ABD, Danimarka gizli servisinin yardımıyla Avrupa’yı dinlemiş

Macron, Washington ve Kopenhag’dan açıklama talep etti ve Merkel de Macron’un tutumunu destekledi

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kopenhag’a yönelik son ziyareti sırasında Danimarkalı mevkidaşıyla birlikte (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kopenhag’a yönelik son ziyareti sırasında Danimarkalı mevkidaşıyla birlikte (Reuters)
TT

ABD, Danimarka gizli servisinin yardımıyla Avrupa’yı dinlemiş

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kopenhag’a yönelik son ziyareti sırasında Danimarkalı mevkidaşıyla birlikte (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kopenhag’a yönelik son ziyareti sırasında Danimarkalı mevkidaşıyla birlikte (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, Danimarka Hükümeti’ni, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) Danimarka’nın yardımıyla bir dizi üst düzey Avrupalı politikacıya yönelik casusluk yapmasına ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmaya çağırdı.
Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığı habere göre Fransa - Almanya bakanlar kurulu istişarelerinin ardından Macron, 31 Mayıs’ta, “Bu durumun, NATO ortakları arasında kabul edilemez olduğunu söylemek istiyorum. Bu oldukça açık” dedi. Macron, meselenin Danimarka ve ABD tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
Aynı şekilde Merkel, Macron’un sözlerine katıldığını belirtti. Almanya hükümetinin ABD ajansının faaliyetlerine ilişkin tavrında hiçbir değişiklik olmadığını söyleyen Merkel, yıllar önce ajansın casusluk faaliyetleri hakkında belirtilenlere atıfla, “O günlerde doğru olanlar, bugün de geçerlidir” dedi. Merkel ayrıca, dostlar arasında casusluğun mümkün olmayacağını söyledi.
Danimarka’nın ABD’ye Merkel’in yanı sıra Alman, Norveç, İsveç ve Fransız siyasetçilerle üst düzey kamu görevlilerini hedef seçerek dinlemesi için destek sağladığı haberlerinin yayınlanması üzerine Danimarka hükümeti, 31 Mayıs’ta erken saatlerde kendisini bazı casusluk faaliyetlerinden uzak tutmaya çalıştı.
ABD’nin Avrupalılara yönelik casusluğuna dair bilgiler, İsveç Devlet Televizyonu (SVT) ve Norveç Devlet Televizyonu (NRK), Alman medya organları ve Fransa merkezli Le Monde gazetesinin katkılarıyla Danimarka Devlet Televizyonu (DR) tarafından yapılan bir soruşturmadan sonra ortaya çıktı. DR’ye göre ABD Ulusal Güvenlik Ajansı, İsveç, Norveç, Fransa ve Almanya da dahil bir dizi ülkeye yönelik casusluk faaliyetinde Danimarka dış istihbaratına bağlı bir birim ile ortaklıktan faydalandı. Bu bağlamda kuruma göre Haziran 2019’da bakanlıktaki görevini üstlenen Savunma Bakanı Trine Bramsen, “Müttefiklerin sistematik olarak dinlenmesi kabul edilemez” ifadesini kullandı. DR, geçen pazar günü ABD’nin, 2012- 2014 yılları arasında Danimarka istihbaratıyla bir iş birliği programı aracılığıyla Almanya Başbakanı Angela Merkel de dahil üst düzey Avrupalı politikacılara yönelik casusluk yaptığını ifade etti. Kurum, ismini vermeyen dokuz ilgili kaynaktan aktardığı haberinde, NSA’nın Almanya, İsveç, Norveç ve Fransa’daki üst düzey politikacı ve yetkililere casusluk yapmak için Danimarka internet kablolarından faydalandığını bildirdi. 2012’den 2014 yılına kadarki dönemi kapsayan soruşturmaya göre NSA’nın dinleme operasyonunda Merkel’in dışında o dönem Dışişleri Bakanı olan şimdi ise Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmer var. Dinlenen kişiler arasında Almanya’da Sosyal Demokrat Parti (SDP)’nin o dönem Başbakan Adayı Peer Steinbrück olduğu da kaydedildi.
Almanya hükümeti sözcüsü, 31 Mayıs’ta Başbakan Merkel de dahil, komşu ülkelerdeki üst düzey yetkililere yönelik casusluk faaliyetinde ABD’nin Danimarka ile ortak eylemleri hakkında çıkan haberleri takip ettiklerini söyledi. Sözcü Steffen Seibert, düzenlediği basın toplantısında “Federal hükümetler, çıkan haberlerden haberdar ve bir açıklama yapılması için ilgili tüm ulusal ve uluslararası organlarla temas halindedir” dedi.
NSA, arama ve sohbet hizmetleri de dahil olmak üzere mobil mesajlara, telefon görüşmelerine ve internet kayıtlarına erişim sağlayabiliyor. DR, Danimarka Savunma İstihbarat Hizmeti’nin iç soruşturmasının Edward Snowden’ın gizli yazışma ve istihbarat bilgilerini sızdırmasının sonrasında 2014 yılında başladığını belirtti. Snowden, 2013 yılında Ulusal Güvenlik Ajansı’na ait gizli belgeleri sızdırdıktan 2013 yılında sonra ABD’den kaçarak, Rusya’dan sığında talep etmişti.
Washington, henüz olaya dair herhangi bir yorum yapmadı.d



Donald Trump, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem'i görevden aldı

Kristi Noem (AFP)
Kristi Noem (AFP)
TT

Donald Trump, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem'i görevden aldı

Kristi Noem (AFP)
Kristi Noem (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’i görevden aldı. Noem, yasadışı göçmenlerin sınır dışı edilmesi politikasının baş mimarlarından biri olarak biliniyor.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, Noem’in kendisine “Latin Amerika’ya özel elçi” olarak atanacağını ve 31 Mart’ta yerine Oklahoma Senatörü Cumhuriyetçi Markwayne Mullin’in geçeceğini duyurdu.

Medya yer alan haberlere göre Trump, kararını Kongre’deki oturumlar sırasında Noem’in 220 milyon dolarlık büyük bir kamu ihalesiyle ilgili sorulara yanıt verememesi üzerine aldı.

Trump, 54 yaşındaki Noem’in yarı kürede yeni bir güvenlik girişimi olan “Amerikalar Kalkanı” projesinde özel elçisi olacağını belirtti. Trump, “Noem bize iyi hizmet etti, çok sayıda etkileyici sonuçlar elde etti (özellikle sınırda!)” dedi ve Mullin’i “Trump destekçisi bir savaşçı” olarak tanımlayarak, “mükemmel bir İç Güvenlik Bakanı olacak” diye ekledi.

f vfd
Cumhuriyetçi Senatör Markwayne Mullin (Reuters)

Mullin’in atanması Senato’nun onayına tabi olacak; burada Cumhuriyetçiler çoğunlukta bulunuyor.

Trump, Mullin’in sınır güvenliğini korumak, göçmen suçlarını durdurmak, katiller ve diğer suçluların yasa dışı şekilde ülkeye girişini önlemek, yasa dışı uyuşturucu akınıyla mücadele etmek ve Amerika’yı yeniden güvenli hale getirmek için yorulmadan çalışacağını belirtti.

Trump, başkanlık kampanyası sırasında ABD’den milyonlarca yasa dışı göçmeni sınır dışı etmeyi vaat etmişti ve İç Güvenlik Bakanlığı bu politikanın uygulanmasından sorumlu ana kurum konumunda bulunuyor.

Noem, Salı günü Senato’daki oturumlarda, Trump yönetiminin göç karşıtı kampanyası nedeniyle her iki partiden de eleştirilere maruz kalmıştı.

Illinois Senatörü Demokrat Dick Durbin, Noem’e, “Senin liderliğinde İç Güvenlik Bakanlığı ahlaki bir pusuladan ve hukukun üstünlüğüne saygıdan yoksun hale geldi” dedi.

Durbin ve diğer Demokratlar, Minnesota’daki göç karşıtı protestolar sırasında iki Amerikalının federal ajanlar tarafından öldürülmesi ve Noem’in onları “yerel terörist” olarak tanımlamasından dolayı defalarca özür dilemesini talep etti.

Kuzey Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Tom Tillis de Noem’in İç Güvenlik Bakanı olarak performansını sert şekilde eleştirdi ve istifasını istedi. Tillis, “Senin liderliğinde bir felaket yaşandı. Masum insanların tutuklandığını ve daha sonra Amerikan vatandaşı olduklarının ortaya çıktığını gördük” dedi.

Noem’in görevden alınması, İç Güvenlik Bakanlığı’nın kısmi olarak kapanmasının ortasında gerçekleşti.

Demokratlar, göçmenlik ve Gümrük Ajansı (ICE) uygulamalarında köklü değişiklikler yapılmadan bakanlığa ek fon sağlanmasına karşı çıkıyor.

Demokratlar, devriye sayısının azaltılmasını, ICE ajanlarının yüzlerini gizlemesini önlemeyi ve özel mülke girmeden önce yargı izni alınmasını şart koşuyor.


İsrail, Kudüs’teki kutsal mekânları hafta sonu kapalı tutacak

28 Şubat 2026’da Kudüs’teki Mescid-i Aksa yerleşkesinden bir kare (Reuters)
28 Şubat 2026’da Kudüs’teki Mescid-i Aksa yerleşkesinden bir kare (Reuters)
TT

İsrail, Kudüs’teki kutsal mekânları hafta sonu kapalı tutacak

28 Şubat 2026’da Kudüs’teki Mescid-i Aksa yerleşkesinden bir kare (Reuters)
28 Şubat 2026’da Kudüs’teki Mescid-i Aksa yerleşkesinden bir kare (Reuters)

İsrail polisi, güvenlik gerekçesiyle Kudüs’teki kutsal mekânların hafta sonu kapalı tutulacağını duyurdu.

Polis sözcüsü perşembe günü yaptığı açıklamada, bölgede devam eden savaşın altıncı gününde alınan karar kapsamında Eski Şehir’deki tüm kutsal alanların kapatılacağını bildirdi.

Sözcü açıklamasında, “Kamu güvenliği ve can güvenliğini korumak amacıyla Eski Şehir’deki tüm kutsal mekânlar kapalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı açıklamaya göre Burak Duvarı, Tapınak Tepesi ve Kutsal Kabir Kilisesi dâhil olmak üzere tüm kutsal alanların kapatılacağı belirtilerek, “Dini ne olursa olsun hiçbir ibadet edenin veya ziyaretçinin girişine izin verilmeyecek” denildi.

Karar, Ramazan ayında her cuma günü on binlerce Filistinlinin Mescid-i Aksa’da namaz kılmak için bir araya geldiği bir dönemde alındı.

Eski Şehir, İsrail’in 1967 yılında işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs’te yer alıyor. Ancak bu ilhak uluslararası toplum tarafından tanınmıyor.

İran’a karşı savaşın başlamasından bu yana İsrail makamları “güvenlik gerekçesiyle” Eski Şehir’e girişleri yasakladı. Ancak bölgede yaşayanlar ile dükkân sahipleri bu kısıtlamadan muaf tutuldu.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail, İran’a yönelik geniş çaplı ortak bir hava saldırısı düzenlemişti. Saldırılarda İran’da siyasi ve askerî düzeyde üst düzey isimler hayatını kaybetmiş, bunlar arasında dini lider Ali Hamaney de yer almıştı.

İran ise buna karşılık İsrail ve bazı ülkelere yönelik geniş çaplı bir misilleme başlattı; Körfez ülkelerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi.

İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırılarında dokuzu İsrailli, biri Filipinli olmak üzere toplam 10 kişi hayatını kaybetti.


Trump'ın İsrail Büyükelçisi'nden "tuhaf" seks şakası

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin personele yazdığı bir notta, İran'la süregelen çatışmadan korunmak için sığınakta kalan personelin yeni bebekler dünyaya getirmesiyle ilgili şaka yaptığı iddia edildi (AP)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin personele yazdığı bir notta, İran'la süregelen çatışmadan korunmak için sığınakta kalan personelin yeni bebekler dünyaya getirmesiyle ilgili şaka yaptığı iddia edildi (AP)
TT

Trump'ın İsrail Büyükelçisi'nden "tuhaf" seks şakası

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin personele yazdığı bir notta, İran'la süregelen çatışmadan korunmak için sığınakta kalan personelin yeni bebekler dünyaya getirmesiyle ilgili şaka yaptığı iddia edildi (AP)
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin personele yazdığı bir notta, İran'la süregelen çatışmadan korunmak için sığınakta kalan personelin yeni bebekler dünyaya getirmesiyle ilgili şaka yaptığı iddia edildi (AP)

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İran'la süregelen savaş sırasında bulundukları yerde kalmaları istenen diplomatik personele gönderdiği bir notta son derece tuhaf bir seks şakası yapmakla suçlanıyor.

Washington Post'un ulaştığı notta, Trump yönetimi yetkilisinin, "uzun süre birlikte" kalacakları göz önüne alındığında diplomatların, personelin ve ailelerinin 9 ay sonra yeni çocuk sahibi olabileceklerine dair şaka yaptığı iddia ediliyor.

Savaş zamanı notunda, eğer bu süre "yaklaşık 9 ay sonra yeni bir çocuğunuzun doğumuyla sonuçlanırsa, elbette o küçük yaramaza benim adımı vermek isteyeceğinizi tahmin ediyorum!" ifadesinin yer aldığı ileri sürülüyor.

Bir ABD yetkilisi Post'a mesajın "tuhaf" ve "acayip" olduğunu söyledi.

The Independent, yorum için Dışişleri Bakanlığı'yla iletişime geçti.

Dışişleri Bakanlığı'nın salı günü yaptığı açıklamaya göre, İsrail, Batı Şeria ve Gazze'deki büyükelçilik personeli de dahil Amerikalılar, bulundukları yerde kalmaları yönünde talimat aldı.

ABD'nin Kudüs Büyükelçiliği pazartesi günü yaptığı açıklamada, "ABD Büyükelçiliği şu anda İsrail'den ayrılan Amerikalıları tahliye etme veya onlara doğrudan yardımcı olma konumunda değildir" dedi.

Aynı gün, büyükelçilikten yapılan açıklamada ABD'nin, çatışmadan kaçanlara sunulan İsrail sınır servisini kullanmayı seçen Amerikalıların güvenliğini garanti edemeyeceği belirtildi.

Açıklamada, "ABD Büyükelçiliği, Turizm Bakanlığı'nın servisi hakkında (lehinde veya aleyhinde) herhangi bir tavsiyede bulunamaz" dendi.

Bu seçeneği kullanarak ayrılmayı seçerseniz, ABD hükümeti güvenliğinizi garanti edemez.

fvfdv
İran, hafta sonu Amerikan güçlerinin bir dizi bombalamayla savaşı başlatmasından bu yana ABD diplomatik tesislerine saldırdı ve en az 6 ABD askerini öldürdü (Savunma Bakanlığı).

Savaş çok cepheli bir çatışmaya dönüştü ve İsrail'deki Amerikalılar cephe hattında yer alıyor; ülkeye yapılan saldırılar ve İsrail birliklerinin Hizbullah'a karşı Lübnan'a konuşlandırılmasıyla durum daha da kötüleşti.

Savaş devam ederken Ortadoğu genelindeki diplomatik personel yüksek alarmda.

İran halihazırda Kuveyt ve Suudi Arabistan'daki ABD büyükelçiliklerine saldırılar düzenledi ve çatışmalarda en az 6 Amerikan askeri öldürüldü.

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt salı günü yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın "Ortadoğu'daki Amerikalıların eve dönmelerine yardımcı olacak planlar üzerinde bilfiil çalıştığını" söyledi.

Huckabee, sözkonusu notundan önce, çatışma henüz başlamamışken podcast yayıncısı Tucker Carlson'a verdiği gerilimli röportajla manşetlere çıkmıştı; bu söyleşi, muhafazakar çevrelerde ABD'nin İsrail'e yönelik politikası konusunda süregelen görüş ayrılığının altını çizmişti.

Trump yetkilisi röportajda, İsrail'in yakınlardaki daha fazla toprak ele geçirmesi durumunda "sorun yaşamayacağını" söylemiş ve bu da bölgedeki diplomatları kızdırmıştı. Ancak Huckabee daha sonra yorumlarını yumuşatmıştı.

Independent Türkçe