Fransa, Büyük Sahra Çölü’nde bir DEAŞ üyesini tutukladı

Mali'deki Fransız Barkhane kuvvetleri (AP)
Mali'deki Fransız Barkhane kuvvetleri (AP)
TT

Fransa, Büyük Sahra Çölü’nde bir DEAŞ üyesini tutukladı

Mali'deki Fransız Barkhane kuvvetleri (AP)
Mali'deki Fransız Barkhane kuvvetleri (AP)

Radikallerle mücadele veren Fransız Barkhane kuvvetleri, Mali sınırında Sahra Çölü’nde bir DEAŞ üyesini tutukladı. Bu gelişme, Fransa'nın bölgedeki terör örgütü liderlerini hedef alma konusunda açıkladığı yaklaşım kapsamında kaydedilen yeni bir başarı sayılıyor.
Fransız Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Mayıs ayında Tin Hama'da haftalık düzenlenen bir pazarda üç adamın uzuvlarını kestiğinden şüphelenilen, DEAŞ’ın Büyük Sahra Çölü’ndeki kadrolarından biri olan Ebu ed-Dardar lakaplı Dadi Velid Şuayb’ın hiçbir mukavemet göstermeden teslim olduğu belirtildi.  
Söz konusu açıklamada, Ebu ed-Dardar’ın ‘otomatik silah, gece görüş gözlüğü, savaş yeleği, telefon ve telsiz’ taşıdığı belirtildi.
Fransa Genelkurmay Başkanı, tutuklamanın 11 Haziran sabahı Mali, Nijer ve Burkina Faso arasındaki üçlü sınır bölgesinde, radikal grupların Sahel'de faaliyet gösterdiği başlıca alanlardan birinde gerçekleştiğini duyurdu.
Aynı zamanda Barkhane kuvvetleri ile Nijerya Silahlı Kuvvetlerinin ortak operasyonu sırasında bir helikopterin görev yaptığı belirtildi.
Kadrolarından bazılarının Büyük Sahra DEAŞ’ını kurduğu Batı Afrika'daki Tevhid ve Cihad Hareketi eski üyesi Ebu ed-Dardar, ilk kez 2014’te tutuklanıp Malili yetkililere teslim edilmişti. Ancak Ekim 2020'de aralarında Sophie Petronin’in de olduğu dört rehine takas anlaşmasına dahil edilen yaklaşık 200 radikalden biriydi. Paris, takas anlaşması müzakerelerine dahil olmadığını açıklamıştı.
2 Mayıs'ta silahlı şahıslar hırsızlıkla suçlanan üç kişiyi haftalık Tin Hama pazarında bir kalabalığın önüne çıkarmış, kimliklerinin açıklanmamasını isteyen görgü tanıklarının ifade ettiğine göre bu kişilerin sağ elleri ve sol ayaklarını kesmişti. Birleşmiş Milletler’in Mali’deki misyonuna göre bu silahlı adamlar, Büyük Sahra Çölü’ndeki DEAŞ üyeleriydi.



Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
TT

Amerika: İçinde 8 kişi bulunan özel uçak düştü ve alev aldı

Olayla ilgili videodan (ABD medyası)
Olayla ilgili videodan (ABD medyası)

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Maine'deki bir havalimanından kalkan ve içinde sekiz kişi bulunan özel bir uçağın düştüğünü ve alev aldığını, ancak yolcuların durumlarının ve kimliklerinin henüz bilinmediğini açıkladı.

FAA, yaptığı açıklamada, çift motorlu Bombardier Challenger 600 uçak kazasının dün saat 19:45 civarında Bangor Uluslararası Havaalanında meydana geldiğini belirtti.

Ayrıntılar resmi olarak açıklanmadı, ancak konuyla ilgili bir hükümet yetkilisi Reuters'e, kazadan sonra büyük bir yangın çıktığını söyledi. Hükümet yetkilisi, uçağın Teksas'tan Maine'e uçtuğunu belirtti.

Federal Havacılık İdaresi kayıtlarına göre, uçak Nisan 2020'de hizmete girmişti.

FAA, Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu ile iş birliği içinde kazayı soruşturacağını duyurdu.


Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
TT

Minneapolis'teki olay, yeni bir hükümet kapanması olasılığını artırıyor

New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)
New York'taki Central Park dün karla kaplandı (Reuters)

Minneapolis sokaklarında ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından ikinci bir Amerikan vatandaşının öldürülmesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi ve sosyal gerilimleri daha da artırdı.

Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer önderliğindeki Demokrat milletvekilleri, İç Güvenlik Bakanlığı ve ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) teşkilatının sistematik suistimallerini gerekçe göstererek, 2026 bütçe tasarısında bu kurumlara ayrılan fonları kesme tehdidinde bulundular. Milletvekilleri ayrıca, yargı denetimini güçlendirmek ve ICE'nin yetkilerini kısıtlamak da dahil olmak üzere önemli reformlar yaparak, 1,2 trilyon dolarlık hükümet fonlama tasarısının oylanması ve kısmi hükümet kapanmasının önlenmesi için ön koşullar oluşturdular.

Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, şiddetli bir kış fırtınasının ülkeyi yoğun kar yağışıyla felç etme tehdidi oluşturmasından saatler önce, birçok eyalette olağanüstü hal ilan etti.


ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
TT

ABD'nin Refah sınır kapısının açılması yönündeki baskısı

Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)
Filistin sivil savunma güçleri dün Gazze şehrindeki Selahaddin Camii avlusunda İsrail savaşının kurbanlarının cesetlerini aradı (EPA)

Amerikalı yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki savaşı sona erdirme planının "ikinci aşamasını" ilerletmek ve Filistin toprakları ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısını her iki yönde de açmaya yönelik adımlar atmak için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki baskıyı yoğunlaştırdılar.

Resmi düzeyde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin açıklamalarında ABD elçileri Steve Wittkoff, Jared Kushner ve Josh Greenbaum'ın Netanyahu ile yaptığı görüşmeler "olumlu" ve "yapıcı" olarak nitelendirildi. Ancak Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, bunun "iki taraf arasındaki vizyon farklılığını gidermediğini" ortaya koydu.

Wittkoff, Başkan Trump'ın Gazze için hazırladığı 20 maddelik "barış planının" "ikinci aşaması" ile ilgili olarak Netanyahu ile yaptığı görüşmelerin "yapıcı" geçtiğini söyledi. Netanyahu hükümeti, Wittkoff ve Kushner aleyhinde resmi olmayan düşmanca açıklamalar sızdırarak ziyaretin etkisini önledi; "üst düzey bir yetkiliye" atfedilen alıntılar İbranice medyada yayınlandı ve onlara yönelik sert kişisel saldırılar içeriyordu.