Suudi Arabistan ve Kuveyt veliaht prensleri, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Kralı, Kuveyt Emiri’nden bir mektup aldı.

Kuveyt Emiri’nin Suudi Arabistan Kralı’na yolladığı mektubu Suudi Arabistan Veliaht Prensi teslim aldı. (SPA)
Kuveyt Emiri’nin Suudi Arabistan Kralı’na yolladığı mektubu Suudi Arabistan Veliaht Prensi teslim aldı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Kuveyt veliaht prensleri, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Kuveyt Emiri’nin Suudi Arabistan Kralı’na yolladığı mektubu Suudi Arabistan Veliaht Prensi teslim aldı. (SPA)
Kuveyt Emiri’nin Suudi Arabistan Kralı’na yolladığı mektubu Suudi Arabistan Veliaht Prensi teslim aldı. (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Savunma Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Muhammed bin Selman, Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile Riyad'da bir araya geldi. Bu, Kuveyt Veliaht Prensi Şeyh Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın Suudi Arabistan’a düzenlediği ilk ziyaret oldu.
İki veliaht prens, ikili iş birliğinin gelişimini destekleyen fırsatların yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile güvenlik ve istikrarı artırmaya yönelik çabaları ele aldılar.
Kuveyt Veliaht Prensi görüşmenin başında, Kuveyt Emiri Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz’e yolladığı mektubu Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ne takdim etti.
SPA’nın haberine göre iki Veliaht Prens, ülkeleri arasındaki kardeşlik ilişkilerini, çeşitli alanlarda ikili iş birliğinin yönlerini ve bu ortaklığı destekleme fırsatlarını görüştüler.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Kuveyt Veliaht Prensi’ni dün sabah erken saatlerde Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nda karşıladı. Kuveyt Veliaht Prensi, ziyaretinin bitişinde kendisi ve beraberindeki heyete gösterilen cömert misafirperverlik ve sıcak karşılama için Suudi Arabistan Kralı ve Veliaht Prensi’ne teşekkürlerini ve takdirlerini sundu. İki ülkeyi birbirine bağlayan özel ve güçlü ilişkilere ve kardeşlik bağlarına övgüde bulunan Kuveyt Veliaht Prensi, kendi deyimiyle; kardeşlik ve muhabbet ruhuna sahip Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya gelmekten son derece memnun olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah da yaptığı açıklamada Şeyh Meşal el-Ahmed’in Veliaht Prenslik görevini üstlenmesinin ardından gerçekleştirdiği bu ilk ülke dışı ziyaretini Suudi Arabistan Krallığı’na yaparak iki ülke arasındaki ilişkilerin önemini ortaya koyduğunu kaydetti.
Prens Faysal bin Abdullah, ziyaretin iki ülke arasındaki siyasi ilişkileri güçlendireceğine, bölgesel düzeydeki pek çok siyasi konuda koordinasyon düzeyini iki liderlik düzeyine çıkararak olumlu etkiler yaratacağına yönelik umudunu dile getirdi. Bu yönde bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması için Arap ve İslam milletleri çıkarlarına hizmet edecek ve gündemdeki meselelerini destekleyecek şekilde bölgesel ve uluslararası arenalarda ortak koordinasyonda bulunulmasının önemine dikkat çekti. İran’ın bölgedeki tehditlerine karşı yeni ABD yönetimi ile birlikte ortak koordinasyon sağlanması, İran’a yönelik ekonomik yaptırımların ve silah ambargosunun devam etmesinin gerekliliğin altını çizdi.
SPA'ya yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin son yıllardaki gelişimine, ekonomik ve ticari ilişkilerdeki ilerleme ve büyüme düzeyine dikkat çeken Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Krallığın Kuveyt ile Kral Abdulaziz bin Abdurrahman es-Suud dönemine uzanan güçlü ilişkileri olduğunu vurguladı.
Kral Abdulaziz bin Abdurrahman es-Suud, Suudi Arabistan Krallığı’nın kuruluşunun başlangıcında Riyad’ı geri almak için yola Kuveyt’ten çıkmıştı. Kuveyt'i Irak işgalinden kurtarmada da belirleyici bir rol oynayan Krallık, Kuveyt halkını, Krallığın tüm şehirlerinde ağırlıyor. Nitekim Suudi Arabistan ile Kuveyt arasındaki siyasi ilişkiler, iki ülke arasında iyi komşuluk ve karşılıklı saygı ilkesi, birçok siyasi konuda ortak koordinasyon ve çıkarlarına hizmet eden iş birliği üzerinden karakterize ediliyor.
Suudi Arabistan ve Kuveyt taraflarının karşılıklı ticaret seviyesini yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Bakan, iki ülkenin Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi çalışmalarını etkinleştirme yönünde birlikte çalıştıklarını, ilk toplantının en kısa sürede düzenleneceğini ifade etti.
Koronavirüs salgını yansımalarıyla karşı karşıya kalındığı bir dönemde iki ülkenin sağlık bakanları arasında bu yönde kalıcı, doğrudan ve sürekli bir koordinasyon sağlandığını vurgulayan Prens Faysal açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Krallık, piyasasının istikrara kavuşması için kardeş Kuveyt'i destekledi. Bu yönde Kuveyt'e giden yük kamyonlarının kendi topraklarından geçişi için Krallığın kara ve deniz limanlarını açık tuttu, Suudi ürünlerinin Kuveyt pazarına ihracatını da sürdürdü. Söz konusu karar memnuniyetle karşılandı. Kuveyt Kabinesi, Krallık hükümetine teşekkürlerini sundu.”
Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin Yeşil Orta Doğu girişimi hedeflerine ulaşılması yönünde Kuveyt’in Krallık ile birlikte çalışmadaki rolüne ve girişime resmi düzeyde verdiği desteğe de değinen Prens Faysal bin Ferhan, bu girişimin Kuveyt'te resmi ve halk seviyesinde olumlu tepkiler aldığını kaydetti.
Suudi Arabistan ile Kuveyt arasındaki güçlü tarihi bağları vurgulayan Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Nayif el-Hacraf da Kuveyt Veliaht Prensi'nin Krallığı ziyaretinin, Krallığın Kuveyt, liderleri ve halk nezdindeki konumunu yansıtan yüksek ve asil anlamlar taşıdığına dikkat çekti. Aynı zamanda bu ziyaretin istisnai ilişkileri ve ortak vizyonları pekiştireceğini vurguladı.
Kuveyt Veliaht Prensi'nin Krallığa yaptığı ziyareti memnuniyetle karşılayan Suudi Arabistan'ın Kuveyt Büyükelçisi Sultan bin Halid de iki ülke arasında var olan 130 yılı aşkın tarihi ilişkilerin özel ve güçlü olduğunun altını çizdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin sevgi, kardeşlik ve ortak bir kader ile şekillendiğini kaydeden Büyükelçi Halid, ilişkilerin geleceğinin de vaat edici olduğunu vurguladı.
Kuveyt’in Riyad Büyükelçisi Şeyh Ali el-Halid el-Cabir es-Sabah da dün, Kuveyt Veliaht Prensi’nin Suudi Arabistan ziyaretinin iki ülke liderlerini bir araya getiren güçlü kardeşlik ilişkilerinin bir uzantısı olduğunu, tarihi bir önemi gözler önüne serdiğini kaydetti.
Her zaman üst düzey bir model olan Suudi-Kuveyt ilişkilerinin büyümeye ve güçlenmeye devam ettiğini vurgulayan Büyükelçi, iki ülkenin Kuveyt Emiri Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ve Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz döneminde en parlak yıllarını yaşadığına dikkat çekti. Ayrıca iki ülkenin 2018'de aralarındaki mevcut ve büyüyen iş birliği kapsamında yeni bir başlangıç ​​olarak görülen Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi'nin kurulması için attıkları imzanın ekonomik büyüme yönünde geniş perspektifler sağladığının altını çizdi.
Büyükelçi açıklamasında ekonomik çeşitliğin, ekonominin sürdürülebilirliğini sağlama yönündeki kalkınma planlarına eşlik ettiğine, Krallığın Vizyon 2030 ve Kuveyt'in Vizyon 2035 kapsamındaki iddialı planların tükenebilir kaynak olarak petrole olan bağımlılığı azaltma hedefiyle geldiğine dikkat çekti.
Kuveyt Büyükelçisi’nin aktardığına göre Yeşil Orta Doğu girişimi dolayısıyla Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ne övgü ve takdirlerini sunan Kuveyt Emiri, bu girişimi kutsadığını, Kuveyt'in girişimin hedeflerine ulaşma yolunda Krallık ile birlikte çalışmaya hazır olduğunu söyledi.
Tarihsel derinlik, kardeşlik ve kader birliği ile karakterize edilen Suudi Arabistan-Kuveyt ilişkileri, uluslararası komşuluk kavramlarının ötesine geçmiş durumda. Hem resmi hem de halk düzeyinde yakınlığı ile bilinen bu ilişkiler, iki ülkedeki liderliğin ortak iş birliğini pekiştirme konusundaki isteği ile daha da güçlü hale geliyor. Suudi Arabistan-Kuveyt Koordinasyon Konseyi de halklarının refahı için iki ülkenin Körfez çalışma sistemindeki rolüne olumlu yönde yansıyacak ortak iş birliği sürecine güçlü bir şekilde destek olmayı hedefliyor.
Prens Muhammed bin Salman'ın iki yıl önceki Kuveyt ziyareti, ülkeler arasındaki yakın ilişkileri teyit eder nitelikteydi. Rahmetli Kuveyt Emiri Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah tarafından karşılanan Prens Muhammed bin Salman’ın bu ziyareti, iki ülke ve halkları arasındaki kardeş ilişki bağlarını pekiştirmiş, bölgedeki ortak sorunların çözümüne katkıda bulunmuştu.
Krallık ve Kuveyt'in ortak çabaları, iki ülkenin çeşitli ekonomik, güvenlik, kültürel alanlarda daha fazla iş birliği elde etmek ve yetenekleri yatırımlara dönüştürmek için Krallık 2030 Vizyonu ila Kuveyt 2035 Vizyonu çerçevesindeki iş birliğinin mevcut yönlerini güçlendirmeye devam ediyor. 2019 yılının aralık ayında bölünmüş bölgelerin ve bitişik sulak alanların paylaştırılmasına ilişkin anlaşmalar imzalanmış, her iki taraf da petrol üretimine yeniden başlamıştı.
İki ülkenin çeşitli bölgesel, Arap, İslami ve uluslararası siyasi meselelere yönelik çabaları, Riyad ile Kuveyt arasındaki tamamlayıcı rollere dayalı, ikili uyum ve anlayış ile birleşmiş durumda. KİK ve Birleşmiş Milletler’de yer alan iki ülke, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın da kurucuları arasında bulunuyor.
Krallık ve Kuveyt’in tarih boyunca bölge ve dünyadaki krizler, iniş çıkışlar ve dönüşlerle ilgili tutumları, adalet ve barış davalarına hizmet etme yönündeki yakın dayanışmalarını gözler önüne seriyor.
Suudi Arabistan-Kuveyt ilişkileri stratejisi, kurucularının 1891'den bu yana temellerini atma konusundaki bilgeliklerine dayanıyor. 2 Aralık 1922'de sınırlarla ilgili Ukayr Antlaşması’nı imzalayan iki ülke, 20 Nisan 1942'de de siyasi, ekonomik ve güvenlik ilişkilerini düzenlemek için hazırlanan bir diğer anlaşmaya varmıştı.
Suudi Arabistan ve Kuveyt, bölgesel ve ilgili uluslararası meseleleri ele alma konusundaki ortak tutumlarını resmi mektuplar, telefon görüşmeleri ve karşılıklı ziyaretler ile pekiştirmeye devam ediyor. İki ülkenin görüşleri başta terörizm ve radikalizm ile mücadele ve bazı Arap bölgelerindeki çatışmalar olmak üzere bölgedeki birçok başlıkta uyumunu koruyor. Aynı zamanda terör örgütü DEAŞ, Lübnan’daki terörist Hizbullah milisleri, Yemen’deki muadilleri Husiler başta olmak üzere terör örgütleri faaliyetlerine karşı koyma yönünde de bir ortak görüş mevcut. Bu nedenle Kuveyt, Yemen'deki meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu ortak güçlerinde de yer alıyor.
Kuveyt resmi haber ajansı (KUNA), köklü ilişkileri pekiştirmek için düzenlenen bu ziyaretin iki ülke arasındaki iş birliğinin gücünü kanıtlar nitelikte olduğunu aktardı.



NATO ve Körfez ülkeleri güvenlik durumunu ele aldı ve iş birliğinin güçlendirilmesini teşvik etti

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin oturum aralarında, İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısından (Dışişleri Bakanlığı)
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin oturum aralarında, İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısından (Dışişleri Bakanlığı)
TT

NATO ve Körfez ülkeleri güvenlik durumunu ele aldı ve iş birliğinin güçlendirilmesini teşvik etti

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin oturum aralarında, İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısından (Dışişleri Bakanlığı)
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin oturum aralarında, İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısından (Dışişleri Bakanlığı)

NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanları ile İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan Körfez ülkelerinin dışişleri bakanları, İran savaşının ortaya çıkardığı güvenlik sınamaları karşısında iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda mutabakata vardı.

Salıyı çarşambaya bağlayan gece, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen toplantıda, bölgedeki güvenlik gelişmeleri, deniz ulaşım yollarının güvenliği ve İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamındaki ülkeler ile NATO arasındaki ortaklığın geliştirilmesi ele alındı.

(foto altı) Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısında (Dışişleri Bakanlığı)

Toplantı, 36. NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Türkiye’nin, İran savaşı ile bunun bölge ve dünya üzerindeki etkilerini değerlendirme girişimi çerçevesinde düzenlendi.

Görüşme, ABD ile İran arasında geçici bir barış anlaşmasına varılmış olmasına rağmen, Hürmüz Boğazı’nda haftalardır devam eden gerginliğin ardından gerçekleştirildi.

İş birliğini güçlendirmek

Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş sırasında İran saldırılarına maruz kalan Körfez ülkelerinin istikrarının Avrupa’nın istikrarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Konunun, Avrupa’nın enerji güvenliği açısından büyük önem taşıyan Hürmüz Boğazı’nın ötesine geçtiğini vurgulayan Prevot, bölgesel istikrarın Avrupa güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Toplantıya katılan Körfez ülkelerinin temsilcileri de NATO ile iş birliğinin daha da güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

VGBHYJU
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Kuveyt Dışişleri Bakanı Şeyh Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah’ın Ankara’daki Dışişleri Bakanlığı binasında gerçekleşen görüşmesinden (Dışişleri Bakanlığı)

İstanbul İşbirliği Girişimi’nin ev sahibi ülkesi olan Kuveyt’i toplantıda Dışişleri Bakanı Şeyh Cerrah Cabir el-Ahmed temsil etti. El-Ahmed, NATO Zirvesi’nin başlamasından bir gün önce (pazartesi) Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Dışişleri Bakanlığı’nda bir araya gelerek ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeleri ele aldı.

Bahreyn heyetine ise Dışişleri Bakanlığı İkili İlişkiler Genel Müdürü Şeyh Abdullah bin Ali Al Halife başkanlık etti.

Katar heyetinin başkanı Muhammed el-Huleyfi toplantıda yaptığı açıklamada, ülkesi ile NATO’nun ayrıntıları henüz açıklanmayan bir ortaklık programı üzerinde anlaşmaya vardığını duyurdu. El-Huleyfi, söz konusu programın iki taraf arasındaki sivil ve askerî iş birliğinin düzenlenmesi ve yönlendirilmesi için kapsamlı stratejik çerçeveyi oluşturacağını söyledi.

XSDVFBHYTJ
Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen İstanbul İşbirliği Girişimi toplantısına katılan Körfez heyetleri (Dışişleri Bakanlığı)

Katar’ın İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında NATO ile iş birliğinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini belirten el-Huleyfi, NATO himayesinde Katar’da kurulacak Bölgesel Barış Destek Operasyonları Merkezi’nin kuruluş sürecinde son aşamaya yaklaşıldığını açıkladı.

Ankara’daki toplantının, güvenlik ve siyasi tehditlerin giderek daha fazla iç içe geçtiği, uluslararası çıkarların ise daha yoğun şekilde kesiştiği kritik bir dönemde yapıldığına dikkat çeken el-Huleyfi, Ortadoğu ülkelerinin güvenliğini etkileyen ve bölgesel ile uluslararası istikrarın temellerini tehdit eden sorunlarla mücadelede çabaların birleştirilmesi ve koordinasyonun güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiğini ifade etti.

İstanbul İşbirliği Girişimi ve İran savaşı

Bölgede art arda yaşanan krizler nedeniyle uzun süre askıda kalan İstanbul İşbirliği Girişimi, son gelişmeler ve ABD, İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından yeniden önem kazandı. Türkiye ise girişimin, bölgesel istikrarsızlığın yükünü taşıyan ülkelerle iş birliği içinde daha etkin bir mekanizmaya dönüştürülmesini savunuyor.

NATO liderleri, İstanbul İşbirliği Girişimi’ni 28 Haziran 2004’te İstanbul’da düzenlenen zirvede, terörle mücadele, enerji güvenliği, hava savunması ve ortak askerî tatbikatlar gibi alanlarda pratik iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan bir ortaklık çerçevesi olarak hayata geçirdi. Girişimin oluşturulmasında, 11 Eylül 2001’de ABD’ye düzenlenen terör saldırılarının ardından NATO’nun kuruluş anlaşmasının 5. maddesini tarihinde ilk kez yürürlüğe koyması belirleyici rol oynadı. Sınır aşan ve ortak müdahale gerektiren terör tehdidinin ortaya çıkardığı yeni güvenlik ortamı, NATO’nun bölgesel ortaklarıyla siyasi ve operasyonel iş birliğini güçlendirmesini zorunlu kıldı.

SCDFRGTY6
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katılan NATO dışişleri bakanları ile Körfez ülkeleri dışişleri bakanlarının toplantısında (Dışişleri Bakanlığı)

İstanbul İşbirliği Girişimi, NATO’nun 1994 yılında başlattığı Akdeniz Diyaloğu ile Kuzey Afrika ülkeleriyle ortaklığını derinleştirme adımının devamı niteliğinde hayata geçirildi.

Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 2005 yılında Körfez bölgesinden başlanarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da geniş kapsamlı bir iş birliği çerçevesi olarak uygulamaya konulan İstanbul İşbirliği Girişimi’ne katıldı. Suudi Arabistan ile Umman ise girişime resmen katılmayarak yalnızca belirli faaliyetlerde yer almayı tercih etti.

Girişimin hedefleri

İstanbul İşbirliği Girişimi, başta Körfez bölgesi olmak üzere katılım göstermeye istekli Ortadoğu ülkeleriyle ikili ve uygulamaya dönük ortaklıklar kurarak bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesini amaçlıyor.

Girişim kapsamında, NATO ile ortak ülkeler arasındaki ilişkileri yürütmek üzere NATO üyesi ülkelerin siyasi danışmanlarından oluşan İstanbul İşbirliği Girişimi Grubu kuruldu. Daha sonra bu yapı, NATO’nun tüm ortaklık ilişkilerinden sorumlu olan Siyasi Ortaklıklar Komitesi ile değiştirildi.

DFGRTHY
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve dört Körfez ülkesinin temsilcileri Ankara’daki İstanbul İşbirliği Girişimi toplantısında (NATO internet sitesi)

İstanbul İşbirliği Girişimi Bölgesel Merkezi, Ocak 2017’de Kuveyt’te kuruldu. Merkez, NATO ile girişime üye Körfez ülkeleri arasındaki eğitim, öğretim ve operasyonel ortaklığın geliştirilmesinde temel bir platform olarak faaliyet gösteriyor. NATO’nun eski Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de girişimin kuruluşunun 20. yılı dolayısıyla 2024 yılında Kuveyt’te düzenlenen toplantılara katılmıştı.

NATO Genel Sekreteri, ittifakın Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki ortaklarla yürüttüğü iş birliğini koordine etmek üzere Güney Komşuluğu Özel Temsilcisi atadı. Bu görev kapsamında, İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarıyla savunma planlaması, savunma bütçesi ve kapasite geliştirme ile sivil-asker ilişkileri gibi alanlarda, her ülkenin kendine özgü koşulları dikkate alınarak iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu çerçevede, NATO kuvvetleri ile ortak ülkelerin silahlı kuvvetleri arasında koordineli operasyonların yürütülmesine imkân sağlayacak iş birliği mekanizmalarının oluşturulması ve ortak ülkelerin NATO tatbikatlarına katılımının kolaylaştırılması amaçlanıyor.

Özel temsilci ayrıca belirli askerî tatbikat programlarının koordinasyonu, istihbarat paylaşımı yoluyla terörle mücadele, kitle imha silahları ve bunların taşıma sistemlerinin yayılmasının önlenmesi ile sınır güvenliği alanlarında da koordinasyon görevini yürütüyor. Çalışmalar; terörle mücadele, hafif silahların kontrolsüz yayılmasının önlenmesi, kaçakçılıkla mücadele ve doğal afetlere müdahale amacıyla sivil acil durum eylem planlarının hazırlanmasına odaklanıyor.


Devrim Muhafızları, Kuveyt ve Bahreyn'deki 85 Amerikan tesisini hedef aldığını duyurdu

“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)
“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)
TT

Devrim Muhafızları, Kuveyt ve Bahreyn'deki 85 Amerikan tesisini hedef aldığını duyurdu

“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)
“İran yapımı ‘Şahid’ insansız hava aracı (AP)

İran devlet televizyonunun haberine göre Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’nin saldırılarına karşılık olarak Bahreyn ve Kuveyt’teki onlarca ABD askeri tesisini hedef aldığını açıkladı.

Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, “Bu saldırganlığa karşı ilk yanıt kapsamında, Devrim Muhafızları’nın Deniz Kuvvetleri ve Hava-Uzay Kuvvetleri, füzeler ve insansız hava araçlarının (İHA) kullanıldığı ortak bir operasyon düzenledi. Operasyonda iki ülkedeki 85 önemli ABD askeri tesisi hedef alındı” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, “MQ-9 tipi bir insansız hava aracının düşürüldüğü” de belirtildi.


Kuveyt ve Bahreyn'e füze ve İHA saldırıları düzenlendi

Manama'nın genel görünümü (Reuters)
Manama'nın genel görünümü (Reuters)
TT

Kuveyt ve Bahreyn'e füze ve İHA saldırıları düzenlendi

Manama'nın genel görünümü (Reuters)
Manama'nın genel görünümü (Reuters)

Kuveyt ordusu, İran’ın ABD’nin düzenlediği bir dizi saldırıya karşılık vereceği yönündeki tehdidinin ardından bugün füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı koyduğunu açıkladı. Bahreyn ise hava savunma sistemlerinin İran kaynaklı saldırılarla mücadele ettiğini bildirdi.

Kuveyt ordusu, X platformundan yaptığı açıklamada, “Kuveyt hava savunma sistemleri şu anda düşman kaynaklı füze ve İHA saldırılarına karşı koymaktadır” ifadelerini kullandı. Açıklamada saldırıların kaynağına ilişkin bilgi verilmedi.

Genelkurmay Başkanlığı ayrıca, “Duyulabilecek patlama seslerinin, hava savunma sistemlerimizin düşman saldırılarını engellemesi sonucu meydana geldiğini” belirtti.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı ise bugün sabah saatlerinde, ABD’nin İran’daki onlarca noktayı hedef alan saldırılarının ardından hava saldırısı sirenlerinin çaldığını duyurdu. Söz konusu gelişmenin, Ortadoğu’daki savaşı sona erdirmeye yönelik çabalar üzerinde etkileri olabileceği değerlendiriliyor.

Bakanlık, X hesabından yaptığı açıklamada, “Sirenler devreye alındı. Vatandaşlarımızdan ve ülkede yaşayanlardan sakin olmalarını ve en yakın güvenli bölgeye yönelmelerini rica ediyoru” ifadelerine yer verdi.