Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biden’la kapsamlı bir görüşme yaptık... F-35 ve S-400 konusunu ifade ettim

TC Cumhurbaşkanlığı (Twitter)
TC Cumhurbaşkanlığı (Twitter)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Biden’la kapsamlı bir görüşme yaptık... F-35 ve S-400 konusunu ifade ettim

TC Cumhurbaşkanlığı (Twitter)
TC Cumhurbaşkanlığı (Twitter)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden yüz yüze görüştü.

Baş başa görüşme 48 dakika sürdü
Erdoğan'ın, Biden ile 19.00'da başlayan baş başa görüşmesi sona erdi. İki ismin görüşmesi 48 dakika sürdü.
Baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmeye geçildi.

Heyetler arası görüşme 40 dakika sürdü
Erdoğan ve Biden'ın, NATO Karargahı'nda başkanlık ettikleri heyetler arası görüşme 40 dakika sürdü.
Görüşmede Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan eşlik etti.

Biden'dan ilk değerlendirme
Biden görüşmeye ilişkin, "Çok iyi bir görüşme oldu" değerlendirmesi yaptı. 
Bloomberg'in Beyaz Saray Muhabiri Jennifer Epstein Twitter'dan Biden'ın ifadelerini, "Biden, Türkiye'den Erdoğan ile yaptığı ikili görüşmenin sonunda 'Çok iyi bir görüşmeydi' dedi. ABD basını odaya girip liderlerden daha kapsamlı açıklamalar almayı bekliyordu ancak sadece hızlı fotoğraf çekimi yapıldı" diye aktardı.

Erdoğan'dan zirvenin ardından açıklama
Erdoğan, Brüksel’de NATO Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi. 
"Küresel istikrarın muhafazasında NATO'nun hem belirleyiciliği hem de üstlenmesi gereken sorumluluklar artmıştır" diyen Erdoğan, "Dönem, sorumluluktan kaçma değil, elini taşın altına koyma dönemidir" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Akdeniz'den Karadeniz'e, Avrupa'dan Asya'ya, NATO'nun sağladığı güvenlik şemsiyesine ihtiyaç duyulan her yerde ittifak aktif rol üstlenmelidir" diye konuştu.

NATO Zirvesi
Erdoğan, NATO Zirvesi'ne ilişkin şunları kaydetti:
“NATO'yu askeri bakımdan daha muhkem hale getirirken siyasi boyutunu da tahkim edecek adımların atılması yönünde kararlar aldık.”

Sınır ötesi operasyonlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarına ilişkin, "Sınır ötesi operasyonlarımız sayesinde, 8 bin 200 kilometrekareden fazla alanı terörden arındırdık. NATO Zirvesi'nde gerek zirve hitabımızda gerek ikili görüşmelerimizde, PYD/PKK'ya verilen desteğin artık sonlandırılması gerektiğini açıkça dile getirdik" dedi.

"Türkiye ile dayanışma sergilenmeli"
Erdoğan, "Temennimiz, tüm müttefiklerimizin sığ siyasi hesapları artık bir yana bırakıp, Türkiye ile tam bir dayanışma sergilemesidir" ifadelerini kullandı.

"Çarpık anlayış"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terör meselesinde örgütler arasında ayrım yapan, iyi terörist-kötü terörist sınıflamasına giden çarpık anlayış, mevcudiyetini ne yazık ki koruyor. Böyle ikircikli bir tavrın terörü yok edemeyeceği, bilakis terör örgütlerine cesaret vereceği açıktır" dedi.

Biden ile görüşme
Erdoğan, ABD Başkanı Biden ile görüşmesine ilişkin şunları söyledi:
"İki müttefike ve stratejik ortağa yakışır şekilde, doğrudan diyalog kanallarını, etkin ve düzenli şekilde kullanma konusunda mutabık kaldık. Ortak çıkarlara sahip olduğumuz alanlardaki iş birliği imkanlarını yapıcı bir yaklaşımla ele aldık. S-400'de bizim düşüncemiz daha önce neyse, aynı düşünceyi Sayın Başkan'a (Biden) ifade ettim, F-35 konusunu da aynı şekilde ifade ettim"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kaynak ülkelere teslim ettiğimiz teröristlerin hiçbir tahkikata uğramadan serbestçe dolaşabilmesi, hatta kimi ülkelerde terör eylemi yapabilmesi büyük bir zafiyettir" şeklinde konuştu.

Yunanistan ile ilişkiler
Erdoğan, Yunanistan ile ilişkilere ilişkin, "Görüşmelerimizi gerekirse özel hattan yapmak suretiyle, 'Araya birilerini sokmamızın anlamı yok' kararına vardık" diye konuştu.

Türkiye-ABD ilişkileri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye-ABD ilişkilerinde çözülemeyecek hiçbir mesele olmadığını, iş birliği alanlarımızın sorun başlıklarından daha geniş ve zengin görünüm sergilediğini düşünüyoruz. Afganistan'dan çıkmamız istenmiyorsa, diplomatik, lojistik, mali konularda ABD'nin bize vereceği destek büyük önem arz ediyor.”

Kabil Havalimanı'nın güvenliğinin sağlanması
Erdoğan, Kabil Havalimanı'nın güvenliğinin sağlanmasına ilişkin, "Pakistan'ı yanımıza alma düşüncemizi, Macaristan'ı yanımıza alma düşüncemizi kendilerine (Biden) söyledik" dedi.

Macron ve İslam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Fransa Cumhurbaşkanı Macron) 'İslam'a karşı olmam söz konusu değildir, bunu bir dost olarak size söylüyorum.' dedi" ifadesini kullandı.

"Hiç gündeme gelmedi"
 Erdoğan bir muhabirin, "Görüşme öncesinde Joe Biden'ın 24 Nisan'da yaptığı 1915 olaylarıyla ilgili yaptığı açıklamayı kastederek 'umarım bunu unutturacak' bir görüşme olur, demiştiniz bu konu gündeme geldi mi " sorusuna "Hamdolsun hiç gündeme gelmedi" yanıtını verdi.



ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bazı teknelere düzenlediği saldırıda sekiz kişi öldü

Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.
Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.
TT

ABD'nin uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle bazı teknelere düzenlediği saldırıda sekiz kişi öldü

Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.
Trump'ın 2 Eylül 2025 tarihinde sosyal medya platforumu Truth Social'da paylaştığı bir videodan alınan görüntü. Trump, görüntüdeki teknenin Venezuela'dan uyuşturucu taşıdığını iddia etmişti.

ABD ordusu dün, uyuşturucu kaçakçılığı yaptığından şüphelenilen tekneleri hedef alan yeni saldırılarında sekiz kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Böylece Washington'ın uyuşturucu kaçakçılarına karşı yürüttüğü kampanyada ölenlerin sayısı en az 115'e yükseldi.

ABD Güney Komutanlığı, salı ve çarşamba günleri gerçekleştirilen iki saldırı olduğunu, salı günü gerçekleşen saldırılarda ‘konvoy halinde seyreden üç uyuşturucu kaçakçılığı teknesinin’ hedef alındığını duyurdu. Komutanlığa göre ölenlerin üçü de aynı teknedeydi.

Saldırıların tam yeri açıklanmadı, ancak önceki saldırılar Karayipler veya Doğu Pasifik'te gerçekleştirilmişti. ABD ordusu, hedef alınan teknelerin kimliği belirtilmeyen ‘terör örgütleri’ tarafından kullanıldığını belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yayınlanan açıklamada, üç teknenin birlikte seyrettiği ve ardından peş peşe patlamaların meydana geldiğini gösteren bir videoda yer aldı. Açıklamada, “İlk teknedeki üç uyuşturucu kaçakçısı ilk saldırıda öldürüldü. Kalan uyuşturucu kaçakçıları denize atlayarak birbirlerinden uzaklaştılar, ardından sonraki iki saldırı tekneleri batırdı” denildi.

ABD ordusu, diğer iki teknedeki kişilerin akıbeti hakkında daha fazla ayrıntı vermeden, sahil güvenliğe ‘arama ve kurtarma çalışmalarının başlatılması’ talimatını verdiğini açıkladı. Birkaç saat sonra ordu, dün diğer iki tekneye de saldırı düzenlediğini ve beş kişiyi öldürdüğünü duyuran ikinci bir açıklama yaptı. Saldırıların yeri de belirsizdi.

Trump yönetimi aylardır, geniş çaplı bir uyuşturucu kaçakçılığı ağını yönettiği iddiasıyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro üzerindeki baskıyı artırıyor ve yaptırımlara tabi olan petrol tankerlerinin Venezuela'ya gitmesini ve Venezuela'dan yola çıkmasını ‘tamamen yasakladığını’ duyurdu.

ABD ordusu, geçtiğimiz eylül ayından bu yana, Karayipler ve Doğu Pasifik'te Washington'ın uyuşturucu kaçakçılığına karıştığından şüphelendiği gemilere 30'dan fazla saldırı düzenledi ve yaklaşık 110 kişiyi öldürdü.

ABD bugüne kadar, hedef alınan gemilerin uyuşturucu taşıdığına dair herhangi bir kanıt sunmadı.

Washington, Karayipler'e önemli miktarda askeri takviye gönderirken Karakas, Trump yönetiminin Maduro'yu devirmek ve ülkenin büyük petrol kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin asılsız suçlamalara başvurduğuna inanıyor.


Washington, Venezuela’nın petrol sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlere yaptırım uygulayacak

Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)
Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)
TT

Washington, Venezuela’nın petrol sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketlere yaptırım uygulayacak

Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)
Venezuela devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela'ya (PDVSA) ait petrol depolama tankı (X)

ABD dün, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya uyguladığı baskı çerçevesinde son olarak, Venezuela petrol sektöründe faaliyet gösteren dört şirkete yaptırım uygulayacağını duyurdu.

ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu dört şirketi ‘bloke edilmiş mülk’ olarak belirledi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, “Bu gemilerin bazıları Venezuela'ya hizmet eden gölge filonun bir parçası olup, uyuşturucu ticaretine dayanan Maduro'nun gayri meşru terörist rejimine finansal kaynak sağlamaya devam ediyor” denildi.

Öte yandan Venezuela ile petrol ticaretine dahil olan tarafların ‘önemli yaptırımların uygulanması riskiyle’ karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.

Hazine Bakanı Scott Bessent yaptığı açıklamada, “Bakanlık, Maduro rejimine baskı uygulamak için Başkan Trump'ın kampanyasını uygulamaya devam edecek” dedi.

Washington salı günü, İran'ın Venezuela ile yaptığı insansız hava aracı (İHA) ticaretini hedef alan yaptırımlarını açıkladı. Venezuela ve İran'da bulunan on kişi ve kuruluşu İran yapımı İHA’lar satın aldıkları, balistik füze üretiminde kullanılan kimyasalları temin etmeye çalıştıkları ve diğer endişeler nedeniyle kara listeye aldı.

Trump yönetimi, aylardır geniş bir uyuşturucu kaçakçılığı ağını yönettiği iddiasıyla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya baskı yapıyor.

Trump yönetimi, Venezuela'ya giden veya Venezuela'dan gelen petrol tankerlerinin hareket etmesini ‘tamamen yasakladığını’ duyurdu.

Öte yandan Karakas, Trump yönetiminin Maduro'yu devirip ülkenin devasa petrol kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için uyuşturucu kaçakçılığı konusunda asılsız suçlamalara başvurduğuna inanıyor.


İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir: 2026, İsrail'in güvenliği için “belirleyici bir yıl” olacak

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir: 2026, İsrail'in güvenliği için “belirleyici bir yıl” olacak

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Hamas Hareketi’ni silahsızlandırmaya kararlı olduğunu belirterek, 2026 yılını İsrail’in güvenliği için ‘belirleyici bir yıl’ olarak nitelendirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP'nin aktardığına göre Zamir, Gazze'ye yaptığı saha keşif turu sırasında askerlere şunları söyledi:

“2026, İsrail Devleti'nin güvenlik gerçekliğini şekillendirme açısından belirleyici bir yıl olacak. Hamas ve diğer terör örgütlerini silahsızlandırmaya kesinlikle kararlıyız. Terörist hareket Hamas'ın gücünü yeniden inşa etmesine ve bizi tehdit etmesine izin vermeyeceğiz.”

Bu açıklamadan birkaç gün önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Florida'da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede bu konuyu gündeme getirmişti.

İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda “Genelkurmay Başkanı General Eyal Zamir, bugün (çarşamba) Gazze Şeridi'nin güneyinde, Güney Bölge Komutanı Tümgeneral Yaniv Asor, 143. Tümen Komutanı Tuğgeneral Barak Hiram, Golani Tugayı Komutanı, 188. Tugay Komutanı, Güney Tugay Komutanı ve diğer komutanların eşliğinde bir saha keşif turu gerçekleştirdi” mesajını paylaştı.

Adraee, Zamir'in saha keşif turu sırasında şu sözleri söylediğini aktardı:

“2025 yılında, Savunma Kuvvetleri daha önce eşi ve benzeri görülmemiş başarılar elde etti. Bunların başında, Hamas'ın tüm ana muharebe birimlerini yok ederek ona ölümcül bir darbe indirmek, 7 Ekim'de yaşadığımız tehdidi ortadan kaldırmak ve kaçırılan tüm kurtulanları evlerine geri döndürmek geliyor.”

Adraee, İsrail ordusunun son kaçırılan kişi olan Ran Gvili'nin cesedini Gazze'den geri getirmeye çalıştığını açıkladı.

Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, İsrail güçlerinin Gazze'deki konumlarından çekilmesini, Hamas'ın ise silahlarını bırakmasını öngörüyor. Silah bırakma, Hamas için önemli bir pürüz olmaya devam ediyor.

Öte yandan anlaşmaya göre Gazze Şeridi’ne uluslararası bir istikrarı destekleme gücü konuşlandırılmasıyla Filistin topraklarını geçici bir otorite yönetecek.

İsrail, anlaşmanın ikinci aşamasına ilişkin müzakerelerin başlaması için, Gazze’de kalan son rehine olan Ran Gvili'nin cesedinin iadesini bekliyor.