İsrail’de yerleşimler konusu yeni hükümeti bölünmekle tehdit ediyor

Netanyahu ve Gantz geçen ay yapılan hükümet toplantısında (AFP)
Netanyahu ve Gantz geçen ay yapılan hükümet toplantısında (AFP)
TT

İsrail’de yerleşimler konusu yeni hükümeti bölünmekle tehdit ediyor

Netanyahu ve Gantz geçen ay yapılan hükümet toplantısında (AFP)
Netanyahu ve Gantz geçen ay yapılan hükümet toplantısında (AFP)

İsrail'de yeni hükümetin liderleri çalışmalarına başlamak için Pazar günü Knesset'te (İsrail Parlamentosu) güvenoyu almak için son saatleri geçirirken, Başbakan Binyamin Netanyahu Bennett hükümetinin yoluna ikinci bir siyasi mayın yerleştirerek yeni bir yerleşim merkezinin tahliyesini geciktirdi. Bunun sonucu olarak yeni hükümetteki aşırı sağ blok ile Savunma Bakanı Benny Gantz arasında yerleşimlerin durumu konusunda anlaşmazlık çıktı. Gözlemciler, yerleşim konusunun yeni hükümeti ilk haftalarında dağıtabileceğini düşünüyor.
Hükümeti kurmakla görevlendirilen Yair Lapid ve ilk dönemde hükümete başkanlık edecek müttefiki Naftali Bennett, koalisyon hükümeti için hazırlıkların tamamlandığını bildirdiler. Böylece yeni hükümet, Pazar günü düzenlenecek oturumda onaylanmak için gerekli olan 61 milletvekili çoğunluğunu elde etti.
Ancak bir Knesset üyesinin oylama sırasında son dakikada vazgeçmesi ve bunun da hükümetin göreve başlamasını engellemesi durumu çoğunluk tarafından ihtimal dahilinde görülüyor. Siyasi kaynaklar Netanyahu'nun bir veya daha fazla milletvekilini kendi tarafına çekmek için son nefesine kadar çabalayacağını düşünüyor. Bu nedenle Bennett ve Lapid de Netanyahu'nun planını engellemek için koalisyona bir veya daha fazla üyeyi dahil ederek son dakika alternatifleri hazırlamaya çalışıyorlar. Kaynaklar, Netanyahu'nun tarafına sağ partilerden bir milletvekilini dahil etmeye çalıştığını ve Mansur Abbas liderliğindeki İslami Hareket bloğunun saflarını bölerek kampına bir veya daha fazla milletvekili dahil etmeye çalıştığını doğrularken, Lapid’in ise yeni hükümet aleyhine oy vermeye karar veren Ortak Liste partilerinden iki milletvekili çıkarmaya çalıştığını kaydetti. Ancak Ortak Liste’nin, Netanyahu'nun iktidarda kalacağı anlaşıldığında oy kullanmaktan ve hatta dış destek vermekten kaçınacağı düşünülüyor.
Bennett-Lapid hükümet koalisyonunun şu anda 61 Knesset üyesi tarafından temsil edilen 8 partiyi içerdiği biliniyor. Bunlar; Yeş Atid, Kahol Lavan, Yamina, Yisrael Beitenu (İsrail Evimiz), İşçi Partisi, Tikva Hadasha, Meretz ve Birleşik Arap Listesi (Raam). Bu hükümete, Likud, Harediler, Dini Siyonizm Listesi ve Ortak Arap Listesi partilerinden 59 Knesset üyesi karşı çıkıyor.
Netanyahu, koalisyon bloğundan bir ya da daha fazla milletvekilini çekmeye çalışmakla yetinmeyerek hükümeti iç çatışmalara ve anlaşmazlıklara sokmak amacıyla yoluna siyasi bir mayın koyuyor. Bu amaçla Netanyahu, yerleşimciler ve aşırı sağcılar tarafından işgal altındaki Doğu Kudüs'te dün (Perşembe) düzenlenmesi planlanan provokatif bayrak yürüyüşünü koalisyon hükümetinin aynı gün çalışmalarına başlaması planlanan Salı gününe ertelemeye karar verdi.
Netanyahu dün, Savunma Bakanı Benny Gantz'ın, Beytüllahim'e bağlı Tekoa kasabası yakınlarında işgal altındaki Filistin topraklarında sadece bir ay önce kurulan ve 40 yerleşimci ailenin yaşadığı Evyatar yerleşim birimini tahliye etmek için ordu güçleri göndermesini engellemeye karar verdi. Bu alan, bir Filistinlinin bölgedeki bir yerleşimciyi öldürmesinden sonra kuruldu. Yerleşimciler yakındaki bir tepeye gittiler ve yanlarında prefabrik evler getirdiler ve daha sonra betondan evler yapmaya başladılar.
İşgal altındaki Filistin toprakları İsrail ordusu tarafından yönetildiği için Gantz'ın yetkisi altında. Gantz, tahliyeye hazırlanırken bölgeyi askeriyeye kapattığını ilan etti. Ancak Netanyahu, yasalara göre bu konuda kendisine karar yetkisi veren bir boşluktan yararlandı. Buna karşılık Gantz, bunun kendi sorumluluğunda olduğunu açıklayan bir mesajla Netanyahu’ya yanıt verdi. Ancak Netanyahu, yerleşimcilerle yaşanacak çatışmanın kendisinin değil, bir sonraki hükümetin döneminde gerçekleşmesini istiyor. Gözlemciler bu konuyu Netanyahu'nun yeni hükümetin yoluna koyduğu ikinci bir siyasi mayın olarak değerlendirdi.
Ancak bu konu aynı zamanda hükümetin kendi içinde de anlaşmazlıklara yol açtı. Başbakan olması planlanan Bennett, aynı zamanda Yerleşim Konseyi’nin de başkanıydı. Bennett ve hükümetteki ikinci sağ kutup, yargıyı devralacak olan Gideon Saar, hem sağ hem de sol partiler tarafından reddedilen karakola ruhsat verilmesini destekliyor.
Bennett bu konuda Gantz ile görüşme talebinde bulundu. Saar, Gantz'ı bu anlaşma konusunda bireysel kararlar almamaya ve bölgedeki yasa dışı inşaatlara ilişkin konuyu denetlemek için yeni bir komite kurmaya çağırdı.
Gantz'a yakın kaynaklardan aktarılanlara göre Gantz şu açıklamayı yaptı:
"Baskı uygulamanın bir anlamı yok. Çünkü bu alanda yerleşim yasalarının uygulanması konusu her zaman Savunma Bakanlığı'nın gözetimi altındaydı. Yeni hükümet koalisyonundaki ortaklar, aralarındaki ideolojik farklılıklar nedeniyle tartışmalı siyasi konuları bir kenara bırakma konusunda anlaşmışlardı.”



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.