Koronavirüs ile birlikte yaşamayı öğrenme çağrıları arttı

Hindistan'da Kovid-19’a karşı aşı merkezlerinden biri. (AFP)
Hindistan'da Kovid-19’a karşı aşı merkezlerinden biri. (AFP)
TT

Koronavirüs ile birlikte yaşamayı öğrenme çağrıları arttı

Hindistan'da Kovid-19’a karşı aşı merkezlerinden biri. (AFP)
Hindistan'da Kovid-19’a karşı aşı merkezlerinden biri. (AFP)

Epidemiyologlar, bir yıldan fazla bir süredir Kovid-19 vakalarının sayısını endişeyle takip ederken, salgının bir sonraki aşaması ortaya çıktıkça başka önlemlere odaklanmaya başladılar: virüsle birlikte yaşamak.
Bloomberg haber ajansı hazırladığı bir raporda, zengin ülkelerin nüfusunun büyük çoğunluğunu aşılamasıyla birlikte vaka ve ölüm sayılarında azalmaların yaşanmaya başladığını ve bu nedenle odak noktasının şu anda virüsle yaşamayı öğrenme üzerinde yoğunlaştığını ve çağrıların bu yönde arttığını kaydetti. Aynı zamanda yeni kapanma kararlarını önlemek amacıyla en önemli verilere odaklanılması çağrıları yapıldığı belirtildi.
Virüsü ve etkisinin boyutunu izlemek için en kapsamlı platformlardan birini kuran Johns Hopkins Üniversitesi Koronavirüs Bilgi Merkezi'nden Epidemiyolog Dr. Jennifer Nuzzo yaptığı açıklamada, "Sadece hastanelerdeki vakaları izleme aşamasına gelmemiz mümkün” dedi. İngiltere, ABD ve Avrupa'da vakalardaki ani artış, bu ülkelerde aşı kampanyalarının başlatılmasından önce, birkaç hafta içinde hastaneye yatış ve ölüm sayısında bir artışın olduğunu açıklıyor. Sağlık sistemleri üzerindeki baskı, hükümet liderleri için kamusal hayata kısıtlamalar getirmek, ekonominin çarkını tersine çevirmek ve riskli gruptaki kişileri kendileri için önemli olan uygulamaları ertelemeye zorlamaktan başka seçenek bırakmadı. Bloomberg ajansına göre bilim insanları ve hükümet yetkilileri şu anda aşılama kapsamının genişletilmesinin sonunda bu döngüden bir çıkışa yol açıp açmayacağını öğrenmek istiyorlar.
İngiltere’de daha fazla kişinin hastaneye kaldırılmasına yol açan Delta mutasyonundan kaynaklı vakaların sayısı arttı. Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 46'sı iki doz aşı ile aşılanırken, bu durum günlük kaydedilen ölümlerin geçen yazdan bu yana en düşük seviyelere düşmesine yol açtı.
İngiltere Halk Sağlığı Kurumu (PHE), geçtiğimiz Cuma günü yaptığı açıklamada, ilk kez Hindistan'da keşfedilen daha bulaşıcı delta mutasyonu vakalarının geçen hafta neredeyse iki katına çıktığını bildirdi. Ayrıca hastaların çoğu tam olarak aşılanmamış olsa da, hastanelere başvuran vaka sayısının da arttığı kaydedildi.

İngiltere’de kapatma önlemleri dört hafta daha ertelendi
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, daha fazla yetişkinin yeni türe karşı büyük ölçüde koruma sağladığı tespit edilen ikinci doz aşı almasına olanak sağlamak için uygulanan kapatma önlemlerinin sona ermesi kararını, geçen hafta dört haftalık bir süre için erteledi. 
Ancak virüs, aşılanmamış çocuklar ve genç yetişkinler arasında daha fazla yayılsa bile, aşı kampanyasının test edilmesinde odak noktası hastaneye yatışların ve ölümlerin düşük olup olmayacağı olacak. Bu oranlar düşük kalırsa, Kovid-19 kontrol edilemeyen bir pandemiden ziyade, daha çok grip gibi mevsimsel bir hastalık gibi olacak.
Bloomberg ajansına göre, İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock'un geçen hafta Parlamento'da söylediği gibi siyasilerin hedefi de bu yönde. Hancock açıklamasında, "Grip ile mücadelede yaptığımız gibi bu virüsle de birlikte yaşamayı öğrenmeyi hedefliyoruz” dedi. Bilim insanları, her yıl dünya genelinde yaklaşık 650 bin kişinin ölümüne neden olan Kovid-19 hastalığının yayılımı ile grip arasındaki karşılaştırmanın önümüzdeki sonbahar ve kış aylarında önemli bir kriter olacağını söylüyor.
Kovid-19 hastalığı 2020'nin başından bu yana 3,8 milyondan fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Ancak nüfuslarını aşılayan ülkeler, periyodik olarak yeniden ortaya çıkması durumuna karşı griple mücadele ettikleri gibi bu durumla başa çıkmak ve buna göre kararlar almak zorunda. 
Epidemiyolog Dr. Nuzzo, "Okulların kapanması gibi şeylerden bahsederken mevsimsel gribin etkisini karşılaştırmak iyi bir fikir. Gribe karşı ne yapıyoruz? Bu önlemleri normal grip mevsiminde mi alacağız?” sorularını sordu.
Ancak birçok ülkedeki sağlık yetkilileri vaka sayılarını endişeyle takip etmeye devam ediyor. Çin ve Tayvan, yeni vaka sayısını neredeyse sıfıra indirmeyi başarmış olsa da, aşıların sağlanamaması, hastalığın düşük yayılma oranlarının bile büyük tehditler olarak ele alınması gerektiği anlamına geliyor.
Örneğin Tayvan'da, nispeten sakin geçen ve günlük vakaların tek sayılarla kaydedildiği bir yılın ardından, Mayıs ayında günlük vaka sayısı 723'e yükseldi. Hükümet, hastalığın yayılmasını sınırlamak için eğlence mekanlarının kapatılmasını emretti ve kapalı mekanlarda toplanan kişi sayısını  5 kişiyle sınırladı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.