Erdoğan’ın açıkladığı kararların ardından İçişleri Bakanlığı’ndan genelge... İşte tüm detaylar

İstanbul Kapalıçarşı'nın sterilizasyonu (Reuters)
İstanbul Kapalıçarşı'nın sterilizasyonu (Reuters)
TT

Erdoğan’ın açıkladığı kararların ardından İçişleri Bakanlığı’ndan genelge... İşte tüm detaylar

İstanbul Kapalıçarşı'nın sterilizasyonu (Reuters)
İstanbul Kapalıçarşı'nın sterilizasyonu (Reuters)

İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabine toplantısının ardından açıkladığı kararlara ilişkin  81 il valiliğine "Haziran Ayı Normalleşme Tedbirleri" konulu genelge gönderdi.
1 Haziran'dan itibaren hayata geçirilecek kararlara ilişkin genelgede şunlar kaydedildi:

1. SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASI
Kademeli normalleşme döneminin ikinci etabında; Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri 22.00­05.00 saatleri arasında; Pazar günleri ise Cumartesi günü saat 22.00’den başlayıp Pazar gününün tamamını kapsayacak ve Pazartesi günü saat 05.00’de tamamlanacak şekilde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacaktır.
1.1- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak süre ve günlerde üretim, imalat, tedarik ve lojistik zincirlerinin aksamaması, sağlık, tarım ve orman faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanması amacıyla Ek’te belirtilen yerler ve kişiler kısıtlamadan muaf tutulacaktır.
Sokağa çıkma kısıtlamasına yönelik tanınan muafiyetler, 14.12.2020 tarih ve 20799 sayılı Genelgemizde açıkça belirtildiği şekilde muafiyet nedeni ve buna bağlı olarak zaman ve güzergâh ile sınırlı olup aksi durumlar muafiyetlerin kötüye kullanımı olarak görülerek idari/adli yaptırımlara konu edilecektir.
Sokağa çıkma kısıtlamasından muaf tutulan işyeri/fabrika/imalathane gibi yerlerde çalışan kişiler yapılan denetimlerde 29.04.2021 tarih ve 7705 sayılı Genelgemiz çerçevesinde e-devlet platformunda yer 
alan İçişleri Bakanlığı e-başvuru sistemi üzerinden alınan “çalışma izni görev belgesini” ibraz etmek zorundadırlar. Ancak NACE kodu eşleşme hatası, muafiyet kapsamındaki bir işyerinde görev yapmasına rağmen alt işverenin muafiyet kapsamında olmaması nedeniyle görev belgesi alınamaması veya erişim hatası gibi durumlarda örneği bahse konu genelge ekinde yer alan ve işveren ile çalışanın beyanı/taahhüdüyle manuel doldurularak imza altına alınan “çalışma izni görev belgesi formu” da denetimlerde ibraz edilebilecektir.
1.2- Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak Pazar günlerinde bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılar 10.00-17.00 saatleri arasında faaliyet gösterebilecek, vatandaşlarımız zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuruyemişçi ve tatlıcılara gidip gelebileceklerdir.
1.3- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde ekmek üretiminin yapıldığı fırın ve/veya unlu mamul ruhsatlı iş yerleri ile bu iş yerlerinin sadece ekmek satan bayileri (sadece ekmek ve unlu mamul satışı için) açık olacaktır. Vatandaşlarımız ekmek ve unlu mamul ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olmak ve araç kullanmamak şartıyla (engelli vatandaşlarımız hariç) ikametlerine yürüme mesafesinde olan fırına gidip gelebileceklerdir.
Fırın ve unlu mamul ruhsatlı işyerlerine ait ekmek dağıtım araçlarıyla sadece market ve bakkallara ekmek servisi yapılabilecek, sokak aralarında kesinlikle satış yapılmayacaktır.
1.4- Yabancılara yönelik sokağa çıkma kısıtlamasına dair muafiyet sadece turistik faaliyetler kapsamında geçici/kısa bir süre için ülkemizde bulunan yabancıları kapsamakta olup; ikamet izinliler, geçici koruma statüsündekiler veya uluslararası koruma başvuru ve statü sahipleri dahil olmak üzere turistik faaliyetler kapsamı dışında ülkemizde bulunan yabancılar sokağa çıkma kısıtlamalarına tabidirler.
1.5- Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olan ileri yaş gruplarındaki veya ağır hastalığı olan vatandaşlarımızın 112, 155 ve 156 numaraları üzerinden bildirdikleri temel ihtiyaçları, VEFA Sosyal Destek Gruplarınca karşılanacak olup, bu konuda gerek personel görevlendirilmesi gerekse ihtiyaçların bir an evvel giderilmesi bakımından gerekli tedbirler Valiler ve Kaymakamlar tarafından alınacaktır.
1.6- Aşı hakkını kullanarak iki doz aşı olmuş olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımızla ilgili olarak, herkes için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının dışında ayrıca bir sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacaktır.
Aşı hakkı bulunmasına rağmen aşı olmayan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız pazar günleri dışındaki diğer günlerde sadece 10.00-14.00 saatleri arasında sokağa çıkabilecekler; pazar günleri ise tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklardır.
1.7- Sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olup olmadığına bakılmaksızın 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş vb.) kullanamayacaklardır.
Bu hükümden, Milli Eğitim Bakanlığının yüz yüze eğitim ve öğretim yapmasını uygun gördüğü öğrenciler istisna tutulacaktır.

2. ŞEHİRLERARASI SEYAHAT KISITLAMASI
Kademeli normalleşme döneminin ikinci etabında; sadece sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde şehirlerarası seyahat kısıtlaması uygulanacak olup sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayan süre içerisinde şehirlerarası seyahate ilişkin herhangi bir kısıtlamaya gidilmeyecektir.
2.1- Şehirlerarası seyahat kısıtlamasının istisnaları; Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde vatandaşlarımızın uçak, tren, otobüs gibi toplu taşıma vasıtalarıyla yapacakları şehirlerarası seyahatler için ayrıca seyahat izni alması istenmeyecek, şehirlerarası seyahat edeceğini bilet, rezervasyon kodu vb. ile ibraz etmeleri yeterli olacaktır. Bu durumdaki kişilerin şehirlerarası toplu taşıma vasıtaları ile ikametleri arasındaki hareketlilikleri, kalkış-varış saatleriyle uyumlu olmak kalmak kaydıyla sokağa çıkma kısıtlamasından  muaf olacaktır. Zorunlu bir kamusal görevin ifası kapsamında ilgili Bakanlık ya da kamu kurum veya kuruluşu tarafından görevlendirilmiş olan kamu görevlilerinin (müfettiş, denetmen vb.) özel veya resmi araçlarla yapacakları şehirlerarası seyahatlerine, kurum kimlik kartı ve görevlendirme belgesini ibraz etmeleri kaydıyla izin verilecektir. Kendisi veya eşinin, vefat eden birinci derece yakınının ya da kardeşinin cenazesine katılmak için veya cenaze nakil işlemine refakat etmek amacıyla herhangi bir cenaze yakınının e-devlet kapısındaki İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU veya ALO 199 sistemleri üzerinden yapacakları başvurular (yanında akraba konumundaki 9 kişiye kadar bildirimde bulunabilecektir) sistem tarafından vakit kaybetmeksizin otomatik olarak onaylanarak cenaze yakınlarına özel araçlarıyla seyahat edebilmeleri için gerekli seyahat izin belgesi oluşturulacaktır. Cenaze nakil ve defin işlemleri kapsamında başvuru yapacak vatandaşlarımızdan herhangi bir belge ibrazı istenilmeyecek olup Sağlık Bakanlığı ile sağlanan entegrasyon üzerinden gerekli sorgulama seyahat izin belgesi düzenlenmeden önce otomatik olarak yapılacaktır.
2.2- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan süre ve günlerde vatandaşlarımızın özel araçlarıyla şehirlerarası seyahate çıkmamaları esastır.
Ancak aşağıda belirtilen zorunlu hallerin varlığı durumunda vatandaşlarımız, bu durumu belgelendirmek; e-devlet üzerinden İçişleri Bakanlığına ait E-BAŞVURU ve ALO 199 sistemleri üzerinden Valilik/Kaymakamlık bünyesinde oluşturulan Seyahat İzin Kurullarından izin almak kaydıyla özel araçlarıyla da seyahat edebileceklerdir. Seyahat İzin Belgesi verilen kişiler, seyahat süreleri boyunca sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olacaktır.
Zorunlu Hal Sayılacak Durumlar; tedavi olduğu hastaneden taburcu olup asıl ikametine dönmek isteyen, doktor raporu ile sevk olan ve/veya daha önceden alınmış doktor randevusu/kontrolü olan, kendisi veya eşinin, hastanede tedavi gören birinci derece yakınına ya da kardeşine refakat edecek olan (en fazla 2 kişi), bulunduğu şehre son 5 gün içerisinde gelmiş olmakla beraber kalacak yeri olmayıp ikamet ettikleri yerleşim yerlerine dönmek isteyen (5 gün içinde geldiğini yolculuk bileti, geldiği araç plakası, seyahatini gösteren başkaca belge, bilgi ile ibraz edenler), ÖSYM tarafından ilan edilen sınavlar ile merkezi düzeyde planlanan sınavlara katılacak olanlar, askerlik hizmetini tamamlayarak yerleşim yerlerine dönmek isteyen, § Özel veya kamudan günlü sözleşmeye davet yazısı olan, ceza infaz kurumlarından salıverilen kişilerin zorunlu hali bulunduğu kabul edilecektir.

3. İŞYERLERİNİN FAALİYETLERİ
3.1- Yeme-içme yerleri (restoran, lokanta, kafeterya, pastane gibi); Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirtilen tüm kurallara uyulması, masalar arasında her yönden 2 metre, yan yana sandalyeler arasında 60 cm mesafe bırakılması, aynı anda aynı masada açık alanlarında üç, kapalı alanlarında ise ikiden fazla müşteri kabul edilmemesi kaydıyla, Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günlerinde 07.00-21.00 saatleri arasında masada servis, gel-al ve paket servis, 21.00-24.00 saatleri arasında ise sadece paket servis, pazar günleri ise 07.00-24.00 saatleri arasında sadece paket servis, şeklinde faaliyet gösterebileceklerdir.
3.2- 14 Nisan 2021 tarihinden bu yana faaliyetlerine ara verilmiş durumda olan; sinema salonları, kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi gibi yerler, internet kafe/salonu, elektronik oyun yerleri, bilardo salonları, halı sahalar, spor salonları, açık yüzme havuzları, lunaparklar ve tematik parkları, faaliyet alanında bulunan işyerleri; Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde her bir işkolu/faaliyet alanı için ayrı ayrı belirlenen kurallara eksiksiz uyulması, kahvehane, kıraathane, kafe, dernek lokali, çay bahçesi, çay ocağı gibi yerlerde herhangi bir şekilde oyun (kağıt-okey, tavla dahil) oynanmaması, aynı anda aynı masada açık alanlarında üç, kapalı alanlarında ise ikiden fazla müşteri kabul edilmemesi, sinema salonlarında % 50 kapasite (bir koltuk dolu bir koltuk boş) sınırına uyulması kaydıyla 1 Haziran 2021 tarihinden itibaren (Pazar günleri hariç) 07.00-21.00 saatleri arasında faaliyet gösterebileceklerdir. Öte yandan kapalı yüzme havuzları, hamamlar, saunalar ve masaj salonları, nargile salonu/kafeleri ile gazino, taverna, birahane gibi işyerlerinin faaliyetlerine yeni bir karar alınıncaya kadar ara verilmesine devam edilecektir.
3.3- Yukarıda sayılan işyerleri dışında kalan perakende ve hizmet sektöründeki giyim, tuhafiye, züccaciye, hırdavat, terzi, berber gibi dükkanlar, büro ve ofisler vb. işyerleri ile AVM’ler; Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde içerisinde bulunduğu işkolu için belirlenen tüm salgınla mücadele tedbirlerine riayet etmek kaydıyla (Pazar günleri hariç) 07.00-21.00 saatleri arasında faaliyet gösterebileceklerdir.
3.4- Zincir marketler başta olmak üzere çeşitli işyerleri tarafından açılış veya belirli gün ya da saatlere özgü genel indirim uygulamalarının oluşturduğu yoğunluğun önüne geçilebilmesi için indirim uygulamalarının en az bir hafta sürecek şekilde uzun periyodlarla yapılması gerekmektedir.
3.5- Tam gün sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan Pazar günlerinde; marketlerde (zincir ve süper marketler dahil) zorunlu temel ihtiyaçlar kapsamındaki ürünler dışında elektronik eşya, oyuncak, kırtasiye, giyim ve aksesuar, alkol, ev tekstili, oto aksesuar, bahçe malzemeleri, hırdavat, züccaciye vb. ürünlerin satışına izin verilmeyecektir.
3.6- Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirlenen kurallara uymak kaydıyla pazaryerleri (Pazar günleri hariç) 07.00-20.00 saatleri arasında faaliyet gösterebileceklerdir.
3.7- Online market ve yemek sipariş firmaları, hafta içi ve hafta sonu 07.00-24.00 saatleri arasında evlere/adrese servis şeklinde çalışabileceklerdir.

4. EĞİTİM-ÖĞRETİM FAALİYETLERİ
Halihazırda faaliyetlerine devam etmekte olan kreşler ve anaokulları kademeli normalleşmenin ikinci etabında da faaliyetlerine devam edecek olup diğer tüm okul ve sınıf seviyeleri için Milli Eğitim Bakanlığınca kamuoyuna duyurulduğu şekilde uygulama sürdürülecektir.

5. KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA MESAİ
Cumhurbaşkanlığının 14.04.2021 tarih ve 2021/8 sayılı Genelgesi ile Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının 27.04.2021 tarih ve 17665 sayılı yazısı doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanmakta olan 10.00-16.00 saatleri arası mesai sistemi ile uzaktan/dönüşümlü gibi esnek çalışma usulünün uygulanmasına kademeli normalleşme döneminin ikinci etabında da devam edilecektir.

6. TOPLANTI/ETKİNLİKLİKLER İLE NİKAHLAR/DÜĞÜNLER VE ZİYARETLER
6.1- Dönemsel açıdan zorunluluk taşıyan spor kulüplerinin genel kurulları hariç olmak üzere sivil toplum kuruluşları, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile birlikler ve kooperatiflerin genel kurul dahil yapacakları geniş katılımlı her türlü etkinlikleri 15 Haziran 2021 tarihine kadar ertelenecektir.
Dönemsel açıdan yapılması zorunlu olan spor kulüplerinin genel kurulları ise; fiziki mesafe ile temizlik/maske/mesafe kurallarına uyulması ve açık alanlarda kişi başı asgari 4 m2, kapalı alanlarda kişi başı asgari 6 m2 alan bırakılması kaydıyla yapılabilecektir.
15 Haziran 2021 Salı gününden itibaren ise sivil toplum kuruluşları, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, birlikler ve kooperatiflerce yapılacak genel kurul dahil geniş katılımlı etkinliklere; fiziki mesafe ile maske/mesafe/temizlik kurallarına uyulması ve açık alanlarda kişi başı asgari 4 m2, kapalı alanlarda kişi başı asgari 6 m2 alan bırakılması kaydıyla izin verilecektir.
6.2- Nikah törenleri ile nikah merasimi şeklindeki düğünler; açık alanlarda; Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde nikah törenleri ve düğünlerle ilgili belirlenen tüm kurallara eksiksiz riayet edilmesi, masa ve sandalyeler arasında gerekli mesafenin bırakılması ile temizlik, maske, mesafe kurallarına uyulması, yiyecek-içecek ikramının yapılmaması, kapalı alanlarda ise yukarıdaki kurallara ilave olarak; kişi başı asgari 6 m2 alan bırakılması, azami 100 davetli ile sınırlandırılması,
kaydıyla 01 Haziran 2021 Salı gününden itibaren yapılabilecektir. Yiyecek-içecek ikramına ve kapalı alanlarda azami davetli sayısına ilişkin kısıtlamalara 15 Haziran 2021 Salı günü son verilecektir. Bu tarihten sonraki nikah törenleri ve düğünlerde yiyecek- içecek ikramı yapılabilecek olup kapalı alanlarda kişi başına en az 6 m2 alan bırakılması kaydıyla azami katılımcı sınırı uygulanmayacaktır. Nişan ve kına gibi etkinliklere 01 Temmuz 2021 tarihinden sonra izin verilecektir.
6.3- Huzurevi, yaşlı bakımevi, rehabilitasyon merkezi, çocuk evleri gibi sosyal koruma/bakım merkezlerinde kalanlara yönelik ziyaretlere bu yerlerde kalan her kişi için haftada en fazla bir ziyaret olacak şekilde izin verilecektir.

7. TOPLU ULAŞIM TEDBİRLERİ
7.1- Şehirlerarası faaliyet gösteren toplu taşıma araçları (uçak hariç); araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edebilecekler ve araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek (1 dolu 1 boş) şekilde olacaktır.
Otobüs, tren vb. şehirlerarası toplu taşıma araçlarında kapasite sınırlamasının tespiti sırasında aynı adreste ikamet eden ve aynı çekirdek aileden (eş, anne-baba, kardeş) olan kişiler, hesaplamaya dahil edilmeyecek ve yan yana seyahat etmelerine izin verilecektir.
Ayrıca 2+1 koltuk düzenindeki şehirlerarası toplu taşıma yapan otobüslerde her iki cam kenarındaki koltuklara yolcu kabul edilebilecek olup (ortadaki koltuklar boş bırakılacaktır), yolcu taşıma kapasitesi buna göre belirlenecektir.
7.2- Şehir içi toplu ulaşım araçları (minibüs, midibüs vb.) ise 14.04.2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgemizle getirilen esaslar çerçevesinde % 50 kapasite sınırlamasına ile ayakta yolcu kabul edilmemesi kuralına tabi olarak faaliyet sunabileceklerdir.

8. KONAKLAMA TESİSLERİNE DAİR TEDBİRLER
8.1- Şehirlerarası karayolları üzerinde bulunan dinlenme tesisleri (yerleşim sahası içerisinde bulunanlar hariç) ile konaklama tesislerinin (otel, motel, apart otel, pansiyon vb.) içerisinde bulunan yeme-içme yerleri (sadece konaklamalı müşterilerle sınırlı olacak şekilde); aynı masada aynı anda açık alanlarında üç, kapalı alanlarında ise ikiden fazla müşteri kabul edilmemek kaydıyla hizmet verebileceklerdir.
8.2- Konaklama tesislerinin kapalı alanlarında bulunan eğlence merkezleri kapalı tutulacak ve bu alanlarda müşteri kabul edilmeyecektir.
8.3- Konaklama tesislerinin açık alanlarında toplu eğlence şeklinde etkinliklere kesinlikle izin verilmeyecek, bu yerlerde yoğunlaşmanın önüne geçilebilmek adına fiziksel mesafe kurallarına azami özen gösterilecektir.
8.4- Sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak olan süre ve günlerde konaklama tesislerinde rezervasyonunun bulunması (bedelinin tamamı ödenmiş olmak kaydıyla) vatandaşlarımız açısından sokağa çıkma ve/veya şehirlerarası seyahat kısıtlamasından muafiyet sağlayacak olup bu amaçla seyahat edecek vatandaşlarımızın denetimlerde rezervasyon ve ödeme belgelerini ibraz etmeleri yeterli olacaktır.
8.5- 30.09.2020 tarih ve 16007 sayılı ile 28.11.2020 tarih ve 19986 sayılı Genelgelerimiz doğrultusunda konaklama tesislerinin denetimleri etkin şekilde sürdürülecek, sahte rezervasyon başta olmak üzere her türlü kötüye kullanımın önüne geçilecektir.

9. GENEL ESASLAR
9.1- Valilik ve Kaymakamlıklarca; Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde her bir işkolu/faaliyet alanına ilişkin ayrı ayrı olarak belirlenmiş olan koronavirüs salgınıyla mücadele amaçlı tedbir, usul ve esasların ilgili işyeri yetkilileri ve çalışanlarına hatırlatılmasına dair bilgilendirme faaliyetlerine ağırlık verilecektir.
9.2- Gerek Bakanlığımız Genelgeleri gerekse Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberinde belirlenen tedbir, usul ve esaslar çerçevesinde, Vali ve Kaymakamlarımızın koordinesinde kolluk kuvvetlerinin azami düzeyde kapasite ile katılım gösterdiği (diğer kurum ve kuruluşların personeli/görevlileri ile takviye edilmiş şekilde) yoğunlaştırılmış denetimler gerçekleştirilecektir.
9.3- Yürütülecek her türlü denetim faaliyetinde işyeri sahipleri/çalışanları ile vatandaşlarımızı kurallara uymaya/sorumlu davranmaya nezaketle davet eden rehberlik edici bir yaklaşım sergilenecek olup, kurallara aykırılıklarda ısrar, tekerrür, kuralların esaslı ihlali gibi suiistimal edici tutum ve davranışlarla karşılaşılması halinde ise gerekli idari/adli işlem tesisinden imtina edilmeyecektir.
Yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 27 nci ve 72 nci maddeleri uyarınca İl/İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kararlarının ivedilikle alınması, uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi ve mağduriyete neden olunmaması hususunda; bilgi ve gereğini önemle arz ve rica ederim.
 
Independent Türkçe



Rusya ve Çin neden İran’a yardım etmiyor?

Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
TT

Rusya ve Çin neden İran’a yardım etmiyor?

Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)
Tahran’a düzenlenen hava saldırısının ardından yükselen dumanlar, 1 Nisan 2026 (AFP)

İran, Rusya ve Çin ile siyasi ve ekonomik ortaklıklara sahip olmasına rağmen, mevcut gerginlik ortamında bu iki ülkenin doğrudan askeri destek sunmamış olması geniş çaplı soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, Moskova ve Pekin’in bu tutumunu, stratejik çıkar hesapları, ABD ile doğrudan bir çatışmadan kaçınma isteği ve çatışmanın uzamasından doğabilecek fırsatları değerlendirme gayretiyle açıklıyor.

Jeopolitik ve ABD güvenliği uzmanı Justin Mitchell, bu değerlendirmeyi National Interest dergisinde yayımlanan raporunda dile getirdi.

Mitchell’e göre, İran izole bir durumda ve varlığını sürdürmek için bir savaş yürütüyor. Buna karşın, İran’ın partnerleri olan Çin ve Rusya, dikkat çeken bir şekilde sahnede yok. Her iki ülke de İran’a yönelik saldırıları kınayıp düşmanlıkların sona ermesini talep etse de, büyük bir askeri destek sunmaktan kaçınıyor. Bu sırada ABD, olası bir kara harekâtına hazırlık kapsamında, bölgeye daha fazla asker sevk ediyor.

Analistler, Çin’in harekete geçmemesini ‘Pekin’in yaşadığı karışıklığın kanıtı’ olarak nitelendirirken, Rusya’nın ‘kritik bir müttefike yardım edememesi’ durumunu da utanç verici olarak değerlendiriyor.

Ancak durum, ilgisizlik veya ihmal değil; her iki ülke de ulusal çıkarlarını daha disiplinli tanımlıyor ve bu da doğrudan müdahalelerini sınırlıyor. Ayrıca, her iki ülkenin de ABD’nin çatışmaya daha fazla karıştığı sürede stratejik kazanç elde etmesi muhtemel.

Çin, dış politika ve askeri stratejisini öncelikli olarak Asya ve yakın çevresi ekseninde şekillendiriyor. Ortadoğu, enerji ve ticaret açısından önemli olsa da, Pekin onu hiçbir zaman Tayvan, Japonya veya Avrupa kadar öncelikli görmedi. Modern tarihinde Çin, resmi ittifaklara girmekten kaçındı; tek güvenlik anlaşması 1961’den beri Kuzey Kore ile ve bu bağın gücü bile sorgulanabilir düzeyde.

Mitchell, Çin’in İran’a yıllar boyunca silah sağladığını ancak bu ilişkinin Çin’in Rusya veya Kuzey Kore ile olan güvenlik ilişkileriyle kıyaslanamayacağını vurguluyor. İran, Çin için derin bir güvenlik ortağı değil ve Çin’in öncelikli sahasında yer almıyor; bu da Pekin’e İran lehine müdahale etmek için sınırlı gerekçeler sağlıyor.

Enerji, Çin’in İran ile ilişkilerinin temel motoru olarak öne çıkıyor. Sadece 2025 yılında Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın aldı. Bu, Çin’in toplam petrol ithalatının yüzde 13,4’üne denk geliyor. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, İran ve diğer Körfez ülkelerinin çoğu petrol ihracatını durduracağından, Çin’in enerji dengesi üzerinde doğrudan etkili olacak.

Mitchell’e göre, savaşın devam etmesi ve petrol akışının aksaması, Çin’i Ortadoğu’daki enerji güvenliğini ABD’ye emanet etme stratejisini yeniden gözden geçirmeye zorlayabilir.

Buna karşın, Çin’in petrol rezervleri, ülkenin ihtiyacını yaklaşık 120 gün boyunca karşılayabilecek kapasitede. Ayrıca Rusya gibi alternatif tedarikçiler, bu şoku hafifletebilir. Petrol piyasasındaki bu çalkantılara rağmen, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesinden Körfez’e askeri odak kaydırması ve gücünü yeniden yönlendirmesi, Çin’in stratejik çıkarlarına hizmet ediyor.

Çin’deki askeri planlamacılar, esasen ülke çevresine odaklanan stratejilerini göz önünde bulundurarak, ABD’nin askeri gücünü Çin yakınlarından Ortadoğu’ya kaydırmasını memnuniyetle karşılıyor olabilir. ABD, Hint-Pasifik bölgesinden silah ve birlikleri zaten taşımaya başladı; bunlar arasında Güney Kore’den İran’a sevk edilen bir THAAD füze savunma bataryası da yer alıyor. Savaş, ABD’nin sınırlı önleyici füze stoklarını tüketiyor. Diğer yandan Pentagon bölgeden Ortadoğu’ya kara ve deniz kuvvetlerini kaydırdı.

fdewrv
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’de bulunan savaş uçakları (Reuters)

Rusya ise İran’ı dış politikasında belirleyici bir unsur olarak görmüyor. Rusya’nın 2023 yılında açıkladığı Dış Politika Konsepti, ‘yakın çevreyi’ öncelikli alan olarak belirlerken, İran Ortadoğu ülkeleri arasında alt sıralarda yer aldı. Çin’in aksine Rusya, Ortadoğu’ya petrol ve gaz açısından bağımlı değil ve İran ile ticaret hacmi sınırlı.

Rusya, Belarus ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (CSTO) ülkeleriyle güvenlik düzenlemelerine bağlı, ayrıca Çin ile ‘kapsamlı ortaklık ve stratejik iş birliği’ ilişkisi sürdürüyor. Rusya, İran’a çok sayıda silah satışı gerçekleştirdi. Ancak buna rağmen İran, Rusya için yeterli önemde değil.

Mitchell’e göre, Çin’de olduğu gibi Rusya da bu savaştan özellikle enerji alanında önemli kazançlar elde edebilir. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Çin ve Hindistan gibi ülkeleri Rusya’dan daha fazla petrol ithal etmeye zorlayacak. Küresel enerji fiyatlarındaki keskin artış ve petrol yaptırımlarının askıya alınması ise fosil yakıtlara dayalı Rus ekonomisi için ihtiyaç duyulan ek gelirleri sağlayabilir.

ABD’nin İran’a müdahalesi aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına da dolaylı destek sunuyor. ABD operasyonları özellikle önleyici füzeleri tüketiyor; THAAD, Patriot veya Tomahawk sistemlerinden İran’a yönlendirilen her füze, Ukrayna’daki cephelere ulaşamayacak. Ayrıca Rusya, İran’a ABD güçlerini hedef alırken istihbarat desteği sunarak Ortadoğu’daki Amerikan askeri tesislerinin konumlarını belirlemesine yardımcı olma fırsatına da sahip.

fvvfr
ABD’ye ait USS Delbert D. Black destroyeri, Epic Fury Operasyonu kapsamında bir Tomahawk füzesi fırlatırken (Reuters)

Böylece Rusya, ABD ile doğrudan bir çatışmaya girmeden İran’a dolaylı ve uzaktan destek sağlayabilir, savaşın avantajlarından faydalanabilir.

Mitchell’e göre, Çin ve Rusya’nın gösterdiği bu ölçülü tutum, ihmal değil, stratejik bir disiplinin göstergesi. ABD ordusunun kaynaklarının tükenmiş ve çok sayıda cepheye dağıtılmış olması, Çin’in Pasifik bölgesindeki çıkarlarına ve Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına hizmet ediyor. Savaş ne kadar uzun sürerse, her iki ülke için potansiyel kazançlar da o kadar artıyor.


Pentagon, İran’a kara operasyonu planını hazırladı: Tarihin en karmaşık harekatı olacak

ABD ve İsrail, geçen yıl haziranda hedef aldıkları İsfahan'ı 28 Şubat'ta başlayan savaşta da vurdu (AFP)
ABD ve İsrail, geçen yıl haziranda hedef aldıkları İsfahan'ı 28 Şubat'ta başlayan savaşta da vurdu (AFP)
TT

Pentagon, İran’a kara operasyonu planını hazırladı: Tarihin en karmaşık harekatı olacak

ABD ve İsrail, geçen yıl haziranda hedef aldıkları İsfahan'ı 28 Şubat'ta başlayan savaşta da vurdu (AFP)
ABD ve İsrail, geçen yıl haziranda hedef aldıkları İsfahan'ı 28 Şubat'ta başlayan savaşta da vurdu (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'daki uranyum stoklarını ülkeden çıkarmak için kara harekatı planı hazırladı.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Washington Post'a (WP) konuşan yetkililer, yaklaşık 450 kilogramlık uranyumun taşınması için hazırlanan planın geçen hafta Trump'a sunulduğunu belirtiyor.

Wall Street Journal, Beyaz Saray'ın kara harekatını değerlendirdiğini yazmıştı ancak Trump'ın doğrudan operasyon planı hazırlattığı bilinmiyordu.

Plan radyoaktif maddelerin kazılarak çıkarılması ve toplanmasını sağlamak için binlerce askerin ve ağır ekipmanın hava yoluyla İran'a gönderilmesini gerektiriyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'na (UAEK) göre İran'da yüzde 60 seviyesinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stoku var. Bunun yarısının İsfahan'daki tesislerde yerin yaklaşık 90 metre altında depolandığı düşünülüyor. Geri kalan uranyumunsa Natanz ve diğer nükleer tesislerde saklandığı tahmin ediliyor.

Kaynaklar, plan kapsamında özel harekatçıların bölgeye gönderilebileceğini, Isfahan'daki tünellerden çıkarılan uranyum konteynerlerinin hava yoluyla taşınabileceğini söylüyor.

Ancak bazı uzmanlar bunun çok tehlikeli bir operasyon olacağına dikkat çekiyor. Emekli CIA görevlisi ve Deniz Piyadesi subayı Mick Mulroy şunları söylüyor:

Bu, tarihin en karmaşık özel operasyonlarından biri olacaktır. Silahlı kuvvetler için büyük bir risk teşkil ediyor.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve Özel Harekat Komutanlığı'nın başında bulunmuş emekli General Joseph Votel, uranyumu almanın en iyi yolunun ateşkes sağlandıktan sonra UAEK personeliyle koordineli çalışmak olduğunu belirtiyor.

Diğer yandan "Oraya girmek için savaşmak zorunda kalırsanız, bu şekilde de yapılabilir" diyor ve ekliyor:

Pek çok risk var. Son derece karmaşık bir planlama gerektiriyor. Muhtemelen kayıplar yaşanacaktır. Ancak bu, ABD Özel Harekat Kuvvetleri'nin üstlenmesi gereken bir görev. Bizim işimiz bu. Bu tür ortamlara girmek üzere özel olarak eğitilmiş personelimiz var.

Askeri yetkililer, ocak ayında Venezuela'ya düzenlenen harekata ya da 2011'de Usame bin Ladin'in Pakistan'da öldürüldüğü operasyona kıyasla bunun çok daha karmaşık ve ölümcül olacağını vurguluyor.

Amerikan komandolarının, mühendislerinin ve iş makinelerinin sürekli düşman ateşi altında çalışmak zorunda kalacağı ve büyük kayıplar verilebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre süreç sorunsuz ilerlese bile operasyonun tamamlanması haftalar alabilir.

Trump, İran savaşının temel hedeflerinden birinin Tahran yönetiminin nükleer silah üretmesini engellemek olduğunu öne sürüyor.

Cumhuriyetçi lider, savaşın başlarında İran'ın ABD anakarasını vurabilecek nükleer bombaları çok kısa sürede üretebileceğini iddia etmiş ancak istihbarat yetkilileri bu yönde raporlar olmadığını söylemişti.

Öte yandan Trump, çarşamba günü Reuters'a verdiği röportajda İran'daki uranyum stokuna dair şunları söyledi:

Bunlar yerin çok altında, dolayısıyla umurumda değil. Oradaki durumu uydularla her zaman takip edebiliriz.

ABD Başkanı, çarşamba gecesi Beyaz Saray'da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında İran'ın uranyum stokunu kullanmak için hamle yaptığını gördükleri an "füzelerle çok sert saldırılar düzenleyeceklerini" söylemişti.

Independent Türkçe, Washington Post, Guardian


Trump, İran’ı yıkmak isterken daha da güçlendirdi: Tüm kuralları çiğnedi

İran ordusu, misilleme olarak hem İsrail'i hem de ABD varlıklarının yer aldığı Körfez ülkelerini vuruyor (Reuters)
İran ordusu, misilleme olarak hem İsrail'i hem de ABD varlıklarının yer aldığı Körfez ülkelerini vuruyor (Reuters)
TT

Trump, İran’ı yıkmak isterken daha da güçlendirdi: Tüm kuralları çiğnedi

İran ordusu, misilleme olarak hem İsrail'i hem de ABD varlıklarının yer aldığı Körfez ülkelerini vuruyor (Reuters)
İran ordusu, misilleme olarak hem İsrail'i hem de ABD varlıklarının yer aldığı Körfez ülkelerini vuruyor (Reuters)

ABD, İran'la anlaşma yapmadan savaşı sonlandırırsa Tahran enerji kaynakları üzerindeki hakimiyetini artırarak daha da güçlenebilir.

Reuters'ın analizinde, savaş sonrası durumla ilgili net garantiler oluşturulamaması halinde ABD'nin müttefiki Körfez ülkelerinin tehlikeli bir pozisyonda kalacağı belirtiliyor.

Dubai merkezli düşünce kuruluşu B'huth Araştırma Merkezi'nden Muhammed Baharun, ABD güçleri Körfez ülkelerindeki üslerde varlığını sürdürdükçe bu devletlerin İran'ın saldırısına açık olacağını söylüyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları başlatmasıyla Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini durma noktasına getirdi.

Analize göre boğazdaki geçişlerin aksamasıyla başlayan ekonomik kriz, savaş net bir anlaşmayla sona ermezse Körfez ülkelerini uzun süre olumsuz etkileyebilir.

BAE'li analist Baharun, Körfez ülkelerinin bu savaşı engellemek için 28 Şubat öncesinde yoğun diplomatik çaba sarf ettiğini de hatırlatıyor. İran'ın enerji kaynakları üzerindeki hakimiyeti nedeniyle Körfez devletlerinin savaşa girmekten çekindiğini savunuyor.

ABD ve İsrail'in ortak operasyonunda İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in yanı sıra Devrim Muhafızları'ndan birçok üst düzey yetkili öldürüldü.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Ortadoğu Enstitüsü'nden Alex Vatanka, bu hamlelerin Tahran'ı zayıflatmak yerine daha da radikalleştirdiğini söylüyor:

Hamaney bir Ayetullah'tı, böyle bir şey yapılmaz. Hele ki bir Ayetullah'ı öldürmek, yabancı bir gücün yapacağı bir şey değildir. Ama Trump kendini tutamayan bir adam. Şii dini otoriteler açısından her türlü kuralı ve protokolü çiğnedi.

Analist Magnus Ranstorp da İran'ın "henüz asıl gücünü göstermediğini" savunuyor. Tahran yönetiminin desteklediği örgütleri küresel ölçekte kullanarak ABD ve İsrail'e çok daha kuvvetli bir darbe indirme kapasitesine sahip olduğunu vurguluyor.

Diğer yandan Yemen'deki Tahran destekli Husilerin de 28 Mart'ta İsrail'e füze fırlatarak savaşa girmesi bölgedeki çatışmaların daha da yayılması riskini doğurdu.

Husi yönetiminin Enformasyon Bakan Yardımcısı Muhammed Mansur, dünkü açıklamasında Körfez ülkelerinin savaşa katılması halinde Babülmendep Boğazı'nı kapatma tehdidi savurdu.

Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan boğazın kapanması, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun yarattığı küresel ekonomik krizi daha da derinleştirebilir.

 Henüz hiçbir Körfez ülkesi savaşa doğrudan katılmamış olsa da Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Hürmüz'ün açılması için ABD ve İsrail'e askeri destek sağlamayı değerlendirdiği aktarılmıştı.

Wall Street Journal'ın 1 Nisan'daki haberinde,  BAE'nin Hürmüz Boğazı'ndaki adaların ABD tarafından işgal edilmesini istediği de öne sürülmüştü.

Suudi Arabistan devletine ait Arab News'de yayımlanan analizde, savaşın Arap devletleri arasındaki birlik eksikliğini gösterdiği vurgulandı:

Arap dünyası için bu savaşın etkileri çok daha derin. Bu çatışma, bölgesel güvenliğin sadece dış güçlere devredilemeyeceğini ve parçalanmış ulusal stratejilerle yönetilemeyeceğini bir kez daha ortaya koydu. Birleşik bir Arap güvenlik çerçevesinin yokluğu, hem bölgesel hem de uluslararası dış aktörlerin defalarca istismar ettiği stratejik boşluklar yarattı.

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel, Arab News