Türkiye ve Fransa’dan Libya’daki çatışmanın sona erdirilmesi yönünde uzlaşı

rdoğan ve Macron, Libya’daki siyasi süreci ve paralı askerlerin sınır dışı edilmesini görüştü.

Brüksel’deki geçen pazartesi günü düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye ve Fransa cumhurbaşkanları bir araya geldi. (AFP)
Brüksel’deki geçen pazartesi günü düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye ve Fransa cumhurbaşkanları bir araya geldi. (AFP)
TT

Türkiye ve Fransa’dan Libya’daki çatışmanın sona erdirilmesi yönünde uzlaşı

Brüksel’deki geçen pazartesi günü düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye ve Fransa cumhurbaşkanları bir araya geldi. (AFP)
Brüksel’deki geçen pazartesi günü düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye ve Fransa cumhurbaşkanları bir araya geldi. (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen pazartesi günü Brüksel’de gerçekleştirdiği zirve kapsamında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) lideriyle yürüttüğü görüşmelerin önemli bir kısmını Libya meselesi oluşturdu.
Türk kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile yaptığı görüşmelerde Libya’daki gelişmeleri ele aldığını aktardılar. Kaynaklar, görüşmelerde özellikle Libya’da gelecek aralık ayında düzenlenecek seçimlere hazırlık olarak Ulusal Birlik Hükümeti liderliğindeki siyasi sürece ve yabancı güçlerin ve paralı askerlerin geri çekilmesi sürecine odaklanıldığını kaydettiler. Aayrıca 23 Haziran’da yapılması planlanan Libya konulu ‘Berlin-2’ konferansı için önerilen başlıkların da gündeme geldiğini bildirdiler.
Aynı kaynaklar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu başkanlığındaki büyük bir Türk heyetinin geçen cumartesi günü Trablus’a yaptığı ziyarete dikkat çektiler. Ziyaret sırasında ‘tüm siyasi, güvenlik ve askeri meselelerin, geçici hükümetin seçimlere hazırlık çalışmalarının ve farklı alanlarda Türk-Libya iş birliğinin’ ele alındığını söylediler.  
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen pazartesi akşamı düzenlediği basın toplantısında, NATO Zirvesi sırasında Brüksel’de yaptıkları görüşmede Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron’a ‘İki ülke Libya ve Suriye’deki çatışmaları ele almak için birlikte çalışabilir’ dediğini belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı da Erdoğan’ın kendisine ‘yabancı savaşçıların, mümkün olan en kısa sürede Libya topraklarından ayrılmasını istediğini’ ifade ettiğini aktardı. Macron, Erdoğan ile yaptığı görüşmede Libya ve Suriye’deki sorunların çözümü için ortak çalışma meselesini de görüştüğünü söyledi.
İki NATO ülkesi, Türkiye’nin Libya’ya müdahalesi konusunda keskin bir anlaşmazlık yaşıyor. Fransa daha önce Türkiye’den  Fayiz es-Serrac başkanlığındaki eski Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) yanında yer alan güçlerini geri çekme çağrısı yapmıştı. Türkiye de Fransa’yı Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun (LUO) desteklemekle suçlamıştı.
Macron, Erdoğan ile ‘yabancı savaşçıları ve paralı askerleri Libya’dan çıkarmaya çalışma’ konusunda anlaştığını belirtti. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmemizde yabancı savaşçıların Libya’dan bir an önce ayrılma arzusunu dile getirdiğini söyleyebilirim” ifadesini kullandı.
Libya’da LUO’nun başkent Trablus’a yönelik saldırısı sırasında Ankara’nın 27 Kasım 2019’da Serrac hükümetiyle imzaladığı askeri iş birliği mutabakat muhtırası kapsamında konuşlandırdığı Türk kuvvetleri bulunuyor.
Türkiye güçlerini Libya’dan geri çekmeye karşı. Savunma Bakanı geçen cumartesi günü Trablus’ta, Libya’daki kuvvetlerinin ‘meşru hükümetin çağrısı üzerine’ ülkede bulunduğunu söyledi.  Bakan, ‘sorunları hafifletmeye yönelik faaliyetlerinin devam ettiğini ve bunların yabancı bir güç olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca askeri ve güvenlik alanlarında kendi kendine yeterlilik sağlanana kadar Libya’da kalacağını’ vurguladı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.