Mahkeme grevi durdurmaya çalışınca Hindistan'da 3 bin doktor istifa etti

Madya Pradeş'teki asistan doktorlar derneği, Madya Pradeş Yüksek Mahkemesi'nin kararına karşı Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne başvuracaklarını duyurdu (Ekran Görüntüsü/NDTV)
Madya Pradeş'teki asistan doktorlar derneği, Madya Pradeş Yüksek Mahkemesi'nin kararına karşı Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne başvuracaklarını duyurdu (Ekran Görüntüsü/NDTV)
TT

Mahkeme grevi durdurmaya çalışınca Hindistan'da 3 bin doktor istifa etti

Madya Pradeş'teki asistan doktorlar derneği, Madya Pradeş Yüksek Mahkemesi'nin kararına karşı Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne başvuracaklarını duyurdu (Ekran Görüntüsü/NDTV)
Madya Pradeş'teki asistan doktorlar derneği, Madya Pradeş Yüksek Mahkemesi'nin kararına karşı Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne başvuracaklarını duyurdu (Ekran Görüntüsü/NDTV)

Hindistan'da yaklaşık 3 bin doktor, mahkemenin greve çıkmalarını engellemeye çalışması üzerine istifa etti.
Hindistan'ın merkezinde yer alan Madya Pradeş eyaletinde Yüksek Mahkeme, perşembe günü asistan doktorların 4 günlük grevini "yasadışı" olarak nitelendirdi ve cuma günü öğleden sonraya kadar görevlerine dönmelerini emretti. Karara meydan okuyan doktorlarsa görevlerinden istifa ederek hükme itiraz etmeye yönelik planlarını duyurdu.
NDTV'nin haberine göre Madya Pradeş Asistan Doktorlar Derneği (MPJDA) Başkanı Dr. Arvind Meena, eyalette devlete bağlı 6 tıp fakültesinde çalışan yaklaşık 3 bin asistan doktorun topluca istifa ettiğini ve istifalarını ilgili üniversitelerin dekanlarına sunduğunu belirtti.
Meena, ülkedeki Racasthan, Bihar, Çatisgarh, Uttar Pradeş, Karnataka, Telangana, Maharaştra ve diğer eyaletlerden asistan ve kıdemli doktorların da grevlerini desteklediğini söyledi.
MPJDA'nın Madya Pradeş Yüksek Mahkemesi'nin kararına karşı Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne başvuracağını söyleyen Dr. Meena, Uzmanlık Eğitimi Alan Doktorlar Derneği Federasyonu ve Sağlık Memurları Derneği üyelerinin de greve katılacağını iddia etti.
Doktorlar greve pazartesi başlamış ve talepleri yerine getirilene kadar devam edeceklerini söylemişti. Asistan doktorlar maaşlarına zam ve kendileriyle aileleri için ücretsiz Kovid-19 tedavisi de dahil çeşitli taleplerde bulunuyor.
Fakat mahkeme doktorların Kovid-19 döneminde greve gitme kararını kınamış ve görevlerine devam etmezlerse hükümetin sert adım atması gerektiğini bildirmişti.
Dr. Meena, 6 Mayıs'ta eyalet hükümetinin taleplerinin yerine getirileceğine dair söz verdiğini fakat hiçbir şey olmayınca işi bırakmak zorunda kaldıklarını kaydetti.
Hükümet maaşlarını yüzde 17 artırmaya karar verdi fakat Meena, maaşlar vaat edilen yüzde 24 oranında artırılana kadar grevin devam edeceğini belirtti.
Independent Türkçe



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.