Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr
TT

Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr

Beşiktaş'ın, Teknik Direktör Sergen Yalçın ile henüz anlaşamaması ayrılık iddialarını gündeme taşıdı.
Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, medyada yer alan Sergen Yalçın-Beşiktaş haberlerini görmesinin ardından arkadaşı olan deneyimli teknik adamla konuştuğunu belirterek, aralarında geçen görüşmeyi aktardı:
"Biraz önce görüştüğümde, 'Yazabilirsin Hocam' dedi. 'Kimseyi kırıp dökmeden, başta yönetim ve taraftarımızı da asla üzmek istemem ama dönüşü yok artık bu sürecin ve çalışmayacağım' dedi!!"

Dilmen ayrıca, Beşiktaş yönetiminin, Yalçın ile siyah-beyazlı taraftarları yeniden bir araya getirmesini arzuladığını dile getirdi.
Hürriyet'te yer alan habere göre ise Yalçın'ın sözleşme yenilememesinin nedeni "kırgınlık".
Haberde, taraflar arasında sezonu çifte kupayla tamamlayan Yalçın'ın kırgınlığına "şampiyonluk priminin geç yatırılması, sözleşme görüşmeleri için masaya geç oturulması ve yönetim kanadından gelen ilk teklifin çok düşük olması" gerekçe olarak gösterildi.
Beşiktaş ile Yalçın'ın ortak zeminde buluşamamasında bir diğer iddia ise rakamlar.
Siyah-beyazlı kulübün yöneticilerinin ekonomik sorunları gerekçe göstererek önce 12, ardından 20 ve sonrasında ise 25 milyon lira ile başarı primleri önerdiği, Yalçın'ın ise 30 milyon lira istediği öne sürülenler arasında.
Kariyerine Beşiktaş altyapısından başlayan, siyah-beyazlı kulübün ve Türk futbolunun efsaneleri arasına giren Yalçın, daha önceki birçok açıklamasında "Beşiktaş ile para konuşmam" söyleminde bulunması bu iddiaları çürütüyor gibi görünse de tarafların bir şekilde orta yolu bulması bekleniyor.
Yalçın'ın Beşiktaş ile sözleşmesi, 30 Haziran'da sona eriyor.

20 bin kişinin önünde 1 buçuk yıllık sözleşmeye imza attı
Türk futbol tarihinin en yetenekli oyuncuları arasında gösterilen Yalçın, teknik direktörlük kariyerine 2015'te Gaziantepspor'da başlamasının ardından sırasıyla Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor'u çalıştırdı.
Şenol Güneş'in A Milli Takım'a gitmesinin ardından takımın başına getirilen Abdullah Avcı ile işleri yolunda götüremeyen Beşiktaş, tarihler 29 Ocak 2020'yi gösterdiğinde takımın başına kulübün efsanelerinden Sergen Yalçın'ı getirmeye karar verdi.
Sezonun önemli kısmını geride bırakan ve şampiyonluk yarışından uzaklaşan siyah-beyazlı ekipteki ilk maçına 1 Şubat 2020'de Çaykur Rizespor karşısında çıkan Yalçın, yeni görevine galibiyetle başladı.
2019-20 sezonunda Süper Lig'de Beşiktaş ile 15 maça çıkan Yalçın, 10 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet elde ederek 6. sırada devraldığı siyah-beyazlı ekibi 3. sıraya taşıdı ve Avrupa arenasına dahil etmeyi başardı.

Beşiktaş, 81 hafta sonra Yalçın ile liderlik koltuğuna oturdu
Süper Lig'de 2020-21 sezonuna Yalçın ile devam eden Beşiktaş, ekonomik sıkıntılarına rağmen sezon başında Bernard Mensah, Francisco Montero, Gökhan Töre, Atakan Üner, Josef de Souza, Fabrice N'Sakala, Rachid Ghezzal, Valentin Rosier, Vincent Aboubakar ve Welinton'u transfer etti.
Trabzonspor'un Avrupa kupalarından men cezası almasının ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanan Beşiktaş için işler ilk zamanlar pek de iyi gitmedi.
"Devler Ligi"nde Yunanistan temsilcisi PAOK'a yenilerek yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden siyah-beyazlılar, 3. eleme turundan katıldığı organizasyonda Portekiz ekibi Rio Ave'ye penaltılarda elenerek Avrupa sahnesine erken havlu attı.
Süper Lig'e ise deplasmandaki 3-1'lik Trabzonspor galibiyetiyle başlayan Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sonraki üç maçta 1 beraberlik ve iki mağlubiyet alarak eleştirilerin odağında yer aldı.
Kısa sürede toparlanma sürecine giren siyah-beyazlılar, 11 haftada 9 galibiyet alarak Alanyaspor, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi rakiplerini geride bıraktı ve 81 hafta sonra liderlik koltuğuna oturdu.
Ligde zirveye yerleşen ve 2016-17 sezonundan itibaren şampiyonluk hasreti çeken Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Yalçın, şu sözlerle siyah-beyazlı camiaya umut aşıladı:
"Beşiktaş'ın her zaman her kulvarda hedefi şampiyonluktur."
Liderliğin getirdiği motivasyonla mücadelesini sürdüren siyah-beyazlılar, 22. haftada oynanacak Trabzonspor maçına kadar çıktığı 5 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik elde etti.
Ligdeki 9 haftalık namağlup serisi 22. haftada oynanan Trabzonspor maçında sona eren ve takip eden haftada Antalyaspor ile berabere kalan Beşiktaş, sonrasında oynadığı Konyaspor, Gençlerbirliği, Denizlispor, Yeni Malatyaspor, Gaziantep FK ve Başakşehir maçlarını kazanarak yoluna emin adımlarla devam etti.
Süper Lig'in 31. haftasında sahasında Fenerbahçe'yi konuk eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, Kadıköy'de 4-3 mağlup ettikleri rakibi ile 89. dakikada yediği golle 1-1 berabere kaldı. 32. haftada deplasmanda Kasımpaşa'ya 1-0 yenilen Beşiktaş, 3-0'lık Alanyaspor galibiyetle yeniden moral depoladı. 
35. haftada Ankaragücü ve 36. haftada Sivasspor ile berabere kalan İstanbul temsilcisi, sonrasında oynadığı Kayserispor, Çaykur Rizespor ve Hatayspor karşılaşmalarından 13 gol ve 9 puanla ayrılarak önemli bir avantajla ayrıldı.
Ligin 40. haftasında Türk Telekom Stadı'nda karşılaştığı ve 6 puan önünde olduğu Galatasaray'a 3-1 yenilen Beşiktaş hem ikili averajı kaybetti hem de rakibinin 3 puan daha yaklaşmasına neden oldu.
Süper Lig'de 41. haftada sahasında Fatih Karagümrük'e 2-1 mağlup olan siyah-beyazlılar, son haftaya Galatasaray ile 81'er puanda ve +2 averajla girdi.
Beşiktaş, ligin son maçında konuk olduğu Göztepe'yi 2-1 yenen Beşiktaş, Süper Lig'deki 16. şampiyonluğunu elde etti.

Sezonu çifte kupayla tamamladı
Süper Lig'i zirvede tamamlayan siyah-beyazlılar, gözünü Türkiye Kupası'na dikti.
Turnuvada Tarsus İdman Yurdu, Çaykur Rizespor, Konyaspor ve Başakşehir eleyerek finale çıkmaya hak kazanan Beşiktaş, 18 Mayıs'ta Türkiye Kupası finalinde Antalyaspor ile karşılaştı.
Mücadelede rakibini 2-0 mağlup eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sezonu çifte kupayla tamamladı.

Yalçın, Beşiktaş'la tarih yazdı
29 Ocak 2020'de altyapısından yetiştiği Beşiktaş'a teknik direktör olarak Sergen Yalçın, pandemi, ekonomik sorunlar, yapılamayan transferler ve elindeki dar kadroya rağmen zafere uzanarak hem futbolcu hem de teknik direktör olarak aynı takımda şampiyonluğa ulaşan isim olarak tarihe geçti.
Siyah-beyazlı ekiple görev aldığı süreçte alınan galibiyetler, atılan goller ve namağlup maçlarla rekor üstüne rekor kıran Yalçın, sezonu çifte kupayla kapatarak adından söz ettirdi.
Independent Türkçe



Tottenham patronu De Zerbi: Takım değiliz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tottenham patronu De Zerbi: Takım değiliz

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tottenham menajeri Roberto De Zerbi, çehresi değişen kadrosunun henüz "bir takım olmadığını" belirterek, yaz transfer döneminden sonra tam formuna henüz kavuşamayan üç oyuncunun adını verdi.

Tottenham transfer döneminde büyük harcamalar yaptı ve Savinho'nun transferiyle 300 milyon sterlin (yaklaşık 19,6 milyar TL) eşiğini geçmesi bekleniyor. Buna rağmen Spurs, ligdeki ilk maçında Brentford'a karşı 3-0'lık ağır bir yenilgi alarak hayal kırıklığı yaşadı.

De Zerbi, "Birçok nedenden dolayı henüz bir takım olmadığımızı düşünüyorum" dedi.

Fiziksel açıdan henüz istediğimiz seviyede değiliz. Ama bu bir bahane değil. Yeni bir proje inşa ederken zamana ihtiyacımız olduğunu bahene etmek istemiyorum ancak bu sorunların üstesinden gelmeliyiz. Oyuncularıma, kulübüme ve kendime inanıyorum. İyi çalıştığımızı düşünüyorum ama Premier Lig'in başlangıcına hazır hale gelmekte geciktik. Bu konuda hızla gelişmemiz gerekiyor. Bugün daha iyi mücadele edebilirdik ve çok fazla ikili mücadele kaybettik. Hedefimiz takım haline gelmek. Takım ruhunu ve özünü bulmak zaman alan bir süreç. 

De Zerbi, Tottenham'ın yaz transfer döneminde kadrosuna kattığı 6 oyuncudan 5'ine ilk kez forma şansı verdi ancak "Marcos Senesi, Jan Paul van Hecke ve Sandro Tonali'nin fiziksel açıdan en iyi durumda olmadıklarını" söyledi. Senesi ve Van Hecke sırasıyla Arjantin ve Hollanda'yla Dünya Kupası'nda yer almıştı.

Takımının fiziksel durumu hakkında De Zerbi şunları ekledi:

Bunu maçtan önce biliyorduk. Bunun yanı sıra organizasyon ve pres gibi birçok alanda gelişmemiz gerekiyor.  Hızlı bir şekilde gelişebiliriz ancak önce bu oyunu daha iyi anlamamız gerekiyor. Fiziksel durumlarını ve takıma yeni katıldıklarını biliyorum. Ancak daha fazlasını ortaya koymalıyız. Daha çok mücadele etmeliyiz. Oyuncular, onlara çok güvendiğimi biliyor ve hızlı bir şekilde gelişmeyi umuyoruz.

Öte yandan Brentford etkileyici bir performans sergiledi ve Keith Andrews, kulüp rekoru kıran 41 milyon sterlinlik (yaklaşık 2,7 milyar TL) orta saha oyuncusu Mamadou Sangare'nin etkisini övdü.

Birçok açıdan oldukça etkileyici. Sezon öncesi hazırlık dönemine bakarak neyle karşılaşacağınızı asla tam olarak bilemezsiniz. Ama iyi bir konumda olduğumuzu hissettik ve oldukça iyi bir performans sergiledik. Umarım [Sangare] bu tür performansları sürdürür. Onunla çalışmak güzel ve kulüp bu transferi gerçekleştirdiği için büyük övgüyü hak ediyor çünkü başka bir takıma gidebilirdi. Zaten kaliteli olan orta sahamıza güç katıyor. Bugünkü performansından gerçekten keyif aldım. Farklı bir lige ve dile nasıl uyum sağlayacağını önceden tam olarak kestirmek mümkün değil ama o mütevazı ve son derece hırslı bir genç. 

Independent Türkçe


Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
TT

Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)

Çağatay Koparal Spor Editörü, Çeviri ve Dış Haberler Servisi 

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Katalonya'daki İnsan Kulesi Festivali'ni inceliyoruz.

Bir meydanda yüzlerce insanın toplandığını düşünün. Ortada ne bir futbol sahası ne de bir pist var. Bunun yerine insanlar birbirlerine kenetleniyor, omuz omuza veriyor ve birkaç dakika içinde kalabalığın ortasından dev bir insan kulesi yükselmeye başlıyor.

En alt bölümde onlarca kişi yapıyı ayakta tutarken, daha hafif ve çevik olanlar birbirlerinin üzerinden tırmanıyor. En tepede ise küçük bir çocuk beliriyor ve elini havaya kaldırıyor. Castell tamamlanmış oluyor.

Katalonya'nın en sıradışı geleneklerinden biri olan castells, kelime anlamıyla "kaleler" demek. Ancak burada taştan duvarlar yerine insanlardan oluşan kaleler kuruluyor.

Bu kuleler yalnızca görsel olarak etkileyici değil; aynı zamanda güç, denge, cesaret, güven ve ekip çalışmasının sınırlarını zorlayan bir gösteri niteliğinde.

Castells geleneğinin kökeni 18. yüzyılda Tarragona çevresindeki Camp de Tarragona bölgesine uzanıyor. Geleneğin Katalonya'daki ilk yazılı kaydı 1712'de Valls kentinde görülüyor.

Kökeninin ise Valensiya bölgesindeki daha eski Muixeranga geleneğine dayandığı düşünülüyor. Zamanla Valls, Tarragona ve Vilafranca del Penedès gibi kentlere yayılan castells, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Katalonya'nın diğer bölgelerinde de yaygınlaştı.

Bugün Katalonya genelinde 100'den fazla castell ekibi bulunuyor ve yıl boyunca yüzlerce gösteri düzenleniyor.

Hatta her yıl 10 binden fazla castell kuruluyor. Bu nedenle karşılaşılan manzara birkaç kişinin eğlence amacıyla birbirinin omzuna çıkmasından çok daha fazlası.
 

İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)
İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)

Castells, kendi ekipleri, antrenmanları, yarışmaları ve gelenekleri bulunan büyük bir topluluğa dönüşmüş durumda.

Bir castell'in nasıl kurulduğuna bakıldığında ise işin ne kadar ciddi olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Kulenin en altındaki bölüme pinya adı veriliyor. Pinya, yapının temelini oluşturan ve aynı zamanda yukarıdaki insanların düşmesi durumunda onları korumaya çalışan insanlardan oluşuyor.

Üst katlara çıkıldıkça insan sayısı azalıyor, ancak görev de zorlaşıyor. En tepede ise son derece hafif ve çevik çocuklar yer alıyor. Enxaneta adı verilen en üstteki çocuk yerine ulaşıp bir elini havaya kaldırdığında kule kurulmuş kabul ediliyor.

Fakat iş burada bitmiyor. Bir castell'in başarılı sayılması için yalnızca kurulması değil, kontrollü biçimde tamamen bozulması da gerekiyor.

Hatta kulenin dağılması çoğu zaman en riskli bölüm olarak kabul ediliyor. Üst seviyelerdeki insanlar birer birer aşağı inerken, aşağıdakiler yapının dengesini korumaya devam ediyor.

Bu nedenle castells'in temelinde 4 kavram bulunuyor: Güç, denge, cesaret ve sağduyu.

Kulenin tabanındaki insanların güçlü olması gerekiyor. Yukarı çıktıkça ise daha hafif, çevik ve dengeli kişiler tercih ediliyor.

Fakat fiziksel özellikler tek başına yeterli değil. Bir kuleci, ağırlığını taşıyan kişiye güvenmek zorunda. Aynı şekilde aşağıdaki kişi de üzerinde duranın hareketlerine güveniyor. Bir kişinin hatası onlarca kişiyi etkileyebileceği için koordinasyon büyük önem taşıyor.

Bu noktada castells'in tarihinde önemli bir değişim yaşandı: Kadınların bu geleneğe dahil olması.

Uzun süre erkeklerin egemen olduğu castell dünyasında kadınların yer alması başlangıçta kolay olmadı. Ancak özellikle 1980'lerden itibaren kadınların ekiplerde daha fazla yer alması, kulelerin yapısını da değiştirdi.

Kadınların üst seviyelerde yer almasıyla daha hafif ve güçlü yapılar kurulmaya başlandı. Bu değişim, daha önce ulaşılması neredeyse hayal edilen 9 ve 10 katlı kulelerin kurulmasına da katkı sağladı.

Üstelik kadınlar yalnızca kulenin üst bölümlerinde değil, pinya ve forro adı verilen destek katmanlarında da görev alıyor.

Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)
Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)

Böylece yapının alt bölümlerindeki toplam ağırlığın azaltılması mümkün oluyor. Casteller dünyasındaki bu dönüşüm, geleneğin neden zaman içinde değişebilen canlı bir kültür olduğunu da gösteriyor.

Kulecilerin kendilerine özgü kıyafetleri de var. Beyaz pantolon, takımın rengindeki gömlek, bele sarılan uzun faixa (kuşak) ve genellikle başta kullanılan bir mendil bu kıyafetin temel parçaları.

Özellikle faixa yalnızca geleneksel bir aksesuar değil; tırmananlar için aynı zamanda tutunabilecekleri bir destek noktası.

Kuleyi oluşturan insanlar ise gösteri sırasında çıplak ayakla tırmanıyor. Bunun nedeni hem dengeyi daha iyi sağlayabilmek hem de yukarı çıkarken alttaki kişinin vücudunu daha iyi hissedebilmek.

Castells'in en etkileyici taraflarından biri ise tek bir kişinin başarısının neredeyse hiçbir anlam ifade etmemesi. En üstteki çocuk bütün dikkatleri üzerine çekse de onun oraya ulaşabilmesi, aşağıdaki onlarca kişinin kusursuz biçimde çalışmasına bağlı. Bu nedenle casteller dünyasında ekip ruhu her şeyin önünde geliyor.

Bu anlayış Katalonya'nın önemli meydanlarında düzenlenen diada castellera adı verilen gösterilerde açıkça görülüyor.

Gösteri başlamadan önce meydanda büyük bir kalabalık toplanıyor. Ardından müzik eşliğinde kule yükselmeye başladığında ortam bir anda sessizleşiyor. Enxaneta elini kaldırdığında ise meydan büyük bir coşkuyla yankılanıyor.

Castells yalnızca gösterilerden ibaret de değil. İki yılda bir Tarragona'da düzenlenen Concurs de Castells, bu dünyanın en büyük organizasyonlarından biri.

Yaklaşık 50 ekip yarışmada yer alırken, en başarılı 12 ekip büyük final niteliğindeki etkinlikte karşı karşıya geliyor. Burada amaç yalnızca mümkün olan en yüksek kuleyi yapmak değil; zorlu yapıları başarıyla kurup tamamlayarak rakiplerden daha yüksek puan toplamak.

Bu geleneğin dünya çapındaki öneminin kabul edilmesi de uzun sürmedi. UNESCO, 16 Kasım 2010'da castells'i İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan etti.

Belki de castells'i bu kadar etkileyici yapan şey tam olarak burada yatıyor. Dışarıdan bakıldığında insanların birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule oluşturduğu tuhaf ve tehlikeli bir gösteri gibi görünüyor. Fakat biraz daha yakından bakıldığında bunun yüzlerce yıllık bir gelenek, ciddi fiziksel hazırlık ve kusursuz bir takım çalışmasının birleşimi olduğu görülüyor.

Çünkü castell'de en güçlü kişi en yukarı çıkmıyor. En hafif olan çıkıyor. En cesur olan da tek başına kazanamıyor. Onun başarısı, aşağıda birbirine güvenen onlarca insanın omuzlarında yükseliyor.

Ve belki de bu yüzden Katalonya'nın insan kuleleri, gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir spor gösterisinden çok daha fazlasını anlatıyor: Tek başına yükselemeyeceğinizi, bazen başkalarının omuzlarına güvenmeniz gerektiğini.

Kaynaklar: Catalunya, UNESCO, AP                © The Independentturkish


Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Infantino'ya "FIFA'yı korkuyla yönetiyorsun" eleştirisi

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

FIFA, Başkan Gianni Infantino’yu eleştiren üst düzey bir yöneticinin kurumdan ayrılmasının ardından "korku iklimiyle yönetilmekle" suçlanıyor.

Kevin Lamour, FIFA'nın baş operasyon sorumlusu görevinden pazartesi günü ayrıldı. Bu ayrılık, Infantino'nun Dünya Kupası'ndaki ticari hisseleri satma planlarının FIFA çalışanlarını "aldattığını" söylemesinden sadece birkaç hafta sonra gerçekleşti.

Lamour, bu planları eleştirmiş ve konu hakkında bilgilendirilmeyen FIFA çalışanlarının "hor görülmekten ve sindirilmekten daha iyisini hak ettiğini" söylemişti. Ayrıca bu konuda konuştuktan sonra "o gece rahat uyuyabileceğini" de belirtmişti.

Infantino'nun liderliğindeki FIFA'yı uzun zamandır eleştiren Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, Associated Press'e kovulduğuna inandığı Lamour'ın FIFA yönetimindekilerin Infantino'nun emirlerini yerine getirmesini eleştirdiğini söyledi.

FIFA, pazartesi günü yaptığı açıklamada Lamour'a iki yıllık hizmeti için teşekkür etmiş ve "FIFA'yla baş operasyon sorumlusu Kevin Lamour arasındaki çalışma ilişkisi sona ermiştir" diyerek ayrılığı doğrulamıştı.

Associated Press'e konuşan Klaveness, "Şimdi onu kapının önüne koydular ve bizden hiçbir şey olmamış gibi devam etmemiz bekleniyor. Bu kabul edilemez; bu, korkuyla yönetmektir" dedi.

Şimdi FIFA liderlerine ve yöneticilerine, futbolun çıkarlarına aykırı olduğunu bildikleri emirlere boyun eğmemeleri çağrısında bulunmalıyız.

The Independent Lamour'la son görüşmeyi Infantino'nun değil, FIFA Genel Sekreteri Mattias Grafstrom'un yaptığını pazartesi günü aktarmıştı. Grafstrom ayrıca Lamour'un ayrılışını e-posta yoluyla FIFA personeline bildirmişti.

Klaveness, Associated Press'e Grafstrom'un "açıkça başkan tarafından baskı altında tutulduğunu" söyledi.

Bu bir istifa değil, açıkça işten çıkarma.

Bu ay Grafstrom, Rabat'taki acil toplantının ardından FIFA'nın açıklamasını imzalamıştı. Açıklamada Infantino'nun Dünya Kupası planlarıyla ilgili "hatalar" için özür dilediği ancak üst düzey FIFA yöneticilerinin ona "desteklerini yineledikleri" belirtilmişti.

cdfvghyj
Lise Klaveness, FIFA'yı "korkuyla yönetmekle" suçladı (Reuters)

Klaveness, Infantino'nun Dünya Kupası planlarına karşı çıkmadaki rolünü övdü. Bu planlar büyük tepkiler üzerine iptal edilmişti. Lamour, 31 Temmuz'daki ilk açıklamasında, muhalefetini dile getirerek işini kaybetmeye razı olduğunu söylemişti.

Klaveness, "Projenin iptal edilmesi için onun açıklaması gerekliydi" dedi.

Ortada olan, çok önemli bir şey söyledi ve yaşananları bize yöneticilerden birinin anlatması çok önemliydi. Böylece bunun FIFA'nın kendisi değil, sadece bir kişi olduğunu anladık.

The Independent, yorum almak için FIFA'yla iletişime geçti.

Independent Türkçe