ABD'de 1956'da işlenen çifte cinayet çözüldü: "DNA sayesinde açıklığa kavuşan en eski vaka"

Cascade County Şerif Bürosu, faili meçhul cinayetler konusunda bir görev gücü kurmayı planlıyor (AP)
Cascade County Şerif Bürosu, faili meçhul cinayetler konusunda bir görev gücü kurmayı planlıyor (AP)
TT

ABD'de 1956'da işlenen çifte cinayet çözüldü: "DNA sayesinde açıklığa kavuşan en eski vaka"

Cascade County Şerif Bürosu, faili meçhul cinayetler konusunda bir görev gücü kurmayı planlıyor (AP)
Cascade County Şerif Bürosu, faili meçhul cinayetler konusunda bir görev gücü kurmayı planlıyor (AP)

ABD'de polis ekipleri ve adli genetik uzmanları, 1956'dan beri faili meçhul olan çifte cinayeti çözdü. Yetkililer, bunun ülkede DNA sayesinde açıklığa kavuşan en eski vaka olduğunu düşünüyor.
Montana eyaletine bağlı Great Falls'ta 65 yıl önce ocak ayında yürüyüşe çıkan üç genç, kafasından silahla vurularak öldürülen 18 yaşındaki Lloyd Duane Bogle'ın bedenini bulmuştu.
Ertesi gün bir işçi, aynı şekilde öldürülen 16 yaşındaki Patricia Kalitzke'nin bedenini tespit ettiğini bildirmişti. Genç kızın cinsel saldırıya uğradığı ortaya çıkmıştı. The New York Times, o dönem yerel medyanın, ikilinin sevgili olduğunu yazdığını aktardı.
Polis ekipleri pek çok ipucunu takip etse de hiçbir sonuca varamadı ve vaka, faili meçhul olarak kaldı.
Ancak Cascade County Şerif Bürosu vakayı yıllarca incelemeye devam etti. İşlerin seyri, 2012'de dedektif Jon Kadner'ın dosyayla ilgilenmeye başlamasıyla değişti.
Kadner, büyük dava dosyasını dijital ortama aktarmak gibi zor bir görevle işe başladı.
"İlk izlenimim, bu vakayı çözmenin tek yolunun DNA’dan geçtiği yönündeydi."
Zira 13 tecavüz ve 13 cinayetten aranan Joseph James DeAngelo'nun adli genetik çalışmalarıyla 2018'de yakalanmasıyla dedektifler bu konuya yöneldi.
Kadner şöyle konuştu:
"İşte o zaman elimizdeki kanıtlara gerçekten bakmaya ve aynı şeyi yapıp yapamayacağımızı düşünmeye başladık."
Yetkililer, ellerindeki en önemli delilin Kalitzke'ye yapılan otopside tespit edilen spermden elde edilen DNA örneği olduğunu bildirdi. Bogle'a ait olmayan bu örnek, 65 yıl boyunca saklandı.
Artık emekli olan dedektif Phil Matteson, 2001'de test için bu örneği bir laboratuvara gönderse de herhangi bir eşleşme yakalanmamıştı.

"Harika bir duyguydu"
Kadner 2019'da, DNA analizleri yapan Bode Technology'ye başvurdu. Örnek, gönüllü soyağacı veritabanlarındaki verilerle karşılaştırıldı.
Böylece yetkililer, Great Falls'ta doğup büyüyen Kenneth Gould'un izine ulaştı. Gould, cinayetler işlenirken de bu bölgede yaşıyordu. Haberde, 1967'de ailesiyle Missouri eyaletine taşındığı yazıldı.
Kadner, şüpheliye ulaştıkları dönemi şöyle anlattı:
"Harika bir duyguydu çünkü uzun yıllar sonra ilk kez bir yön ve yer belirledik. Böylece soruşturmayı devam ettirebilirdik. O ana kadar her şey teorideydi. Sonunda bir eşleşme yakaladık ve bir isme ulaştık. Bu, davanın bütün dinamiğini değiştirdi."
Ancak Gould 2007'de ölmüş, bedeni yakılmıştı. Onun suçluluğunu veya masumiyetini kanıtlamanı tek yolu, geriye kalan yakınlarının DNA'sını test etmekti.

Kenneth Gould (Cascade County Şerif Bürosu)
Böylece dedektiflerin önünde zorlu bir görev belirdi: Ölü bir adamın ailesine, o kişinin çifte cinayet ve tecavüz vakasının baş şüphelisi olduğunu bildirmek.
Kadner, olanları açıkladıklarını ve Gould'un üç çocuğunun da DNA örneği vermeyi kabul ettiğini söyledi.
Bulgular, tecavüzcü ve katilin Gould olduğunu ortaya koydu. Kadner, kurbanların hayatta kalan akrabalarına ulaşarak haberi verdi:
"Heyecanlılardı. Ancak aynı zamanda pek çok anıyı da beraberinde getirdi."
Cascade County Şerif Bürosu, 8 Haziran'da olayın çözüldüğünü ve vaka dosyasını kapattıklarını duyurdu.
Independent Türkçe, New York Times, NPR



Frankenstein'ın yönetmeni, Oscar kazanmasından ilham alarak çektiği sahneyi anlattı

Guillermo del Toro, 2018'deki Oscar töreninde Suyun Sesi'yle kazandığı En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödüllerini almak için sahneye çıkma deneyiminin, yeni filmi Frankenstein'daki önemli bir sahneyi şekillendirdiğini söylüyor (Reuters)
Guillermo del Toro, 2018'deki Oscar töreninde Suyun Sesi'yle kazandığı En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödüllerini almak için sahneye çıkma deneyiminin, yeni filmi Frankenstein'daki önemli bir sahneyi şekillendirdiğini söylüyor (Reuters)
TT

Frankenstein'ın yönetmeni, Oscar kazanmasından ilham alarak çektiği sahneyi anlattı

Guillermo del Toro, 2018'deki Oscar töreninde Suyun Sesi'yle kazandığı En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödüllerini almak için sahneye çıkma deneyiminin, yeni filmi Frankenstein'daki önemli bir sahneyi şekillendirdiğini söylüyor (Reuters)
Guillermo del Toro, 2018'deki Oscar töreninde Suyun Sesi'yle kazandığı En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödüllerini almak için sahneye çıkma deneyiminin, yeni filmi Frankenstein'daki önemli bir sahneyi şekillendirdiğini söylüyor (Reuters)

Guillermo del Toro, Oscar kazanma deneyiminin son filmi Frankenstein'daki bir sahneyi nasıl doğrudan etkilediğini anlattı.

61 yaşındaki Meksikalı sinemacı, Mary Shelley'nin Frankenstein'ını sinemaya uyarlamak için onlarca yıl uğraştı. Klasiğin, başrollerinde Oscar Isaac ve Jacob Elordi’nin yer aldığı bu uyarlaması, geçen kasımda Netflix'te gösterime girdi.

Variety için Bradley Cooper'a verdiği yeni röportajda Del Toro, Akademi Ödülleri'nde sahneye çıkma deneyiminin, yeni filminde Frankenstein'ın canavarının bir eve girişini tasvir eden kritik bir sahneyi nasıl etkilediğini anlattı. Del Toro, romantik fantastik filmi Suyun Sesi'yle (The Shape of Water) 2018'de En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödüllerini kazanmıştı.

Del Toro, "Saklandığı yerden eve girdiği anda kamera da sette onunla birlikte ilerliyor" dedi.

Kendini birdenbire tamamen farklı bir ortamda buluyor. Bu, o sahnenin en geniş çekimi ve böylece eve girdiğimizde sihirli bir an yaşıyoruz.

Yönetmen şöyle devam etti: 

Akademi Ödülleri'nde aynı şeyi yaşadım. Suyun Sesi'yle Oscar'ı aldığımda, insanlar 'Nasıl bir duygu?' diye sordu. Ben de 'Şey, koltuğumda oturuyordum, sonra sahneye çıkıp arkamı döndüm ve 'Bu da ne?' oldum' dedim. İnsan kendini birdenbire, çocukken duşta şampuan şişesiyle ödül kabul konuşmasını prova ettiği hayal anında buluyor. Canavarın da böyle hissetmesi gerekiyordu. Eve giriyor ve burası bir saray gibi hissettirmeli.

Del Toro'nun Frankenstein uyarlaması geçen hafta sonu Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri'nde, Elordi'nin kazandığı En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dahil 4 ödüle layık görüldü. Eleştirmenlerden övgü dolu yorumlar alan yapımı, The Independent'tan Clarisse Loughrey, 2025'in en iyi filmi diye tanımlıyor.

Loughrey, "Mary Shelley'nin 1818 tarihli Frankenstein romanında savunduğu, bizi uysallaştıran, otomatikleştiren ve bölen her şeyi reddeden Romantik, Gotik ruha derinden ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum" diye yazıyor. 

Bunların yerine radikal şefkati ve hayal gücünü kucaklayalım. Şüpheye, kırılganlığa ve alçakgönüllülüğe kapı açalım. Kontrol edebileceğimizden daha büyük fikirlere kendimizi teslim edelim. Canavarların babası Guillermo del Toro, bugün Shelley, Bryon ve 19. yüzyılın başlarındaki bütün o Romantik akıma en yakın figürlerden biri. Frankenstein onun tutku projesi, hayatının amacı. Shelley'nin romanını esasen 'kendi İncil'i' diye tanımlıyor. Ve uyarlamasıyla Shelley adına konuşmak yerine, onunla daha doğrudan iletişim kuruyor. Bu sadece bir çeviri değil. Bu bir diyalog.

Independent Türkçe


Hedef 7 sezondu, final 5'te geldi: Oscar adayı yıldızın dizisi veda ediyor

Suç ve gerilim türlerini harmanlayan Mayor of Kingstown'un iki Oscar adayı yıldızı Jeremy Renner (sağda), 2023'te yılbaşı günü kar küreme aracıyla tehlikeli bir kaza geçirmişti (Paramount+)
Suç ve gerilim türlerini harmanlayan Mayor of Kingstown'un iki Oscar adayı yıldızı Jeremy Renner (sağda), 2023'te yılbaşı günü kar küreme aracıyla tehlikeli bir kaza geçirmişti (Paramount+)
TT

Hedef 7 sezondu, final 5'te geldi: Oscar adayı yıldızın dizisi veda ediyor

Suç ve gerilim türlerini harmanlayan Mayor of Kingstown'un iki Oscar adayı yıldızı Jeremy Renner (sağda), 2023'te yılbaşı günü kar küreme aracıyla tehlikeli bir kaza geçirmişti (Paramount+)
Suç ve gerilim türlerini harmanlayan Mayor of Kingstown'un iki Oscar adayı yıldızı Jeremy Renner (sağda), 2023'te yılbaşı günü kar küreme aracıyla tehlikeli bir kaza geçirmişti (Paramount+)

Paramount+, Jeremy Renner'ın başrolünde yer aldığı suç draması Mayor of Kingstown'a 5. sezon onayını verdi.

Yellowstone'un yaratıcısı Taylor Sheridan ve Hugh Dillon imzası taşıyan dizi, 8 bölümden oluşacak 5. sezonla ekranlara veda edecek.

2022'de başlayan yapımda Renner, Michigan'daki kurgusal Kingstown kasabasında sokak suçluları, polis ve mahkumlar arasında denge kurarak "barışı" sağlamaya çalışan Mike McLusky karakterini canlandırıyor. 

4. sezonda ise Mike'ın kent üzerindeki kontrolü, Rusların geride bıraktığı boşluğu doldurmak için yarışan yeni güçlerin ortaya çıkmasıyla tehdit altına giriyor. 

28 Aralık'ta yayımlanan şiddet dozu yüksek sezon finaliyle hikaye zirveye taşınırken, gelecek 8 bölümün kanlı çete savaşının ardından yaşananların hemen sonrasını konu alacağı belirtildi.

Oyuncu kadrosunda Renner'ın yanı sıra The Sopranos'la da tanınan Edie Falco, dizinin ortak yaratıcısı Hugh Dillon, Lennie James, Laura Benanti, Taylor Handley ve Tobi Bamtefa yer alıyor.

Dillon daha önce, kendisi ve Sheridan'ın Mayor of Kingstown için hedefinin 7 sezon olduğunu ifade etmişti. 

Dizi zaman içinde eleştirmenlerden kayda değer övgüler alsa da Sheridan'ın Landman ya da Tulsa King gibi diğer yapımlarıyla yakaladığı izlenme başarısına ulaşamadı.

Mayor of Kingstown'un yürütücü yapımcıları arasında Sheridan ve Dillon'ın yanı sıra Renner, dizi sorumlusu Dave Erickson ve Adalet (The Equalizer) serisiyle tanınan Antoine Fuqua gibi isimler de bulunuyor. 

Mayor of Kingstown, Türkiye'de TV+ üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


Ünlü korku yönetmeni, Avatar evrenine göz kırptı

Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
TT

Ünlü korku yönetmeni, Avatar evrenine göz kırptı

Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)

James Cameron ve Disney, henüz Avatar 4'ün çekilip çekilmeyeceğine karar vermiş değil.

Cameron, başka projelere geçme niyetini daha önce dile getirdiği için, olası bir 4. filmde yönetmenlik görevlerinin nasıl paylaşılacağı konusunda da net bir karar almadı.

Ancak James Wan, Cameron'ın serideki rolünü azaltması halinde projede yer almaktan memnuniyet duyacağını söylüyor.

Wan, ScreenRant'e verdiği röportajda, "Hiç Avatar filmi çekmedim. James Cameron'la birlikte bana iyi bir iş çıkarmanın yolu açılırsa, bunu denemeyi çok isterim" dedi.

Korku Seansı (Conjuring), Testere (Saw) ve Ruhlar Bölgesi (Insidious) gibi serilerle tanınan Wan, dünya genelinde 1,15 milyar dolar hasılat elde eden 2018 yapımı Aquaman'le "1 milyar dolar kulübüne" de girmişti. 

Cameron geçen ay Hollywood Reporter'a, eğer 4. film çekilirse muhtemelen yine kendisinin yönetmen koltuğunda olacağını ancak günlük işlerin daha büyük bir bölümünü "ikinci ekip" yönetmenlerine devredeceğini söylemişti. Yönetmen, Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash) üzerinde çalışırken bunu zaten yapmaya başladığını da eklemişti.

Avatar evreninde yeni bir film olup olmayacağına gelince Cameron, bunun Ateş ve Kül'ün gişe performansına bağlı olduğunu açıkça söylemişti: 

Bu son film olabilir. Avatar 3'ün gösterimi, bugünlerde sinema deneyiminin ne kadar zayıfladığını kanıtlayabilir ya da tam tersine, hâlâ eskisi kadar güçlü olduğunu gösterebilir. Şu an yazı tura. Ocak ortasına kadar bilemeyeceğiz.

Ateş ve Kül, vizyona girişinin 18. gününde gişede 1 milyar dolar barajını aşmıştı. Filmin bilet satışları ABD'de 306 milyon dolar, uluslararası pazarlarda ise 777,1 milyon dolar olmak üzere toplamda 1 milyar 83 milyon dolara ulaşmıştı.

Filmin dünya genelinde 2 milyar doları aşıp aşamayacağı ise şimdilik belirsizliğini koruyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, ScreenRant