Suriyelilere ulaştırılacak yardımlar konusunda gözler Biden-Putin zirvesinin sonuçlarına çevrildi

Suriye’nin kuzeydoğusundaki ABD askerleri. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki ABD askerleri. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı)
TT

Suriyelilere ulaştırılacak yardımlar konusunda gözler Biden-Putin zirvesinin sonuçlarına çevrildi

Suriye’nin kuzeydoğusundaki ABD askerleri. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı)
Suriye’nin kuzeydoğusundaki ABD askerleri. (ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı)

Joe Biden ve Vladimir Putin arasında dün Cenevre’de gerçekleştirilen zirvenin ardından gözler söz konusu görüşmenin Suriye’ye insani yardım akışı üzerindeki etkisine çevrildi.
Suriye İnan Hakları Gözlemevi dün Suriyelilerin ABD Başkanı Joe Biden ve Rus mevkidaşı Vladimir Putin arasında Cenevre’de gerçekleşen zirvede, özellikle önümüzdeki 10 Temmuz’da kapanma olasılığı bulunan Bab el-Heva Sınır Kapısı’nın gündeme gelmesinin önemine dikkat çekti. Zira Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) toplantısında, Suriye-Türkiye sınırından insani yardım akışının İdlib vilayetindeki Bab el-Heva Sınır Kapısı üzerinden geçmesine izin veren 2533 Sayılı kararın onayının yenilenmesi bekleniyor.
Sınır kapısı, Suriye’ye insani yardım akışlarının ulaştırılmasını sağlarken kapatılması ise ülkenin kuzeybatısında yaşayan 3 milyondan fazla Suriyeli için insani bir felakete yol açabilir.
Gözlemevi açıklamasında muhalif Mürşid Maşuk el Haznevi’nin şu sözlerini aktardı:
“Suriyeliler, arkasında hiç bir desteği olmayan yetim bir halktır. 2011’de özgürlük ve iyi bir yaşam için attığı ilk çığlıktan bu yana ihanetlere uğradı. 10 yıl sonra bile halen Şam ve müttefiklerinin faşist uygulamaları nedeniyle temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumdalar. En ağır işkencelere ve cezalara maruz kalıyorlar. Bu durum, Birleşmiş Milletler’in (BM) Suriyelilere yaptığı yardımların geçtiği son sınır kapısını da tehdit ediyor. Esed’in müttefiki olan Putin insani yardımların geçtiği sınır kapılarını kapatarak başta Kovid-19 aşıları olmak üzere temel tıbbi malzemelere ihtiyaç duyan birçok insana giden yardımların önünü kapattı. Ayrıca aç bırakarak cezalandırmaya da devam ediyor.”
Haznevi açıklamasında sınır kapısının kapanmasının tehlikelerine dikkat çekti:
“Bab el-Heva, çoğunluğu kadınlardan ve çocuklardan oluşan 1 milyondan fazla Suriyeli için BM yardımlarının geçtiği, kalan son sınır kapısıdır. Bu sınır kapısını kapatma tehdidinde bulunmak hepsinin hayatı için bir tehdit niteliğindedir. Eğer bu durum gerçekleşirse dünya eşi benzeri olmayan insani bir felakete tanıklık edecek. ABD yönetimi özellikle Suriye halkına ve tüm dünyaya güvenilirliğini kanıtlama noktasında gerçek bir sınavla karşı karşıya. Washington’ın bu konuda çabalarını yoğunlaştırmasını ve Biden-Putin görüşmesi sırasında Moskova’nın kararını etkilemede başarılı olmasını dört gözle bekliyoruz.”
Şeyh Maşuk, söz konusu zirvenin başarısının ve sınır kapısının sürekli açık olarak kalması ile taçlandırılmasının, hali hazırda savaş belasından muzdarip milyonlarca insanın umutlarını artıracağına işaret etti. Rusların Suriyelileri aç bırakma ısrarına gelindiğinde dikkat çeken Maşuk, Washington ve uluslararası toplumun açlıktan ölecek milyonlarca kadına ve çocuğa karşı sorumluluklarını üstlenmesi çağrısında bulundu.
Diğer yandan ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield de yaptığı açıklamada Suriye’ye yardım sağlama noktasında Bab el-Selam ve Bab el-Yarubiye sınır kapılarının yeniden açılmasının önemini vurguladı. Ayrıca Rusya’nın iki sınır kapısını da kapatma çabalarına da tepki gösterdi. Greenfield, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin oturumundaki konuşmasında, Güvenlik Konseyi’nde kapıların yeniden açılması için yapılacak oylamayı ölüm kalım meselesi olarak nitelendirdi. Binlerce Suriyelinin yaşamının bu oylamaya bağlı olduğuna işaret eden Büyükelçi, sınır kapılarının yeniden açılması noktasında BMGK’nın elinden gelen her şeyi yapacağını vurguladı.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
TT

Şara, SDG ile varılan anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki anlaşmayı uygulamak üzere bir cumhurbaşkanlığı temsilcisi atadı.

Cumhurbaşkanlığı Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Tuğgeneral Ziyad el-Ayeş, SDG ile 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmayı uygulamak ve entegrasyonu sağlamak, böylece devletin varlığını güçlendirmek, engelleri aşmak ve vatandaşlara yönelik hükümet hizmetlerini etkinleştirmek üzere başkanlık elçisi olarak atandı.”

Tuğgeneral Ayeş, geçtiğimiz yıl mayıs ayında İçişleri Bakanı'nın Sivil İşler Yardımcısı olarak atandı. 1987 yılında Haseke ilinin Kamışlı kırsalındaki Arca el-Cavala köyünde doğan Tuğgeneral Ayeş, ‘Ebu Usame el-Az’ künyesiyle biliniyor. Haseke'nin Rumeylan kentindeki Petrol Enstitüsü mezunu olan Tuğgeneral Ayeş, Lübnan'daki el-İmam el-Ouzai Üniversitesi'nden şeri ilimler diplomasına ve İdlib Üniversitesi'nden işletme yüksek lisans diplomasına sahip.

gthyj
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Şam'da SDG lideri Mazlum Abdi ile tokalaşırken, 10 Mart 2025 (SANA)

Genel Takip Komitesi üyesi olarak Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kamplarının yönetiminde önemli bir rol oynayan Tuğgeneral Ayeş, ayrıca İçişleri Bakanlığı'nda sivil işlerin yönetimini devralmadan önce, Genel Güvenlik Ajansı'nda idari memur ve İdlib'deki kontrol noktalarından sorumlu genel memur olarak görev yaptı.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, 13 Şubat’ta daha önce Haseke’nin kamu güvenliği komutanı olarak atadığı Nureddin Ahmed İsa'yı Haseke ilinin valisi olarak atayan bir kararname yayınladı.

Geçtiğimiz ayın 29'unda imzalanan anlaşma, Suriye hükümetinin SDG güçlerinin bu ayın sonuna kadar tam olarak uygulanması gereken anlaşmayı engellediği yönündeki suçlamalarından dolayı uygulamaya konulamıyor.

Bir başka gelişmede Sivil Havacılık Heyeti, Kamışlı Havaalanı’nın yeniden açılmasının hazırlıkları çerçevesinde havaalanına geldi. Haseke Valisi, Haseke şehrine giden tüm yolların açıldığını ve Haseke ile diğer iller arasındaki karayolu ulaşımının yeniden başladığını duyurdu.

Öte yandan Haseke’deki kaynaklar, bugün SDG’nin kontrolündeki hapishanelerden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.

Haseke vilayetindeki kaynaklar, bugün SDG hapishanelerinden 50 tutuklunun serbest bırakıldığını bildirdi.


Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Rapor: Uluslararası koalisyon güçleri Suriye'deki Kasrak üssünün tahliyesine başladı

El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)
El-Kasrak köyü yakınlarında bir Amerikan devriyesi (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Suriye TV'nin haberine göre, ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon, dün Haseke kırsalındaki Kasrak üssünü boşaltmaya başladı.

Yerel haber ağları, tahliye operasyonunu gerçekleştirmek amacıyla dün erken saatlerde Irak'a giren ve üsse doğru ilerleyen, askeri araçlara ilave olarak 20'den fazla boş kamyondan oluşan bir Amerikan konvoyunun bulunduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın yerel haber ağlarından aktardığına göre 20'den fazla boş kamyon ve askeri araçtan oluşan bir ABD konvoyu dün erken saatlerde Irak sınırını geçerek tahliyeyi gerçekleştirmek üzere üsse doğru hareket etti.

Alman Basın Ajansı'na (DPA) göre, Kasrak üssü Suriye'nin Haseke Valiliği'nde, uluslararası karayolunun (M4) güneyinde, Tel Tamir ve Tel Beydar arasında yer almaktadır.

Suriye Savunma Bakanlığı bu ay, ABD güçlerinin bölgeden ayrılmasının ardından eş-Şeddadi ve el-Tanf askeri üslerinin kontrolünü ele geçirdi.