Yemen ordusu Marib'de eşzamanlı Husi saldırılarını püskürtmeyi başardı

Tuğgeneral Mecli: Grup muharebe yeteneklerinin yüzde 75'ini kaybetti.

Marib’deki hükümet güçleri (EPA)
Marib’deki hükümet güçleri (EPA)
TT

Yemen ordusu Marib'de eşzamanlı Husi saldırılarını püskürtmeyi başardı

Marib’deki hükümet güçleri (EPA)
Marib’deki hükümet güçleri (EPA)

Yemen’de ordu kaynakları, geçtiğimiz günlerde yaşanan göreceli sakinliğin ardından Husi milislerinin dün (Cumartesi) Marib vilayetinin batı ve kuzeybatısındaki farklı bölgelere geniş çaplı saldırılar düzenlediğini bildirdi. Grup, BM’nin ve uluslararası toplumun ateşkes ve sakinlik önerilerini reddederek petrol kentini kontrol etme arayışlarını yeniden sürdürmeye başladı.
Kaynaklar, grubun İran'a bağlı bir dizi üyesinin, özellikle el-Kesara ve el-Muşeccah bölgelerinde düştüğünü bildirdi. Yemen Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Abduh Mecli, basına yaptığı açıklamada, grubun son günlerde savaş yeteneklerinin yüzde 75'ini Marib cephelerinde kaybettiğini söyledi. 
Sana'daki ilgili kaynaklar daha önce yaptıkları açıklamalarda, grubun lideri Abdülmelik el-Husi'nin gruba, Marib'e yeni saldırılar planlamak ve daha fazla savaşçı seferber etmek konusunda emir verdiğini, hükümetin en önemli kalesi olan kentin kaynaklarının kontrolü sağlayacak bir atılım gerçekleştirmeyi umduğunu bildirmişti. 
Yemen Ordu Sözcüsü Mecli, hükümet ve halk direniş güçlerinin, milislerin ikmal yollarını kapatarak önemli yerleri özgürleştirdiğini, Marib ve Cevf’teki çeşitli cephelerdeki tüm düşmanca sızma ve saldırılara karşılık verdiklerini açıkladı. 
Silahlı kuvvetlerin ve halk direniş güçlerinin son günlerdeki en önemli başarılarını değerlendiren Mecli, "Taktiksel yöntemler kullanarak Husi unsurlarına ağır can ve teçhizat kayıpları verdiren savunma ve saldırı operasyonlarına devam ettik” dedi.
Mecli ayrıca, ordunun son iki gün içinde el-Kesara ve el-Muşeccah cephelerinde bir dizi Husi üyesini hedef alarak düşmanca saldırılarını engellediğini ve çeşitli silah ve mühimmatları ele geçirdiğini ifade etti. Mecli’nin açıklamasına göre, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu bir dizi hava saldırısı düzenleyerek el-Kesara, el-Muşeccah, Cebel Murad ve Sırvah cephelerinde Husi darbe milislerine ait birçok zırhlı aracı, tank ve takviye kuvvetlerini imha etti. Ordunun hava savunma kuvvetleri, Cebel Murad'da patlayıcı yüklü bir insansız hava aracını (SİHA) ve Marib şehrinde sivil nesneleri hedef alan başka bir SİHA’yı düşürmeyi başardı.
 Mecli, el-Cevf kentinde ordunun el-Hancar cephesinde bir karşı saldırı başlattığını, bu sırada karada ilerleme ve kazanımlar elde edebildiğini ve milislerin ikmal yollarının kesildiği birkaç yeri özgürleştirdiğini belirtti. Ayrıca grubun konuşlandığı yerleri kontrol altına alarak, üyelerine ağır kayıplar verdirdiğini ve bir dizi savaş ekipmanını imha ettiğini bildirdi.
 Yemen ordu sözcüsü, hükümet güçlerinin Halif ez-Zafur bölgesi ve çevresindeki bölgelerde Husi milislerin saldırılarını ve sızmalarını püskürttüğünü, bunun sonucunda bir dizi milis üyesinin öldüğünü, iki zırhlı aracın ve 3 aracın imha edildiğini belirtti. Ayrıca Koalisyon güçlerinin hava saldırıları ile zırhlı araçları, savaş araçlarını, topçu silahlarını ve bir dizi unsuru cepheye taşıyan muharebe araçlarını hedef aldığını kaydetti.
 
Ordu güçleri, Husi saldırılarını kırmayı başardı
Mecli, El-Cedafir cephesindeki ordu güçlerinin, hassas pusular ve başarılı karşı saldırılar yoluyla Husi saldırılarını ve sızmalarını ortadan kaldırmayı ve patlayıcı yüklü bir insansız hava aracını düşürmeyi başardığını belirterek, Arap Koalisyonu ülkelerinin savaş uçaklarının bir dizi zırhlı aracın imhasıyla sonuçlanan birçok hava saldırısı gerçekleştirdiğini bildirdi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri resmi sözcüsü, Hab eş-Şaaf bölgesindeki (Cevf kentinin kuzeyinde) Ulusal Ordu'nun mühendislik ekiplerinin, Husi milisleri tarafından geçiş noktalarına, halka açık yollara ve vadilere yerleştirilen, bireysel mayınlar, araç mayınları ve çeşitli mayınların yer aldığı toplam 300 mayını imha etmeyi başardığını belirtti. 
Tuğgeneral Mecli, Hudeyde kentinde ise ordu ve direniş güçlerinin, savaşların milisler için ağır kayıplarla sonuçlandığı Hays, Tuheyta ve Dureyhimi bölgelerinde Husi darbe milislerinin saldırılarını püskürtmeyi ve engellemeyi başardığını doğruladı.
 Taiz Valiliği'ndeki Ulusal Ordu'nun, Makbana cephesindeki Husi saldırılarını ve sızmalarını püskürtmeye devam ederek, Husi milislerinin ağır can ve teçhizat kaybına yol açtığına, mühendislik ekiplerinin, Husi milislerin vatandaşların geçtikleri yollara ve çiftliklere yerleştirdiği bir mayın alanını temizlediğine dikkati çekti. 
 
Husi milisleri sivilleri hedef alıyor
Husi milislerinin Marib şehri ve çevresindeki köyler ve kamplarda balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla sivilleri, sivil nesneleri ve yerinden edilmişleri hedef alarak kasıtlı ve sistematik olarak terör eylemlerini sürdürdüğünü vurgulayan Mecli, Marib şehrine yönelik saldırılarda, aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu bir dizi sivilin öldürüldüğüne dikkati çekti.
Mecli, "Husi milisleri, Hudeyde’deki Dureyhimi, Hays ve Tuheyta bölgelerinde sivilleri ve sivil nesneleri hedef alarak topçu ve füze bombardımanlarına devam ediyor. Ayrıca Hudeyde vilayetinde yüzlerce sakininin hayatına mal olarak yollara ve içme suyu yerlerine mayın yerleştirmeye devam ediyor” dedi.
Ayrıca Husi milislerin, Hudeyde Valiliği'nin kıyı şeridi boyunca vatandaşlara ve balıkçılara zarar vermek ve uluslararası ticareti tehdit etmek amacıyla deniz mayınları yerleştirdiğine, binlerce kara ve deniz mayınının özel mühendislik ekipleri tarafından çıkarıldığına dikkati çekti. 
Mecli, "Husi milislerinin takip ettiği başka bir büyük tehlike daha var. Husiler çocukları kontrolleri altındaki valiliklerde toplamaya devam ediyor. Milisler kontrolleri altındaki bölgelerde binlerce okul öğrencisini saflarına çekmek için yaz merkezleri kurdular Böylece onları eğiterek ölüm cephelerine gönderiyorlar” dedi.
Tuğgeneral Abduh Mecli yaptığı basın açıklamasında, Husi milisleri tarafından kontrol edilen bölgelerdeki sakinlere çocuklarını bu yaz merkezlerine ve cephelere göndermeyerek sorumluluklarını üstlenmeye ve sadece Husilerin çıkarlarına hizmet eden bu eylemleri durdurmak için çalışmaya çağırdı. Aynı zamanda uluslararası topluma, Birleşmiş Milletlere ve insan hakları örgütlerine Husi milislerin terör örgütü olarak yeniden sınıflandırılmasını hızlandırma, liderlerini uluslararası ve yerel olarak yargılama ve terör eylemlerini kınama çağrısını yineledi.



Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.