Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr
TT

Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr

Beşiktaş'ın, Teknik Direktör Sergen Yalçın ile henüz anlaşamaması ayrılık iddialarını gündeme taşıdı.
Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, medyada yer alan Sergen Yalçın-Beşiktaş haberlerini görmesinin ardından arkadaşı olan deneyimli teknik adamla konuştuğunu belirterek, aralarında geçen görüşmeyi aktardı:
"Biraz önce görüştüğümde, 'Yazabilirsin Hocam' dedi. 'Kimseyi kırıp dökmeden, başta yönetim ve taraftarımızı da asla üzmek istemem ama dönüşü yok artık bu sürecin ve çalışmayacağım' dedi!!"

Dilmen ayrıca, Beşiktaş yönetiminin, Yalçın ile siyah-beyazlı taraftarları yeniden bir araya getirmesini arzuladığını dile getirdi.
Hürriyet'te yer alan habere göre ise Yalçın'ın sözleşme yenilememesinin nedeni "kırgınlık".
Haberde, taraflar arasında sezonu çifte kupayla tamamlayan Yalçın'ın kırgınlığına "şampiyonluk priminin geç yatırılması, sözleşme görüşmeleri için masaya geç oturulması ve yönetim kanadından gelen ilk teklifin çok düşük olması" gerekçe olarak gösterildi.
Beşiktaş ile Yalçın'ın ortak zeminde buluşamamasında bir diğer iddia ise rakamlar.
Siyah-beyazlı kulübün yöneticilerinin ekonomik sorunları gerekçe göstererek önce 12, ardından 20 ve sonrasında ise 25 milyon lira ile başarı primleri önerdiği, Yalçın'ın ise 30 milyon lira istediği öne sürülenler arasında.
Kariyerine Beşiktaş altyapısından başlayan, siyah-beyazlı kulübün ve Türk futbolunun efsaneleri arasına giren Yalçın, daha önceki birçok açıklamasında "Beşiktaş ile para konuşmam" söyleminde bulunması bu iddiaları çürütüyor gibi görünse de tarafların bir şekilde orta yolu bulması bekleniyor.
Yalçın'ın Beşiktaş ile sözleşmesi, 30 Haziran'da sona eriyor.

20 bin kişinin önünde 1 buçuk yıllık sözleşmeye imza attı
Türk futbol tarihinin en yetenekli oyuncuları arasında gösterilen Yalçın, teknik direktörlük kariyerine 2015'te Gaziantepspor'da başlamasının ardından sırasıyla Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor'u çalıştırdı.
Şenol Güneş'in A Milli Takım'a gitmesinin ardından takımın başına getirilen Abdullah Avcı ile işleri yolunda götüremeyen Beşiktaş, tarihler 29 Ocak 2020'yi gösterdiğinde takımın başına kulübün efsanelerinden Sergen Yalçın'ı getirmeye karar verdi.
Sezonun önemli kısmını geride bırakan ve şampiyonluk yarışından uzaklaşan siyah-beyazlı ekipteki ilk maçına 1 Şubat 2020'de Çaykur Rizespor karşısında çıkan Yalçın, yeni görevine galibiyetle başladı.
2019-20 sezonunda Süper Lig'de Beşiktaş ile 15 maça çıkan Yalçın, 10 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet elde ederek 6. sırada devraldığı siyah-beyazlı ekibi 3. sıraya taşıdı ve Avrupa arenasına dahil etmeyi başardı.

Beşiktaş, 81 hafta sonra Yalçın ile liderlik koltuğuna oturdu
Süper Lig'de 2020-21 sezonuna Yalçın ile devam eden Beşiktaş, ekonomik sıkıntılarına rağmen sezon başında Bernard Mensah, Francisco Montero, Gökhan Töre, Atakan Üner, Josef de Souza, Fabrice N'Sakala, Rachid Ghezzal, Valentin Rosier, Vincent Aboubakar ve Welinton'u transfer etti.
Trabzonspor'un Avrupa kupalarından men cezası almasının ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanan Beşiktaş için işler ilk zamanlar pek de iyi gitmedi.
"Devler Ligi"nde Yunanistan temsilcisi PAOK'a yenilerek yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden siyah-beyazlılar, 3. eleme turundan katıldığı organizasyonda Portekiz ekibi Rio Ave'ye penaltılarda elenerek Avrupa sahnesine erken havlu attı.
Süper Lig'e ise deplasmandaki 3-1'lik Trabzonspor galibiyetiyle başlayan Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sonraki üç maçta 1 beraberlik ve iki mağlubiyet alarak eleştirilerin odağında yer aldı.
Kısa sürede toparlanma sürecine giren siyah-beyazlılar, 11 haftada 9 galibiyet alarak Alanyaspor, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi rakiplerini geride bıraktı ve 81 hafta sonra liderlik koltuğuna oturdu.
Ligde zirveye yerleşen ve 2016-17 sezonundan itibaren şampiyonluk hasreti çeken Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Yalçın, şu sözlerle siyah-beyazlı camiaya umut aşıladı:
"Beşiktaş'ın her zaman her kulvarda hedefi şampiyonluktur."
Liderliğin getirdiği motivasyonla mücadelesini sürdüren siyah-beyazlılar, 22. haftada oynanacak Trabzonspor maçına kadar çıktığı 5 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik elde etti.
Ligdeki 9 haftalık namağlup serisi 22. haftada oynanan Trabzonspor maçında sona eren ve takip eden haftada Antalyaspor ile berabere kalan Beşiktaş, sonrasında oynadığı Konyaspor, Gençlerbirliği, Denizlispor, Yeni Malatyaspor, Gaziantep FK ve Başakşehir maçlarını kazanarak yoluna emin adımlarla devam etti.
Süper Lig'in 31. haftasında sahasında Fenerbahçe'yi konuk eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, Kadıköy'de 4-3 mağlup ettikleri rakibi ile 89. dakikada yediği golle 1-1 berabere kaldı. 32. haftada deplasmanda Kasımpaşa'ya 1-0 yenilen Beşiktaş, 3-0'lık Alanyaspor galibiyetle yeniden moral depoladı. 
35. haftada Ankaragücü ve 36. haftada Sivasspor ile berabere kalan İstanbul temsilcisi, sonrasında oynadığı Kayserispor, Çaykur Rizespor ve Hatayspor karşılaşmalarından 13 gol ve 9 puanla ayrılarak önemli bir avantajla ayrıldı.
Ligin 40. haftasında Türk Telekom Stadı'nda karşılaştığı ve 6 puan önünde olduğu Galatasaray'a 3-1 yenilen Beşiktaş hem ikili averajı kaybetti hem de rakibinin 3 puan daha yaklaşmasına neden oldu.
Süper Lig'de 41. haftada sahasında Fatih Karagümrük'e 2-1 mağlup olan siyah-beyazlılar, son haftaya Galatasaray ile 81'er puanda ve +2 averajla girdi.
Beşiktaş, ligin son maçında konuk olduğu Göztepe'yi 2-1 yenen Beşiktaş, Süper Lig'deki 16. şampiyonluğunu elde etti.

Sezonu çifte kupayla tamamladı
Süper Lig'i zirvede tamamlayan siyah-beyazlılar, gözünü Türkiye Kupası'na dikti.
Turnuvada Tarsus İdman Yurdu, Çaykur Rizespor, Konyaspor ve Başakşehir eleyerek finale çıkmaya hak kazanan Beşiktaş, 18 Mayıs'ta Türkiye Kupası finalinde Antalyaspor ile karşılaştı.
Mücadelede rakibini 2-0 mağlup eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sezonu çifte kupayla tamamladı.

Yalçın, Beşiktaş'la tarih yazdı
29 Ocak 2020'de altyapısından yetiştiği Beşiktaş'a teknik direktör olarak Sergen Yalçın, pandemi, ekonomik sorunlar, yapılamayan transferler ve elindeki dar kadroya rağmen zafere uzanarak hem futbolcu hem de teknik direktör olarak aynı takımda şampiyonluğa ulaşan isim olarak tarihe geçti.
Siyah-beyazlı ekiple görev aldığı süreçte alınan galibiyetler, atılan goller ve namağlup maçlarla rekor üstüne rekor kıran Yalçın, sezonu çifte kupayla kapatarak adından söz ettirdi.
Independent Türkçe



Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.


Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
TT

Çin’de Mbappe krizi büyüyor: Özür tartışmaları dindirmedi

Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)
Çin’de bir otobüste Fransız futbolcu Kylian Mbappe’nin fotoğrafı yer alıyor. (AFP)

Fransız futbolcu Kylian Mbappe, Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle özür dilemesine rağmen bugün (Çarşamba) Çin sosyal medyasında yükselen öfke dalgasını yatıştırmakta zorlandı. Açıklamaları, dünyanın en büyük pazarlarından biri olan Çin’de birçok ticari anlaşmasını kaybetmesine yol açtı.

1976 yılında hayatını kaybeden Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu Mao Zedong hakkında şaka yapılması, ülkede hakaret olarak değerlendiriliyor ve toplumsal açıdan hâlâ tabu kabul ediliyor.

Çinli birçok marka Mbappe ile iş birliğini sonlandırırken, Çin devlet televizyonu da İspanya La Liga maçlarının yayınını durdurdu.

Real Madrid’in yıldızı Mbappe, salı günü yaptığı açıklamada, internette kendisiyle ilgili dolaşan en komik görselin, yüzünün dijital düzenlemeyle başka bir kişinin fotoğrafına yerleştirildiği görüntü olduğunu söylemişti. Mbappe, söz konusu kişi için “Bir adam, sanırım Çinli bir diktatör” ifadesini kullanmıştı. Bu sözlerin Mao Zedong’a gönderme yaptığı değerlendirildi.

Mbappe’nin ilk açıklaması, sıkı denetim altındaki Çin sosyal medya platformlarında yeniden paylaşılmadı ya da paylaşımlardan kaldırıldı. Çin’in resmî medya kuruluşları da Mao’nun adını anmaktan kaçınarak futbolcunun “Çin hakkında uygunsuz açıklamalarda bulunduğunu” belirtmekle yetindi. Buna rağmen Mbappe, bugün (Çarşamba) Çinli kullanıcıların yoğun eleştirileriyle karşı karşıya kaldı.

Weibo platformundaki kullanıcılardan biri, “Açıklamaları Çin’e ve Çin halkına hakaret niteliğindeydi. Bu nedenle çevrilemez” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, bir milyondan fazla takipçisi bulunan Mbappe’nin Xiaohongshu platformundaki hesabı donduruldu. Böylece futbolcunun yeni takipçiler kazanması engellendi. Weibo’da da benzer bir kısıtlama uygulandı. Platformda, “Bu kullanıcıyı takip etmek, yasaları veya Weibo Topluluk Kuralları’nı ihlal etmesi nedeniyle engellenmiştir” uyarısı yayımlandı.

Çin medyasında yer alan haberlere göre Dior ve Hublot gibi uluslararası markalar da Mbappe ile bağlantılı içerikleri Weibo hesaplarından kaldırdı. Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre  Dior ve Hublot’nun Weibo hesaplarında futbolcunun Çince adını kullanarak yaptığı aramalarda da herhangi bir sonuca ulaşılamadı.

Tepkiler internetle sınırlı kalmadı. AFP’nin Pekin’deki Sanlitun alışveriş bölgesinde bulunan Adidas’ın amiral mağazasında yaptığı incelemede, Real Madrid formalarının satışta olduğu ancak Mbappe’nin adını taşıyan formaların bulunmadığı görüldü.

Buna karşın, futbolcuyla bağlantılı bazı ürünler hâlâ satışta. Resmî olmayan formalar, örgü bereler ve şapkalar, Taobao adlı e-ticaret platformunda bulunabiliyor.

Çin’in resmî medyası daha önce Mbappe’yi “futbol fenomeni” ve “yetenek” olarak nitelendirmişti. Ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip olan Fransız futbolcunun fotoğrafları reklam panolarında, elektrolit içeren içeceklerin ambalajlarında ve sosyal medya platformlarında sıkça görülüyor.

Mbappe, Çin’de zaman zaman “Guigui” lakabıyla da anılıyor. “Kaplumbağa” anlamına gelen bu lakap, futbolcunun Ninja Kaplumbağalar filmindeki karakterlerden birine benzetilmesinden kaynaklanıyor.