Batman'in Türkiye macerasının yaratıcıları anlattı: "Okurları Nolanvari bir hikaye bekliyor"

Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
TT

Batman'in Türkiye macerasının yaratıcıları anlattı: "Okurları Nolanvari bir hikaye bekliyor"

Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
Bruce Wayne'in, nam-ı diğer Batman'in Türkiye yolculuğunda İstanbul'un yanı sıra farklı güzergahlar da bulunuyor (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)

Kara Şövalye (The Dark Knight), Pelerinli Süvari (Caped Crusader) gibi isimleriyle de bilinen Batman 14 Eylül'de 14 farklı ülkeden yazar ve çizerin yer aldığı çizgi roman antolojisiyle hayranlarının karşısına çıkacak. 
Bu yıl 18 Eylül'de kutlanacak Batman Günü'nden (Batman Day) 4 gün önce yayımlanacak antoloji Türkiye, Kuzey Amerika, Fransa, İspanya, İtalya, Almanya, Çekya, Polonya, Meksika, Brezilya, Güney Kore, Çin, Rusya ve Japonya'dan pek çok önemli ismi bir araya getirecek. 
Popüler kültürün en bilinen karakterlerinden Bruce Wayne antolojide yer alan hikayeler aracılığıyla Gotham'ın dışına çıkarak adalet savaşını farklı ülkelerde sürdürecek. Batman'in çeşitli ülkelerden bilinen mekanlarda yeni suçlarla mücadelesi Batman: Dünya antolojisiyle kapsamlı bir uluslararası hüviyete bürünecek.
Wayne'in Türkiye güzergahındaysa kahramanı Ertan Ergil ve Ethem Onur Bilgiç karşılıyor. Çizimlerini Bilgiç'in hazırladığı hikayesini Ergil'in yazdığı Batman'in Türkiye macerası hem okurlara hem de Wayne'e sıradışı bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor. 
Çizgi roman müptelalarını ve Batman tutkunlarını heyecanlandıran projeyi konuştuğumuz Ergil ve Bilgiç; antolojinin üretim sürecini, projenin en heyecan verici yanlarını ve Batman'in kendileri için ifade ettiklerini Independent Türkçe'ye anlattı. 

"Hayatımda başıma gelen en özel anlardan biriydi"
JBC Yayıncılık'ın kurucularından Ertan Ergil projenin vücut bulma sürecinin 2018'e uzandığını söylüyor. Batman yayınlarını 2014'ten itibaren okurlarla buluşturduklarını aktaran Ergil, DC Comics yetkilileri ve editörleriyle farklı projeler için sık sık bir araya geldiklerini ve antoloji projesine de bu görüşmelerden biriyle dahil olduklarını belirtiyor.
"2018 ve 2019'da DC Comics'le yaptığımız yoğun toplantılarımızdan birinde kendilerine ülkemizle alakalı bir proje sunmuştuk. Bu projeyi şimdilik bekletmemizi istediklerini söyleyip bize Batman: Dünya projesinden bahsettiler. İki proje de birbirine çok benziyordu. Paralel projeler oldukları için DC Comics'le beraber Batman: Dünya'nın başından sonuna kadar tüm üretim sürecini sorunsuz şekilde yürüttük."

Başlangıçta ellerinde iki öykü bulunduğunu söyleyen Ergil hikayenin ortaya çıkış sürecinde aklına gelen farklı bir fikri yazma kararı aldığını ve bu sürpriz maceranın da nihayetinde projede yer alan öyküye evrildiğini ifade ediyor.
"Yıllardır aklımda sadece basit bir sekans olarak bekleyen ama bir türlü hikaye haline getiremediğim fikir tekrar aklıma geldi. Kendi kendime 'Neden olmasın?' dedim ve gerekli araştırmalarımı tamamladıktan sonra fikri hikayeleştirip, hem editörlerimize hem de daha sonra DC Comics'e yazarların isimleri saklı kalacak şekilde sunduk. Yazdığım hikayeyi DC Comics editörleri çok beğendi ve bu seçimle devam etme kararı alındı. Hayatımda başıma gelen en özel anlardan biriydi diyebilirim."

"Çocukluk kahramanlarımdan birini çizmek büyük mutluluk"
İllüstratör ve grafik tasarımcı Ethem Onur Bilgiç ise Ergil'in kendisiyle iletişime geçmesinin ardından projeye dahil olduğunu belirtiyor. DC Comics'e önerilen birkaç çizerden biri olduğunu aktaran Bilgiç planın değişmesinin ardından kapakla birlikte iç tasarımları da üstlenmiş.
"Çocukluk kahramanlarımdan birini çizmenin yanında böyle bir antolojide bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum açıkçası. Projede benim hayranlıkla takip ettiğim çizer ve yazarlar var. Bu isimlerle aynı kapak altında bulunmak da heyecanımı kat kat artırıyor. İlk konuşmalarımız benim sadece Türkiye hikayesinin kapağını yapmam yönündeydi. Kapak ve çizgi roman iç çizeri farklı olsun diye planlanmıştı. Sonra iş biraz daha değişti ve bana, çizgi romanın iç çizimlerini de benim yapmak isteyip istemediğimi sordular. Sonunda da benim ismimde mutabık kalındı."

İlk kez Indepedendent Türkçe'de yayımlanan özel Batman: Dünya iç çizimi (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
"Asıl amaç Batman'in farklı yorumlarını ortaya çıkarmaktı"
Bununla birlikte yoğun ve detaylı bir üretim sürecinden geçtiklerini aktaran Ergil ve Bilgiç esasen DC Comics'in çok fazla müdahalede bulunmadığı aksine yaratım aşamasının bireysel ilerlediğini söylüyor. Projenin esas amacının "Batman'in farklı yorumlarını" ortaya çıkarmak olduğunu belirten Ergil bunun da özgün yaratımları beraberinde getirdiğini şu şekilde ifade ediyor:
"Her ülke kendi isteği doğrultusunda bireysel bir üretim süreci yönetti. Antolojinin asıl amacı zaten her ülkenin kendi etnik ve kültürel bakış açısıyla Batman'i yorumlamaları üzerineydi. Her hikaye katılımcı ülkelerin kendi ülkelerinde geçecek şekilde hazırlandı."
Ergil söz konusu yaklaşımın yeni karakterler yaratmaya da olanak tanıdığını söylüyor.

"Sadece Batmobile'ın tasarımına dair istek geldi"
Bilgiç ise çizimlerin üzerinden tek tek geçtiklerini ve hayli detaylı çalışmalar yaptığını aktarıyor. Ülkelerin hikayelerinin birbirinden bağımsız olması nedeniyle üretim sürecinde diğer ekiplerle temas halinde olmadığını belirten Bilgiç şu ifadeleri kullanıyor:
"Çizimler kısmında ben, JBC ve DC Comics ortak ilerledik. Ben eskizleri yapıp paylaşıyor, ortak yorumları alıyordum. Büyük değişiklikler olmasa da hemen hemen her panel üzerinde ince ince tartışıp geliştirdik."
Kendisine yalnızca Batmobile'ın tasarımına dair istek geldiğini, geri kalan kısımda özgürce çizimler yaptığını söyleyen Bilgiç, DC Comics'in koyu bir çerçevesinin olmadığını aktarıyor. 

"Batman; hüzün, nefret veya aşk gibi duyguları iliklerine kadar yaşayan bir karakter"
Batman karakterinin kendisi için anlamını "duygularını iliklerine kadar yaşayan bir karakter" diye özetleyen Ergil, Bruce Wayne'in bu açıdan diğer süper kahramanlardan ayrıldığını düşündüğünü ifade ediyor.
"Adalet duygusu çok güçlü, hatta çoğu zaman hem hikayelerinde bulunan karakterler hem de okurlar tarafından bu yüzden eleştirilebiliyor. Bence onu tüm süper kahramanlardan ayıran en büyük özelliği duygularını çok yoğun şekilde yaşaması. Bunun en büyük nedeni de kendisinin hiçbir güce sahip olmaması, yani gerçekten bizler gibi olması. Hüzün, nefret veya aşk, her birini çok yoğun, tabiri caizse iliklerine kadar yaşayan bir karakter."
Bilgiç ise Batman'i kendi bakış açısından şu ifadelerle tanımlıyor:
Batman benim için 'beklenen' adaleti temsil ediyor. Korkusuzca suçla savaşmak zorunda olduğumuzu anlatıyor. Bunu yaparken de hep hazırlıklı olmayı, yani çok çalışmayı öğütlüyor. Ayrıca kişisel kuralların, sağlam duruşların önemini gösteriyor."

"Batman'in gerçek şehirlerde suçla yüzleşmesi beni heyecanlandırıyor"
Batman'in Gotham'ın dışına çıkarak gerçek şehirlerde kötülerle karşı karşıya geldiği daha önce pek çok örneğin olduğunu belirten Bilgiç bu tür hikayelerin kendisini epey heyecanlandırdığını ve bu tarz anlatıların daha fazla olmasını umduğunu söylüyor.
"Batman'in kurgusal bir şehir olan Gotham'dan çıkıp gerçek şehirlerde suçla yüzleşmesi beni heyecanlandıran bir konsept. Bu hikayelere şimdi o ülkelerin yazar ve çizerinin dokunuyor olması meraklandıran bir durum. Batman'in küreselleşmesi günümüzde beklenen bir durum sanırım. Ben yaşadığım şehirde Batman'in eksikliğini hissediyorum mesela. Umarım daha sık ziyaret eder."

Öte yandan Ergil ise projenin kapsamı nedeniyle bir ilk olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor.
"DC Comics daha önce de yerel sanatçılarla çalıştı. Batman: Dünya bu konuda bir ilk değil ama bu kadar farklı kültürü bir araya getirmesinden dolayı bir ilk diyebiliriz. 14 hikayenin tamamında da farklı bir Batman okuyacağız."

"Antolojide bulunan en uzun hikaye bizim"
Batman: Dünya antolojisine dair heyecan verici bir diğer unsursa toplamda 184 sayfa olacak çalışmada en fazla alanın Wayne'in Türkiye macerasına verilmesi. Ergil bu durumun kendilerini çok mutlu ettiğini şu şekilde ifade ediyor:
"Hikayelerle ilgili en nefes kesici anımız herkesten fazla sayfa sayısına sahip olmamızdı. Her ülke 8-10 sayfaya sahipken bize 14 sayfalık yer verildi. Antolojide bulunan en uzun hikaye olması bizi çok mutlu etti. DC Comics yetkilileri bu konuda bize çok destek oldu."

"İstanbul'un yanı sıra iki şehir daha var"
Projenin içeriğine yönelik büyük bir gizlilikle hareket ettiklerini belirten Ergil ve Bilgiç, hikayenin yalnızca İstanbul'da geçmediğini aktarıyor. Şu ana kadar yayımlanan görsellerden İstanbul dışında Ankara'nın da bu macerada yer aldığı anlaşılıyor. Her ne kadar hikayenin geçtiği mekanlara dair detaylı bilgi vermeseler de Bilgiç sürpriz bir şehrin daha olduğunu ifade ediyor.

İlk kez Indepedendent Türkçe'de yayımlanan özel Batman: Dünya iç çizimi (Ethem Onur Bilgiç/DC Comics/Independent Türkçe)
Türkiye bölümünü "gerçek mekanlarda geçen, kurgu karakterleri olan bir dedektiflik hikayesi" diye niteleyen Bilgiç, okurların hikayede Batman'in birden fazla düşmanla karşı karşıya gelmesine tanık olacağını söylüyor. 
Antolojinin geri kalan bölümlerini kendisinin de yayımlandığında göreceğini söyleyen Bilgiç, "Kore, Amerika, İtalya, Çekya ve Brezilya" öykülerini çizer ve yazarlarından ötürü epey merak ettiğini ifade ediyor.

"Hikayede esintiler, göndermeler, saygı duruşları bulunuyor"
En sevdiği Batman çizgi romanlarının "Batman: Kara Şövalye Dönüyor", "Batman: Öldüren Şaka", "Batman: Pelerinli Süvari'ye Ne Oldu?" ve "Batman: Noel" olduğunu söyleyen Ergil, "Esintiler, göndermeler ve saygı duruşları, hepsi hikayelerimizde bulunuyor" ifadelerini kullanıyor.

Hem Ergil hem de Bilgiç, "Batman: Kara Şövalye Dönüyor"un özel bir yere sahip olduğunu söylüyor (DC Comics)
Bilgiç de hem çizgi roman hem de film olarak "Batman: Kara Şövalye Dönüyor"u çok sevdiğini, "Batman: Öldüren Şaka" ve "Batman: İlk Yıl"ın da diğer favorileri olduğunu belirtiyor.
Bununla birlikte Christopher Nolan'ın Batman üçlemesini çok sevdiğini söyleyen Bilgiç tamamen sübjektif bir yorum olduğunun altını çizerek antolojideki Türkiye hikayesinin Nolan'ı anımsattığını düşündüğünü ifade ediyor.
"Tamamen subjektif bir yorum olarak hikâyeyi biraz Nolanvari buluyorum."

Batman: Dünya'nın uluslararası ekibinde yer alan isimler
Antolojinin açılış hikayesi "Batman: Damned", "Joker", "Lex Luthor: Man of Steel", "Batman/Deathblow" gibi projelerde birlikte çalışan ödüllü ikili yazar Brian Azzarello ve çizer Lee Bermejo'nun imzasını taşıyor. 
"Küresel Şehir" (Global City) başlıklı öyküde Batman, şehrini ve sakinlerini her türlü tehdide karşı korumak için Gotham'da geçirdiği zamana dair düşüncelere dalar. Ancak Kara Şövalye köprülerin, sokakların ve gökdelenlerin ötesine baktığında her yerde düzeltilmesi gereken yanlışlar olduğunu ve adalet çağrısının sınır tanımadığını fark eder.
Batman'in adalet mücadelesini farklı ülkelere taşıyacak uluslararası yaratıcı ekibin tam listesi şu şekilde:

Independent Türkçe



Zendaya: Umarım insanlar benden bıkmaz

Zendaya'nın bu yılki ilk filmi, Robert Pattinson'ın da rol aldığı A24 yapımı Drama (A24)
Zendaya'nın bu yılki ilk filmi, Robert Pattinson'ın da rol aldığı A24 yapımı Drama (A24)
TT

Zendaya: Umarım insanlar benden bıkmaz

Zendaya'nın bu yılki ilk filmi, Robert Pattinson'ın da rol aldığı A24 yapımı Drama (A24)
Zendaya'nın bu yılki ilk filmi, Robert Pattinson'ın da rol aldığı A24 yapımı Drama (A24)

Zendaya, 4 film ve büyük bir diziyle alışılmadık derecede yoğun olan 2026 vizyon programının ardından "bir süre ortadan kaybolmayı" planlıyor.

Fandango'nun Big Ticket programının sunucusunun 2026'yı "Z'nin yılı" diye nitelemesine yanıt veren Emmy ödüllü oyuncu şöyle dedi:

Umarım insanlar benden bıkmaz ve bu filmlerin herhangi birini destekleyen, kariyerime herhangi bir şekilde destek veren herkese minnettarım. Derinden minnettarım. Umarım bu yıl benden bıkmazsınız çünkü şunu söyleyeyim; bundan sonra bir süre ortadan kaybolacağım. Sadece kısa bir süreliğine saklanmam gerekecek.

29 yaşındaki oyuncunun bu yılki ilk filmi, Robert Pattinson'la başrolleri paylaştığı A24 yapımı Drama, 3 Nisan'da vizyona girecek.

Bundan bir hafta sonra HBO'nun Euphoria dizisinin üçüncü sezonu gösterime girecek. Zendaya, Drama Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında iki Primetime Emmy ödülü kazandığı Rue rolünü yeniden canlandıracak.

Temmuzda Zendaya, Christopher Nolan'ın The Odyssey ve Marvel'ın Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün (Spider-Man: Brand New Day) filmleriyle izleyici karşısına çıkacak. Her iki filmde de Tom Holland'la birlikte oynuyor.

Örümcek-Adam: Eve Dönüş (Spider-Man: Homecoming) çekimleri sırasında tanışan Zendaya ve Holland, 2021'de çıkmaya başladı.

Zendaya'nın uzun süredir stilistliğini yapan Law Roach'un geçen ay Access Hollywood'a "Düğün çoktan gerçekleşti" demesinden bu yana, ikilinin 2024'teki nişanlarının ardından gizli bir törenle evlenip evlenmediklerine dair spekülasyonlar yaygınlaştı. Ne Zendaya ne de Holland evlendiklerini kamuoyuna doğruladı.

Zendaya, 18 Aralık'ta vizyona girecek Denis Villeneuve filmi Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç'le (Dune: Part Three) yılı kapatacak.

Drama, hikayesinin merkezinde yer alan büyük bir itiraf nedeniyle şimdiden eleştirilere maruz kalıyor. Filmde Zendaya'nın canlandırdığı Emma karakteri, Pattinson'ın hayat verdiği nişanlısı Charlie'ye ve arkadaşlarına, bir zamanlar lisede silahlı saldırı yapmayı planladığını ancak bunu asla gerçekleştirmediğini itiraf ediyor.

Columbine Lisesi'nde 1999'da düzenlenen katliamda hayatını kaybeden Daniel Mauser'ın babası Tom Mauser, filmdeki bu sürprizden tiksindiğini TMZ'ye söylemişti.

Son 25 yıldır silah reformu için mücadele eden Mauser, bu ciddi konuyu bir romantik komedide hikayeyi ilerletme amacıyla kullanmanın "korkunç" olduğunu dile getirmişti.

Filmi izlemeyen baba, yapımın silahlı saldırganları "insanileştirdiğini" ve okul saldırılarını "normalleştirdiğini" ifade etmişti.

Filmde kitlesel şiddet tasviri yer almıyor.

Independent Türkçe


Türünün ilk örneği araştırma: Uzayda döllenme nasıl olacak?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Türünün ilk örneği araştırma: Uzayda döllenme nasıl olacak?

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Yeni bir araştırma, spermler yolunu kaybedebileceği için uzayda bebek yapmanın daha zor olabileceği uyarısında bulundu.

Araştırmada, yerçekimi eksikliği nedeniyle spermlerin yön bulma yeteneğinin bozulabileceği ve bu nedenle yumurtaları döllemenin zorlaşabileceği öne sürülüyor.

Bu sonucun elde edildiği çalışmada insanlar da dahil üç memeliden alınan sperm örnekleri, hücrelerin döndürülerek sıfır yerçekimi koşullarının canlandırıldığı bir makineye yerleştirildi. Spermler daha sonra kadın üreme sistemini taklit eden bir labirente sokuldu.

Yolunu kaybetmiş gibi görünen spermler labirentte ilerlemekte zorlandı.

Adelaide Üniversitesi'nden kıdemli yazar Nicole McPherson, "Spermlerin üreme sistemi gibi bir kanaldan geçme yeteneği üzerinde yerçekiminin önemli bir faktör olduğunu ilk kez göstermeyi başardık" diyor.

Normal yerçekimine kıyasla mikro yerçekimi koşullarında labirent odadan başarıyla geçebilen sperm sayısında kayda değer bir azalma gözlemledik. Spermlerin fiziksel hareket biçiminde herhangi bir değişiklik olmamasına rağmen bu durum tüm modellerde yaşandı. Bu da yön kaybının hareketlilikteki bir değişiklikten değil, diğer unsurlardan kaynaklandığına işaret ediyor.

Bilim insanları cinsiyet hormonu progesteronun eklenmesinin, spermlerin düşük yerçekiminin etkilerini aşmasına katkı sağlayarak örneklerin labirenti geçme olasılığını artırdığını saptadı.

Dr. McPherson, "Bu durumun, yumurtadan da salınan progesteronun, spermi döllenme bölgesine yönlendirebilmesinden kaynaklandığını düşünüyoruz ancak bu muhtemel çözümün daha fazla araştırılması gerekiyor" diyor.

Araştırmacılar, fare yumurtaları sıfır yerçekimine maruz kalınca döllenme oranında yüzde 30'luk bir azalma da tespit etti.

Dr. McPherson, "Mikro yerçekimine 4-6 saat maruz kaldıklarında döllenme oranlarında azalma gözlemledik. Uzun süreli maruz kalma daha da zararlı görünüyor; bu durum gelişimsel gecikmelere ve bazı durumlarda embriyo oluşumunun en erken aşamalarında fetüsü oluşturan hücrelerin azalmasına yol açtı" ifadelerini kullanıyor.

Bu bulgular uzayda üreme başarısının ne kadar karmaşık temellere dayandığını ve gelişimin tüm erken aşamaları üzerine daha fazla araştırmaya duyulan kritik ihtiyacı gösteriyor.

Araştırmayı yürüten bilim insanları, yerçekimindeki değişikliklerin hem döllenmeyi hem de embriyonun gelişimini nasıl etkileyebileceğini anlamada bu çalışmanın kilit öneme sahip olacağını belirtiyor. Bu da Ay ve Mars gibi diğer gökcisimlerinde yaşamaya yönelik planlarımızda hayati önem taşıyacak.

Dr. McPherson, "En son çalışmamızda, bu koşullar altında döllenseler bile birçok sağlıklı embriyo oluştu. Bu da bize uzayda üremenin bir gün mümkün olabileceği umudunu veriyor" diyor.

Diğer araştırmalar, spermin uzayda hareket etme biçimlerini incelemişti. Ancak bu çalışma, spermin üreme kanalında bu şekilde nasıl yol alabileceğini inceleyen ilk araştırma.

Çalışmanın bulguları hakemli dergi Communications Biology'de yayımlandı.

Independent Türkçe


2023'te Oscar'a damga vuran ikili, gişeleri sallayan yıldızla anlaştı

Her Şey Her Yerde Aynı Anda'da Michelle Yeoh'un canlandırdığı başkarakter Evelyn, paralel evrenlerde kendisinin tuhaf versiyonlarının bilincine giriyor (A24)
Her Şey Her Yerde Aynı Anda'da Michelle Yeoh'un canlandırdığı başkarakter Evelyn, paralel evrenlerde kendisinin tuhaf versiyonlarının bilincine giriyor (A24)
TT

2023'te Oscar'a damga vuran ikili, gişeleri sallayan yıldızla anlaştı

Her Şey Her Yerde Aynı Anda'da Michelle Yeoh'un canlandırdığı başkarakter Evelyn, paralel evrenlerde kendisinin tuhaf versiyonlarının bilincine giriyor (A24)
Her Şey Her Yerde Aynı Anda'da Michelle Yeoh'un canlandırdığı başkarakter Evelyn, paralel evrenlerde kendisinin tuhaf versiyonlarının bilincine giriyor (A24)

Başrolünde yer aldığı bilimkurgu destanı Kurtuluş Projesi'yle (Project Hail Mary) son günlerde çok konuşulan Ryan Gosling'in yeni projesi de dikkat çekti. 

45 yaşındaki Kanadalı'nın, Her Şey Her Yerde Aynı Anda'yla (Everything Everywhere All At Once) 7 Oscar kazanmayı başaran Daniel Kwan ve Daniel Scheinert'in bilimkurgu ve aksiyon türleri arasında gezinen yeni komedisinde oynayacağı bildirildi. 

Deadline'ın haberine göre, Daniellar olarak da bilinen ikilinin Universal Pictures için çekeceği film, 19 Kasım 2027'de vizyona girecek. 

Prodüksiyonun bu yaz Los Angeles'ta başlaması beklenirken, filmin adı ve senaryosu henüz açıklanmadı.

2023 Oscar Ödülleri'nde en çok heykelciği kazanan Her Şey Her Yerde Aynı Anda, yalnızca 25 milyon dolarlık bütçesine rağmen gişede 143 milyon dolarlık hasılata uzanmıştı. 

Gosling'in 20 Mart'ta vizyona giren Kurtuluş Projesi de açılış haftasında gösterdiği performansla üç büyük gişe rekorunu birden kırdı.

Deadline'ın aktardığına göre film, Amazon MGM için yeni bir açılış rekoru kırdı, Phil Lord ve Chris Miller'ın kariyerindeki en iyi başlangıca imza attı ve martın en güçlü özgün yapım açılışlarından biri oldu.

80,6 milyon dolarlık açılış hasılatıyla film, Oppenheimer'ın 82,4 milyon dolarlık "devam filmi olmayan yapım" rekorunu kıl payı kaçırsa da muazzam bir başarıya imza attı.

248 milyon dolarlık dudak uçuklatan bir prodüksiyon bütçesine sahip olan filmin, pazarlama giderleri de dahil edildiğinde kâra geçebilmesi için 500-600 milyon dolar bandını aşması gerekiyor. 

Filmde Gosling, bir uzay gemisinde kim olduğuna ve oraya nasıl geldiğine dair hiçbir anısı olmadan uyanan fen bilgisi öğretmeni Ryland Grace'i canlandırıyor. 

Hafızası yavaş yavaş yerine gelen Grace, yaklaşan bir buzul çağını durdurmak, insanlığı ve ölmekte olan Güneş'i kurtarmak için kritik bir gizemi çözmesi gerektiğini fark ediyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter