, Suriyeli yetkililere karşı ‘yeni bir saldırı aşaması’ başlatıldığı duyuruldu. Suriye'nin doğusunda düzenlenen saldırının sorumluluğunu üstlenen DEAŞ, terör eylemlerini artırdı.

DEAŞ, cumartesi günü geç saatlerde yayınlanan bir sesli mesajda Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'ya saldırarak, onun kaderinin de devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed'in kaderine benzeyeceğini öne sürdü. Mesajda, dünyanın dört bir yanındaki DEAŞ destekçilerini önceki yıllarda yaptıkları gibi Yahudi ve Batılı hedeflere saldırı çağrısı yapıldı.