Cezayirli kadınlar karar alma süreçlerinden yoksun şekilde meclise giriyorlar

Kadınların siyasi hayata katılımı hala seçici ve kimi zaman katılımları sadece formalite olarak kalıyor.

2017 seçimlerinde parlamentonun yüzde 25,8’ini kadınlar oluşturuyordu (AFP)
2017 seçimlerinde parlamentonun yüzde 25,8’ini kadınlar oluşturuyordu (AFP)
TT

Cezayirli kadınlar karar alma süreçlerinden yoksun şekilde meclise giriyorlar

2017 seçimlerinde parlamentonun yüzde 25,8’ini kadınlar oluşturuyordu (AFP)
2017 seçimlerinde parlamentonun yüzde 25,8’ini kadınlar oluşturuyordu (AFP)

Cezayirli kadınlar milletvekili seçimlerinde için aday listelerinde yer almalarına ve kapsayıcı politikalardan yararlanmalarına rağmen, halen karar alma sürecinden uzak kalıyorlar ve meclise katılımları çoğu zaman formaliteden ibaret oluyor.
12 Haziran'da yapılması planlanan erken seçim kampanyası Cezayirlilerin pek dikkatini çekmedi ancak kadınlara yönelik bazı cinsiyetçi açıklamalar özellikle sosyal medyada tartışmalara sebep oldu.

Tartışma
Ülkenin merkezindeki el-Manea vilayeti, yasaların gerektirdiği şekilde kadın ve erkek adaylarının eşit olduğu bir seçim listesine afişlerinde yer verirken afişlerde yalnızca erkeklerin yüzlerinin gösterilip kadınların yüzlerinin kapatılması sosyal medyada geniş çapta kınamalara yol açtı.
Aslında bu uygulama yeni değil. 2017 Ulusal Halk Meclisi seçimlerinde de kadınların fotoğraflarının bulunmadığı çok sayıda liste yayınlanmıştı.
Buna ek olarak, partisinin listesindeki kadınların şarkı söyleme nitelikleri ve yeterlilikleri nedeniyle “Seçkin çilekler”e benzeten Raşid Yönetim Cephesi Parti lideri İsa Belhadi’de geniş çapta eleştirilere maruz kaldı.
Sosyal medya kullanıcıları çok geçmeden kadına karşı bu ayrımcı açıklamaları siyasiler için bir alay konusu haline getirdiler.
Böylelikle Ulusal Halk Meclisi'nde kadınların statüsüne ilişkin iki tartışma yeniden canlandı. Bu tartışma 2012'den bu yana birçok kez gündeme gelmesine rağmen erkek temsilcilere kıyasla ilgi odağı olmamıştı.

Adaylıkta eşitlik
Cezayirli kadınlar şimdiye kadar seçilmiş konseylere girmelerine izin veren uygun bir yasal çerçeveden yararlandılar.
2008'de yapılan anayasa değişikliği ile kadınlara siyasi hakları tanınmış ve 2012'de seçim bölgelerine göre yüzde 30 ila 40 arasında değişen kotaları içeren bir kanun oluşturulmuştu.
Mart 2021’de yürürlüğe giren yeni seçim kanunları, kadınların milletvekilliği ve mahalli idare seçimlerine yüzde 50 oranında katılmalarını gerektirdiği için tam eşitlik sağlanmış oldu.
Ancak bu yasa kadın adaylar için zorunlu kontenjan yasasını ilga ettiği için bir sonraki mecliste kadınların daha fazla yer alacağını garanti etmiyor.
Ancak bu tedbirlerin, 2007'de Ulusal Halk Meclisi'ndeki sandalyelerin yüzde 7,7'sinden (29 kadın) 2012'de yüzde 31,6'ya (462 milletvekilinden 146'sı) seçilen kadın sayısında önemli bir artışa yol açtığı kesin. Sandalyelerin yüzde 25,8'ini kadınların doldurduğu 2017 yılındaki seçimlerde hafif bir düşüş yaşandı.

Kadınların karar alma mekanizmalarında olmaması
Araştırmacı Louisa Driss Ait Hamadouche, kadınların siyasete katılımınında seçici davranıldığına inanıyor. 2016'da Cezayir'deki "Insaniyat" antropoloji ve sosyal bilimler dergisinde, kadınların siyasette giderek daha fazla hak elde ettiklerini ancak karar verme pozisyonlarında veya partilerin ya da hükümetin liderlik organlarında yer almadıklarını yazdı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından 2018'de yapılan bir araştırmaya göre, Ulusal Halk Meclisi'ndeki 32 karar alma mekanizmasının sadece yüzde 6,3'ünde kadın temsilciler bulunuyor.
Kadınlar herhangi bir meclis grubunun başında değiller. Çalışmaları temel olarak sosyal ve kültürel işler, sağlık ve eğitim gibi geleneksel olarak kadınlarla ilişkilendirilen temalarla ilgilenen komitelerde yoğunlaşıyor.
Şu andaki hükümette 36 koltuktan sadece altı tanesi kadınlara ait.

Sınırlı uygulamalar
Aynı zamanda Cezayir Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Hamadouche’a göre Cezayir yönetiminin erkeklere münhasır bir sistem benimsediğini düşünüyor.
Aynı makalede, sistemin otoriter mantığı demokratik araçlarla birleştirdiğine ve bu uygulamanın kadınların demokratik açığı telafi etme taleplerine dayandığını açıkladı.
Diğer taraftar ise Avukat ve kadın hakları aktivisti Nadia Ait Zai, 2021 yasama seçimleri listelerinde görünen eşitliği memnuniyetle karşıladığını, ancak bunun eşit sonuçları garanti etmediğini belirtti.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Ait Zai, seçilmiş kadınların kadın hakları için talepte bulunamamasından yakınarak, "Ulusal Halk Meclisi'nde bulunan kadınların eşitlik ve adaletten yana tavırlarla ortaya çıktıklarını görmedik. Grup içinde eridiler" dedi.
Çıkarılan yasalarda kadının statüsünün dikkate alınması için mecliste toplumsal cinsiyet konusunda farkındalık yaratmanın gerekli olduğunu vurgulayan aktivist “Küçük şeyleri başarmak için köprüler kurmalıyız” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.