Addis Ababa kuvvetlerini Nahda Barajı etrafında konuşlandırıyor

Mısır, tek taraflı adımlar atılmasına karşı duruşunu sürdürüyor.

Nil Nehri'nin ana kolu üzerinde yer alan Nahda Barajı’nın dolum işleminin ikinci aşamasına önümüzdeki temmuz ayında başlanacak. (DPA)
Nil Nehri'nin ana kolu üzerinde yer alan Nahda Barajı’nın dolum işleminin ikinci aşamasına önümüzdeki temmuz ayında başlanacak. (DPA)
TT

Addis Ababa kuvvetlerini Nahda Barajı etrafında konuşlandırıyor

Nil Nehri'nin ana kolu üzerinde yer alan Nahda Barajı’nın dolum işleminin ikinci aşamasına önümüzdeki temmuz ayında başlanacak. (DPA)
Nil Nehri'nin ana kolu üzerinde yer alan Nahda Barajı’nın dolum işleminin ikinci aşamasına önümüzdeki temmuz ayında başlanacak. (DPA)

Etiyopya, Nil Nehri’nin ana kolu üzerinde inşa ettiği Nahda Barajı çevresindeki askeri varlığını artırarak Mısır ve Sudan ile arasındaki tansiyonu yükseltti. Diğer yandan Kahire ise barajın dolumuna ve işletimine ilişkin kuralları belirleyici nihai ve bağlayıcı bir anlaşma imzalanmadan Addis Ababa tarafından atılacak her türlü tek taraflı adıma karşı olduğunu yineledi.
Etiyopya, önümüzdeki haftalarda başlayacak yağmur mevsimi ile birlikte baraj rezervuarının yeni dolum aşamasına başlamakta ısrarlı. Ancak Nil sularındaki paylarından endişe eden Mısır ve Sudan, Etiyopya'yı yaklaşık 10 yıl boyunca gerçekleşen müzakereleri başarısızlığa uğratmakla ve uzlaşmazlıkla suçluyorlar.
Etiyopya Hava Kuvvetleri Komutanı Yilma Merdasa, ENA’nın Facebook hesabından aktardığı açıklamasında “Etiyopya Hava Kuvvetleri, Nahda Barajı çevresinde her zamankinden daha güçlü takviyeler yapıyor” dedi.
Hava Kuvvetleri’nin Nahda Barajı’nı yakından koruduğunu ve bu yöndeki taahhüdünü sürdürdüğünü vurgulayan Merdasa’nın açıklamaları, Etiyopya Hava Kuvvetleri personeline rozet ve askeri rütbe takdim edildiği törende geldi.
Ülkeyi istikrarsızlaştırmaya, iç ve dışarıda kaos yaratmaya yönelik her türlü girişimin başarısız olacağını vurgulayan Merdasa açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Ülke egemenliğinin simgesi olan Etiyopya ordusu, Nahda Barajı'nı her türlü saldırıdan korumadaki güçlü rolünü oynamayı dört gözle bekliyor. Gelişmiş kuvvete sahip olan Etiyopya Hava Kuvvetleri, Nahda Barajı yakınlarındaki hava sahasını izliyor ve burada sıkı gözetim uyguluyor. Yetkisi olmayan hiçbir uçağın bu alana yaklaşmasına izin vermiyor.”
Etiyopya, Mısır ve Sudan arasında yürütülen ve en son Afrika Birliği'nin (AfB) üstlendiği müzakere turlarında henüz herhangi bir anlaşmaya varılamadı.
Etiyopya tarafından Nahda Barajı konusunda atılan bu askeri adıma Mısır’dan henüz resmi bir tepki gelmedi. Ancak iki taraf arasındaki resmi söylemlerde tansiyonun artmasıyla Mısırlılar sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarla Etiyopya'yı dolum planından vazgeçirmek için askeri müdahale çağrısında bulundular.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi geçtiğimiz mart ayında yaptığı açıklamada “Mısır'ın Nil suları üzerindeki hakkına kimse zarar veremez” ifadelerini kullanarak bunu ihlal etmenin ‘kırmızı çizgisi’ olduğunu ve durumun tüm bölgenin istikrarına da yansımaları olacağını söylemişti. Sisi uyarsını şöyle sürdürmüştü:
“Her kim bunu test etmek isterse bırakın denesin. Bölgede tümüyle istikrarsızlık hakim olacak. Kimse gücümüzün yettiğinden fazla değil.”
Mısır ve Sudan, tüm taraflar için adil ve bağlayıcı bir anlaşmaya varılana kadar tek taraflı adımların atılmaması çağrısında bulunuyorlar. Mısır Su Kaynakları ve Sulama Bakanı Muhammed Abdulati cumartesi günü Temsilci Meclisi ve Senato üyeleriyle bir araya geldiği görüşmede müzakereleri tamamlama konusundaki isteği ile Mısır'ın su haklarının korunması ve Nahda Barajı’nda anlaşma yapılmasının önemini vurguladı. Bunun herkes için fayda sağlayacağını kaydetti. Herkes için adil ve bağlayıcı bir yasal anlaşma arayışının sürdüğünün altını çizen Abdulati “Adil ve bağlayıcı bir yasal anlaşma gerekli. Diğer ülkelerle koordinasyon olmaksızın atılan tek taraflı herhangi bir adım kabul edilemez” ifadesini kullandı.
Kahire’nin başta Nil Havzası olmak üzere Afrika’daki tüm ülkelerde kalkınmayı desteklediğini belirten Abdulati, Mısır’ın söz konusu ülkelerde temiz içme suyu sağlanması için yağmur sularının toplandığı barajlar ve yeraltı içme suyu istasyonları kurduğunu söyledi. Ülkesinin su yollarını arıtmak ve sel tehlikelerine karşı korunmak için de projelere imza attığını vurguladı. Abdulati açıklamasında ayrıca Nil havzası ülkelerinin teknik kadrolarının eğitim ve kapasitelerinin geliştirilmesi yönünde de adımlar atıldığını kaydetti.



Ben-Gvir, kurulacak İsrail hükümetinde Savunma Bakanlığı görevini üstlenmek istiyor

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
TT

Ben-Gvir, kurulacak İsrail hükümetinde Savunma Bakanlığı görevini üstlenmek istiyor

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 22 Eylül 2026'da Kudüs'te düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yaptığı açıklamada, yasama seçimlerine yaklaşık bir ay kala kurulacak bir sonraki hükümette Savunma Bakanlığı görevini üstlenmek için aday olacağını duyurdu. Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Ben-Gvir, Kudüs'te dün düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Aşırı sağcı bakan, aday olmasının gerekçesini “İsrail ordusundaki mevcut zihniyetin değiştirilmesinin zamanının gelmesi” olarak açıkladı.

Binyamin Netanyahu'nun koalisyonunun önde gelen isimlerinden Ben-Gvir, “İsrail devletinin güvenlik doktrinini değiştirme ve bütün cephelerde kesin bir zafer elde etme zamanı geldi” dedi.

Ben-Gvir, Filistinlilerin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'dan “gönüllü göçünün teşvik edilmesi”, “terörist” olarak nitelendirdiği Filistin Yönetimi'nin silahsızlandırılması ve İsrail askerlerine verilen desteğin artırılmasını içeren bir “güvenlik planı” sundu.

Provokatif açıklamaları ve eylemleriyle tanınan Ben-Gvir, eylül ayının başında da Gazze Şeridi'nin Filistinli nüfustan arındırılarak bölge sakinlerinin yurt dışına gönderilmesini öngören bir teklif sunmuştu.

Ben-Gvir'in savunma bakanlığına adaylığını açıklaması, İsrail muhalefeti saflarında tepkiye yol açtı.

Başbakanlık için aday olan Gadi Eisenkot, X platformunda yaptığı paylaşımda, başlıca rakibi Netanyahu'yu, “suçlu Ben-Gvir'i” koalisyonuna kabul ettiği için “aklını kaybetmekle” suçladı.

Ben-Gvir hakkında gençlik yıllarında nefret veya şiddeti kışkırtma suçlamasıyla 50'den fazla kez dava veya soruşturma süreci yürütüldüğü bildirildi.


Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı

Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı
TT

Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı

Azerbaycan, ABD yaptırımları nedeniyle İran uçuşlarını askıya aldı

Azerbaycan Havayolları yaptığı açıklamada, Bakü’nün ABD yaptırımları nedeniyle İran hava yolu şirketlerinin Azerbaycan’a uçuşlarını yasakladığını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Sputnik’ten aktardığına göre şirketten dün yapılan açıklamada, “ABD’nin İran’a yönelik uygulamaya koyduğu yeni yaptırım paketi, özellikle havacılık sektörüne getirilen yaptırımlar nedeniyle, İran hava yolu şirketlerinin Azerbaycan’a gerçekleştirdiği uçuşların 22 Eylül 2026’dan itibaren askıya alınmasına karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, yaptırımlar kapsamında 23 Eylül’den itibaren İran hava yolu şirketlerinin uçuş gerçekleştiremeyeceğini ve yer hizmetlerinden de yararlanamayacağını belirtti.


Guterres, ABD ve Çin’e yapay zekâ konusunda diyaloğa başlama çağrısında bulundu

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 22 Eylül 2026'da New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 22 Eylül 2026'da New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda (AP)
TT

Guterres, ABD ve Çin’e yapay zekâ konusunda diyaloğa başlama çağrısında bulundu

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 22 Eylül 2026'da New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda (AP)
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 22 Eylül 2026'da New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. oturumunda (AP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD ve Çin’e yapay zekâ teknolojisinin geleceği konusunda diyaloğa başlama çağrısında bulundu. Bu çağrı, yapay zekâ sektöründeki hızlı gelişmenin sınırlandırılması yönündeki taleplerin artması ve teknolojinin insanlık üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerin yoğunlaşması üzerine yapıldı.

Guterres, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmalarının açılışında dün yaptığı konuşmada, “Yapay zekâ konusunda en büyük kapasiteye sahip hükümetler, insanlık karşısında en büyük sorumlulukları taşıyor” dedi. Bu ülkeler arasında “diyalog, iletişim, güven ve iş birliği kanallarının oluşturulması” gerektiğini vurguladı.

Guterres, “Soğuk Savaş’ın kritik bir döneminde iki stratejik rakip, ortak varoluşsal tehditlerin yönetilmesi gerektiğini fark etti” diyerek, o dönemde ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki iletişime atıfta bulundu.

Çin ve ABD hâlihazırda yapay zekâya ilişkin konularda bir iletişim kanalı oluşturulması amacıyla görüşmeler yürütüyor. Bu görüşmeler, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in perşembe günü Washington’da gerçekleştirmesi planlanan zirvenin öncesinde yapılıyor.

Görüşmeler, iki ülkenin de gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin insanlığın varlığını tehdit edebileceğine yönelik endişelerinin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. Bu durum, iki ülke arasındaki teknolojik üstünlük yarışının kızışmasına rağmen iş birliği için nadir bir teşvik oluşturuyor.

“Süper güç” algısına karşı uyarı

Guterres, büyük güçlerin “güçlerinin göründüğü kadar sınırsız olmadığını” anlamaları gerektiğini belirterek, yalnızca askeri gücün barışı güvence altına almak için yeterli olmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsat'ın AP’den aktardığına göre Guterres, Genel Kurul’da dünya liderlerine yaptığı son konuşmada “karşılıklı bağımlılık üzerine kurulmuş bir dünya” çağrısında bulundu.

“Dünyamızdaki bölünme hatları genişliyor” diyen Guterres, devam eden savaşların yanı sıra yükselen sıcaklıklar ve yapay zekâ gibi gelişmelere dikkat çekti.

Görev süresinin bu yıl sona ermesinin ardından da “barışın mümkün olduğuna ilişkin inancını savunmaya” devam edeceğini belirten Guterres, konuşmasıyla bu yıl dünyanın en büyük diplomatik buluşmasının ana bölümünü açtı.

FRG
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 22 Eylül 2026’da New York’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen BM Genel Kurulu’nun 81. oturumunda konuşma yaparken (AP)

Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülkenin liderleri, Genel Kurul’da birbirlerine hitap ederek beklentilerini, planlarını ve şikâyetlerini dile getiriyor.

Yapay zekâ, bu yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarında öne çıkan başlıca konulardan biri. New York’taki toplantılar başlamadan önce 20’den fazla ülkenin lideri, gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin güvenliğini sağlamak için bağlayıcı önlemler alınması çağrısında bulundu. Liderler, bu teknolojinin gelişiminin onu kontrol etmek için mevcut kapasiteyi aşabileceği uyarısında bulundu.

Çin ve ABD, söz konusu çağrıyı imzalayan ülkeler arasında yer almadı. Trump ise yapay zekâ güvenliğine yönelik düzenlemelere sert biçimde karşı çıkarak, cumartesi günü yaptığı açıklamada, “haksız” olarak nitelendirdiği endişeler nedeniyle bu sektörün “yok edilmesine” izin vermeyeceğini söyledi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise temmuz ayında yaptığı açıklamada, yapay zekânın tek bir ülkenin hâkimiyetinde olmaması gerektiğini belirterek, teknolojinin geliştirilmesinde uluslararası iş birliği çağrısında bulundu.