Pfizer'ın Kovid aşısı, Delta varyantına karşı daha az antikor sağlıyor

Bilim insanları Pfizer aşısının dozları arasındaki sürenin kısaltılmasını ve sonbaharda destekleyici dozlar yapılmasını öneriyor (AP)
Bilim insanları Pfizer aşısının dozları arasındaki sürenin kısaltılmasını ve sonbaharda destekleyici dozlar yapılmasını öneriyor (AP)
TT

Pfizer'ın Kovid aşısı, Delta varyantına karşı daha az antikor sağlıyor

Bilim insanları Pfizer aşısının dozları arasındaki sürenin kısaltılmasını ve sonbaharda destekleyici dozlar yapılmasını öneriyor (AP)
Bilim insanları Pfizer aşısının dozları arasındaki sürenin kısaltılmasını ve sonbaharda destekleyici dozlar yapılmasını öneriyor (AP)

Yakın tarihli bir araştırmada Pfizer aşısı yapılanların Delta varyantına karşı koruma sağlayan antikor sayısının orijinal Kovid-19 suşuna nazaran neredeyse 5 kat daha az olduğu, aynı zamanda bu antikor seviyelerinin zamanla ve yaşla birlikte azaldığı bulundu.
Francis Crick Enstitüsü ve Ulusal Sağlık Araştırmaları Enstitüsü tarafından yürütülen çalışma, mümkün olduğunca çok kişiyi hastaneden uzak tutmak için dozlar arasındaki sürenin kısaltılması ve destekleyici dozlar yapılması gerektiğine dair daha fazla kanıt sağladı.
Çalışmada Pfizer aşısı olan 250 sağlıklı kişiden alınan kan örnekleri analiz edildi ve bu kişilerin antikorlarının farklı Kovid varyantlarını etkisiz hale getirme kabiliyeti incelendi.
Bir doz Pfizer aşısı olanlar orijinal suşa karşı yüzde 79, Alfa (Kent) varyantına karşı yüzde 50 ve Delta (Hindistan) varyantına karşı sadece yüzde 32 antikor korumasına sahipti.
Araştırmacılar sonuçlarda cinsiyete veya vücut kitle endeksine dayalı önemli bir fark bulamadı fakat ikinci dozu alanlar arasında bile zaman ve yaşla birlikte tüm varyantlara karşı antikor düzeylerinin düştüğünü belirledi.
Çalışmanın yazarları özellikle yaşlılar ve bağışıklığı zayıflamış olanlar için sonbaharda destekleyici dozlar yapılmasını ve antikor düzeylerinin iyileştirilmesi için birinci ve ikinci dozlar arasındaki sürenin kısaltılmasını öneriyor.
Fakat aşının etkililiğinin tek ölçütü antikor seviyeleri değil ve bilim insanları virüsün aşılardan kaçmak için nasıl evrimleştiğini daha iyi anlamak adına ek çalışmaların gerekli olacağını söylüyor.
UCLH Bulaşıcı Hastalıklar danışmanı ve çalışmada kıdemli klinik araştırma görevlisi olarak yer alan Emma Wall şunları söyledi:
"Bu virüs muhtemelen bir süre daha etrafta olacak, bu yüzden çevik ve uyanık kalmamız gerekiyor. Çalışmamız, değişen riskler ve koruma hakkında hızla kanıt sunabilmemiz için pandemideki değişimlere yanıt verecek şekilde tasarlandı."
Crick Enstitüsü'nde RNA Virüs Çoğaltma Laboratuvarı'nın grup lideri olan David L. V. Bauer, çalışmayı "Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) ve akademik meslektaşları arasındaki, pandeminin bu yeni aşamasındaki değişiklikleri ele almamıza olanak sağlayabilecek etkili ortaklıklara dair güçlü bir örnek" olarak nitelendirdi.
Görüş almak için Pfizer'la irtibata geçildi.
Geçen hafta Birleşik Krallık genelinde 278 kişi şu anda baskın olan Delta varyantıyla acil servise başvurdu, bunlardan 94'ü hastaneye yatırıldı. 2 Haziran itibarıyla 12 bin 431 doğrulanmış Delta varyantı vakası vardı; bu bir hafta önceki 6 bin 959 vaka sayısına nazaran yüzde 79'luk bir artışa işaret ediyor.
Cuma sabahı Imperial College London'dan epidemiyolog Neil Ferguson, BBC'nin Today programında Delta varyantının eskiden baskın olan Alfa varyantına kıyasla muhtemelen yüzde 60 daha bulaşıcı olduğunu söyledi.
İngiltere Halk Sağlığı (Public Health England), Delta varyantında hastaneye yatma olasılığının Alfa varyantına kıyasla iki kat daha fazla olduğunu belirledi. Ne var ki hastaneye kaldırılanların çoğunluğu aşılanmamış ve virüse karşı koruma sağlayacak ve virüsü etkisiz hale getirecek antikorları bulunmayan kişiler.
Francis Crick Enstitüsü aynı koronavirüs varyantlarına karşı AstraZeneca aşısının sağladığı antikor korumasının belirlenmesi için yapılan araştırmanın sürdüğünü söylüyor.
Independent Türkçe



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company