Canbolad: Çözüm, siyasette bir kusur değildir

Canbolad, ileri gelen Dürzi liderleri ziyaret etti. (NNA)
Canbolad, ileri gelen Dürzi liderleri ziyaret etti. (NNA)
TT

Canbolad: Çözüm, siyasette bir kusur değildir

Canbolad, ileri gelen Dürzi liderleri ziyaret etti. (NNA)
Canbolad, ileri gelen Dürzi liderleri ziyaret etti. (NNA)

Özgür Yurtsever Hareket lideri Cibran Basil’in yaptığı son açıklamalar, başta Lübnan Kuvvetleri Partisi olmak üzere Lübnan muhalefetinin sert tepkisine neden oldu. Muhalefet, Basil’i ‘mezhepçiliğe hapsolmak ve Lübnan halkını aldatmak’ ile suçladı. Medyada ardı ardına çıkan haberler de hükümeti kurma çabalarının askıya alındığını ortaya koydu.
İlerici Sosyalist Parti Başkanı eski milletvekili Velid Canbolad, Cebel-i Lübnan ziyareti sırasında “Bu koşullar istisnai ve kötüdür. Dışarıdan bir çözüm gelemeyecek. Bu nedenle yakın gelecekte herhangi bir çözüm görünmüyor” dedi. Canbolad, tepki çeken açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Bazı sözde üst düzey politikacılar çözümün dışarıdan olacağını düşünüyor. Dışarıdan bir çözüm gelmeyecek. İçeriden gelmelidir. Çözüm, siyasette bir eksiklik değildir. Vatan için yürütülen siyasetin temeldir. Çözüme yönelik olarak ekonomik ve finansal çöküşü kontrol altına almak için önerecek yeni bilgilere sahip değilim. İlerleyen günler çok zor olacak. Ben görevimi yapmaya hazırım. Ama ilerleyen günler geçmişe göre çok daha zor olacak.”
Canbolad açıklamasının devamında bir hükümet kurmanın önemine dikkat çekti:
“Gerekli olan şey karşılıksız değil, şartlı kredi alabilmek için Dünya Bankası’nın ve uluslararası kuruluşların karşısında durabilecek, çöküşü durduracak bir hükümetin kurulmasıdır. Bundn başka bir çözüm seçeneğimiz yoktur. Patlamadan ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ziyaretinden bu yana aynı yerdeyiz. Bakanlık sayısının artmasını ya da azalmasını kabul etmiyoruz. Bu komik bir durum. Macron sadece kendimize yardım etmemiz şartıyla bir çaba ortaya koydu.”
Diğer yandan milletvekili Nicholas Nahas da Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’nin girişiminin Fransız girişimi gibi sona erdiğini söyledi. Bir televizyon kanalına röportaj veren Nahas, “Seçim aşamasına girdik” ifadesini kullandı. Bu aşamada seçimlere hazırlanan ve öncelik olarak bu doğrultuda reform gerçekleştirmek için istisnai yetkilerle kuşanacak bir hükümetin kurulmasını beklediğini vurguladı. Nahas, Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın görev süresinin son yılında Saad Hariri başkanlığındaki bir hükümetin kurulmasına milletvekili Cibran Basil gibi Avn’nın da karşı olduğunu vurguladı. Milletvekili, “Avn, cumhurbaşkanı olarak değil, Basil ile ikili bir biçimde hareket ediyor” ifadelerini kullandı.
Sisli siyaset sahnesinin ortasında Basil’in ifadelerine başta Lübnan Kuvvetleri olmak üzere birçok partiden ve siyasetçiden tepki geldi. Güçlü Cumhuriyet Bloğu Genel Sekreteri eski milletvekili Fadi Kerem, Basil’i hedef aldığı açıklamasında şunları söyledi:
“Ülkeyi bitirdiniz, devleti yıktınız, özgürlük düşmanlarıyla ittifaklarınızla ve aşağılamayla halkı yok ettiniz. Şimdi hangi haklardan bahsediyorsunuz? İşlediğiniz en büyük suç Lübnan halkını otuz yıldır aldatmaktır. Ama yakında sizden hesap soracaklar.”
Güçlü Cumhuriyet Bloğu üyesi milletvekili Vehbi Katişa da açıklamasında “Basil’in ifadelerini üç noktaya işaret ediyor: Mezhepçiliğe hapsolma, Dr. Caca’ya hakaret ve cumhuriyeti Velayet-i Fakih’e teslim etme” ifadelerini kullandı.



Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.


Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
TT

Ahmed Şara’nın El Hol sınavı: DEAŞ kamplarının kontrolü nasıl sağlanacak?

El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)
El Hol kampı ilk olarak 1991'de Körfez Savaşı'ndan kaçan Iraklı mülteciler için kurulmuştu (Reuters)

Suriye yönetimi, DEAŞ mahkumlarının tutulduğu El-Hol kampını kapatmaya hazırlanıyor.

Suriye ordusuyla ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında ocak ayında yoğunlaşan çatışmaların ardından mutabakata varılmıştı. Anlaşma kapsamında SDG'nin kontrolündeki DEAŞ kampları, Şam yönetimine devredilmişti.

Diğer yandan çatışmalarda ve SDG'nin geri çekilme sürecinde birçok DEAŞ savaşçısının kamplardan kaçması da gündem olmuştu.

Ahmed Şara yönetimi, geçen hafta cezaevinde çıkan isyandan SDG'nin "düzensiz geri çekilişini" sorumlu tutmuş, kampın saatlerce korumasız bırakıldığını ve güvenliği tekrar sağlamanın güçleştiğini bildirmişti.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan Şam'daki bazı diplomatlarsa son haftalarda hükümet kontrolü altındayken kamptan birçok kişinin kaçtığını iddia ediyor.

Suriye hükümetinden 17 Şubat'ta yapılan açıklamada, durumun kontrol altına alınması ve kaçak DEAŞ savaşçılarının takibi için işlemlerin başlatıldığı duyuruldu.

Le Monde'un 15 Şubat'taki haberinde, yaklaşık 24 bin kişinin tutulduğu kampta çatışmaların çıktığı aktarılmıştı. Adının gizli tutulması şartıyla gazeteye konuşan bir insani yardım görevlisi, SDG'nin geri çekilmesinin ardından binlerce mahkumun kaçtığını söylemişti. Suriye ordusu mensupları kampın kontrolünü ele geçirdiğinde de bazı tutukluların geceleri kaçmayı sürdürdüğünü belirtmişti.

Kimliğinin paylaşılmamasını isteyen ABD'li bir yetkili, WSJ'ye açıklamasında kamptaki yerinden edilmiş sivillerin evlerine dönmesine veya ülke içinde başka yerlere gitmesine izin verileceğini savunuyor. Kalanların önemli kısmınınsa Halep yakınlarında kurulacak yeni bir kampa transfer edileceğini söylüyor.

İstikrarsızlık nedeniyle daha fazla DEAŞ'lının kaçmasından endişe eden ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), 21 Ocak'ta savaşçıları Irak'a göndermeye başlamıştı. Komutanlıktan 12 Şubat'ta yapılan açıklamada, Suriye'deki 5 bin 700'den fazla IŞİD mensubunun Irak'a naklinin tamamlandığı bildirilmişti.

Washington, onlarca yıldır kampların güvenliği içi SDG'yle işbirliği yaptı. Ancak Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesiyle değişen dengelerde Beyaz Saray'la Şara yönetimi arasındaki ilişki güçlendi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, 20 Ocak'taki mesajında SDG'nin "DEAŞ karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" söylemişti.

WSJ'nin analizinde, Suriye Cumhurbaşkanı Şara'nın El Kaide bağlantılı geçmişi hatırlatılarak, kampların kapatılma süreci ve DEAŞ'la mücadelenin Şam yönetimi için "önemli bir sınav" olduğu belirtiliyor. Geçmişte DEAŞ'la mücadele etmesinin Şara'nın bu süreçte elini güçlendirebileceği, çeşitli istihbarat ağları ve bağlantılar aracılığıyla militanları yakından takip edebileceği vurgulanıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Le Monde


Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
TT

Irak’ta Maliki'nin başbakanlık adaylığına abluka

Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)
Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasında yapılan daha önceki bir toplantıdan bir kare (INA)

Irak’ta Nuri el-Maliki'nin yeni hükümetin başbakanlığına adaylığı, artan iç baskı ve petrol gelirlerini de etkileyebilecek ABD yaptırımları tehdidi nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor.

Maliki, adaylığını kararlaştırmak üzere pazartesi gecesi yapılması planlanan Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasındaki önemli toplantıya katılmaktan son dakikada vazgeçti ve ‘sonuna kadar’ devam etmekte kararlı olduğunu vurguladı.

Koordinasyon Çerçevesi koalisyonu içinde, birliği korumak için ona gönüllü olarak çekilme şansı vermeyi tercih edenler ile onu görevden alabilecek bir iç oylama yoluyla sorunun çözülmesini isteyenler arasındaki bölünme de giderek artıyor.

Eski Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, ‘Şii partilerin’ Maliki'nin adaylığıyla ilgili olarak Beyaz Saray'dan iki yeni ret mektubu aldığını belirterek, ‘yeni cumhurbaşkanının ona hükümet kurma görevini vermeyeceğini’ açıkladı.