Hindistan, Tac Mahal’i yeniden açarken, AB aşı olmamış ABD’lileri kabul ediyor

Fransa ve İspanya maske kullanımını kaldırıyor… Hindistan Tac Mahal’i yeniden açıyor

Hindistan, koronavirüs vaka sayıları düşmesinin ardından kısıtlamaları hafifletiyor (AFP)
Hindistan, koronavirüs vaka sayıları düşmesinin ardından kısıtlamaları hafifletiyor (AFP)
TT

Hindistan, Tac Mahal’i yeniden açarken, AB aşı olmamış ABD’lileri kabul ediyor

Hindistan, koronavirüs vaka sayıları düşmesinin ardından kısıtlamaları hafifletiyor (AFP)
Hindistan, koronavirüs vaka sayıları düşmesinin ardından kısıtlamaları hafifletiyor (AFP)

Avrupa Birliği (AB) dün (Çarşamba), aşı olmayanlar da dahil olmak üzere ABD’li turistlerin geri dönüşüne yeşil ışık yaktı. Diğer yandan, dünya çapında en az 3,8 milyon insanın ölümüne neden olan Kovid-19 salgınının ortaya çıkardığı ekonomik zararın azaltılması için ilk ulusal kurtarma paketlerinin onaylanması bekleniyor.
Avrupalı kaynakların Fransız haber ajansı AFP’ye aktardığına göre, yaz tatilinin yaklaşması ile birlikte 27 üye ülkenin komiserleri, yolcuları aşılanmamış olsa bile Avrupa Birliği’ne girebilecek ülkeler ve bölgeler listesine ABD’nin de eklenmesine yeşil ışık yaktı.
Seyahat yasağından muaf tutulan ülkeler listesi Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Sırbistan, Lübnan, ABD, Tayvan, Makao ve Hong Kong’u kapsayacak şekilde genişletildi.
AB, Mart 2020’de zorunlu olmayan seyahatler için sınırlarını kapattı. Geçtiğimiz yıl, AB üyesi olmayan ülkelerden Avrupa’ya seyahat etmesine izin verilenler için düzenli olarak güncellenen bir liste hazırlandı.
Son 14 gün içinde 100 bin kişi başına 75’ten az Kovid-19 vakası kaydeden ülkeler bu listeye eklenebilir.  Salı günü 600 bin can kaybı sayısı eşiğini aşan ABD’de bu oran 73,9’du. ABD Başkanı Joe Biden, can kaybı ile ilgili olarak üzücü bir sayı olduğunu belirtti ve ABD’lilere mümkün olan en kısa sürede aşı olma çağrısında bulundu.
Aşı kampanyası sayesinde, günlük can kaybı sayısı büyük ölçüde azaldı ve ülkenin çoğu yerinde hayat normale döndü. Yetişkinlerin yüzde 70’inin en az bir doz aşı aldığı Kaliforniya ve New York’ta salı günü neredeyse tüm kısıtlamalar kaldırıldı.

Fransa ve İspanya’da dışarıda maske kullanımı zorunluluğu kaldırıldı
Fransa Başbakanı Jean Castix dün yaptığı açıklamada, toplantılar, kalabalık yerler veya stadyumlar gibi belirli koşullar dışında perşembe gününden itibaren dışarıda maske takmanın zorunlu olmayacağını duyurdu.
Castix açıklamasında ayrıca, pazar günü saat 23.00’ten itibaren gece sokağa çıkma yasağının kaldırılacağını açıkladı. Başbakan bu kararın, Savunma Konseyi ve Bakanlar Kurulu ile yapılan toplantıların ardından, sağlık durumunun beklenenden daha hızlı bir şekilde iyileşmesi sayesinde alındığını açıkladı.
Castix, Ağustos ayı sonuna kadar yaklaşık 35 milyon Fransız’ın tam aşı olması gerektiğini de sözlerine ekledi. Aynı tarihte ilk dozun uygulandığı kişi sayısının 40 milyona ulaşacağı varsayılıyor. 
Başbakan ayrıca, 50 yaş üstü ve çeşitli hastalıklardan musdarip yaşlıların yüzde 85'inin bu tarihe kadar en az bir doz aşı almasını umduğunu dile getirdi. Salı gününe kadar, yaklaşık 30,7 milyon kişi en az bir doz aldı ve 16,7 milyon kişi ise tam doz aşıları oldu.
İspanya’da, Başbakan Pedro Sanchez dün, insanların dışarıda maske yakma zorunluluğunun yakında kaldırılacağı sözünü verdi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen dün daha önce görülmemiş bir şekilde AB’nin ortak fonu ile finanse edilen ilk ulusal kurtarma planları için yeşil ışık yakmak üzere Lizbon’a ve Madrid’e gitti. 
Von der Leyen, geçen hafta Avrupa Parlamentosu’nda, değeri 750 milyar euroya ulaşan ekonomik teşvik planlarının uygulanmasına yönelik projeleri onaylamaya başlayacağını duyururken, “Bu tarihi bir başarı” ifadelerini kullandı. Bu teşvik paketleri, AB Komisyonu tarafından 2020’nin Temmuz ayında onaylanıncaya kadar zorlu tartışmalara konu olmuştu.

Dünya genelinde hayat normale dönüyor
Tüm dünyada hayat normale dönmeye başladı. Hindistan’da ölümcül bir salgın dalgası sebebiyle iki aylık kapanışın sonrasında vaka sayılarının azalması ile ülkenin en önemli turistik merkezi Tac Mahal’in kapıları da çarşamba günü yeniden açıldı.
Devasa beyaz mermer tapınağın bulunduğu Uttar Pradeş eyaletindeki Agra’da, bazı tur rehberleri ve satıcılar yeniden açılışın ardından iyimser görünüyorlardı.
Yeniden açılışın ilk gününde, yetkililerin günde maksimum 650 ziyaretçi sınırı koyması sebebiyle, ziyaretçilerin katılımının düşük olduğu görüldü. 
20 yaşındaki satıcı Lucky Feizan AFP’ye “Kovid-19’in ikinci dalgası geçti ancak üçüncü dalga gelirse biterim” dedi.
Hindistan’da haftalardır koronavirüs günlük vaka sayısı düşüyor ve bu durum başkent Yeni Delhi ve finans merkezi Mumbai de dahil olmak üzere büyük şehirlerde hareket ve faaliyetler üzerindeki kısıtlamaları kaldırmak için cesaretlendiriyor.
Hindistan Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 24 saat içinde 62 bin 224 yeni vaka kaydedildi. Günlük vaka sayıları ikinci salgın dalgasının zirvesinin yaşandığı Mayıs ayında 400 binden fazlaydı.
Hindistan’da resmi olarak salgının başlangıcından bu yana toplam 29 milyon 63 bin vakadan 379 bin 573 can kaybı kaydedildi. Ancak uzmanlar bu sayıların gerçekte çok daha yüksek olduğunu inanıyorlar.

 


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.