Batı basını, Putin'in kimliklerini itinayla sakladığı kızlarını mercek altına aldı

Katerina Tikhonova, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'ndaki konuşmasını video konferansla yaptı (Reuters)
Katerina Tikhonova, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'ndaki konuşmasını video konferansla yaptı (Reuters)
TT

Batı basını, Putin'in kimliklerini itinayla sakladığı kızlarını mercek altına aldı

Katerina Tikhonova, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'ndaki konuşmasını video konferansla yaptı (Reuters)
Katerina Tikhonova, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'ndaki konuşmasını video konferansla yaptı (Reuters)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dünya siyasetini ve ekonomisini yönlendirmedeki gücünün yanı sıra gözlerden uzak tuttuğu çocuklarıyla da dikkat çekiyor.
Zira Putin kızları olduğunu söylese de çocuklarının Katerina Tikhonova ve Mariya Vorontsova olduğu iddialarını hiçbir zaman doğrulamadı.
ABD'nin önde gelen gazetelerinden The Washington Post (WP), Tikhonova'nın 4 Haziran'da St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'ndaki konuşmasının ardından, dünyanın en güçlü liderlerinden birinin çocuklarını mercek altına aldı.
Putin, güvenlik gerekçeleriyle kızlarının kimliğiyle ilgili sorulardan şimdiye dek kaçındı. Örneğin 2015'te Devlet Başkanı'na, Tikhonova'nın kızı olduğu yönünde yapılan bir haber sorulmuştu. Putin haberi doğrulamazken, kızlarının "iş ya da siyasetle ilgilenmediğini" söylemiş ve şöyle konuşmuştu:
"Kızlarım Rusya'da yaşıyor ve sadece burada okudular. Onlarla gurur duyuyorum."
BBC Rusya muhabiri Farida Rustamova 4 yıl sonra konuyu tekrar gündeme getirmişti. Hem 34 yaşındaki Tikhonova hem de 36 yaşındaki Vorontsova'nın ülkenin iş camiasında etkili olduklarını ve Devlet Başkanı'nın önceki cevabının artık geçerliliğini yitirdiğini söyleyen Rustamova, şu ifadeyi kurmuştu:
"Devlete ait şirketlerin yöneticileri olan eski arkadaşlarınız, bu iki kadına işlerinde yardımcı oluyor. İkilinin televizyon kanallarına çok sık çıkmaya başladığını görüyoruz."
Muhabir sözlerinin devamında Putin'e, Tikhonova ve Vorontsova'nın kendisinin çocuğu olduğunu ne zaman kabul edeceğini sormuştu.
İki kadının da adını ağzına almayan Putin, şu yanıtı vermişti:
"İş dünyasıyla ilgili bir soru sordun. Bir kadından bahsettin. Sonra bir kadından daha bahsettin. Sadece bazı gerçekleri dile getirdin. Bu yeterli değil. Biraz daha araştır. Bunun ardından onların ne işleri olduğunu, bir işleri olup olmadığını, kimin neye sahip olduğunu ve kimin kime yardım ettiğini anlayacaksın."
Zira ikili doğrudan siyasete karışmasa da önemli pozisyonlarda bulunuyor. WP, Tikhonova ve Vorontsova'nın ülkede iş ve bilim camiasındaki statüleriyle etkilerinin giderek yükseldiğini kaydetti.
Tikhonova, Moskova Devlet Üniversitesi'ne bağlı Karmaşık Sistemler Matematiksel Araştırma Enstitüsü'nün müdür yardımcılığı görevini üstlenirken, genetik araştırmacısı Vorontsova genellikle devlet destekli projelerde yer alıyor.

Üçüncü çocuk iddiası
Putin geçen yıl, Rusya'nın Gamaleya Enstitüsü'nün geliştirdiği Sputnik V aşısına verilen onayı duyurduğunda kızlarından birine de aşı yapıldığını açıklamıştı.
Moskova'nın Yankısı adlı radyo istasyonunun genel yayın yönetmeni Aleksey Venediktov, Tikhonova'nın aşı için lobicilik yapan Kirill Dmitriev ve eşi Natalia Popova'yla epey yakın olduğunu ve Putin'in aşı olan kızının Tikhonova olduğunu öne sürdü.
Rus bağımsız haber organı Open Media, devlet televizyonunun Sputnik V'nin ilk yapıldığı kişiler arasında Popova'nın olduğunu bildirdiğini, bu durumun Tikhonova'nın dikkatini bahsi geçen aşıya çektiğini iddia etti. Haberde, Putin'in bu yüzden Sputnik V'ye destek vermiş olabileceği yazıldı.
Aynı zamanda bir dansçı olan Tikhonova, 2013'te Rus milyarder Kirill Shamalov'la evlenmiş ancak 5 yıl sonra boşanmıştı. 
Moskova Devlet Üniversitesi Asya Çalışmaları Bölümü'nden mezun olan Tikhonova, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu'ndaki 6 dakikalık konuşmasında "çığır açan teknolojilere" daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulundu. Konuşmasında, yapay zekaya odaklanan "Innopraktika Fund" adlı projesine işaret etti. Projenin yönetim kurulu üyeleri arasında Rusya'nın devlet kontrolündeki önemli petrol ve gaz işletmelerinin başındaki isimler yer alıyor.
Saint Petersburg Üniversitesi Biyoloji Bölümü ve Moskova Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olan Vorontsova ise aynı zamanda çocuk endokrinoloji uzmanı. 
Russia 24 adlı devlet kanalı 5 Haziran’da, Sağlık Bakanlığı bünyesinde araştırmacı olarak çalışan Vorontsova’yla yaptığı röportajı yayımladı. Vorontsava, genetik araştırmaların hastalıkları önlemede ve teşhis etmede nasıl kullanılabileceği ve teknolojideki yeni gelişmeler hakkında konuştu.
Business Insider'ın aktardığına göre, Tikhonova doğduğunda aile Putin'in KGB'deki görevi sebebiyle Doğu Almanya'daydı. Aile 1996'da Moskova'ya döndüğünde kızların Almanca eğitim veren bir okula gönderildiği, ancak Putin Devlet Başkanlığı görevine vekaleten geçince çocukların evde eğitim almaya başladığı öne sürüldü.
Ayrıca her iki ismin de üniversiteye sahte kimliklerle gittiği ifade edildi. 
Öte yandan Maria'nın bir çocuğu var. Putin de ünlü ABD'li yönetmen Oliver Stone'la 2017'de yaptığı röportajda bir torunu olduğunu söylemişti. 
İkilinin annesinin, Putin'le 2013'te boşanan Lyudmila Shkrebneva olduğu öne sürülüyor. Rus araştırmacı yayını Proekt, Putin'in, sevgilisi olduğu iddia edilen Alina Kabaeva'dan üçüncü bir kız çocuğu olduğunu öne sürüyor.
Independent Türkçe, The Washington Post, Business Insider, Open Media



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.