WHO’dan Afrika’da aşı kapsamının acil genişletin çağrısı

Kıtadaki ülkelerin yüzde 90’ı küresel aşılama hedefinin gerisinde kalıyor... Washington 500 milyon doz aşı bağışlayacak.

Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)
Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)
TT

WHO’dan Afrika’da aşı kapsamının acil genişletin çağrısı

Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)
Mart ayında Nairobi’de Kovid-19’a karşı aşı kampanyasının başlatılması sırasında sağlık çalışanları (AP)

ABD Başkanı Joe Biden, ABD’nin yoksul ülkelere 500 milyon doz aşı bağışlayacağını duyurmaya hazırlanırken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa ülkelerine yeni bir salgın dalgasından kaçınmak için dikkatli olma çağrısında bulundu. Fransız haber ajansı AFP’nin aktardığına göre, birçok zengin ülkenin vatandaşları aşı kampanyaları sayesinde normal hayatlarına dönse de WHO’ya göre şu ana kadar elde edilen başarılar yeterli değil ve gelişmekte olan ülkelerdeki aşılamanın desteklenmesi gerekiyor.
Beyaz Saray dün (Perşembe) İngiltere’yi ziyaret eden Başkan Joe Biden’ın, ihtiyacı olan ülkelere verilmek üzere 500 milyon doz Pfizer-BioNTech aşısının satın alma planını açıklayacağını duyurdu. Başkanlık “Bu miktar, bir ülke tarafından sağlanılan en büyük aşı siparişi ve bağışı olacak. Ayrıca ABD halkının tüm dünya insanlarını Kovid-19’dan korumaya yardımcı olma taahhüdünü de gösterek” dedi.
Aşılar, adil bir şekilde aşı dağıtımını amaçlayan COVAX mekanizması aracılığı ile 92 gelişmekte olan ülkeye dağıtılacak. Aşı dağıtımı Ağustos ayında başlayacak ve yıl sonuna kadar 200 milyon doz teslim edilecek. Kalan 300 milyon aşı ise 2022’yılının Haziran ayına kadar teslim edilecek. Biden’ın konuya ilişkin açıklamayı İngiltere’de düzenlenen G7 zirvesinde yapması bekleniyor.
ABD’li yetişkinlerin yüzde 64’ü Kovid-19’a karşı en az bir doz aşı oldu. ABD, yaklaşık 600 bini ABD’de olmak üzere dünya çapında 3,76 milyon insanın ölümüne neden olan virüsle mücadele çalışmalarında küresel bir lider olmaya çalışıyor.
Acil çağrı
Zengin ülkeler aşı kampanyalarında ilerleme kaydederken, COVAX mekanizması hala aşı sıkıntısıyla mücadele ediyor. 4 Haziran itibariyle, COVAX 129 ülke ve bölgeye, 80 milyondan fazla doz teslim etmiş oldu ancak bu miktar beklenen miktarın çok altında kaldı. WHO dün, Afrika ülkelerinin yaklaşık yüzde 90’ının, yakın bir zamanda 225 milyon aşı dozu almaması durumunda, Eylül ayına kadar nüfuslarının yüzde 10’unu aşılamaya yönelik küresel hedefin gerisinde kalacaklarına yönelik uyarıda bulundu.
Bu bağlamda WHO Afrika Bölge Direktörü Dr. Matshidiso Moeti, Afrika ülkelerinin en az yüzde 10’unun Eylül ayına kadar aşılanmasına yönelik küresel hedefini gerçekleştirmek için Afrika ülkelerinin 225 milyon doz aşıya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bloomberg ajansı Moeti’nin “Bu gerçekten çok büyük bir çaba gerektirecek, tahminlerimiz aşı miktarında önemli bir artış olmaması halinde sadece 7 Afrika ülkesinin bu hedefe ulaşacağını gösteriyor” ifadelerini aktardı. Afrikalıların şu ana kadar sadece yüzde 2’si aşının ilk dozunu olurken, hükümetler aşı konusunda COVAX mekanizmasına güveniyorlar.
WHO, zengin ülkeleri vatandaşlarını aşılamayı bitirir bitirmez hayat kurtarmak ve salgını küresel olarak ortadan kaldırmak için aşı stoklarını gelişmekte olan ülkelerle paylaşma çağrısında bulundu. Bağışların yapılması veya aşı patentlerinin askıya alınması aşı kampanyalarını hızlandırabilir.  Avrupa Parlamentosu dün, aşı üretimi artırmak ve uygun fiyatlı tıbbi ürünlere küresel erişimi daha iyi bir hale getirmek için, AB Komisyonu ile anlaşmazlığına rağmen patentlerin geçici olarak kaldırılmasını onayladı.
Avrupa’nın 53 bölgesindeki nüfusun yüzde 30’u ilk dozu, yüzde 17’si ise tam dozları oldu. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Joseph Borrell’in dün belirttiğine göre AB tüm taraflara aşıların ve bileşenlerinin ihracatına getirilen kısıtlamaları kaldırma çağrısında bulunduğunu ve BM Güvenlik Konseyi’nden taraflar arasında köprü kurmasını istedi. Borrell, Güvenlik Konseyi’nin Avrupa ile ilişkilerine adanan toplantısında, AB ülkelerinin COVAX mekanizması aracılığıyla salgınla mücadeleye 2,8 milyar euro daha katkıda bulunduğunu vurguladı. Avrupalı ​​yetkili, “90 ülkeye 240 milyon doz aşı ihraç ettik. Bu diğer tüm bölgelerden daha fazla. Yıl sonuna kadar düşük ve orta gelirli ülkelere en az 100 milyon doz daha bağışta bulunmayı planlıyoruz. Ancak bu miktarlar bile yeterli değil, bu nedenle tüm tarafları aşı ve aşı bileşenlerinin ihracatı üzerindeki kısıtlamaları kaldırmaya çağırıyoruz.” dedi.
Dikkatli olma çağrısı
Avrupa ülkelerinin sağlık kısıtlamalarını gevşetirken, WHO dikkatli olunması çağrısında bulundu. WHO Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, sanal bir basın toplantısında aşıların dağıtımının, normal hayata dönüşte bölgede korumak sağlamak için yeterli olmaktan çok uzakta olduğunu belirterek, sosyal mesafe önlemlerini korumaya ve yurtdışına seyahat etmekten kaçınmaya çağrısında bulundu.
Reşit olmayanlara yönelik aşılama hala sınırlı bir seviyedeyken, Moderna şirketi Kovid-19’a karşı geliştirdiği aşının, ABD’de 12 ila 17 yaşları arasındaki gençlerde kullanımının onaylanması için başvurduğunu duyurdu. Rakibi Pfizer-BioNTech ise, aşısının ABD Kanada, ABD ve İngiltere’de 12 yaş ve üstü için kullanılmasına yönelik onay almıştı.
Diğer yandan salgının yoksul ülkelerin ekonomilerine vahim sonuçları oldu. Birleşmiş Milletleri perşembe günü yayınlanan raporu, halihazırda çalışma zorunda kalan çocuk sayısı 160 milyonken, salgın sebebiyle 9 milyon çocuğun daha çalışmak zorunda kaldığını ortaya çıkardı.
Kısıtlamaların neredeyse tamamen kaldırılması
Danimarka dün sağlık kısıtlamalarının kaldırılması planının son adımlarını açıkladı. Son adımlar 14 Haziran’dan itibaren zorunlu olarak maske takılmasının neredeyse kesin bir şekilde durdurulması, 11 Haziran’dan itibaren kafelerin gece yarısına kadar çalışmasına izin verilmesi ve futbol maçlarına daha fazla izleyicinin katılmasına izin verilmesi yer alıyor.
Plan, 1 Ekim’de kısıtlamaların tamamen kaldırılmasını ve bazı faaliyetler için sağlık sertifikası gerekliliğinin iptal edilmesini içeriyor. Sağlık Bakanı Magnus Heunicke “Özlediğimiz her şeyi geri getireceğiz zira salgın üzerinde büyük oranda bir kontrolümüz var.” dedi.
Avrupa Merkez Bankası beklenenden daha hızlı gerçekleşen ekonomik toparlanma sayesinde euro bölgesi büyüme tahminini 2021 yıl için 6,4’e, 2022 yılı için 4,7’ye yükseltti.
Ancak dünyanın diğer bölgelerinde salgın yayılmaya devam ediyor. Özellikle yavaş aşılama kampanyası ve koruyucu önlemlere yetersiz bağlılık nedeniyle yeni bir dalga kontrol altına alınmaya çalışılan, 3 milyon vaka eşiğini aşmış olan İran’da salgın hızla yayılıyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.