Fırat’ın doğusunda SDG kontrolündeki bölgelerde aşı kampanyaları başladı

COVAX kapsamında 23 bin aşı dozu ulaştı

Rakka’da sivil idareye bağlı bir aşı merkezi (Şarku’l Avsat)
Rakka’da sivil idareye bağlı bir aşı merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

Fırat’ın doğusunda SDG kontrolündeki bölgelerde aşı kampanyaları başladı

Rakka’da sivil idareye bağlı bir aşı merkezi (Şarku’l Avsat)
Rakka’da sivil idareye bağlı bir aşı merkezi (Şarku’l Avsat)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) kontrolündeki bölgelerde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılamaların devam edeceğini, COVAX programı planına göre 23 bin doz aşının daha gelmesi ile aşılama çalışmalarının genişleyerek Suriye hükümetine bağlı düzenli güçlerin kontrolü dışında kalan Haseke, Rakka ve Deyrizor illerine ulaştığını belirtti.
El-Haseke’deki sağlık ekipleri, Suriye hükümetine bağlı Sağlık Müdürlüğü’nde ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Sağlık Kurulu’na bağlı hastanede sağlık ekiplerinin ve sağlık sektöründe çalışanlarının aşılanmasında görev alıyorlar. Sağlık Kurulu Başkanı Dr. Civan Mustafa, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte aşıların korovirüs ile mücadelede ön saflarda olan ve salgını kontrol altına almaya çalışan sağlık çalışanlarına tahsis edildiğini belirtti.
Dr. Civan Mustafa 23 bin doz aşının ulaştığını, bu dozların 13 bin 200 doz Haseke’ye, 4 bini Deyrizor’a ve 6 bini Rakka’ya olmak dağıtıldığını açıkladı. Aşı olan kişilerle ilgili olarak, perşembe gününe kadar Lulu (İnci) Devlet Hastanesi’ndeki sağlık personellerinden ve halktan az sayıda kişi dahil olmak üzere bin 150 kişinin aşı olduğunu açıkladı.
Özerk Yönetim Sağlık Kurulu, kontrolü altında olan bölgelerde dün Kovid-19’a bağlı olarak 5 ölümün kaydedildiğini, 54 yeni vaka daha tespit edildiğini ve 12 kişinin daha sağlığına kavuştuğunu duyurdu. Böylece 749 can kaybı ve bin 841 iyileşen kişi dahil olmak üzere kaydedilen toplam vaka sayısının 18 bin 247’ye yükseldiği açıklandı.
Rakka Özerk Yönetim Sağlık Kurulu Direktörü Zeyne el-Hasan, aşı kampanyasının sağlık personeli ile başladığını daha sonra kronik hastaları ve ardından 55 yaş üstü yaşlıları kapsayacak şekilde göre üç aşamayı içerdiğini belirtti. Rakka’nın merkezindeki Seyful Devle Sağlık Merkezi’nde yürütülen aşılama çalışması, yoğun bir katılımla cuma ve cumartesi günleri hariç olmak üzere, her gün 11.00-13.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor.
Zeyne el-Hasan aşılamanın zorunlu olmadığını, isteğe dayalı olduğunu vurguladı ve aşı kampanyası ile ilgili olarak “Öncelikle sağlık personeli ve kronik hastalıklara sahip olan kişiler aşılanacak, iki aşamada uygulanan ilk dozdan 56 gün sonra ikinci dozu alan her kişiye bir belge verilecek.” dedi. Hasan kampanyaya katılımın çok iyi olduğunu belirterek, “Ekipler elimizdeki aşılar bitene kadar aşılamaya devam ediyor. WHO’dan aşı kampanyalarını takip etmek için yakında ikinci bir parti aşı dozu teslim alacağımıza yönelik vaatler aldık” ifadelerini kullandı.
Aşılar ve aşılama kampanyaları, oksijen kaynaklarının tükendiği sırada yeni enfeksiyon dalgasının oluştuğu bir zamanda geliyor. Diğer yandan, bölgedeki hastaneler, sağlık sisteminin çökmesine neden olan 10 yıllık çatışmadan sonra ihmal edilmiş bir durumda bulunuyor.
WHO Suriye temsilcisi Dr. Akjmal Magtimova ise, WHO’ya bağlı COVAX programının bu yıl sonuna kadar 5 milyon Suriyeliyi yani üç tarafın kontrolü altındaki nüfusun yüzde 20’sini aşılamayı amaçladığını açıkladı. Magtimova geçen ay bir basın konferansında, “Öncelik, sağlık personelinin, sosyal hizmet çalışanlarının ve enfeksiyona karşı en çok savunmasız olan grupların aşılanması olacak” ifadelerine yer vermişti.
Fırat’ın doğusundaki bölgeler halihazırda, 2019’un başında Rusya-Çin vetosu ile Yarubiyah geçişinden yapılan yardımın kesilmesinin bu yana sağlık ve tıbbi ekipman eksikliği sebebiyle sıkıntı çekiyordu. Kovid-19 salgının ortaya çıkması ise ikinci bir tehdit oluşturdu. Uluslararası ve yerel insani yardım kuruluşları ve Kürt yetkililer, Suriye’de 9 yıldır devam eden çatışmada birçok hastanenin yıkılması, sağlık hizmetleri noktalarının ve kliniklerinin hizmet dışı kalması gibi sağlık sistemlerindeki ağır kayıplar nedeniyle salgının yayılmasını kontrol altına almadaki yetersizlik konusunda uyarıda bulundu.



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.