Putin, Rusya'da muhalefeti sistem dışına itiyor

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri, Aleksey Navalny’nin Batı için bir ihtiyaç olduğunu söyledi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AFP)
TT

Putin, Rusya'da muhalefeti sistem dışına itiyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Devlet Duması'nda 3 ana parti tarafından temsil edilen parlamenter muhalefet ile seçimlerde gerekli oyu alamayarak meclise giremeyen siyasi hareket ve partilere atıfta bulunarak, Rusya'daki "sistem içi" ve "sistem dışı" muhalefet konusuna bir kez daha değindi.
Görünüşe göre, muhalefetin maruz kaldığı takibat, faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar, önemli sembollerinin tutuklanmasıyla ilgili olarak Kremlin'e yöneltilen suçlamalara yanıt olarak Putin, siyasi muhalefet temsilcilerinin, yasalara uydukları sürece faaliyetlerini alenen ve yetkililer tarafından herhangi bir engelleme ile karşılaşmadan yürüttüklerini ifade etti.
Putin, periyodik St. Petersburg Ekonomi Forumu’na katılımı sırasında yaptığı bu açıklamalarla yetinmedi, Kremlin kaynakları, aşırılık yanlısı örgütlerin faaliyetlerine karışan herhangi bir kişinin, hangi düzeyde olursa olsun tüm seçimlerde aday olmasını yasaklayan bir yasayı imzaladığını duyurdu.
4 Haziran itibarıyla yürürlüğe giren yasada şu ifadeler yer alıyor: “Terör ve aşırılık yanlısı örgütlerin liderlerine ve kurucularına yönelik aday olma yasağı, bu örgütleri yasaklayan ya da fesheden yargı kararının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl süreyle  devam edecektir. Diğer örgüt üyeleri ve örgüt faaliyetlerine katılanlara gelince, 3 yıl süreyle seçimlerde aday olmaları yasaktır. Bu kısıtlamalar, örgütün yargı kararıyla aşırılıkçı olarak sınıflandırılmasından önceki 3 yıl boyunca örgüt ve şubelerinde liderlik pozisyonlarında görev alan kişiler ile karardan 1 yıl önce örgütün faaliyet ve çalışmalarına katılan örgüt üyeleri için geçerlidir”.
Yasa metninde, kararın kapsadığı alanlara da açıklık getiriliyor; örgüt veya gerçekleştirdiği herhangi bir etkinliğine destek addedilecek herhangi bir veriyi yaymak, örgüt veya herhangi bir faaliyetinin finansmanına katılmak, maddi, organizasyonel, metodolojik ve danışmanlık yardımı sağlamak.
Aleksey Navalni’nin başkanı olduğu ve yabancı ajan olarak sınıflandırılan, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan "Yolsuzlukla Mücadele Fonu" kaynakları, aşırılık yanlısı örgütlerle ilgili çıkarılan yasaya tabi tutulma korkusuyla merkez ofisini kapattığını ve faaliyet ağını feshettiğini açıklamıştı. Fonun yönetiminden sorumlu Leonid Volkov, "Navalni ofisleri ağını mevcut haliyle sürdürmek imkansız. Faaliyetlerini sürdürmesi onu aşırılık yasasına tabi kılacak ve çalışanlarını, yardımcılarını ve onlarla iş birliği yapanları cezai yaptırımlara maruz bırakacak” diye konuştu.
Muhalefet grupları, Rus makamlarının sosyal medya sitelerinde, kuruluşların üyelerinin yazışma ve faaliyetlerine uyguladığı açıklanmamış sansürü reddediyorlar.
Batı’nın Navalny’ye ihtiyacı
Aynı bağlamda, TASS haber ajansı, Rus Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolay Patruşev’in "Rusya'yı istikrarsızlaştırmak için Batı'nın muhalif eylemci Aleksey Navalni'ye ihtiyacı var" dediğini aktardı. Patruşev, haftalık "Argumenti i Faktı" gazetesine verdiği röportajında, "Rusya'daki durumu istikrarsızlaştırmak ve toplumsal huzursuzluğa, grevlere ve yeni meydanlara neden olmak için" Batı'nın bu "aktiviste" ihtiyacı olduğunu açıkladı.
Patruşev; “Bahsettiğimiz şeylerin gerçekleşmesi, pratikte bağımsızlığını kaybeden Ukrayna'nın başına gelenlerin bizim de başımıza gelmesine yol açabilir” diye de ekledi.
Bazı Ukraynalı politikacıların Moskova Navalni'yi serbest bırakana kadar Rusya ile ilişkileri kesmenin gerekliliğine ilişkin açıklamalarına Patruşev; “Şu anda Ukrayna'yı yönetenler, bu açıklamaları kendi halklarının çıkarları pahasına ve yurtdışında kendilerine çizilen yola uygun olarak yaptılar ve bu bizim için şaşırtıcı değil” yorumunu yaptı ve sözlerini şöyle sürdürdü; “Navalni sık sık Rus yasalarını açıkça ihlal etti, büyük çaplı dolandırıcılık eylemlerine katıldı ve yasalar gereği bunların sorumluluklarını üstlenmesi gerekiyor”.
Prosedürlerin abartılması
Putin ve ekip üyelerinin söyledikleri makul ve bir dizi eski Sovyet uydusu ülkede yaşananları tekrar etme girişimlerini önleme arzusu perspektifinden bakıldığında anlaşılabilir. Ancak yine de Moskova'nın aldığı kararlar pek çok açıdan abartılı görünüyor. Bu konuda gösterdiği tüm bu çabalara gerek olmadığını söyleyenler de var.
Rusya'da gördüklerimiz ve tanık olduklarımız, bazı yönlerden akıl ve mantığın sınırlarını aşan bu yasalar, kararlar ve prosedürler cephaneliğini hak etmediğini gösteriyor. Bilhassa şimdi bunlarla silahlanan ve en temel insan haklarından olan mesleki haklarının peşini bırakmayan herkese karşı kullanan bir dizi idari kurumun suistimalleri ışığında. Bu meslek sahipleri arasında, Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından akredite edilmiş, görüş ve pozisyon sahibi çok sayıda yabancı gazeteci de var.
Rusya'daki muhalefeti “sistem içi” ve “sistem dışı” olarak ikiye ayırmaya gelince, bu mevcut gerçeğin ötesine geçebilecek bir ifade. Zira "sistem içi" olarak tanımlanan muhalefet (Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Liberal Demokrat Parti ve Rusya Adalet Partisi), yakın zamana kadar “uysal muhalefet” olarak adlandırılıyordu. Putin, iktidar partisinin tahakkümüne karşı "abartılı” ve “sınırı aşan” muhalefeti törpülemeyi ve sınırlamayı başardı. Keza Kremlin ve devlet başkanı olarak şahsını desteklemek için çeşitli isimler altında kurduğu örgütleri, kuruluşları, cepheleri, sendikaları, gençlik ve öğrenci birliklerini dayatmayı da. Siyasi olayların yüzeyinde kalmaya devam eden başka partiler varsa da, bunlar "sayı" ve "kapasite" olarak az ve gerçek bir ağırlık veya önemli rolleri olmayan partiler.
Sistem dışı muhalefete gelince, Batı çevrelerinde tanınan ve “Rusya'daki siyasi muhalefetin en büyük sembolü” olarak anılan Navalni'nin, gerçekte siyasi düzeyde herhangi bir "kayda değer bir güce” karşılık gelmediğini belirtmek yeterli. Buna tarihini kirleten “yasal ihlalleri” de ekleniyor. Bazen ortaya çıkardığı yürütme ve yasama erki üyeleri arasındaki yolsuzluk vakaları nedeniyle mevcut aşamada dış ve iç güçlerin amaçlarına ulaşmaları için kendisine ihtiyaç duyulsa da, kamuoyu bu tür haberlere özel taraflardan önce ulaşabilir hale geldi.
ABD yönetiminin daha önce deklare ettiği hedefi, eski Sovyet yörüngesindeki birçok ülkede hayata geçirdiği renkli devrimler ve darbelerin benzerlerini uygulamak için Rusya'nın iç işlerine müdahale etmeye devam ettiğini gösteren kanıtlar ve deliller var. Ancak, Rus makamları ve güvenlik servisleri tarafından alınan proaktif kararlar ve önlemler, bu Batılı girişimleri sınırlamak için yeterli olmaya devam ediyor. Keza muhalefet gruplarının, Aralık 2011'de Moskova'nın Kremlin yakınlarındaki “Bolotnaya Meydanı”nda tanık olunan ve yaklaşık 200 bin göstericinin katıldığı büyük çaplı protesto ve gösteriler düzenleme konusundaki sınırlı kapasitelerini azaltmak için de.
Rus kaynakları, muhalefet parti ve hareketlerinin protesto organize etme kapasitelerinin çok sınırlı kaldığını doğruluyor. Buna ek olarak, “sistematik olmayan” muhalefetin temsilcileri federal parlamentolara girmelerini sağlayacak kadar oy kazanamıyorlar ve sadece az sayıda yerel parlamentoda “önemli” sayıda sandalye kazanabildiler. Geçen yılın kışında, vali Sergey Furgal’ın tutuklanmasını protesto etmek için Habarovsk eyaletinin büyük şehirlerinin sokak ve meydanlarında periyodik olarak ve aylarca toplanan Habarovsklu kitleler, federal makamları rahatsız etse de istediği sonuca ulaşamadı ve valinin serbest bırakılması taleplerine kimse yanıt vermedi. Sergey Furgal, yolsuzluk suçlamaları ve fiziki olarak tasfiye eylemlerine dahil olma gerekçeleriyle tutuklanmıştı. Kendisine yöneltilen bu ithamlarla ilgili soruşturmalar devam ediyor. Furgal ayrıca, daha önce sistematik muhalefet partilerinden birinden, Liberal Demokrat Parti’den aday olarak Devlet Duma üyeliğini kazanmıştı. “Jirinovski’nin Partisi” adıyla da bilinen Liberal Demokrat Parti, önemli geçmişi ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra 1990'ların başında kurulmasından bu yana Devlet Duması'nda daimi olarak temsil edilmesiyle tanınıyor.
Bütün bunlara rağmen, kanıtlar muhalif grupların yaklaşmakta olan parlamento seçimlerine hazırlık çerçevesinde bir dizi faaliyet yürütmek üzere saflarını düzenleme yolunda olduklarını gösteriyor. Muhalefet saflarındaki bu hareketlenme, Devlet Duma'sında sandalye kazanmak için gerekli yeter sayıyı elde edebilecekleri yeni ittifaklar altında toplanmaya dönük daha önce aldıkları kararlar ışığında yaşanıyor. Muhalif grupların çoğu ve sempatizanları için nefes alabildikleri tek alan olmaya devam eden sosyal paylaşım sitelerine katılımlarının artması da bekleniyor. Sosyal medya ayrıca ana bilgi kaynağı haline geldi ve bazı platformlarında, Rus makamlarının çoğu devlete ait olan federal televizyon kanallarında yayınladığı açıklamaları ve haberleri çürütülüp, aksi ispat ediliyor. 



İran, Çin ve Rusya arasında ‘daha yakın’ askeri iş birliği

İran, Kazakistan, Kırgızistan ve Çin savunma bakanları Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) toplantıları sırasında bir fotoğraf çektirdi. (Reuters)
İran, Kazakistan, Kırgızistan ve Çin savunma bakanları Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) toplantıları sırasında bir fotoğraf çektirdi. (Reuters)
TT

İran, Çin ve Rusya arasında ‘daha yakın’ askeri iş birliği

İran, Kazakistan, Kırgızistan ve Çin savunma bakanları Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) toplantıları sırasında bir fotoğraf çektirdi. (Reuters)
İran, Kazakistan, Kırgızistan ve Çin savunma bakanları Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) toplantıları sırasında bir fotoğraf çektirdi. (Reuters)

İran ve Çin'in askeri ittifaklarını güçlendirme konusunda anlaştıkları bildirilirken, Moskova da Tahran ile askeri iş birliğini genişletmeye hazır olduğunu yineledi.

Şarku'l Avsat'ın İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'ndan (ISNA) aktardığına göre, dün (Cuma) Çin Savunma Bakanı Dong Jun ve İranlı mevkidaşı Muhammed Rıza Aştiyani, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) toplantısı çerçevesinde ‘daha yakın askeri iş birliği’ konusunda anlaştı. Aştiyani, “Bölgesel ve uluslararası sorunları çözmek için iş birliğini ve yakınlaşmayı geliştirmeye ihtiyaç var” dedi.

Rus haber ajansı TASS’ın bildirdiğine göre Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Astana'daki bir başka görüşmede İranlı mevkidaşına Rusya'nın İran ile askeri ve teknik iş birliğini genişletmeye hazır olduğunu söyledi. Şoygu, iki ülkenin askeri birimleri arasındaki temasların son dönemde önemli ölçüde arttığını kaydetti.

Diğer yandan Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği'ni (AB) Tahran'a yönelik yaptırımları genişletmeye ve İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) ‘terörist’ olarak tanımlamaya çağıran bağlayıcı olmayan bir kararı ezici bir çoğunlukla onayladı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e göre AB, DMO’yu terörist olarak tanımak için teknik ve siyasi engellerle karşılaşacak. Borrell bu düşüncesi sebebiyle, AP üyeleri tarafından İran'a karşı önyargılı olmakla suçlanacak kadar sert bir şekilde eleştiriliyor.


Birleşmiş Milletler: Gazze Şeridi'ndeki moloz hacmi yaklaşık 37 milyon ton

İsrail'in Gazze Şeridine saldırılarında yıkılan bir binanın enkazı (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridine saldırılarında yıkılan bir binanın enkazı (Reuters)
TT

Birleşmiş Milletler: Gazze Şeridi'ndeki moloz hacmi yaklaşık 37 milyon ton

İsrail'in Gazze Şeridine saldırılarında yıkılan bir binanın enkazı (Reuters)
İsrail'in Gazze Şeridine saldırılarında yıkılan bir binanın enkazı (Reuters)

Birleşmiş Milletler, İsrail ile Hamas hareketi arasındaki savaşın başlangıcından bu yana yoğun bombardımana ve şiddetli çatışmalara maruz kalan Gazze Şeridi'nde kaldırılması gereken moloz miktarının yaklaşık 37 milyon ton olduğunu tahmin etti.

Birleşmiş Milletler Mayın Eylem Servisi (UNMAS) yetkilisi Pehr Lodhammar, "Savaştan önce yoğun nüfuslu ve kentsel bir bölge olan Gazze Şeridi'nde metrekare başına yaklaşık 300 kilogram moloz olmak üzere toplam 37 milyon ton moloz bulunduğunu tahmin ettiklerini" belirtti.

Lodhammar, Cenevre'de yaptığı basın açıklamasında, yaklaşık 100 kamyonun kullanılacağını varsayarsak "kaldırma işleminin 14 yıl süreceğini" belirtti.

İsrail'in Gazze'yi bombalaması sonucu yıkılan bir evin yanındaki Filistinli çocuk (Reuters)

Lodhammar, patlamamış mühimmatın molozlara karıştığını, bunun ise görevi büyük ölçüde zorlaştıracağını vurguladı.

Çatışmada kullanılan mühimmatın "en az yüzde 10'unun" patlamadığı ve bu nedenle halk, kurbanların cesetlerini çıkarmak için enkazı aramaktan ve kaldırmaktan sorumlu ekipler ve yerel halk için sürekli bir tehdit oluşturduğuna inanıyor.

Amman'da Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve sivil toplum kuruluşlarıyla olabileceklere ve Gazze'ye müdahaleye hazırlık olarak, geçtiğimiz günlerde patlayıcılarla karışmış molozlarla başa çıkmanın imkanlarını aramaya yönelik bir toplantı gerçekleştirildi.

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki baskınlarında yıkılan bir binanın enkazı (Reuters)

“Daha küçük ölçekte”

Lodhammar’ın açıklaması, daha önce Irak'ta aynı görevi "ancak daha küçük ölçekte" üstlendiği için bu alandaki deneyimine dayanıyor.

Yetkili, Gazze Şeridi'nde "yıkılan binaların yüzde 65'inin konut olduğunu" açıkladı.

Gazze Şeridi'nin Daraj mahallesindeki bir evin yıkıntıları üzerindeki Filistinliler (AFP)

Fransız Haber Ajansı AFP'nin İsrail'in resmi verilerine dayanan raporuna göre Hamas hareketinin 7 Ekim 2023'te İsrail topraklarına düzenlediği benzeri görülmemiş saldırı, 1.170 kişinin ölümüne yol açtı.

Buna karşılık İsrail, 2007'den bu yana Gazze'de iktidarda olan Hamas'ı "ortadan kaldırma" sözü verdi. Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre Gazze’de şu ana kadar çoğu sivil 34.356 kişinin ölümüne yol açan bir saldırı başlattı.


Washington: Gazze'deki esirlerle ilgili görüşmelerde yeni bir ivme görünüyor

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan (Reuters)
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan (Reuters)
TT

Washington: Gazze'deki esirlerle ilgili görüşmelerde yeni bir ivme görünüyor

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan (Reuters)
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan (Reuters)

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan dün (Cuma) yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeyi ve kalan İsrailli esirleri serbest bırakmayı amaçlayan görüşmelerde yeni bir ivme gördüğünü belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Sullivan, MSNBC'ye verdiği röportajda, “Bence şu anda Katar ve Mısır'ın yanı sıra İsrail'in de katılımıyla ileriye dönük bir yol bulmak için yeni çabalar sarf ediliyor” dedi.

Sullivan, “Bu esir değişimi görüşmelerinde yeni bir ivme ve yeni bir soluk görüyor muyum? Bence görüyorum” ifadelerini kullandı.

Axios internet sitesinin aktardığına göre, İsrailli yetkililer dün Mısırlı muhataplarına, İsrail'in Refah'ı işgal etmeden önce esirlerin serbest bırakılması için Hamas ile anlaşmaya varmak üzere ‘son bir şans’ vermeye hazır olduğunu bildirdi.

Axios'a konuşan bir yetkili, “İsrail Mısır'a Refah operasyonu hazırlıklarında ciddi olduğunu ve Hamas'ın ayak sürümesine izin vermeyeceğini bildirdi” dedi.


İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir trafik kazasında yaralandı

İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir trafik kazasında yaralandı
TT

İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir trafik kazasında yaralandı

İsrailli aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir trafik kazasında yaralandı

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in, içinde bulunduğu makam aracının karıştığı trafik kazasında ters dönmesi sonucu yaralanarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi.

Yerel basında çıkan haberlerde, Ben-Gvir'in içinde bulunduğu aracın Remle kentinde karıştığı kazada ters döndüğü kaydedildi.

Polis memurları, Ben Gvir'in ters dönen arabasının etrafını sardı (AP)

Kazada yaralanan Ben-Gvir'in tedavi amacıyla yakındaki bir hastaneye kaldırıldığı ve durumunun ciddi olmadığı aktarıldı.

Öte yandan sosyal medyada yer alan görüntülerde Ben-Gvir'in aracının başka bir araçla çarpıştıktan sonra ters döndüğü görülüyor.


AB'den Filistin'e 68 milyon avroluk insani yardım

AB'den Filistin'e 68 milyon avroluk insani yardım
TT

AB'den Filistin'e 68 milyon avroluk insani yardım

AB'den Filistin'e 68 milyon avroluk insani yardım

AB Komisyonundan yapılan açıklamada kararın, "Gazze'deki devam eden insani krizin kötüleşmesi ve sahadaki ihtiyaçların sürekli artması doğrultusunda" alındığı bildirildi.

Açıklamada 68 milyon avronun, halihazırda Gazze'de Filistinli sivillere insani yardım sağlayan kuruluşlara tahsis edileceği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu yardımla Filistinlilere gıda, sağlık, barınma ve su desteğinin sağlanmasının amaçlandığı aktarıldı.


Washington’daki üniversite öğrencilerinin eylemi polis ablukası altında sürüyor

Washington’daki üniversite öğrencilerinin eylemi polis ablukası altında sürüyor
TT

Washington’daki üniversite öğrencilerinin eylemi polis ablukası altında sürüyor

Washington’daki üniversite öğrencilerinin eylemi polis ablukası altında sürüyor

Polis önce GWU’nun bahçesine çadır kuran protestocu öğrencilere müdahale ederek kampüs dışına çıkarmak istedi. Öğrencilerin direnmesi üzerine üniversite kampüsü içindeki bahçeyi demir bariyerlerle abluka altına alarak giriş ve çıkışları engelledi. Bahçede mahsur kalan öğrencilere diğer arkadaşları ve bazı öğretim görevlileri bariyerlerin arkasından slogan atarak destek oldu.

Üniversitenin bahçe kısmını demir bariyerlerle çevreleyen kampüs polisi gösteri yapan öğrencilerin ihtiyaçlarını gidermek için ana binadaki tuvaletleri dahi kullanmasına izin vermiyor. Bahçeye geçici tuvalet kuran öğrenciler, tuvalet gereksinimlerini orada karşılıyor. İçeride mahsur kalan arkadaşlarına yiyecek ve içecek getiren diğer öğrenciler, bir yandan da attıkları sloganlarla onlara destek oldular. Bası GWU öğretim görevlileri de öğrencilerine destek verdi.

George Washington Medya ve Halkla İlişkiler bölümünde Kamu Diplomasisi ve Küresel İletişim Enstitüsü Direktörü Doç. Dr. William Youmans, başka üniversitelerdeki meslektaşlarının, öğrencilerine destek verirken polis şiddetine maruz kalmasını ve gözaltına alınmalarını utanç verici bulduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Protestoculara karşı aşırı şiddet gösterildiği yerler oldu. Hem profesörlere hem de öğrencilere... Ve bu tamamen istenmeyen bir olay. Buna hemen bir son vermek gerekir. Çünkü bu, olayları daha da tırmandıracak. Bunlar ülke olarak değerlerimizle ters düşen uygulamalar. Maalesef üniversite yönetimi korku ile hareket ediyor. Gerek Kongreden, gerek yerel hükumetten, gerekse bağışçılardan büyük baskı görüyorlar. Üniversitemizin temel değeri olan karşılıklı düşünce alışverişini desteklemek yerine bunları yapıyorlar.”

Kampüste mahsur kalan öğrencilere ABD ordusunda görev yapmış gaziler de destek veriyor. Bunlardan biri de eski bir ABD istihbarat subayı olan Josephine Guilbeau. Polisin göstericilere karşı sert tutumunun geri teptiğini ifade eden Guilbeau, "Buradaki insanların sayısı, polis bunu durdurmak için ne yaparsa yapsın, daha da artacak. Bu daha başlangıç." dedi.

Kendini Meredyth olarak tanıtan bir kadın da öğrencilere annesiyle destek oluyor. Ona göre Amerikan halkı gençlerin sesine kulak vermeli. Genç anne "Üniversiteler bizleri etik ve ahlaki yönden önderlik ettikleri için çok temel bir görev görüyor. Umarım daha fazla Amerikalı uyanır ve daha fazla ölüm görmek istemeyen bu genç jenerasyona kulak verir. Daha fazla çocuğun ölmesine gerek yok. Ben bir anneyim ve daha fazla ölmüş çocuk görmek istemiyorum." sözleriyle duygulu anlar yaşadı.

ABD'de Filistin'e destek eylemleri her geçen gün yeni bir üniversiteye yayılıyor.

Columbia Üniversitesi yönetiminin Gazze'deki soykırımı destekleyen şirketlere sağladığı mali yatırımlara tepki göstermek için öğrencilerin, kampüs bahçesinde başlattıkları oturma eylemi 10'uncu gününe ulaştı.

Eylemler bu süre zarfında 22 farklı üniversiteye sıçradı ve her geçen gün yeni bir kampüste protesto çadırları kuruluyor. ABD'nin başkenti Washington'da eylemcilerin merkezi haline gelen George Washington Üniversitesinin bahçesi, Amerikan Dışişleri Bakanlığı Binasına 350 metre mesafede bulunuyor.


İsrailli hükümet yetkilisine göre, Netanyahu "barış anlaşması imzalanmasını" engelliyor

İsrailli hükümet yetkilisine göre, Netanyahu "barış anlaşması imzalanmasını" engelliyor
TT

İsrailli hükümet yetkilisine göre, Netanyahu "barış anlaşması imzalanmasını" engelliyor

İsrailli hükümet yetkilisine göre, Netanyahu "barış anlaşması imzalanmasını" engelliyor

İsrail devlet televizyonu KAN'a konuşan ismi açıklanmayan yetkili, "Netanyahu, kesinlikle anlaşmaya varmak istemiyor, zorluk ve engel çıkartıyor." dedi.

"Gelecek birkaç gün içinde (Filistinli gruplarla) bir anlaşmaya varmanın mümkün olduğuna" dikkati çeken İsrailli yetkili, Başbakan Netanyahu, anlaşma sürecini engellemek amacıyla (Mısır tarafının halihazırdaki teklifi dışında) kapsamlı bir anlaşma üzerinde çalışılmasını istedi." iddiasında bulundu.

İsrailli güvenlik birimlerinin Gazze’deki İsrailli esirlerin kurtarılması için bu anlaşmanın son fırsat olduğuna inandıklarını belirten yetkili, İsrailli güvenlik kurumları ve çoğu siyasi kurumun, Mısır’ın yeni önerisine yeşil ışık yakmak istediğini ileri sürdü.

İsrail’de muhalefet, Netanyahu’yu "siyasi sebeplerden dolayı" Filistinli gruplarla anlaşmaya varılmasını engellemekle suçluyor.

Mısır, Katar ve ABD, Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasına varılması, iki taraf arasında esir ve tutukluların değişimi amacıyla İsrail ile Hamas arasında aylardır dolaylı müzakereler yürütüyor.

Hamas’ın, İsrail saldırılarının sonlandırılması, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nden çekilmesi ve Filistinlilerin Gazze Şeridi’nin kuzeyine geri dönmeleri taleplerinin Tel Aviv yönetimince reddedilmesi nedeniyle görüşmeler henüz sonuçlanamadı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 685’i çocuk, 9 bin 670'i kadın olmak üzere 34 bin 356 Filistinli öldürüldü, 77 bin 368 kişi yaralandı.


Hollanda Başbakanı Rutte: NATO'nun güney kanadının Türkiye'nin liderliğine ihtiyacı var

Hollanda Başbakanı Rutte: NATO'nun güney kanadının Türkiye'nin liderliğine ihtiyacı var
TT

Hollanda Başbakanı Rutte: NATO'nun güney kanadının Türkiye'nin liderliğine ihtiyacı var

Hollanda Başbakanı Rutte: NATO'nun güney kanadının Türkiye'nin liderliğine ihtiyacı var

 

Rutte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Vahdettin Köşkü'nde görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Görüşmede, gündemde yer alan konuların ele alındığını söyleyen Rutte, ikili nitelikte konular olduğunu ancak jeopolitik önem taşıyan meselelerin de konuşulduğunu kaydetti.

Rutte, "Türkiye belirleyici bir rol oynuyor. Bunu yaparken de Gazze'deki durumu çözmeye yönelik çabalar sarf ediyor. Aynı zamanda Ukrayna'daki bu korkunç savaşla ilgili de çabaları var. O bakımdan siz önemli bir rol oynamaktasınız." diye konuştu.

Türkiye'nin bu ihtilafları çözüme kavuşturma gayreti içerisinde olduğunu vurgulayan Rutte, "Türkiye jeopolitik bir aktör. Türkiye'nin (bölgede) çok etkisi var." dedi.

Rutte, Türkiye ve Hollanda ilişkilerinin uzun yıllara dayandığını dile getirerek, görüşmede Gazze ve Ukrayna dahil olmak üzere birçok meselenin konuşulduğunu aktardı.

NATO Genel Sekreterliğine adaylığının söz konusu olduğunu söyleyen Rutte, şunları kaydetti:

"Türkiye NATO'da çok önemli bir müttefik. ABD'nin ardından Türkiye NATO bünyesindeki en büyük ikinci askeri gücü temsil ediyor. Türkiye zorlu bir bölgede, zor komşuları olan bir coğrafyada yer alan bir ülke. Maalesef gündeminde terörizm var."

Görüşmede terörle mücadelenin de ele alındığını kaydeden Rutte, "Bütün bu bölgede ve genel transatlantik ilişkilerinin istikrarı bakımından NATO'nun güney kanadının Türkiye'ye ihtiyacı var, Türkiye'nin liderliğine ihtiyacı var." ifadesini kullandı.


Dışişleri Bakanlığı: Sayın Cumhurbaşkanımızın hedef alınması, İsrail hükümetinin ruh halinin göstergesidir

Dışişleri Bakanlığı: Sayın Cumhurbaşkanımızın hedef alınması, İsrail hükümetinin ruh halinin göstergesidir
TT

Dışişleri Bakanlığı: Sayın Cumhurbaşkanımızın hedef alınması, İsrail hükümetinin ruh halinin göstergesidir

Dışişleri Bakanlığı: Sayın Cumhurbaşkanımızın hedef alınması, İsrail hükümetinin ruh halinin göstergesidir

Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanı'nın sosyal medyadan yaptığı paylaşıma ilişkin "Gerçekleri tüm çıplaklığıyla dile getiren Sayın Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) hedef alınması, İsrail hükümetinin ruh halinin göstergesidir." ifadesini kullandı.

Bakanlık, İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz'ın X sosyal medya platformundan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili yaptığı paylaşıma ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, İsrail Dışişleri Bakanı Katz'ın paylaşımının "ciddiyetsiz ve seviyesiz bir açıklama" olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca şunlar kaydedildi:

"Gerçekleri tüm çıplaklığıyla dile getiren Sayın Cumhurbaşkanımızın bu şekilde hedef alınması, İsrail Hükümetinin içinde bulunduğu ruh halinin göstergesidir. İsrail Hükümetinin tüm üyeleri adalet önünde mutlaka hesap vereceklerdir. Türkiye, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı zulmü korkusuzca ve yüksek sesle dile getirmeye devam edecektir."

İsrail Dışişleri Bakanı Katz, X sosyal medya platformunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili bir görsel paylaşmıştı.


Japonya'da turistlere set çekme kararı alındı

3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)
3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)
TT

Japonya'da turistlere set çekme kararı alındı

3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)
3 bin 776 metrelik dağ, Asya ülkesinin en turistik yerlerinden biri (AFP)

Davranışlarına dikkat etmeyen yabancı turistlerden bunalan Japon yetkililer, meşhur Fuji Dağı'nda fotoğrafçıların yoğunluk oluşturduğu popüler bir noktaya bariyer kurma kararı aldı. 

Fujikawaguchiko kasabasındaki bir yetkili, 2,5 metre yüksekliğinde ve 20 metre genişliğindeki fileyi hafta içinde yerleştirmeyi planladıklarını duyurdu. 

Adının açıklanmaması koşuluyla Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan yetkili, "Kurallara saygı gösteremeyen bazı turistler yüzünden bunu yapmak zorunda kalmamız üzüntü verici" dedi. 

Ülkenin en yüksek dağı, Fujikawaguchiko'nun pek çok yerinden çekilebiliyor. Ancak aktif volkanın Lawson adlı marketin arkasında görülmesi, yasak noktasını diğerlerinden ayırıyor. Özellikle yabancı turistleri cezbeden şey; Japonya'daki yaygın market ağının, ülkenin bir başka sembolü olan Fuji Dağı'yla aynı karede yer alması.

Yetkili durumu şöyle açıklıyor:

Sosyal medyada bu noktanın çok Japon bir yer olduğuna dair bir nam salındı ki bu da popüler bir fotoğraf mevkii olmasını sağladı.

Tüm uyarılara ve işaretlere rağmen kaldırımlardaki ve fotoğraf için en iyi nokta olduğu iddia edilen diş kliniğinin çatısındaki yoğunluk giderilemeyince "son çare olarak" dev bariyer kararı alınmış. 

Yetkili, durumun değişmesi halinde geri adım atabileceklerini, zira bu kararı hiç almamış olmayı dilediklerini vurguluyor. 

Asya ülkesi pandemi kısıtlamalarından sonra turizmi teşvik etti. Ancak burada yakalanan başarı, mutsuzluğa da yol açtı. 

Bu yıl aşırı turizmle mücadele önlemlerini artıran Japonya, Kyoto'daki geyşa bölgesine giden ziyaretçilerin ara sokaklara girişini yasaklama kararı almıştı. 

Daha önce görülmemiş sayıda turistin gittiği ülkede aylık üç milyon turist barajı martta kırılarak yeni bir rekora imza atılmıştı. 

Diğer yandan Venedik, Kanarya Adaları, Amsterdam gibi yerlerden de turizmin neden olduğu sorunlarla alakalı haberler ve kararlar geliyor. 

Independent Türkçe, AFP, Guardian