Tunus, Fransa ile kalkınma ve iş birliği anlaşmaları imzaladı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (sağda) dün Kartaca Sarayı’nda Fransa Başbakanı Jean Castex ile bir araya geldi. (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (sağda) dün Kartaca Sarayı’nda Fransa Başbakanı Jean Castex ile bir araya geldi. (AFP)
TT

Tunus, Fransa ile kalkınma ve iş birliği anlaşmaları imzaladı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (sağda) dün Kartaca Sarayı’nda Fransa Başbakanı Jean Castex ile bir araya geldi. (AFP)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (sağda) dün Kartaca Sarayı’nda Fransa Başbakanı Jean Castex ile bir araya geldi. (AFP)

Fransa Başbakanı Jean Castex, iki gün süren Tunus ziyaretinin son gününde Kartaca Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Kays Said ile bir araya geldi. Görüşmeye Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian da katıldı.
Said görüşmede Fransa’ya Frankofoni zirvesinin planlanan tarihte Tunus'ta düzenlenmesi konusunda güvence vererek başta istihdam, gençlerin rehabilitasyonu ve göç başlıkları olmak üzere iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı. Tunus Cumhurbaşkanı ayrıca sürdürülebilir kalkınma, sağlık, bilimsel araştırma ve teknoloji konularının yanı sıra Fransa'nın  Sidi Bu Zeyd, Tatavin ve Safakes’teki hastanelerine oksijen üretim birimleri için yaptığı bağışa övgüde bulundu.
Castex de ülkesinin Tunus demokratik deneyimine ilişkin akdirini ileterek özellikle ekonomik, sosyal ve sağlık alanlarında karşılaştığı zorluklarda ülkenin yanında olmaya devam etme konusundaki isteğini yineledi. Fransa Başbakanı açıklamasında, hükümetin ikili iş birliğini güçlendirme taahhüdü, devam eden projeleri takip etme ve Tunus'taki Fransız kamu ve özel yatırımlarını destekleme konularına vurgu yaptı. Ülkesinin Tunus’un başlıca ticaret ortağı olduğuna dikkat çeken Castex, ilişkilerin güçlendirilmesinin önemine atıfta bulunarak Tunus’un karşılaşacağı her türlü zorluğun Fransa için de sonuçları olacağını kaydetti.
Söz konusu ziyaret, Tunus hükümetinin Fransa ile kalkınma ve iş birliği ile ilgili bir dizi ikili anlaşmaya sahne oldu. İmzalar, yüksek öğrenim ve bilimsel araştırmaya ek olarak kültür ve frankfoni, adalet, savunma, güvenlik ve ekonomi başlıklarında atıldı.
Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin acil bir durum sebebiyle Fransa'ya dömek zorunda kaldı. Birkaç saat sonra da Fransız heyeti Tunus ziyaretini yarıda kesti.
Fransa medyasında yer alan haberlerde, Darmanin ve Fransa Dijital İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Cedric O’nun, polis, itfaiye ve ambulansı birimlerinin de dahil olduğu acil servis numaralarının kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle ziyaretin yarıda kesildiğini söylediğini aktardı.
Fransız Kalkınma Ajansı'nın (AFD) Tunus'ta 2022'nin sonuna kadar uzanan, 1,7 milyar euro değerinde kapsamlı bir kalkınma planına öncülük etmesi dikkat çekici olarak niteleniyor. Fransa-Tunus Yüksek İşbirliği Konseyi tarafından üçüncüsü düzenlenen toplantıda, eski mahallelerin restorasyonu, genç girişimcilik projelerine destek verilmesi ve Tunus'taki çevresel kalkınmaya destek sağlanması da dahil olmak üzere çeşitli alanları içeren anlaşmalar yapıldı.
Said, Tunus ile Avrupa Birliği (AB) arasında ülke için büyük önem taşıyan ikinci zirvenin çalışmalarına katılmak üzere dün Belçika'nın başkenti Brüksel'e gitti. Tunus, Fransa’nın AB ile müzakere dosyalarına desteğinin yönlendirilmesini bekliyor.
Tunus Cumhurbaşkanı, Brüksel ziyareti sırasında AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Parlamentosu Başkanı David Maria Sassoli ile görüşmeler gerçekleştirecek. AB, göçmenlerinTunus kıyılarından Akdeniz'in kuzey kıyısına çıkışını önlemeye yönelik çabaların güçlendirilmesi karşılığında ekonomik yardım sağlamak için hali hazırda Tunus ile iletişim içinde.  Tunus Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Said, Avrupa Yatırım Bankası Başkanı Werner Hoyer ile de bankanınTunus'taki faaliyetlerinin yanı sıra altyapı, eğitim ve finans gibi hayati sektörlerdeki projelerin finansmanını görüşmek üzere bir araya gelecek.



Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.


Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
TT

Lübnan ordus komutanı, şubat ayı başlarında kritik bir ziyaret için Washington'a gidiyor

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)
Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel, askeri personel eşliğinde (Ordu Komutanlığı)

Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolph Heykel, önümüzdeki ayın başlarında Washington'a yapacağı resmi ziyaret için hazırlık yapıyor. Bu ziyaret hem siyasi hem de askeri düzeyde çok önemli bir olay. Ziyaret, Lübnan Ordusu'nu desteklemeye adanmış ve 5 Mart'ta yapılması planlanan Paris Konferansı öncesinde kritik bir döneme denk geliyor.

Bu arada, artan gerilimler ve güneydeki devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle Lübnan ordusu güney sınır boyunca yüksek alarma geçirildi. Yerel kaynaklar Şarku'l Avsat'a şunları söyledi: "Lübnan ordusu Adaysseh kasabasının güneyinde yeni bir mevzi kurarken, İsrail ordusu sınır duvarının dışına bir Merkava tankı yerleştirerek, Lübnan askerlerini geri çekilmeye zorlamak amacıyla toplarını onlara çevirerek doğrudan bir provokasyonda bulundu. Ancak Lübnan ordusu geri çekilmeyi reddetti ve bölgedeki mevzisini kurmaya devam etti."