Yemen Petrol Bakanlığı, doğalgaz tesisini yeniden çalıştıracak

Babud Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte “Uluslararası ortaklara tüm kolaylıkları sağlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı

Yemen Petrol Bakanı'nın Sıvılaştırılmış Doğalgaz projesindeki ortaklarla yaptığı toplantıdan bir kare (Şarku’l Avsat)
Yemen Petrol Bakanı'nın Sıvılaştırılmış Doğalgaz projesindeki ortaklarla yaptığı toplantıdan bir kare (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen Petrol Bakanlığı, doğalgaz tesisini yeniden çalıştıracak

Yemen Petrol Bakanı'nın Sıvılaştırılmış Doğalgaz projesindeki ortaklarla yaptığı toplantıdan bir kare (Şarku’l Avsat)
Yemen Petrol Bakanı'nın Sıvılaştırılmış Doğalgaz projesindeki ortaklarla yaptığı toplantıdan bir kare (Şarku’l Avsat)

Yemen Petrol ve Maden Bakanı Abdusselam Babud, Fransa merkezli Total şirketi ve Yemen Sıvılaştırılmış Doğalgaz (YLNG) Şirketi Yönetim Kurulu ile Balhaf’taki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) projesinin takibini ve Umman Denizi’ndeki hayati öneme sahip bu ekonomi tesisinin faaliyete geçmesini görüştü.
Babud Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte devletin şirketin faaliyetleri, uluslararası ortaklarla çalışmaya teşvik edilmesi ve ortaklara tüm kolaylıkların sağlanması konusunda üst düzey bir ilgi gösterdiğini ve bu meseleleri yakından takip ettiğini vurguladı.
Babud “Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi tarafından temsil edilen siyasi liderlik, şirketin faaliyetlerini ve çalışmalarını takip etmeye, uluslararası ortaklarla çalışıp işbirliğini artırmaya ve onlara çalışma ve yatırım yapmalarına, görevlerini yerine getirmelerine, ortak çıkarlar elde etmelerine ve milli ekonomiyi güçlendirme ve desteklemeye katkıda bulunmalarına olanak tanıyan tüm kolaylıkları sağlamaya özen gösteriyor” şeklinde konuştu.
Yemen Petrol ve Maden Bakanı yakın bir zamanda Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda uluslararası Baker Hughes şirketi ve küresel çapta faaliyet gösteren Schlumberger şirketi gibi petrol sahası hizmetlerinde uzman olan beş büyük uluslararası şirketin, ülkedeki faaliyetlerine kaldıkları yerden devam etmek üzere geri döndüklerini açıklamış ve bunun hayati öneme sahip bu sektörün gerçekten toparlanmaya başladığının bir göstergesi olduğunu söylemişti.
Babud “Balhaf'taki LNG projesinin yeniden faaliyete geçmesi için büyük bir çaba sarf ediliyor. Dün yapılan YLNG Yönetim Kurulu toplantısı da bu çabalardan biri. Kurul başta LNG projesinin takibi olmak üzere idari, teknik ve mali açıdan şirketin faaliyet ve çalışmalarını inceledi” ifadelerini kullandı.
Petrol ve Maden Bakanı başkanlığında yapılan toplantıya Total Enerji şirketi, Hunt petrol şirketi, Koreli şirketler (SK Group- Hyundai - Kogas) ve YLNG olmak üzere proje ortakları ve Yemen Sigortalar ve Maaşlar Genel Müdürlüğü katıldı.
Babud toplantı sırasında projede yer alan ortaklara, Petrol Bakanlığı'nın büyük uluslararası şirketlerle başarılı ortaklık ilişkilerini somutlaştırma ve derinleştirmede büyük bir rolü olması hasebiyle YLNG şirketine özel bir ihtimam gösterdiğini söyledi.
Bakana göre petrol faaliyetlerinin yapıldığı alanlardaki güvenlik seviyesinin iyileştirilmesi, önümüzdeki birkaç ay içinde bazı yabancı şirketlerin Yemen’de bir dizi sektörde faaliyetlerine ve çalışmalarına kaldıkları yerden devam etmelerini sağlayacak.
Yemen’in petrol sektörlerindeki günlük ortalama üretim, neredeyse 55 bin varili buluyor. Petrol Bakanı'na göre, 5. bölgedeki üretimi eski haline getirmek ve yeni boru hattıyla petrol ihraç etmek için halihazırda çalışmalar devam ediyor. Çalışmalar bittiğinde tahminlere göre ilk üretim aşamalarında günde 20-25 bin varillik bir miktar eklenecek.
Buna ek olarak Marib kentindeki Safer petrol sahalarındaki üretimi iyileştirmeye yönelik çalışmalar da sürüyor. 2021 yılının ikinci yarısına kadar üretim çıtasının yüzde 50 ila 75’e çıkarılması bekleniyor.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.