WHO’dan Afrika’da aşı kapsamının acil genişletin çağrısı

Kıtadaki ülkelerin yüzde 90’ı küresel aşılama hedefinin gerisinde kalıyor... Washington 500 milyon doz aşı bağışlayacak.

Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)
Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)
TT

WHO’dan Afrika’da aşı kapsamının acil genişletin çağrısı

Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)
Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)

ABD Başkanı Joe Biden, ABD’nin yoksul ülkelere 500 milyon doz aşı bağışlayacağını duyurmaya hazırlanırken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa ülkelerine yeni bir salgın dalgasından kaçınmak için dikkatli olma çağrısında bulundu. Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, birçok zengin ülkenin vatandaşları aşı kampanyaları sayesinde normal hayatlarına dönse de WHO’ya göre şu ana kadar elde edilen başarılar yeterli değil ve gelişmekte olan ülkelerdeki aşılamanın desteklenmesi gerekiyor.
Beyaz Saray dün (Perşembe) İngiltere’yi ziyaret eden Başkan Joe Biden’ın, ihtiyacı olan ülkelere verilmek üzere 500 milyon doz Pfizer-BioNTech aşısının satın alma planını açıklayacağını duyurdu. Başkanlık “Bu miktar, bir ülke tarafından sağlanılan en büyük aşı siparişi ve bağışı olacak. Ayrıca ABD halkının tüm dünya insanlarını Kovid-19’dan korumaya yardımcı olma taahhüdünü de gösterek” dedi.
Aşılar, adil bir şekilde aşı dağıtımını amaçlayan COVAX mekanizması aracılığı ile 92 gelişmekte olan ülkeye dağıtılacak. Aşı dağıtımı Ağustos ayında başlayacak ve yıl sonuna kadar 200 milyon doz teslim edilecek. Kalan 300 milyon aşı ise 2022’yılının Haziran ayına kadar teslim edilecek. Biden’ın konuya ilişkin açıklamayı İngiltere’de düzenlenen G7 zirvesinde yapması bekleniyor.
ABD’li yetişkinlerin yüzde 64’ü Kovid-19’a karşı en az bir doz aşı oldu. ABD, yaklaşık 600 bini ABD’de olmak üzere dünya çapında 3,76 milyon insanın ölümüne neden olan virüsle mücadele çalışmalarında küresel bir lider olmaya çalışıyor.
Acil çağrı
Zengin ülkeler aşı kampanyalarında ilerleme kaydederken, COVAX mekanizması hala aşı sıkıntısıyla mücadele ediyor. 4 Haziran itibariyle, COVAX 129 ülke ve bölgeye, 80 milyondan fazla doz teslim etmiş oldu ancak bu miktar beklenen miktarın çok altında kaldı. WHO dün, Afrika ülkelerinin yaklaşık yüzde 90’ının, yakın bir zamanda 225 milyon aşı dozu almaması durumunda, Eylül ayına kadar nüfuslarının yüzde 10’unu aşılamaya yönelik küresel hedefin gerisinde kalacaklarına yönelik uyarıda bulundu.
Bu bağlamda WHO Afrika Bölge Direktörü Dr. Matshidiso Moeti, Afrika ülkelerinin en az yüzde 10’unun Eylül ayına kadar aşılanmasına yönelik küresel hedefini gerçekleştirmek için Afrika ülkelerinin 225 milyon doz aşıya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bloomberg ajansı Moeti’nin “Bu gerçekten çok büyük bir çaba gerektirecek, tahminlerimiz aşı miktarında önemli bir artış olmaması halinde sadece 7 Afrika ülkesinin bu hedefe ulaşacağını gösteriyor” ifadelerini aktardı. Afrikalıların şu ana kadar sadece yüzde 2’si aşının ilk dozunu olurken, hükümetler aşı konusunda COVAX mekanizmasına güveniyorlar.
WHO, zengin ülkeleri vatandaşlarını aşılamayı bitirir bitirmez hayat kurtarmak ve salgını küresel olarak ortadan kaldırmak için aşı stoklarını gelişmekte olan ülkelerle paylaşma çağrısında bulundu. Bağışların yapılması veya aşı patentlerinin askıya alınması aşı kampanyalarını hızlandırabilir.  Avrupa Parlamentosu dün, aşı üretimi artırmak ve uygun fiyatlı tıbbi ürünlere küresel erişimi daha iyi bir hale getirmek için, AB Komisyonu ile anlaşmazlığına rağmen patentlerin geçici olarak kaldırılmasını onayladı.
Avrupa’nın 53 bölgesindeki nüfusun yüzde 30’u ilk dozu, yüzde 17’si ise tam dozları oldu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in dün belirttiğine göre AB tüm taraflara aşıların ve bileşenlerinin ihracatına getirilen kısıtlamaları kaldırma çağrısında bulunduğunu ve BM Güvenlik Konseyi’nden taraflar arasında köprü kurmasını istedi. Borrell, Güvenlik Konseyi’nin Avrupa ile ilişkilerine adanan toplantısında, AB ülkelerinin COVAX mekanizması aracılığıyla salgınla mücadeleye 2,8 milyar euro daha katkıda bulunduğunu vurguladı. Avrupalı ​​yetkili, “90 ülkeye 240 milyon doz aşı ihraç ettik. Bu diğer tüm bölgelerden daha fazla. Yıl sonuna kadar düşük ve orta gelirli ülkelere en az 100 milyon doz daha bağışta bulunmayı planlıyoruz. Ancak bu miktarlar bile yeterli değil, bu nedenle tüm tarafları aşı ve aşı bileşenlerinin ihracatı üzerindeki kısıtlamaları kaldırmaya çağırıyoruz.” dedi.
Dikkatli olma çağrısı
Avrupa ülkelerinin sağlık kısıtlamalarını gevşetirken, WHO dikkatli olunması çağrısında bulundu. WHO Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, sanal bir basın toplantısında aşıların dağıtımının, normal hayata dönüşte bölgede korumak sağlamak için yeterli olmaktan çok uzakta olduğunu belirterek, sosyal mesafe önlemlerini korumaya ve yurtdışına seyahat etmekten kaçınmaya çağrısında bulundu.
Reşit olmayanlara yönelik aşılama hala sınırlı bir seviyedeyken, Moderna şirketi Kovid-19’a karşı geliştirdiği aşının, ABD’de 12 ila 17 yaşları arasındaki gençlerde kullanımının onaylanması için başvurduğunu duyurdu. Rakibi Pfizer-BioNTech ise, aşısının ABD Kanada, ABD ve İngiltere’de 12 yaş ve üstü için kullanılmasına yönelik onay almıştı.
Diğer yandan salgının yoksul ülkelerin ekonomilerine vahim sonuçları oldu. Birleşmiş Milletleri perşembe günü yayınlanan raporu, halihazırda çalışma zorunda kalan çocuk sayısı 160 milyonken, salgın sebebiyle 9 milyon çocuğun daha çalışmak zorunda kaldığını ortaya çıkardı.
Kısıtlamaların neredeyse tamamen kaldırılması
Danimarka dün sağlık kısıtlamalarının kaldırılması planının son adımlarını açıkladı. Son adımlar 14 Haziran’dan itibaren zorunlu olarak maske takılmasının neredeyse kesin bir şekilde durdurulması, 11 Haziran’dan itibaren kafelerin gece yarısına kadar çalışmasına izin verilmesi ve futbol maçlarına daha fazla izleyicinin katılmasına izin verilmesi yer alıyor.
Plan, 1 Ekim’de kısıtlamaların tamamen kaldırılmasını ve bazı faaliyetler için sağlık sertifikası gerekliliğinin iptal edilmesini içeriyor. Sağlık Bakanı Magnus Heunicke “Özlediğimiz her şeyi geri getireceğiz zira salgın üzerinde büyük oranda bir kontrolümüz var.” dedi.
Avrupa Merkez Bankası beklenenden daha hızlı gerçekleşen ekonomik toparlanma sayesinde euro bölgesi büyüme tahminini 2021 yıl için 6,4’e, 2022 yılı için 4,7’ye yükseltti.
Ancak dünyanın diğer bölgelerinde salgın yayılmaya devam ediyor. Özellikle yavaş aşılama kampanyası ve koruyucu önlemlere yetersiz bağlılık nedeniyle yeni bir dalga kontrol altına alınmaya çalışılan, 3 milyon vaka eşiğini aşmış olan İran’da salgın hızla yayılıyor.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.