Tunus’ta bir siyasi parti, cumhurbaşkanının ve siyasi liderlerin istifasını talep etti

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)
TT

Tunus’ta bir siyasi parti, cumhurbaşkanının ve siyasi liderlerin istifasını talep etti

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (AP)

Tunus’ta Necd el-Halfavi liderliğindeki Halk İstiyor Partisi (Şaab yurîyd), Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ve siyasi liderleri toplu istifa sunmaya ve siyasi tıkanıklığa sebep olan devlet kurumları arasında diyalog kurma konusunda formül bulmada başarısız olduklarını kabul etmeye çağırdı. Halfavi ayrıca Cumhurbaşkanı Said'in muhaliflerine, özellikle de kendisine ülkeyi ardı ardına gelen krizlerden çıkaramamakla suçlayan parlamenterlere karşı sarf ettiği kelimelerin aynısını kullanarak, ‘emaneti Tunus halkına iade etme’ talebinde bulundu.
Halk İstiyor Partisi, Tunus Cumhurbaşkanlığı Divanı Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevinden istifa eden ve “kendisine danışılmayan bir danışman” olduğunu açıklayan emekli General Muhammed Salih el-Hamidi’yi 2024'te yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaya hazırlanmaya çağırdı. Aynı zamanda, Cumhurbaşkanı Said'e “Ülkeyi Kurtarmak İçin Son Umut” başlığıyla gönderilen mesajın ardından bir dizi emekli askerin siyasi sahneye girme çabalarını da eleştirdi. Bu durum, askeri kurumun siyaset sahnesine müdahale etme ve tarafsızlığını on yıllardır sürdürdüğü kamu işlerine dahil olma ihtimali çerçevesinde siyasi arenada tartışmaya yol açtı.
Halfavi açıklamasında, yasama ve cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin bütünlüğünü ve şeffaflığını etkileyen temel ihlalleri ortaya çıkaran ve seçimlerin gerçekliğini sorgulayan bir raporun ortaya çıkmasının ardından, Tunusluların meşruluğunu kaybeden parlamento içindeki siyasi rekabetleri takip ettiğini ifade etti. Halfavi, bu noktadan hareketle Cumhurbaşkanı Kays Said de dahil olmak üzere tüm siyasi partileri erken yasama ve cumhurbaşkanlığı seçimleri yoluyla son sözü söylemeleri için Tunus halkına fırsat vermeye ve seçim yasasını değiştirme konusunda anlaşma sağlamaya çağırdı. “Böylece bu seçimler bizi başlangıç ​​noktasına geri götürecek saçma bir çözüme dönüşmesin" ifadesini kullandı.
Parti ayrıca, Cumhurbaşkanı Said’e seçildiği sırada Tunus gençliğine verdiği taahhüdü yerine getirmesi gerektiğini ve çeşitli siyasi akımlar tarafından tanınan halkın isteklerini ve taleplerini yerine getirememesi durumunda emaneti sahiplerine iade etme taahhüdünü hatırlattı. 
Parti, emekli General Muhammed Salih el-Hamidi'nin yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olması çağrısına ilişkin de açıklamada bulundu. Dvleti tehdit eden, yelkenlerini rüzgarın tersi istikametine çevirmekten veya araçları ve teçhizatları onarmaktan başka kahramanlıkları olmayan generalleri istihdam eden partilere dikkat çekti. Parti, gerçekleşmeye yaklaşan öz konusu tehlike karşısında Hamidi'nin tarafsız kalmasını eleştirdi.
Geçtiğimiz yıl mart ayında resmi olarak kurulan ve Cumhurbaşkanı Kays Said’in fikirlerini ve seçim kampanyasında kullandığı sloganı esas alan Halk İstiyor Partisi, Cumhurbaşkanı Said'e yakın olmakla suçlanmıştı. Ancak Parti Lideri Necd el-Halfavi, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamalarda cumhurbaşkanlığı seçimlerinin perde arkası ile ilgili partiye yöneltilen ithamlara tepki gösterdi. Ancak partinin geri çekilmesinden, yani cumhurbaşkanlığıyla olan ilişkisini sona erdirmesinden önce kurucu organlarında bazı cumhurbaşkanı danışmanlarının olduğunu ise doğruladı.



İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyindeki "kırmızı bölgeyi" genişletiyor

Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)
Lübnan'ın güneyinden gelen sakinler, İsrail'in yıkım tehdidi altında olan işgal altındaki kasabalarının isimlerini taşıyan pankartlarla, Beyrut şehir merkezindeki Şehitler Meydanı'nda oturma eylemi yaptı (AFP)

İsrail, Lübnan’ın güneyde “gerilimin düşürülmesi” yönündeki taleplerine, yeni yerleşimler için yayımladığı tahliye uyarılarıyla karşılık verdi. Bu adımın, ülke içindeki baskıları daha da artırabileceği değerlendiriliyor.

Güneyli kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “sarı hat” boyunca uzanan ve Nebatiye çevresine kadar genişleyen bir “kırmızı bölge” oluştuğunu belirtti. Söz konusu bölgenin 35 kilometreden fazla genişliğe sahip olduğu, Lübnan toprakları içinde yaklaşık 25 kilometre derinliğe ulaştığı ve onlarca köyü kapsadığı ifade edildi. Bu köylerin bombardıman ya da tahliye uyarılarına maruz kalması, yeni göç dalgalarına yol açtı.

Bu sırada Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump tarafından üç hafta uzatılan ateşkes anlaşmasına İsrail’in uyması için diplomatik temaslarını sürdürüyor. Avn ayrıca tutukluların serbest bırakılmasını, Uluslararası Kızılhaç'ın kendilerini ziyaret etmesine izin verilmesini talep ederken, sivillerin ve sağlık ekiplerinin hedef alınmasını kınadı.

Öte yandan Hizbullah, doğrudan müzakereler ve Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasındaki artık açık hale gelen anlaşmazlık nedeniyle Avn’a yönelik eleştirilerini artırdı.

“Direnişe Vefa” bloğu üyesi milletvekili Ali Fayyad, Cumhurbaşkanı’nın tutumunun “endişe verici” olduğunu belirterek, “Amerikan muhtırasını reddetmek yerine pazarlıyor” dedi. Fayyad, “Daha da tehlikelisi, ateşkes talep etmesine rağmen İsraillilerin hareket özgürlüğü ilkesine itiraz etmeden bunu kabul etmesidir” ifadelerini kullandı.


Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
TT

Trump, Irak'ın yeni başbakan adayını hükümet kurulduktan sonra Washington'a davet etti

Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)
Irak Başbakanı adayı Ali el-Zeydi (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, Ali el-Zeydi'nin Irak başbakanı olarak atanmasını tebrik ederek, çok verimli bir yeni ilişki kurmayı dört gözle beklediğini belirtti.

El- Zeydi, Trump ile telefonda görüştüğünü ve Trump'ın kendisini Bağdat'ta hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmeye davet ettiğini açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Başbakanlık basın ofisi yaptığı açıklamada, El- Zeydi'nin "ABD Başkanı Donald Trump'tan bir telefon aldığını, Trump'ın kendisini yeni hükümeti kurmak üzere resmen atanmasından dolayı tebrik ettiğini ve hükümet kurulduktan sonra Washington'u ziyaret etmesi için resmi bir davette bulunduğunu" belirtti.

Pazartesi günü, Tahran'a yakın Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi tarafından eski Başbakan Nuri el-Maliki'nin yerine aday gösterilen el-Zeydi, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Nuri el-Maliki'nin adaylığı ise Amerika Birleşik Devletleri ve Trump tarafından muhalefetle karşılanmıştı.


ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
TT

ABD'nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ve İsrail arasında doğrudan diyalog kurulmasını hedefliyor

İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)
İsrail sınırının Lübnan tarafında bomba patladı ve çıkan beyaz duman fosforlu bir bomba olduğunu gösteriyor (Reuters)

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan bir angajman kurulması çağrısında bulunarak, Lübnan’ın egemenliğini geri kazanması ve bağımsız bir gelecek inşa etmesi için "tarihi bir fırsatın" eşiğinde olduğunu belirtti.

Büyükelçilik tarafından X platformu üzerinden yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın şahsi talebiyle sağlanan geniş kapsamlı sükunetin, Lübnan’a kendi taleplerini Amerikan hükümetinin tam desteğiyle sunabileceği bir alan açtığı ifade edildi.

Açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında Trump’ın himayesinde gerçekleşecek doğrudan bir görüşmenin, Lübnan için kritik kazanımlar sağlayabileceği vurgulandı. Bu olası zirvenin; tam egemenlik, toprak bütünlüğü, sınır güvenliği, insani yardım ve yeniden imar çalışmalarının yanı sıra devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında yeniden tesis edilmesi noktasında bir fırsat teşkil ettiği kaydedildi.

ABD’nin bu süreçte Lübnan’ın yanında durmaya hazır olduğunu teyit eden Büyükelçilik, Lübnanlı yetkilileri bu fırsatı "güven ve sağduyuyla" değerlendirmeye çağırdı. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre açıklamanın sonunda, bölgedeki mevcut durumun artık tereddüt etmeye tahammülü kalmadığına dikkat çekildi.