Türkiye Libya Berlin Konferansı öncesi diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı

Çavuşoğlu ve Mankuş arasında gayrı resmi bir toplantı gerçekleşti.

Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Mankuş, Türk mevkidaşı ile Ankara’da bir araya geldi (AFP)
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Mankuş, Türk mevkidaşı ile Ankara’da bir araya geldi (AFP)
TT

Türkiye Libya Berlin Konferansı öncesi diplomasi trafiğini yoğunlaştırdı

Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Mankuş, Türk mevkidaşı ile Ankara’da bir araya geldi (AFP)
Libya Dışişleri Bakanı Necla el-Mankuş, Türk mevkidaşı ile Ankara’da bir araya geldi (AFP)

Türkiye, Libya konulu 2’nci Berlin Konferansı hazırlıkları çerçevesinde diplomasi trafiğini temaslarını yoğunlaştırdı.
Bu bağlamda Ankara, 9 Haziran’da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Libyalı mevkidaşı Necla el-Mankuş ile Ankara’da resmi olmayan bir toplantıyla  2’nci Berlin Konferansı’nın hazırlıklarını ele aldığını açıkladı. Ankara ayrıca, konuya ilişkin temasları ve koordinasyonu ilerletmek üzere Çavuşoğlu’nun gelecek hafta Libya’yı ziyaret edeceğini açıkladı.
Türkiye kaynaklarına göre iki taraf, iki ülke arasında ortak öneme sahip meseleleri, geçiş dönemi haritasını uygulamak ve Libya’ya istikrar kazandırmak için koordinasyon çabalarını ele aldı.
Aynı kaynaklar, Çavuşoğlu’nun toplantı sırasında ülkesinin “Libya’ya ve Ulusal Birlik Hükümeti’nin her düzeyde istikrar sağlama çabalarına” tam desteğini yinelediğini belirtti. Aynı şekilde tarafların, Berlin 2 Konferansı’ndan önce iki ülke arasındaki koordinasyonu sürdürme hususunda uzlaşı sağladığı aktarıldı. Kaynaklara göre Çavuşoğlu, konferanstan istenen hedefleri sağlayacak şekilde istişare ve koordinasyonu tamamlamak amacıyla gelecek hafta Libya’yı ziyaret edeceğini söyledi. Konferans’ın Ocak 2020’de Berlin’in ev sahipliğinde yapılan Libya konulu konferansın ikinci ayağı olacak.
Çavuşoğlu, 8 Haziran’da video konferans aracılığıyla Faslı mevkidaşı Nasır Burita ile de bir görüşme gerçekleştirerek, başta Libya olmak üzere ortak öneme sahip konular hususunda görüş alışverişinde bulunmuştu.
Türkiye Dışişleri Bakanı, ortak öneme sahip bölgesel ve uluslararası kaygılara da değinildiğini ve Fas’ın bölgesel istikrarın kazanılmasında ortaya koyduğu çabaları ele aldıklarını ifade etti.
İki taraf, başta Libya’da, Ortadoğu’da ve Akdeniz’de olmak üzere ortak öneme sahip konular hususunda koordinasyonun ve istişarenin önemine dikkati çekerken, diyalog ve iş birliği mekanizmalarını aktif hale getirme, siyasi diyalog ve Ortak Komite toplantılarını yeniden canlandırma konusunda uzlaşı sağlandığını vurguladı.
Libya meselesiyle ilgili olarak Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Jan Kubis’in yanı sıra Türkiye ve Rusya Dışişleri Bakanlıklarından yetkililer, geçen salı günü Moskova’daki Dışişleri Bakanlığı binasında görüşmelerde bulundu. Yetkililer, 24 Aralık’ta düzenlenmesi planlanan seçimlerden önce siyasi, askeri ve ekonomik alanlarda ilerlemenin önemine dikkati çekti.
Türkiye Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sedat Önal ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov’un bir araya geldiği görüşmeler sırasında Türk ve Rus tarafları, Türkiye ve Rusya arasında Libya’daki krize ilişkin olarak diyaloğun devam etmesi üzerinde anlaştı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.