Yüzlerce New Yorkluya bozuk Kovid aşısı yapılmış

Aşının Times Meydanı'ndaki aşı alanında yanlış depolanması sebebiyle yüzlerce kişinin başka bir aşı daha olması gerekiyor. (Associated Press)
Aşının Times Meydanı'ndaki aşı alanında yanlış depolanması sebebiyle yüzlerce kişinin başka bir aşı daha olması gerekiyor. (Associated Press)
TT

Yüzlerce New Yorkluya bozuk Kovid aşısı yapılmış

Aşının Times Meydanı'ndaki aşı alanında yanlış depolanması sebebiyle yüzlerce kişinin başka bir aşı daha olması gerekiyor. (Associated Press)
Aşının Times Meydanı'ndaki aşı alanında yanlış depolanması sebebiyle yüzlerce kişinin başka bir aşı daha olması gerekiyor. (Associated Press)

New York kentinde yaşayan yaklaşık 900 kişiye, kendilerine "bozulmuş" Kovid-19 aşısı yapıldığı ve bu yüzden ilave bir doza ihtiyaçları olduğu bildirildi.
"Son kullanma tarihi geçmiş" aşılar, 5-10 Haziran arasında Manhattan'daki Times Meydanı'nda düzenlenen NFL Experience etkinliğinde bir aşı kliniğinde yapıldı. Söz konusu aşı merkezi 07:30-19:30 saatleri arasında günde 12 saatlik maksimum kapasitede çalıştığında bin 500 doz aşı yapabiliyor.
Ancak merkezi işleten ATC Vaccination Services şirketi, yapılan aşıların uygunsuz saklama nedeniyle etkisiz olduğuna inanıldığını belirterek, 899 kişiye tam aşılı sayılabilmeleri için ilave bir doz daha yaptırmaları gerektiğini bildirdi.
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre, kullanılan aşı dondurucuda sadece iki hafta saklanabiliyor.
Durumdan etkilenenlere gönderilen mesajı gören The New York Post'a göre, mesajda, "5-10 Haziran 2021 tarihleri arasında Times Meydanı'ndaki NFL Experience aşılama alanında yaptırdığınız Pfizer-BioNTech KOVID-19 aşısı sebebiyle sizinle iletişime geçiyoruz. Aşının yapılmadan önce onaylanan süreden uzun zaman dondurucuda kaldığı, aşı yapıldıktan sonra anlaşılmıştır" denildi.
Ayrıca, ikinci aşılamanın Pfizer-BioNTech aşısı sunan herhangi bir lokasyonda gerçekleştirilebileceği belirtildi. İlave aşının hatalı dozun yapıldığı kol yerine "diğer kola" yapılması gerekse de, aşılama hemen gerçekleştirilebiliyor. Tam aşılı olarak sınıflandırılmak için bir kişinin Moderna veya Pfizer-BioNTech aşılarından birinden çift veya Johnson & Johnson aşısından tek doz yaptırmış olması gerekiyor.
Kimliğinin gizli kalmasını isteyen iki çocuklu bir baba, ortaya çıkan hatadan dolayı öfkeli.
The New York Times'a yaptığı açıklamada, "Arayan adam doktor bile değildi" dedi. Bu kişi aynı zamanda hatanın bu kadar geç farkına varılmasına ne kadar öfkelendiğini de dile getirdi.
Aşılama alanında ATC Vaccination Services'in yerine başka bir şirket getirildi.
ATC Vaccination Services sözcüsü, The Independent'a yaptığı açıklamada, "Söz konusu aşıları alanlara verdiğimiz rahatsızlık sebebiyle özür diliyoruz. Halkın her şeyden önce yaptırdıkları aşıda bir tehlike olmadığı konusunda bilgilendirildiğimizi bilmesini istiyoruz" dedi.
Açıklamada, "Pfizer'a danıştıktan sonra, New York şehri Sağlık Bakanlığı şirket adına herkese, tekrar gelerek başka bir aşı daha olmaları uyarısında bulunulan bir e-posta yolladı" ifadeleri de yer aldı.
Independent Türkçe



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.