Sudan’da güvenliği sağlamak için ortak bir güç oluşturulacak

Hamideti, silahlı gruplardan militanlarını kontrol altına almalarını istedi.

Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti), Hartum'da konuşma yaptı. (AP)
Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti), Hartum'da konuşma yaptı. (AP)
TT

Sudan’da güvenliği sağlamak için ortak bir güç oluşturulacak

Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti), Hartum'da konuşma yaptı. (AP)
Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti), Hartum'da konuşma yaptı. (AP)

Sudan Egemenlik Konseyi tarafından başkent Hartum ve diğer eyaletlerde güvenliği sağlamak ve devletin otoritesini güçlendirmek amacıyla başsavcılık gözetiminde ortak güçler oluşturulması kararı alındı. Karara göre ortak güçleri oluşturma göre Konsey üyesi Yasir el-Ata’ya verildi.
Sudan hükümeti ile Devrimci Cephe Koalisyonu altında toplanan “silahlı mücadele” hareketleri arasında geçen yıl 3 Ekim'de Cuba'da imzalanan barış anlaşması, Birleşmiş Milletler-Afrika Birliği Darfur Misyonu UNAMID'in geri çekilmesinin ardından yerine Darfur'da sivilleri koruyacak 12 bin askerden oluşan bir güç oluşturulmasını öngörüyordu. Ancak Batı Darfur'daki el-Cuneyne bölgesinde yaşanan gerilimin ve aşiret çatışmalarında onlarca kişinin yaşamını kaybetmesinin ardından taraflar asker sayısının 20 bine çıkarılmasına karar verildi.
Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda barış anlaşmasının uygulanmasını takip eden Yüksek Ulusal Komite Başkanı Muhammed Hamdan Dagalo (Hamideti) tarafından imzalanan ve Sudan Egemenlik Konseyi medyası tarafından yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:
“Ortak güçler silahlı kuvvetler, çevik kuvvet ve emniyet güçleri, Genel İstihbarat Teşkilatı, başsavcılık temsilcisi ve barış sürecinin taraflarının temsilcilerinden oluşacak.”
Açıklamada ayrıca eyalet valilerinden benzer devlet güçleri oluşturmak için eyalet ve bölgesel güvenlik komiteleri de dahil olmak üzere ilgili askeri ve güvenlik kurumlarıyla koordinasyon sağlamaları istendi.
Karara göre, Sudan Egemenlik Konseyi ve Yüksek Ulusal Komite üyesi Korgeneral Yasir Abdurrahman Hasan el-Ata, güvenlik kargaşasını çözmek ve başkentte ve eyaletlerde devletin prestijini sağlamak amacıyla ortak bir güç oluşturmak üzere görevlendirildi. 
Başkent Hartum’u da kapsayan kararda, barış süreci taraflarına hareketteki unsurlarını kontrol etmeleri ve toplanma yerlerini belirlemeleri çağrısında bulunulurken başsavcılığın görevlerin yerine getirilmesi sırasında oluşturulacak ortak güce eşlik etmesi şartı getirildi.
Kararda Adalet Bakanlığı'ndan ortak kuvvetlerin çalışması için gerekli mevzuatın çıkarılması, yasal güvencenin sağlanması, kaçak araç alımının ve kaçak plakalı araçların önlenmesi için çalışması istendi.
Başkent Hartum geçtiğimiz günlerde devrimci iddialarla yağmalama, adam kaçırma ve mahallelerdeki ara yolların kapatılmasıyla öne çıkan ve Başbakan tarafından  ‘sabotajcıların ifade özgürlüğünü sömürmesi ve eski rejimin unsurlarının ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışması’ olarak nitelendirdiği kaos operasyonlarına dönüşen çeşitli güvenlik ihlallerine tanık oldu. 
Diğer yandan başkent Hartum ve diğer eyaletlerde Cuba Barış Anlaşması'nı imzalayan hareketlerden biri olan ve daha önce Hartum'un merkezindeki bir cinayet için kullanılan "Üçüncü Cephe-Temazuc (Third Front Intermixes)” adlı plakasız bir aracın ve başka kaçak plakalı araçların da dolaşımda olduğu görüldü. 
Ülkede başta Darfur ve Sudan'ın doğusu olmak üzere  bazı bölgelerde aşiretler arasındaki çatışmalar da arttı. Özellikle Batı Darfur ve Kızıldeniz eyaletlerinde, sivillerin ve yerinden edilenlerin güvenliklerini ve istikrarını tehdit eden güvenlik ihlallerinden şikayet ettiği bir dönemde birçok vatandaş öldü, bazıları da yaralandı. 
Kurulması planlanan ortak kuvvetler, barış anlaşmasının imzalanmasından kısa bir süre sonra Darfur'da güvenliği sağlamak ve geri çekilen UNAMID güçlerinin yerini almak amacıyla oluşturulacaktı. Ancak Güvenlik Düzenlemeleri Anlaşması'nın yavaş uygulanması söz konusu gücün zamanında oluşturulmasını engelledi.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.