İsrail hükümeti Arap kasabalarına yönelik acil eylem planını onayladı

Dün Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah mahallesinde yerleşimcilere karşı düzenlenen protesto mitinginde, İsrail işgaline son verilmesi çağrısında bulunan pankartlar açıldı. (AFP)
Dün Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah mahallesinde yerleşimcilere karşı düzenlenen protesto mitinginde, İsrail işgaline son verilmesi çağrısında bulunan pankartlar açıldı. (AFP)
TT

İsrail hükümeti Arap kasabalarına yönelik acil eylem planını onayladı

Dün Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah mahallesinde yerleşimcilere karşı düzenlenen protesto mitinginde, İsrail işgaline son verilmesi çağrısında bulunan pankartlar açıldı. (AFP)
Dün Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah mahallesinde yerleşimcilere karşı düzenlenen protesto mitinginde, İsrail işgaline son verilmesi çağrısında bulunan pankartlar açıldı. (AFP)

İsrail hükümeti dün Kamu Güvenliği Bakanı Amir Ohana'nın geçtiğimiz ay Arap kasabalarında Kudüs'le dayanışma ve Gazze Şeridi’nde savaşı protesto etmek amacıyla çıkan çatışmaların ardından ortaya koyduğu acil eylem planını onayladı.
Yaklaşık 100 milyon şekele (325 milyon dolar) mal olan planın öne çıkan kısmı ‘karma’ şehirlerde polis varlığını güçlendirmek.
Acil durum planı, İsrail polisinin haftalarca Arap kasabalarında başlattığı ve yüzlerce Arap gencin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan önceki gösterilerin arka planında yürütülen kampanyayı destekliyor.
Ohana’nın ofisinden yapılan açıklamaya göre polis ve Adalet Bakanlığı arasındaki iş birliğiyle Arap şehirlerde İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet’in (Şabak) rolünün devam etmesi, İsrail’de meydana gelen şiddet ve nefret dolu faaliyet sırasında ilgili taraflarca yasanın uygulanmasının öngörüyor.
Bu kurumların görevi şiddete teşvikle mücadeleyi ilerletmek ve yasa dışı silahları toplamak olarak belirtiliyor.
Plan, karma şehirlerdeki sınır muhafızlarına iki yedek bölüğün eklenmesinin yanı sıra önümüzdeki üç ay boyunca polis noktalarında 300 geçici polisin görevlendirilmesini kapsıyor.
Plan ayrıca 2021'in sonuna kadar karma şehirlerdeki eğitim kurumlarının korunmasının güçlendirilmesini ve polis ve Maliye Bakanlığı’nca Lod şehrinde yeni bir polis karakolu açılması için ayrıntılı bir plan için çalışmasını içeriyor.
Plan uzun vadede sınır muhafızlarındaki yedek asker sayısını artırmak için bakanlıklar arası ekipler kurmak, ‘ileri teknolojik araçları entegre etmek ve onları polis kontrol merkezine bağlamak’ için mekanizmalar ortaya çıkartıyor. Yeni plan aynı zamanda İsrail polisi ile acil durum kurtarma hizmetlerindeki gönüllü sayısının da artırılmasını kapsıyor. Ohana yaptığı açıklamada, son dönemde polisin 2 bin 200’ü aşkın kişiyi gözaltına aldığı bilgisini verdi.
Arap partileri ve insan hakları dernekleri ise hükümetin planına arşı çıktılar. Yapıla açıklamalarda Arap şehirlerindeki polis operasyonlarına son verilmesi istendi.
Arap 48 internet sitesine göre Adalah İnsan Hakları Merkezi, İsrail hükümetinin hukuk danışmanına yazdığı mektupta, Arap köylerindeki ve kasabalarındaki toplu gözaltı furyalarının çok sayıda polis gücü tarafından gerçekleştiğini, Arapların soruşturma olmadan gözaltına alındığını ve evlerine aşırı güç ve şiddet kullanılarak girildiğini belirtti. Bu güç gösterisinin ise Emniyet Genel Müdürü’nün caydırıcılığı yeniden tesis etmeyi ve kontrolü artırmayı amaçladığını söylediği bildiride yayınladığı talimata uygun olarak yapıldığı vurgulandı.
Avukat Visam Şeref tarafından gönderilen mektupta, savcılığın tutukluluk süresinin uzatılmasını talep ettiği mahkeme oturumlarının protokollerine göre beyan edilen hedeflere ek olarak gözaltı furyalarının yasa dışı olduğunu belirtti. Gözaltı furyaları sırasında güvenlik güçlerinin aldığı talimatın amacının güç gösterisinde bulunmak olduğunu vurgulayan Şeref, tutuklamaların suçların kanıtlanmadan önce yapılmasının Ceza Kanunu’nun ihlali olduğuna işaret etti.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.