Hamas, Mahmud Abbas’ın ‘uzlaşma hükümeti’ önerisini reddetti

Heniyye, Mısır İstihbarat Teşkilatı ile görüşmeler gerçekleştiriyor.

Gazze’de yıkılan binaların önünden koltuk değnekleriyle geçen bir Filistinli (AFP)
Gazze’de yıkılan binaların önünden koltuk değnekleriyle geçen bir Filistinli (AFP)
TT

Hamas, Mahmud Abbas’ın ‘uzlaşma hükümeti’ önerisini reddetti

Gazze’de yıkılan binaların önünden koltuk değnekleriyle geçen bir Filistinli (AFP)
Gazze’de yıkılan binaların önünden koltuk değnekleriyle geçen bir Filistinli (AFP)

Hamas, İsrail ile derhal bir mahkûm takası anlaşması görüşmesi yapmak için hazır olduğunu aktardı.
Hamas sözcüsü Abdullatif el-Kanu: “Hamas hareketi olarak bizler, kahraman mahkumlarımızı özgürlüklerine kavuşturmak için diğer tüm dosyalardan bağımsız bir şekilde İsrail ile bir takas anlaşması yapmaya kararlıyız” açıklamasında bulundu.
El-Kanu’nun bu açıklaması, Hamas’ın siyasi büro başkanı İsmail Heniyye ve beraberindeki üst düzey bir Hamas heyetinin Mısır İstihbarat Teşkilatı’dan üst düzey yetkililerle görüşmek için Kahire’de bulunduğu bir zamanda geldi. Hamas heyeti Mısır’da, Filistin’de bir iç uzlaşı sağlanması, Gazze Şeridi’nin yeniden inşası, uzun bir ateşkes süreci tesis edilmesi ve mahkûm değişimi anlaşmasını içeren bir dizi görüşmeler yapıyorlar. Diğer yandan Mısırlı yetkililer bu dosyaların büyük bir kısmını tartışmak için “el-Fetih” hareketiyle de görüşüyorlar.
Konuya vakıf Filistin kaynaklarının Şarku’l Avsat’a aktardığına göre tüm dosyalarda güçlükler bulunuyor ve henüz net bir ilerleme sağlanmış değil. İlgili kaynaklar, “Bazı ilerlemeler, bazı görüşmeler var. Ancak İsrail hükümeti bir değişim süreci yaşadığı için mahkumların değişimi anlaşmasına hazır değil ve Hamas beklemek zorunda kalacak. Bu durum Filistin’de iç uzlaşı sağlanması dosyası için de geçerli. Zira, Ramallah’ta, savaştan sonra uzlaşma hakkında önerileri kabul edilmeyen Hamas’ın kullandığı dilden ciddi bir memnuniyetsizlik var” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynakların aktardığına göre, Gazze’deki Hamas lideri Yahya es-Sinvar’ın, Hamas dışındaki örgütlerin siyasi bir salon olduğu yönündeki konuşması, Ramallah’ta öfkeyle karşılandı. İç uzlaşının Filistin Kurtuluş Örgütü aracılığıyla değil, seçimler yapılması ve hükümet kurulmasıyla mümkün olacağına dair açık bir yönelim var. Ancak Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, bölünmüş olan fraksiyonları Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) dahil etmemek üzere karar almış durumda. Mahmud Abbas, Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme görevini üstlenebilmesi için uluslararası ve bölgesel desteğe sahip olan ve FKÖ’nün yükümlülüklerine uyan bir uzlaşma hükümeti öneriyor ve her şeyden önce ve ilk iş olarak bir bu hükümetin kurulmasını destekliyor. Hamas, her şeyden önce FKÖ'ye girmekte ısrar ediyor ve Mahmud Abbas’ın sunduğu hükümet şeklini ise reddediyor.
FKÖ Yürütme Komitesi Üyesi Ahmed Mecdalani, Filistin yönetiminin, Filistin iç diyalogunun, FKÖ’nün programına bağlı, uluslararası kabul görmüş bir ulusal birlik hükümeti kurma diyalogunun tamamlanmasını istediğini vurguladı.
Mecdalani, kurulacak ulusal birlik hükümetinin üç temel vazifesi olacağını aktardı.
Birincisi, İsrail’in son zamanlardaki saldırganlığının Filistin halkı üzerindeki yansımalarını, ekonomik ve sosyal boyutuyla ele almak ve bu saldırganlığın tekrar yaşanmaması, Filistin halkının ekonomik, sosyal ve altyapısal durumlarının tahrip edilmemesi adına siyasi bir ufuk doğrultusunda yeniden yapılanmak.
İkincisi, ulusal birlik hükümeti şemsiyesi ve sorumluluğu altında, 2007’den bu yana süregelen bölünmenin yansımalarına ve etkilerine son vermek.
Üçüncüsü, İsrail’i, Kudüs şehrinde seçim yapılmasına yönelik engellerini kaldırmaya zorlamak gibi uluslararası ve bölgesel koşullar ışığında yaklaşan seçimlere hazırlanmak.
El-Sinvar, ulusal birlik hükümeti kurulması hususunda daha önce yapmış olduğu konuşmasında vakit kaybedilmemesi gerektiğini aktarmıştı. Fetih ve Hamas arasındaki büyük ayrılık, önümüzdeki Cumartesi günü diğer Filistinli grupların çoğunun huzurunda kapsamlı bir diyalog başlatmadan önce pozisyonları araştırmak ve uzlaşma çabalarını ilerletmek için hem Fetih’le hem de Hamas’la görüşmelere başlamış olan Mısır’ın işini oldukça zorlaştırıyor.
Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların sona ermesinden bu yana, Gazze’de yeni bir siyasi süreç başlamadan önce Filistin topraklarında kapsamlı bir ateşkese ve bölgenin yeniden inşasına yardımcı olacak, bölünmeyi sona erdirecek bir gidişatın oluşturulmasını sağlayacak bir düzenleme yapmak için çalışmaya başladı.
Mısır, Filistinli grupları, bu dosyaları tartışmak üzere önümüzdeki Cumartesi günü başlayacak kapsamlı bir diyaloga davet etti.
Mısır, İsrail de dahil olmak üzere, diyalogun tüm taraflarını tavizler vermeye ikna etmeye çalışıyor. Çünkü bir mahkûm değişimi anlaşmasına varılamaması, diğer dosyalarda ilerleme sağlanamaması anlamına geliyor. Bu senaryo gerçekleşirse bölgedeki çatışma ve gerilim tekrar ateşlenebilir. Görüşmelerde uzlaşmaya varılamaması, Gazze Şeridi’ni yeniden inşa etme görevini zorlaştıracak ve bölgede yeni bir siyasi süreç başlatılamamasına sebep olacaktır.
Edinilen bilgilere Mısır’ın, ilk olarak taviz isteyeceği taraf İsrail olabilir. Mısır, İsrail’den Katar mali hibesinin hafta sonu Gazze’ye transferine izin vermesini isteyebilir. Nitekim İsrail’in Hayom gazetesi, bir Hamas kaynağının bu konuda bilgilendirildiklerini söylediğini aktardı.
İsrail son savaştan sonra Katar fonlarının Gazze Şeridi’ne Doha’nın daha önce izlediği aynı sistemle girişini engellemeye karar vermişti.
İsrail, Filistin yönetimi veya uluslararası kuruluşlar aracılığıyla, nakit ödenmemesi şartıyla, Katar mali yardımlarının doğrudan devlet kurumlarının banka hesaplarına yatırılmasına izin vereceğini belirtti.
Katar’ın geçen hafta Gazze Şeridi’ne yeni bir fon transferi yapması planlanmıştı. Ancak İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz ve İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi’nin Filistin yönetimi aracılığıyla özel bir transfer mekanizması kurulması önerisi üzerine bu fon transferi donduruldu.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.