İsrail’de ilk kez bir Arap İslami parti, Netanyahu karşıtı bir hükümetin kurulmasında rol oynuyor

Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas. (AFP)
Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas. (AFP)
TT

İsrail’de ilk kez bir Arap İslami parti, Netanyahu karşıtı bir hükümetin kurulmasında rol oynuyor

Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas. (AFP)
Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas. (AFP)

İsrail'de Arap azınlıktan İslami eğilimli bir politikacı, aşırı sağcı bir Yahudi lideri başbakan olarak onaylaması ve parlamentoda iktidara gelmesi için çoğunluğu elde etmesini sağlamasıyla tarihi bir ana tanık olundu.
İki tarafın da Başbakan Binyamin Netanyahu'ya karşı durma hedefi, çarşamba gecesi Mansur Abbas'ın siyasi sahneye çıkmasına yardımcı oldu. İslamcı grup, Netanyahu'yu devirmeyi hedefleyen Yahudi partiler için çoğunluğun elde edilmesini sağladı. Böylece Birleşik Arap Listesi, İsrail nüfusunun yüzde 21'ini temsil eden Arap azınlığa ait bir Arap partisi olarak İsrail hükümetine katılan ilk siyasi oluşum oldu.
47 yaşındaki Mansur Abbas bu adımıyla, yeni hükümetin başbakanı, büyük bir Yahudi yerleşim birimi örgütünün eski lideri ve işgal altındaki Batı Şeria'nın çoğunun ilhak edilmesini savunan Naftali Bennett ile olan anlaşmazlıklarını bir kenara bırakmış oldu. Diş Hekimliği Fakültesi mezunu olan Abbas, ayrımcılık ve hükümetin ihmalinden şikayetçi olan Arap vatandaşların koşullarını iyileştirmeyi umut ettiğini söylüyor. Reuters'e göre Abbas, koalisyon anlaşmasını imzaladıktan sonra destekçilerine gönderdiği mesajda, partisinin ülkedeki siyasi güçlerin dengesini değiştirmek için hükümete katılmaya karar verdiğini belirtti. Ayrıca hükümetin Arap bir grubun desteği ile kurulması halinde yönetimi etkileyebileceğini ve Arap toplumu için başarılar elde edebileceğini vurguladı.
Mahmud Abbas, nüfusu Müslümanlar ve Dürzilerden oluşan Taberiye Gölü yakınlarındaki el-Meğar beldesinde ikamet ediyor. Partisi, 1971'de kurulan ve kökenleri Müslüman Kardeşler'e kadar uzanan İsrail’deki İslami Hareketin Güney Şubesi'nin siyasi kanadını temsil ediyor. Abbas’ın koalisyon anlaşmasını onaylamadan önce İslami Hareket'in Şura Konseyi'nin de onayını istediği belirtiliyor.
Abbas'ın partisi, Arapların yaşam koşullarını iyileştirmek için Netanyahu ve diğer sağcı gruplarla birlikte çalışarak başarılı olamamasının ardından 23 Mart seçimlerinden önce İsrail'deki ana Arap Koalisyonu’ndan (Ortak Liste) ayrıldı. Birçok Arap, Abbas'ın yaklaşımını eleştirerek onun Batı Şeria'da Filistinlilere karşı askeri işgalini sürdüren ve Hamas Hareketi’nin yönettiği Gazze Şeridi'ne kuşatma dayatan bir hükümete katılmayı nasıl haklı gördüğünü sorguluyor. Diğer yandan seçimlerde altı sandalye kazanan Ortak Arap Listesi, Abbas'ın koalisyona katılma kararı hakkında yorum yapmadı.
Abbas, geçen ay Gazze'de İsrail ile Hamas arasında 11 gün süren çatışmalar sırasında koalisyon müzakerelerini geçici olarak askıya almıştı. İsrail Demokrasi Enstitüsü'nden Arik Rudnitzky yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Koalisyona katılma kararı uzun vadeli bir stratejik görüşü temsil ediyor. Böyle bir stratejik karar, sadece şiddet olayları nedeniyle geri çekilmeyecektir. Araplar hükümete girmek için 70 yıl beklediyse, Gazze'de 70 günlük şiddete de dayanabilirler."



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.