Kovid geçirmek özellikle yeni varyantlarda koronavirüse karşı uzun süreli koruma sağlamıyor

Birleşik Krallık'ta 42 milyondan fazla kişiye en az bir doz Kovid aşısı yapıldı. (Reuters)
Birleşik Krallık'ta 42 milyondan fazla kişiye en az bir doz Kovid aşısı yapıldı. (Reuters)
TT

Kovid geçirmek özellikle yeni varyantlarda koronavirüse karşı uzun süreli koruma sağlamıyor

Birleşik Krallık'ta 42 milyondan fazla kişiye en az bir doz Kovid aşısı yapıldı. (Reuters)
Birleşik Krallık'ta 42 milyondan fazla kişiye en az bir doz Kovid aşısı yapıldı. (Reuters)

Bir çalışma, özellikle de yeni varyantlarda daha önce koronavirüse yakalanmanın virüse karşı uzun süreli koruma sağlamadığını ortaya çıkardı.
Birleşik Krallık (BK) hükümetinin yaptığı araştırma, doğal yolla enfeksiyon sonrası gelişen bağışıklık tepkisinin, Kovid-19'a yakalandıktan 6 ay sonra kişiler arasında farklılık gösterebileceğini gösteriyor.
Araştırmacılar, henüz hakemlerin gözden geçirmediği bulgularının, virüse karşı maksimum koruma için herkesin aşılanması gerektiği fikrini güçlendirdiğini çünkü aşıların doğal enfeksiyondan daha güçlü bir bağışıklık tepkisi oluşturduğunu söyledi.
Çalışmanın yazarı olan Oxford Üniversitesi'nden Dr. Christina Dold şunları söyledi:
"Çalışmamız, hem semptomatik hem de asemptomatik kişilerde Kovid-19'un ardından geliştirilen bağışıklık tepkisine dair en kapsamlı anlatımlardan biri."
"Kovid-19'dan sonra bireylerin çok farklı bağışıklık tepkileri gösterdiğini ve hem semptomatik hem de asemptomatik gruplardaki bazı kişilerin hastalıktan 6 ay ya da daha kısa süre sonra bağışıklık hafızasına dair hiçbir belirti göstermediğini tespit ettik."
"Özellikle yeni varyantların yayılmasıyla, bu kişilerin ikinci defa Kovid-19'a yakalanma riskiyle karşı karşıya olabileceği konusunda endişeliyiz."
"Bu, daha önce Kovid-19'a yakalanmış olabileceğinizi düşünseniz bile, Kovid aşısı sunulduğunda hepimizin aşıyı olmasının çok önemli olduğu anlamına geliyor."
BK Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı'nın (DHSC) finanse ettiği Pitch araştırması, BK Koronavirüs İmmünoloji Konsorsiyumu'nun (UK-CIC) desteğiyle Oxford Üniversitesi'nin yanı sıra Liverpool, Sheffield, Newcastle ve Birmingham'dan da uzmanları bünyesinde topladı.
Bugüne kadarki en kapsamlı bağışıklık hafızası araştırmalarından biri olduğu düşünülen çalışmada araştırmacılar, semptomatik veya asemptomatik 78 sağlık çalışanının bağışıklık sisteminin Kovid-19'a nasıl tepki verdiğini inceledi.
Hastalığı ağır geçiren 8 hasta da karşılaştırma için çalışmaya dahil edildi.
Bağışıklık tepkisinin farklı unsurlarını incelemek amacıyla hastalığa yakalandıktan sonra 6 ay boyunca katılımcılardan aylık olarak kan örnekleri alındı.
Bu unsurlar, B ve T hücreleri olarak bilinen bağışıklık hücrelerini kapsayan hücresel yanıtın ve antikorların incelenmesini de içeriyordu.
Ekip, hastalıktan 6 ay sonra Kovid-19'a karşı bağışıklık hafızasına dair çok az belirti gösteren ya da hiç belirti göstermeyen kişilerin, koronavirüsün Alfa ve Beta varyantlarının etkisini yok edemediğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, bunun, daha önce Kovid-19'a yakalanmanın bu varyantlara yeniden yakalanmayı önlemede yeterli koruma sağlamama olasılığını artırdığını belirtti.
BK Sağlık Bakan Yardımcısı Lord Bethell şunları söyledi:
"Bu güçlü çalışma bağışıklığın gizemlerini ele alıyor ve alınacak dersler çok net."
"Kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için iki aşıya ihtiyacınız var."
"Aşı olmaya çağırılan herkesi adım atmaya ve bu işi bitirmeye çağırıyorum ki hepimiz bundan kurtulabilelim."
Independent Türkçe



Avustralya'da bir genç İsrail cumhurbaşkanını öldürmekle tehdit ettiği iddiasıyla suçlandı

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)
TT

Avustralya'da bir genç İsrail cumhurbaşkanını öldürmekle tehdit ettiği iddiasıyla suçlandı

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog (Reuters)

Avustralyalı bir genç, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un Avustralya'ya yapması planlanan ziyaret öncesinde kendisine yönelik çevrimiçi ölüm tehditleri nedeniyle suçlandı.

Avustralya Federal Polisi yaptığı açıklamada, 19 yaşındaki gencin geçen ay bir sosyal medya platformu aracılığıyla "yabancı bir devlet başkanına ve uluslararası hukuk kapsamında korunan bir kişiye" yönelik tehditlerde bulunduğunu belirtti.

Bu suçun cezası on yıla kadar hapistir.

Polis tehditlerin hedefinin kim olduğunu açıklamadı, ancak Avustralya medyası tehditlerin Herzog'a yönelik olduğunu geniş çapta bildirdi. Sydney Morning Herald gazetesi, genç adamın ABD Başkanı Donald Trump'a da tehditlerde bulunduğunu bildirdi.

Polis, kefaletle serbest bırakılmasını reddetti ve bugün Sidney'deki bir mahkemede hakim karşısına çıkması bekleniyor. Polis, dün Sidney'deki bir evde yapılan aramada bir cep telefonu ve uyuşturucu yapımı veya kullanımına ilişkin malzemeler ele geçirdiklerini belirtti.

Herzog'un, aralık ayındaki Bondi plajı saldırısının ardından Başbakan Anthony Albanese'nin daveti üzerine beş günlük bir ziyaret için pazar günü Avustralya'ya gelmesi planlanıyor.

14 Aralık'ta Yahudi Hanuka kutlamaları sırasında meydana gelen ve 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının kurbanlarından hayatta kalanlar ve kurbanların aileleriyle görüşmesi bekleniyor.

Herzog'un ziyareti Filistin yanlısı grupların muhalefetiyle karşılandı ve Avustralya'nın büyük şehirlerinde protestolar planlanıyor.


Birleşmiş Milletler: DEAŞ'ın oluşturduğu tehdit arttı ve "daha karmaşık" bir hal aldı

Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
TT

Birleşmiş Milletler: DEAŞ'ın oluşturduğu tehdit arttı ve "daha karmaşık" bir hal aldı

Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, DEAŞ'ın oluşturduğu tehdidin 2015 ortalarından bu yana istikrarlı bir şekilde arttığını ve "daha karmaşık" hale geldiğini belirtti.

Terörle Mücadeleden Sorumlu Genel Sekreter Vekili Alexander Zuev, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, DEAŞ ve bağlantılı grupların Batı Afrika ve Sahel bölgesindeki varlıklarını genişletmeye devam ederken DEAŞ, Irak ve Suriye'de de saldırılar düzenlemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Zuev, “Afganistan'da, grubun Horasan Vilayeti, bölge ve ötesi için en ciddi tehditlerden biri olmaya devam ediyor” dedi.

Zuev ayrıca, aralık ayında Avustralya'nın Sidney kentindeki Bondi Plajı'na düzenlenen ve 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının DEAŞ ideolojisinden esinlendiğini belirtti.

Geçtiğimiz ay, grup Nijer'in ana havaalanını hedef alan nadir bir saldırının sorumluluğunu üstlenerek, Sahel bölgesindeki artan gücünü vurguladı.

Birkaç gün önce, grup Kabil'deki bir Çin restoranına düzenlenen ve 7 kişinin ölümüne yol açan saldırının sorumluluğunu üstlenmişti.

Zuev'e göre, Suriye'de "Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) 21 Ocak'ta el-Hol kampından çekilmesi, yeni operasyonel ve insani zorluklar yarattı."

Kampta yaklaşık 24 bin kişi barınıyor; bunların yaklaşık 15 bini Suriyeli, 42 farklı uyruktan yaklaşık 6 bin 300 yabancı kadın ve çocuk bulunuyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu kişilerin çoğunun ülkeleri tarafından geri gönderilmeleri reddediliyor.

Kaçmalarından korkan Amerika Birleşik Devletleri, bu tutukluları Irak'a transfer etmeye başladı.

Zuev, “örgüt ve ona bağlı kuruluşların, devam eden terörle mücadele baskısına rağmen uyum sağlamaya ve direnç göstermeye devam ettiğini” ifade etti.

Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Komitesi Yürütme Direktörlüğü Başkanı ise DEAŞ'ın taktiklerini nasıl güncellediğinden bahsetti.

Örgütün ve diğer grupların “kripto para birimleri de dahil olmak üzere sanal varlıkların yanı sıra internet araçları, insansız hava aracı sistemleri ve gelişmiş yapay zeka uygulamalarının kullanımını genişlettiğini” söyledi.

Şöyle devam etti: “Yapay zeka, aşırıcılığı ve terörist eleman devşirmeyi teşvik etmek için giderek daha fazla kullanılıyor ve özellikle gençler ve çocuklar hedef alınıyor.”


Alman istihbaratı: Rusya'nın askeri harcamaları, kamuoyuna açıklananın çok üzerinde

Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
TT

Alman istihbaratı: Rusya'nın askeri harcamaları, kamuoyuna açıklananın çok üzerinde

Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)

Almanya'nın dış istihbarat teşkilatı BND, dün yaptığı açıklamada, Rusya'nın askeri harcamalarının kamuoyuna açıklanandan çok daha fazla olduğunu belirterek, Moskova'nın NATO'nun doğu sınırlarına yönelik bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu.

BND, Rus bütçe verilerinin analizinin, Rusya'nın 2022 ve 2023 yıllarındaki askeri harcamalarının resmi olarak açıklanan rakamdan yaklaşık %66 daha yüksek olduğunu gösterdiğini açıkladı. "Bu rakamlar, Rusya'nın Avrupa'ya yönelik artan tehdidinin somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın savunma harcaması tanımının NATO'nunkinden farklı olduğunu, Moskova'nın askeri personele yapılan sosyal yardım ödemeleri, askeri inşaat ve bilişim projeleri gibi harcamaları hariç tuttuğunu belirtti. Bu ve diğer "gizli" miktarlar hesaba katılırsa, Rusya'nın 2024 yılındaki toplam askeri harcamasının resmi olarak açıklanan 140 milyar avro yerine 202 milyar avroya ulaşacağını ifade etti.

BND'ye göre 2025 yılının ilk üç çeyreğindeki toplam harcamaların, resmi rakam olan 118 milyar avroya kıyasla 163 milyar avroya çıkması bekleniyor. Alman istihbarat teşkilatı, 2025 yılındaki toplam askeri harcamaların Rusya'nın ekonomik çıktısının yaklaşık %10'unu ve toplam bütçesinin yarısını temsil ettiğini bildirdi.

BND’ye göre “Bu fonlar sadece Ukrayna’ya karşı savaşta değil, özellikle NATO’nun doğu kanadı boyunca askeri kapasiteleri güçlendirmek ve genişletmek için de kullanılıyor.”  Ekim ayında, Almanya’nın iç istihbarat teşkilatı başkanı Martin Jaeger, Bundestag’a Rusya’nın Avrupa’da batıya doğru nüfuzunu genişletmeye kararlı olduğunu söylemişti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Jaeger, “Bu hedefe ulaşmak için Rusya, gerekirse NATO ile doğrudan askeri çatışmaya girmekten çekinmeyecektir” uyarısında bulunmuştu.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya'yı Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini hedef alan siber saldırılar, casusluk ve sabotaj operasyonları yürütmekle suçladı. Merz, son zamanlarda Avrupa havaalanları üzerinde gerçekleştirilen ve geniş çaplı aksamalara neden olan tanımlanamayan insansız hava araçları (İHA) uçuşlarının arkasında Moskova'nın olduğundan şüphelendiğini söyledi.