Cezayir kamuoyu Genelkurmay Başkanı’nın siyasete müdahil olmasını eleştiriyor

Cezayir’in güneyindeki Ain Wessara kasabasında genel seçim kampanyasından bir görüntü.
Cezayir’in güneyindeki Ain Wessara kasabasında genel seçim kampanyasından bir görüntü.
TT

Cezayir kamuoyu Genelkurmay Başkanı’nın siyasete müdahil olmasını eleştiriyor

Cezayir’in güneyindeki Ain Wessara kasabasında genel seçim kampanyasından bir görüntü.
Cezayir’in güneyindeki Ain Wessara kasabasında genel seçim kampanyasından bir görüntü.

Bazı gözlemciler Cezayir Genelkurmay Başkanı Korgeneral Said Şangariha’nın sivil siyasete müdahil olmasını eleştiriyor.
Şangariha’nın 10 gün sürmesi planlanan parlamento seçimleri sürecine yönelik faaliyetleri kamuoyunda eleştiri konusu oldu.
Genelkurmay Başkanı Şangariha’nın seçmenleri oy kullanmaya teşvik etme çerçevesindeki faaliyetleri halk tarafından tepki çekti. Ayrıca Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ve Başbakan Abdulaziz Cerrad, siyasi çevrelerin ve medyanın dikkatini çekecek şekilde etkinliğe katılmadı.
Şangariha, haftalardır birçok askeri üssü ziyaret ediyor. Her gittiği noktada askeri personele ve ardından kışlalarda binlerce subay ve askerin bulunduğu kalabalıklara konuşma yapıyor. Yetkililer devlete ait kanallarda söz konusu konuşmaların yayılmasını sağlayarak, özellikle ana haber bültenlerinin açılışlarında bu konuşmaların verilmesine odaklanıyor. Ülkede tüm özel medya, analistler, güvenlik uzmanları ve siyaset bilimi profesörleri söz konusu açıklamaları siyasi yönleriyle açıklama noktasında tv kanallarına davet ediliyor.
Genelkurmay Başkanı Şangariha Pazar günü ilk askeri üste yaptığı açıklamada, “Genel seçimlerde önemli siyasi istihkaklar yaşayacağız. Bu ülkemiz ve halkımız için oldukça hayati bir ulusal olay ve yeni bir Cezayir inşa etme yolunda gelecek vaat eden başka bir durak. Bu Cezayirli seçmenlerin yalnızca yüzde 23’ünün oy kullandığı ve cumhurbaşkanı tarafından kabul edilen anayasa değişikliğinin ardından geliyor” dedi.
Şangariha açıklamasında Hirak hareketine ve muhalefet partilere üstü kapalı atıfta bulunarak, “Cezayir halkı her zamankinden daha bilinçli. Cezayirlilerin yanılmayacaklarına veya tehlikelerle dolu labirentlere itilemeyeceklere olan güvencim tam. Tüm kötü niyetli planlar karşısında askere gidecekler böylece ülkedeki gözlemciler bu çerçevedeki fırsatı kaçıracak” dedi.
Ayrıca sistemin devamlılığını sağladığı ve değişim talebine cevap verme iradesini yansıtmadığı gerekçesiyle, seçimlerin boykot edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Şangariha, “Oy kullanmak ordu personelinin görevidir” diyerek, “Tüm askeri liderlerin bu konuda üst kademelerin verdiği talimatları ve direktifleri sıkı bir şekilde uygulaması ve bu seçimlerin gidişatını etkilemeyi hedefleyen herhangi bir plan veya eylemin başarısız olmasını sağlamaları” gerektiğine işaret etti. Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasının bu kısmının, sakinlerinin bir kısmını 2017 parlamento seçimlerinde olduğu gibi, seçim günü oy kullanma merkezlerini kapatmakla tehdit etmesi üzerine Kabail bölgesine yönelik gibi görünüyor.
Ordu komutanlığı, sözde tehditlerle yüzleşmenin en iyi yolu olarak, seçim yoluyla meşru kurumlar kurulmasını sağlama hedefiyle, bu dönemdeki, “yabancı müdahale korkusu” ile “dış komploları” artırıyor.
Bazı gözlemciler ordu komutanının seçim kampanyasına katılımını, sivillerin yetkileri dahilinde olan siyasi bir meseleye müdahale olarak değerlendirdi. Öte yandan daha önce “Yeni Cezayir” adlı projesinin temellerinden biri olarak gördüğü seçimleri teşvik etme noktasında yapılan kampanyaya Cumhurbaşkanı Tebbun’un katılmadığı bildirildi. Söz konusu projeye, parlamento dahil olmak üzere, eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika dönemindeki yolsuzluk ve dolandırıcılıkla gölgelenen kurumların yenilenmesinin de dahil olduğu belirtildi.



Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
TT

Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)

İsrail, Lübnan ile ateşkes sağlamaya yönelik arabuluculuk çabalarına karşı, dört eksende eş zamanlı kara saldırıları düzenleyerek saldırı alanını genişletiyor ve işgale karşı direnen savunma güçlerini dağıtmaya ve herhangi bir görüşme öncesinde Lübnan'a ateş gücüyle baskı uygulamaya çalışıyor.

İsrail'in Lübnan sınırına takviye birlikleri göndermesi üzerine, İsrail ordusu Hıyam ve Taybe eksenlerine yönelik saldırılarını yeniledi ve Bint Cibeyl şehri civarındaki Marun er-Ras ve Aytarun eksenindeki hareketlerine devam ederken, batı kesiminde Naqura kasabasına doğru yeni bir eksen açtı.

Bu saldırı, Lübnan'ın iç kesimlerindeki onlarca kasabayı hedef alan yoğun hava ve topçu bombardımanıyla birlikte gerçekleşti ve saldırılardan biri sivil savunma merkezini vurdu.

 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un Tel Aviv ziyareti, İsrail’in Fransız arabuluculuğuna karşı herhangi bir taviz vermesiyle sonuçlanmasa da Şarku’l Avsat, üç aşamadan bahseden ve Lübnan’ın İsrail’i tanıdığını açıkça belirtmeyen Fransız belgesinin içeriğini elde etti. İlk madde, “Lübnan Devleti'nin İsrail'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme taahhüdünü” teyit ederken, ikinci madde ise “Lübnan'ın İsrail ile kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması imzalamaya hazır olduğunu” belirtmektedir. Ancak en önemli paragraf, “kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını, böylece Lübnan ve İsrail’in aralarındaki savaş durumunun sona erdiğini ilan etmelerini ve birbirlerine karşı herhangi bir güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt etmelerini” öngörüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan resmi medyasına göre İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki bir kasabada bir evi hedef alan hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi de yaralandı.

Ulusal Haber Ajansının haberine göre “İsrail savaş uçakları, Bint Cubey bölgesindeki Ganduziye kasabasında bir eve şafak vakti şiddetli bir saldırı düzenledi; bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.Yaralılar enkaz altından çıkarıldı» dedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerindeki birkaç mahalle sakinlerine tahliye uyarısı verdikten sonra, bu sabah “Hizbullah”ın Beyrut'taki hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Ordu kısa açıklamasında, güçlerinin "şu anda Beyrut'ta Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırdığını" belirtti. İsrail askeri sözcüsü daha önce, Hizbullah'ın kalesi olan güney banliyölerinde yaşayanları hava saldırıları başlamadan önce evlerini boşaltmaları konusunda uyarmıştı.


NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
TT

NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)

NATO, bölgesel gerilimlerin artmasıyla birlikte bazı güçlerini geçici olarak geri çekme kararına paralel olarak, Irak'taki misyon duruşunu "belirlemek" için çalıştığını duyurdu.

NATO sözcüsü Alison Hart dün yaptığı açıklamada, ittifakın "Irak'taki duruşunu ayarladığını... ve müttefiklerle yakın koordinasyon içinde çalıştığını" teyit ederek, "NATO personelinin güvenliği ve emniyetinin son derece önemli olduğunu" vurguladı.

Aynı bağlamda, Polonya Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, "operasyonel koşulları ve potansiyel tehditleri analiz ettikten sonra" ülkesinin güçlerinin Irak'tan çekileceğini duyurdu.

Bu gelişmeler, Bağdat'ta hükümet mesajları, yargı uyarıları ve "kesin" Amerikan tehditleri yoluyla grupların saldırılarını durdurmaya yönelik yoğun siyasi baskıyla eş zamanlı olarak geldi.

Kaynaklar, sahada nispeten sakin bir ortamda, «Hizbullah Tugayları»nın beş günlük ateşkes ilan etmesiyle birlikte gerilimi azaltmaya yönelik ilk mutabakatlardan bahsetti. Ancak Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, Amerikan tarafının şu ana kadar buna net bir yanıt vermediğini ifade etti. Bu da “Haşdi Şabi”ye ait karargahları hedef alan hava saldırılarının devam etmesiyle birlikte, ateşkesi kırılgan ve çökmeye açık bir durumda bırakıyor.