Cumhuriyetçiler, ABD’nin Filistinlilere yardımı serbest bırakmasını engelledi

Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’daki Filistinli bir çiftçinin İsrail hava saldırıları ile tahrip olan serası. (AFP)
Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’daki Filistinli bir çiftçinin İsrail hava saldırıları ile tahrip olan serası. (AFP)
TT

Cumhuriyetçiler, ABD’nin Filistinlilere yardımı serbest bırakmasını engelledi

Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’daki Filistinli bir çiftçinin İsrail hava saldırıları ile tahrip olan serası. (AFP)
Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahya’daki Filistinli bir çiftçinin İsrail hava saldırıları ile tahrip olan serası. (AFP)

ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield, Filistinlilere yapılan yardımın Hamas’ın eline geçmeyeceğine yönelik verdiği güvencelere rağmen ABD’nin Filistinlilere yaptığı yardıma karşı çıkan Cumhuriyetçi muhalifleri itirazlarından vazgeçmeye ikna etmeyi başaramadı.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından düzenlenen bir oturumda Greenfield, Dışişleri Bakanlığı’ndan heyetlerin ABD yardımının Hamas Hareketi’nin eline geçmemesi için bölgeye düzenli olarak ziyaretler gerçekleştirdiğini vurgulayarak kendisinin ABD yardımının dağıtımını denetlemek ve bölgedeki durumu öğrenmek için gelecek aylarda Ortadoğuyu ziyaret edeceğini söyledi.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nden Cumhuriyetçi Senatör James Risch, ABD yasalarının ihlal edildiği gerekçesi ile yardımların dondurulan kısmının serbest bırakılmayacağını belirtti. Senatör James Risch ve Cumhuriyetçi Temcilci Michael McCaul, nisan ayında Filistinlilere yapılan söz konusu yardımı dondurma kararı almışlar, aynı zamanda yardımların ABD yasalarını ihlal etmediğinden emin olmadan yeniden başlatılmaması için ilgili tüm kararların içeriğini dikkatle inceleme sözü vermişlerdi. Dün ise 75 milyon dolarlık yardımı donduran Risch, ABD Başkanı Joe Biden yönetimi Kongre’ye söz konusu fonların Hamas Hareketi’ne aktarılmayacağına veya Filistin Yönetimi tarafından teröristlere ve ailelerine ödeme yapılmak üzere kullanılmayacağına dair garanti verene kadar, bu fonları serbest bırakmayacağı sözünü verdi.
Dışişleri Bakanlığı projelerinin finanse edilmesinden sorumlu Dış İlişkiler Komitesi’ndeki mevkisi ile yardımları dondurma yetkisine sahip olan Risch “Öldürme için öde” politikası var olduğu sürece hiçbir şekilde yardımları serbest bırakmayacağını vurguladı. “Hamas’a, İslami Cihad Örgütü’ne ve Filistin Yönetimi’ne gidebilecek tüm fonları dikkatle kontrol edeceğim konusunda bana güvenebilirsiniz” ifadesini kullandı.
Cumhuriyetçi senatör, kararının eski Başkan Donald Trump’ın döneminde 2018’de Kongre tarafından kabul edilen Taylor Kuvvet Yasası’na dayandığını belirtti. Söz konusu yasa, Filistin Yönetimi’nin terör eylemlerinde bulunan Filistinlilere ve ailelerine, kanun koyucuların “öldürme için öde” olarak adlandırdığı “Şehit Aileleri Fonu” çerçevesinde terör eylemleri gerçekleştiren Filistinlilere ve ailelerine yapılan mali ödemeleri sonlandırılana kadar, doğrudan ABD ekonomik yardımının durdurulmasını gerektiriyor.
Cumhuriyetçi Senatör’ün bu sözleri, Demokratlar tarafından gelen yardımların serbest bırakılması yönündeki çağrıların yer aldığı resmi mektuba yanıt niteliğindeydi. Mektupta 145 Demokrat’tan oluşan bir grup, Risch’i yönetimin Filistinlilere taahhüt ettiği 360 milyon dolarlık yardımın dondurulan kısmının derhal serbest bırakılması çağrısında bulunmuşlardı.
Temsilciler Risch’e hitaben kaleme aldıkları mektupta şu ifadelere yer verdiler:
“Hamas ile İsrail arasındaki savaşın ardından yüz binlerce Filistinli sivilin hayatlarını yeniden inşa edebilmesi için ihtiyaç duyulan on milyonlarca dolarlık insani yardıma yönelik dondurma kararının kaldırmasını talep ediyoruz. Gazze insani bir felaket yaşıyor. Binaları yıkılıyor, temiz suya erişim yok ve elektrik yok denecek kadar az. Gıda da yetersiz. Kovid-19 salgını yaygın durumda ve binlerce insan da göç etti. Krizin yükü oldukça çok büyük.”



Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.


Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab'a doğru el-Aktan hapishanesinden çekiliyor

Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
TT

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Halep'in doğusundaki Ayn el-Arab'a doğru el-Aktan hapishanesinden çekiliyor

Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)
Suriye güçleri, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka şehrinin dışında bulunan el-Aktan hapishanesinin yakınındaki bir bölgeyi koruyor (AFP)

Suriye Ordusu dün akşam, birliklerinin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyelerini Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevinden ve çevresinden, Halep'in doğusundaki Ayn el Arab (Kobani) şehrine nakletmeye başladığını duyurdu.

Suriye Ordusu Operasyon Komutanlığı yaptığı açıklamada, "Bu adım, İçişleri Bakanlığı'nın cezaevinin yönetimini devralacağı 18 Ocak anlaşmasının uygulanmasında atılan ilk adımdır" dedi. Açıklamada, ordu güçlerinin SDG mensuplarına Ayn el-Arab civarına kadar eşlik edeceği de belirtildi.

Suriye devlet televizyonu bugün erken saatlerde Dışişleri Bakanlığı'ndan alıntı yaparak, hükümetin, salı günü başlayan dört günlük sürenin dolmasının ardından SDG’nin 18 Ocak'ta varılan anlaşmayı uygulamayı reddetmesi halinde askeri seçeneğe başvuracağını bildirdi.

Suriye ordusu, pazartesi günü Rakka'nın dışındaki el-Aktan hapishanesini koruma altına aldı. Bu sırada SDG ile hapishaneden çekilme konusunda görüşmeler devam ediyordu (AP)Suriye ordusu, pazartesi günü Rakka'nın dışındaki el-Aktan hapishanesini koruma altına aldı. Bu sırada SDG ile hapishaneden çekilme konusunda görüşmeler devam ediyordu (AP)

Şarku’l Avsat’ın Suriye televizyonundan aktardığına göre Savunma Bakanlığı, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Suriye televizyonu, adı açıklanmayan bir hükümet kaynağına atıfta bulunarak, Suriye ordusunun ilgili güvenlik yetkilileriyle birlikte, DEAŞ tutuklularının bulunduğu bölüm de dahil olmak üzere el-Aktan hapishanesinin tüm tesislerini devralacağını ve bu hamlenin "Rakka vilayeti üzerindeki kontrolü genişletme ve güvenliğini sağlama gibi en yüce ulusal amaca hizmet ettiğini" belirtti.