Körfez ülkeleri, Husilerin çok sayıda can kaybına neden olan saldırısını kınadı

Bakan İryani: Marib'e yönelik saldırılar bu yılın başından bu yana 344 sivilin ölümüne veya yaralanmasına neden oldu.

Çocukların geçen hafta Husiler tarafından küçük bir kızın öldürülmesini kınayan yürüyüşüne dair sosyal medyada yayılan bir kare.
Çocukların geçen hafta Husiler tarafından küçük bir kızın öldürülmesini kınayan yürüyüşüne dair sosyal medyada yayılan bir kare.
TT

Körfez ülkeleri, Husilerin çok sayıda can kaybına neden olan saldırısını kınadı

Çocukların geçen hafta Husiler tarafından küçük bir kızın öldürülmesini kınayan yürüyüşüne dair sosyal medyada yayılan bir kare.
Çocukların geçen hafta Husiler tarafından küçük bir kızın öldürülmesini kınayan yürüyüşüne dair sosyal medyada yayılan bir kare.

Yemen hükümeti ve Körfez ülkeleri, Husilerin Yemen'in Marib kentine yönelik son bombalı saldırısını kınarken, resmi raporlarda geçen Perşembe günü yaşanan saldırıda 25 yaralının yanı sıra hayatını kaybedenlerin sayısının 10’a yükseldiği bildirildi. Saldırıda, şehir merkezindeki bir cami, kadın cezaevi ve ambulans görevlileri hedef alındı.
Resmi kaynaklar, Husi grubunun iki balistik füze ve patlayıcı yüklü iki insansız hava aracı kullandığı saldırı sonucu yaralanan iki kişinin ölümüyle birlikte ölenlerin sayısının 10'a çıktığını belirtti.
Husilerin son saldırısı meşru hükümet ve insan hakları örgütleri tarafından şiddetle kınanırken, gözlemciler bu saldırıyı Tahran'a sadık milislerden, geçen Şubat ayından bu yana petrol bölgesini kontrol etmek amacıyla başlattıkları saldırıları ve barışı getirecek uluslararası girişimleri ve Yemenlilerin acılarının hafifletilmesini reddederek savaş seçeneğiyle ilerlediklerini teyit eden bir mesaj olarak değerlendirdiler. 
Meşru hükümetten gelen raporlar, İran destekli milislerin bu yılın başından bu yana Marib şehrini 55 balistik füze ve 12 patlayıcı yüklü insansız hava aracıyla hedef aldığını ve aralarında çocuklar ve kadınların da bulunduğu 100'den fazla sivili öldürdüğünü belgeledi.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Husilerin son saldırısını kınayarak, "Masum sivilleri hedef alan, bölgenin istikrarını baltalayan bu düşmanca saldırıların devamı ve uluslararası çabaların göz ardı edilmesi, bu milislerin düşmanca yaklaşımının doğasını ortaya koyuyor ve acilen önüne geçilmesi ihtiyacını doğruluyor” dedi.
Bahreyn hükümeti de saldırıyı şiddetle kınayarak, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Yemen hükümetine verdiği desteği ve meşruiyeti yeniden tesis etme konusundaki sürekli çabalarını desteklediklerini vurguladı. Ayrıca Bahreyn’in her türlü şiddet, aşırılık ve terör yanlısı tutumu reddettiğini belirterek, Yemen'de güvenlik ve istikrarı yeniden sağlamaya yönelik uluslararası çabaları destekleme çağrısında bulundu.
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Uluslararası toplum barış için umut ve fırsatlar bulmaya çalışırken, darbe milisleri İran'ın yıkıcı projelerine hizmet etmek için gündemlerini uygulamaya ve kan dökülmesini önleme çabalarına kayıtsız kalarak masum sivilleri öldürmeye devam ediyor” dedi.
Hükümet, Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir bildiride Husi bombalı saldırısını kınayarak bu saldırının Yemen'de kan dökülmesini sona erdirmek ve savaşı durdurmaya yönelik tüm uluslararası çabalara, uluslararası ve bölgesel girişimlere karşı açık bir meydan okuma olduğunu belirtti.
 
Hadi, kınama çağrısında bulundu
Hükümet açıklamasında, Husileri uluslararası normlara ve yasalara saygı duymamak ve uluslararası insani hukuk ilkelerini ihlal etmekle suçladı. Aynı zamanda uluslararası topluma, uluslararası kuruluşlara ve BM Güvenlik Konseyine çağrıda bulunan Hadi, sessizlik çemberinden çıkarak sorumluluklarını yerine getirip barış çabalarını baltalamayı, failleri ve destekçilerini cezalandırmayı amaçlayan bu menfur terör suçunu kınamalarını talep etti.
Bunun yanı sıra, Yemenli insan hakları örgütleri Birleşmiş Milletler'i, Yemen'deki Özel Temsilcisi’ni, BM Güvenlik Konseyi'ni, uluslararası toplumu ve insan hakları örgütlerini Husi milisleri tarafından Yemen halkına karşı işlenen terör suçlarından dolayı sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı. Husilerin bir hafta önce Marib'deki er-Ravda semtindeki bir benzin istasyonunu bombaladığı ve ambulans ekiplerini 2 SİHA ile ​​hedef aldığı saldırılarda 21 sivil yaşamını yitirirken birçoğu ise yaralandı. Saldırı, özellikle saldırı sırasında istasyonda bulunan çocukların ölmesi nedeniyle Arap dünyası ve uluslararası çevreler tarafından kınandı. Husiler üstü kapalı bir şekilde saldırının sorumluluğunu üstlendi.
İran destekli Husi milislerin hava saldırılarına paralel olarak, Marib şehrinin batı ve kuzeybatısındaki çeşitli noktalara ve komşu Cevf Valiliği'ne operasyonlarının bir parçası olarak sürekli kara saldırıları da sürüyor. Grup, ülkenin kuzeyinde hükümetin en önemli kalesi olan petrol kentini kontrol altına almak amacıyla herhangi bir saha ilerlemesi kaydetmeye çabalıyor.
Öte yandan Yemen Bilgi, Turizm ve Kültür Bakanı Muammer el-İryani, istatistiklerin Husilerin bu yılın başından bu yana 55'ten fazla İran yapımı balistik füze, 12 insansız hava aracı, üç Katyuşa füzesi, 6 topçu mermisi ve 7 patlayıcı cihaz ile yerleşim yerlerini, kampları, sivilleri ve yerinden edilmiş kişileri hedef aldığını doğruladığını aktardı.
Bakan İryani, dün (Cumartesi) Twitter'dan yaptığı açıklamasında, istatistiklerin aynı dönemde Marib şehrine yönelik Husi saldırılarının 344 sivilin ölümünü ve yaralanmasına neden olduğunu belgelediğini ifade etti. Saldırılarda 3’ü kadın, 15'i çocuk olmak üzere 104 sivilin öldürüldüğü, 12'si kadın ve 30'u çocuk olmak üzere 180 sivilin ise yaralandığı kaydedildi.
Yemenli Bakan, Husi milislerinin artan saldırılarından bu yana Marib kentindeki yerleşim bölgelerini, sivil nesneleri ve sığınmacı kamplarını bombalamasını, sivillerin sistematik ve kasıtlı olarak öldürülmesi ve uluslararası yasaların ve anlaşmaların açık bir ihlali olarak değerlendirdi. Ayrıca bu saldırıların savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar kapsamına girdiğini belirtti.
Uluslararası toplum, BM ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmeleri için çağrıda bulunan İryani, “Husi milislerin intikam gerekçesiyle kadınları ve çocukları hedef alan günlük sivil cinayetlerini durdurmaları için baskı yapılması ve grubun terör örgütü listesine alınarak liderlerinin suçlu olarak yargılanması gerekiyor” dedi.



Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

TT

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bu çerçevede yürütülen çabaları ele aldı. Görüşmede özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarıyla ilgili dosyalar üzerinde duruldu.

İki lider, Pazartesi akşamı Cidde’deki Selam Sarayı’nda iftar sofrasında bir araya geldikleri görüşmede, iki ülke arasındaki köklü ve tarihi ikili ilişkileri ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı. Ayrıca Arap ve İslam dünyasını ilgilendiren bir dizi konu da masaya yatırıldı.

frgtyh
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pazartesi öğleden sonra Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda, Cumhurbaşkanı Sisi’yi karşılamıştı. Ziyaretin, “iki ülke arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerini güçlendirme ve ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde istişare ve koordinasyonu sürdürme” çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed eş-Şennavi, Veliaht Prens’in görüşmede iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin merkezi önemini vurguladığını ve bunları iki kardeş halkın çıkarları doğrultusunda daha ileri ufuklara taşımayı arzu ettiğini ifade ettiğini aktardı. Sisi’nin ise Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinde kaydedilen büyük gelişmeye işaret ederek, ikili iş birliğinin farklı alanlarda ilerletilmesinin önemini vurguladığını kaydetti.

dfrthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Sözcü, görüşmede Gazze’deki durumun da ele alındığını belirterek, tarafların savaşın durdurulmasına ilişkin anlaşmaya tüm tarafların bağlı kalmasının ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının uygulanmasının gerekliliğini teyit ettiğini söyledi. Ayrıca Gazze’ye insani yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasının artırılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistin halkının toprakları dışına zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimin reddedildiği vurgulanarak, çözümün iki devletli çözümün hayata geçirilmesine götürecek kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasında yattığı ifade edildi.

xscdfgt
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bir dizi bölgesel ve uluslararası dosya ele alındı. Bölgede gerilim ve tırmanıştan kaçınılmasının, krizlerin diyalog yoluyla barışçıl çözümlerle ele alınmasının ve Arap dayanışmasının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Devletlerin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarafların, bölgesel istikrarın korunması amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonu sürdürme ve güçlendirme konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.

Görüşmeye Suudi tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Şura Konseyi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı İsam bin Said ve Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan katıldı. Mısır tarafından ise Cumhurbaşkanlığı Divan Başkanı Tümgeneral Ahmed Ali, Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği ile Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedr Abdülati, Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ve Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Müsteşar Ömer Mervan hazır bulundu.

frgth
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Cumhurbaşkanı Sisi, Pazartesi akşamı Cidde’den ayrıldı. Sisi’yi Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan Veliaht Prens Muhammed bin Selman uğurladı.

Riyad ile Kahire, bölgede gerilimin düşürülmesinin önemi konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Mısır’ın gerilimi azaltmaya yönelik çabalara angaje olduklarını ve diğer ülkelerle birlikte bölgeyi ateşe atabilecek bir savaşın önüne geçmek için siyasi çözümler üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

Heridi, iki ülke arasında Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunda da mutabakat bulunduğunu belirterek, tarafların ateşkese ulaşılması ve tüm güçlerin katılacağı siyasi çözümlerin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen Ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ı Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda kabul etmişti. İki ülke, özellikle Sudan, Yemen, Somali ve Gazze Şeridi başta olmak üzere bölge krizlerine barışçıl çözümler bulunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda görüş birliği içinde olduklarını teyit etmişti.

67jı8
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi uğurlarken (SPA)

İkili düzeyde ise Suudi Arabistan ile Mısır, Kahire ile Riyad arasındaki kapsamlı kurumsal iş birliği çerçevesini oluşturan ve stratejik ortaklığın tüm boyutlarının takibini sağlayacak olan Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının düzenlenmesine yönelik hazırlıkları sürdürüyor.

Pazar akşamı Mısır Devlet Enformasyon Bakanı Diya Reşvan, Kahire’de Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki el-Şeyh’i kabulü sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin kader birliği ve çıkarların örtüşmesine dayanan, köklü bir Arap bütünleşmesi ve stratejik ortaklık modeli teşkil ettiğini, Arap ulusal güvenliğini tehdit eden tüm meydan okumalar karşısında uzun bir koordinasyon ve dayanışma geçmişine sahip olduğunu söyledi.


Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.