Beyaz Saray: Biden’ın İranlı yeni liderlerle görüşme planı yokhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3040596/beyaz-saray-biden%E2%80%99%C4%B1n-i%CC%87ranl%C4%B1-yeni-liderlerle-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fme-plan%C4%B1-yok
Beyaz Saray: Biden’ın İranlı yeni liderlerle görüşme planı yok
Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, dün Washington’da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, dün yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın İranlı yeni liderle görüşmesi için şu anda bir planı olmadığını söyledi ve Tahran’daki ana karar merciinin hala Dini Lider Hamaney olduğunu kaydetti.
Psaki basın toplantısında, Viyana’da İran ve ABD’nin 2015 nükleer anlaşmasına uyumun nasıl sağlanacağına ilişkin yapılan altıncı tur müzakerelerin sonucuna dikkat çekti ve Beyaz Saray’ın görüşmelerin nereye varacağını görmek için sabırsızlandığını söyledi.
Bu arada Pazartesi günü Fransa, İran’daki insan hakları gerçeğiyle ilgili “endişesini” bir kez daha dile getirerek, aşırı muhafazakar İbrahim Reisi’nin İran Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra İran nükleer anlaşmasına ilişkin anlaşmayı kurtarmak için tüm diplomatik çabalarını seferber edeceğini vurguladı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Agnes von der Muhll, “İran’daki insan hakları durumu ve bu ülkede hapsedilen vatandaşlarımız hakkında düzenli olarak dile getirdiğimiz endişemizi yeniliyoruz” dedi. Ülkesinin, İslam Cumhuriyeti’nde hapsedilen Fransız vatandaşlarının ve insan hakları durumlarını yakından izlemeye devam edeceğini ve tüm diplomatik çabaların seferber edildiğini belirtti.
İranlı yetkililer, Fransız-İranlı araştırmacı Fariba Adelkhah ve turist Benjamin Briar başta olmak üzere düzinelerce batı uyruklu kimseyi casusluk yapmak ve devlet güvenliğini aleyhine çalışmak suçlamalarıyla tutuklamış durumda. Fransızlar ise bu suçlamaları reddediyorlar.
İki eski Mossad ajanı, Lübnan'daki çağrı cihazı patlamaları hakkında yeni detaylar açıkladıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5094392-i%CC%87ki-eski-mossad-ajan%C4%B1-l%C3%BCbnandaki-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1-cihaz%C4%B1-patlamalar%C4%B1-hakk%C4%B1nda-yeni
İki eski Mossad ajanı, Lübnan'daki çağrı cihazı patlamaları hakkında yeni detaylar açıkladı
Hizbullah üyelerine ait çağrı cihazlarının patlamasının ardından yaralıları Beyrut Amerikan Üniversitesi Tıp Merkezi'ne götüren bir ambulans (AFP)
İki eski İsrail istihbarat ajanı, üç ay önce bubi tuzaklı çağrı cihazları ve telsizler kullanarak Lübnan ve Suriye'deki Hizbullah mensuplarını hedef alan operasyona ilişkin yeni ayrıntılar açıkladı.
Hizbullah, İsrail ile Hamas arasında savaşın fitilini ateşleyen 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısının ardından İsrail'i vurmaya başladı.
Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre iki ajan, CBS'in 60 Dakika programında dün (Pazar) akşam yayınlanan bir haberde kimliklerini gizlemek için maske takarak ve seslerini değiştirerek konuştular.
Ajanlardan biri, operasyonun on yıl önce, Hizbullah'ın düşmanı İsrail'den satın aldığını fark etmediği gizli patlayıcılar içeren telsizlerle başladığını söyledi. Bu cihazlar geçtiğimiz eylül ayında, çağrı cihazı vericilerinin patlamasına kadar patlamamıştı.
Michael adını kullanan ajan “Hayali bir dünya yarattık” dedi.
İkinci ajana göre, planın çağrı cihazlarının kullanıldığı ikinci aşaması, Mossad'ın Hizbullah'ın Tayvan merkezli bir şirketten çağrı cihazı satın aldığını öğrenmesinin ardından 2022 yılında başladı.
İddiaya göre çağrı cihazlarının içine gizlenen patlayıcı miktarını sığdırmak için biraz daha büyük yapılması gerekiyordu. Yakındaki insanlara zarar vermeden sadece savaşçıya zarar verecek doğru patlayıcı miktarını bulmak için mankenler üzerinde birkaç kez test edildi.
Şarku’l Avsat’ın AP'den aktardığı habere göre göre Mossad ayrıca, bir kişinin çağrı cihazını cebinden çıkarmasını sağlayacak kadar acil bir zil sesi bulmak için çeşitli zil seslerini de test etti.
Gabriel ismini kullanan ikinci ajan, Hizbullah'ı cihazları daha büyük çağrı cihazlarıyla değiştirmeye ikna etmenin iki hafta sürdüğünü, bunun için de kısmen sahte YouTube reklamları kullanarak cihazların toza ve suya dayanıklı ve uzun pil ömrüne sahip olduğunu iddia ettiklerini söyledi.
Ajan ayrıca, Tayvan'ın Gold Apollo şirketini farkında olmadan Mossad ile iş birliği yapması için kandırmak amacıyla Macaristan merkezli bir şirket de dahil olmak üzere paravan şirketlerin kullanıldığını anlattı.
Hizbullah da paravan şirketin İsrail ile çalıştığından habersizdi. Gabriel, “Bizden alım yaptıklarında Mossad'dan alım yaptıklarını bilmiyorlardı. Truman Show gibiydik, her şey perde arkasında kontrol altındaydı. Onların deneyiminde ise her şey doğal akışında ilerliyordu. İş adamları, pazarlama, mühendisler, showroom vs. her şey yüzde 100 orijinaldi” ifadelerini kullandı.
Eylül ayına gelindiğinde Hizbullah’ın elinde 5 bin çağrı cihazı vardı.
İsrail saldırıyı 17 Eylül'de Lübnan genelinde çağrı cihazlarının çalmaya başlamasıyla başlattı. Cihazlar, kişi gelen şifreli mesajı okumak için düğmelere basmasa bile patlıyordu.
Ertesi gün Mossad telsizleri aktif hale getirdi ve cihazlardan bazıları çağrı cihazı saldırılarında ölen 30 kadar kişinin cenazesinde patladı.
Gabriel amacın Hizbullah üyelerini öldürmekten çok bir mesaj vermek olduğunu söyledi.
Saldırıyı izleyen günlerde İsrail savaş uçakları Lübnan'daki hedefleri vurarak binlerce kişinin ölümüne neden oldu. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, İsrail'in sığınağına bomba atması sonucu öldürüldü.
Michael adını kullanan ajan, çağrı cihazlarının patlamasından bir gün sonra Lübnan'da insanların klimalarını açmaya korktuklarını, çünkü onların da patlayacağını düşündüklerini söyledi. Michael, “Gerçek bir korku vardı” dedi.
Bunun kasıtlı olup olmadığı sorulduğunda ise şunları söyledi: “Kendilerini savunmasız hissetmelerini istiyoruz ve hissediyorlar da. Çağrı cihazlarını tekrar kullanamayız. Çünkü bunu zaten yaptık. Zaten bir sonraki aşamaya geçtik. Şimdi bir sonraki aşamanın ne olacağını tahmin etmeye çalışmak zorunda kalacaklar.”