Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?https://turkish.aawsat.com/home/article/3040911/sergen-yal%C3%A7%C4%B1n%C4%B1n-be%C5%9Fikta%C5%9F-ile-yazd%C4%B1%C4%9F%C4%B1-hikaye-yar%C4%B1m-m%C4%B1-kal%C4%B1yor
Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?
Fotoğraf: bjk.com.tr
İstanbul/Şarkul Avsat
TT
TT
Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?
Fotoğraf: bjk.com.tr
Beşiktaş'ın, Teknik Direktör Sergen Yalçın ile henüz anlaşamaması ayrılık iddialarını gündeme taşıdı.
Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, medyada yer alan Sergen Yalçın-Beşiktaş haberlerini görmesinin ardından arkadaşı olan deneyimli teknik adamla konuştuğunu belirterek, aralarında geçen görüşmeyi aktardı:
"Biraz önce görüştüğümde, 'Yazabilirsin Hocam' dedi. 'Kimseyi kırıp dökmeden, başta yönetim ve taraftarımızı da asla üzmek istemem ama dönüşü yok artık bu sürecin ve çalışmayacağım' dedi!!"
Dilmen ayrıca, Beşiktaş yönetiminin, Yalçın ile siyah-beyazlı taraftarları yeniden bir araya getirmesini arzuladığını dile getirdi.
Hürriyet'te yer alan habere göre ise Yalçın'ın sözleşme yenilememesinin nedeni "kırgınlık".
Haberde, taraflar arasında sezonu çifte kupayla tamamlayan Yalçın'ın kırgınlığına "şampiyonluk priminin geç yatırılması, sözleşme görüşmeleri için masaya geç oturulması ve yönetim kanadından gelen ilk teklifin çok düşük olması" gerekçe olarak gösterildi.
Beşiktaş ile Yalçın'ın ortak zeminde buluşamamasında bir diğer iddia ise rakamlar.
Siyah-beyazlı kulübün yöneticilerinin ekonomik sorunları gerekçe göstererek önce 12, ardından 20 ve sonrasında ise 25 milyon lira ile başarı primleri önerdiği, Yalçın'ın ise 30 milyon lira istediği öne sürülenler arasında.
Kariyerine Beşiktaş altyapısından başlayan, siyah-beyazlı kulübün ve Türk futbolunun efsaneleri arasına giren Yalçın, daha önceki birçok açıklamasında "Beşiktaş ile para konuşmam" söyleminde bulunması bu iddiaları çürütüyor gibi görünse de tarafların bir şekilde orta yolu bulması bekleniyor.
Yalçın'ın Beşiktaş ile sözleşmesi, 30 Haziran'da sona eriyor.
20 bin kişinin önünde 1 buçuk yıllık sözleşmeye imza attı
Türk futbol tarihinin en yetenekli oyuncuları arasında gösterilen Yalçın, teknik direktörlük kariyerine 2015'te Gaziantepspor'da başlamasının ardından sırasıyla Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor'u çalıştırdı.
Şenol Güneş'in A Milli Takım'a gitmesinin ardından takımın başına getirilen Abdullah Avcı ile işleri yolunda götüremeyen Beşiktaş, tarihler 29 Ocak 2020'yi gösterdiğinde takımın başına kulübün efsanelerinden Sergen Yalçın'ı getirmeye karar verdi.
Sezonun önemli kısmını geride bırakan ve şampiyonluk yarışından uzaklaşan siyah-beyazlı ekipteki ilk maçına 1 Şubat 2020'de Çaykur Rizespor karşısında çıkan Yalçın, yeni görevine galibiyetle başladı.
2019-20 sezonunda Süper Lig'de Beşiktaş ile 15 maça çıkan Yalçın, 10 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet elde ederek 6. sırada devraldığı siyah-beyazlı ekibi 3. sıraya taşıdı ve Avrupa arenasına dahil etmeyi başardı.
Beşiktaş, 81 hafta sonra Yalçın ile liderlik koltuğuna oturdu
Süper Lig'de 2020-21 sezonuna Yalçın ile devam eden Beşiktaş, ekonomik sıkıntılarına rağmen sezon başında Bernard Mensah, Francisco Montero, Gökhan Töre, Atakan Üner, Josef de Souza, Fabrice N'Sakala, Rachid Ghezzal, Valentin Rosier, Vincent Aboubakar ve Welinton'u transfer etti.
Trabzonspor'un Avrupa kupalarından men cezası almasının ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanan Beşiktaş için işler ilk zamanlar pek de iyi gitmedi.
"Devler Ligi"nde Yunanistan temsilcisi PAOK'a yenilerek yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden siyah-beyazlılar, 3. eleme turundan katıldığı organizasyonda Portekiz ekibi Rio Ave'ye penaltılarda elenerek Avrupa sahnesine erken havlu attı.
Süper Lig'e ise deplasmandaki 3-1'lik Trabzonspor galibiyetiyle başlayan Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sonraki üç maçta 1 beraberlik ve iki mağlubiyet alarak eleştirilerin odağında yer aldı.
Kısa sürede toparlanma sürecine giren siyah-beyazlılar, 11 haftada 9 galibiyet alarak Alanyaspor, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi rakiplerini geride bıraktı ve 81 hafta sonra liderlik koltuğuna oturdu.
Ligde zirveye yerleşen ve 2016-17 sezonundan itibaren şampiyonluk hasreti çeken Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Yalçın, şu sözlerle siyah-beyazlı camiaya umut aşıladı:
"Beşiktaş'ın her zaman her kulvarda hedefi şampiyonluktur."
Liderliğin getirdiği motivasyonla mücadelesini sürdüren siyah-beyazlılar, 22. haftada oynanacak Trabzonspor maçına kadar çıktığı 5 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik elde etti.
Ligdeki 9 haftalık namağlup serisi 22. haftada oynanan Trabzonspor maçında sona eren ve takip eden haftada Antalyaspor ile berabere kalan Beşiktaş, sonrasında oynadığı Konyaspor, Gençlerbirliği, Denizlispor, Yeni Malatyaspor, Gaziantep FK ve Başakşehir maçlarını kazanarak yoluna emin adımlarla devam etti.
Süper Lig'in 31. haftasında sahasında Fenerbahçe'yi konuk eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, Kadıköy'de 4-3 mağlup ettikleri rakibi ile 89. dakikada yediği golle 1-1 berabere kaldı. 32. haftada deplasmanda Kasımpaşa'ya 1-0 yenilen Beşiktaş, 3-0'lık Alanyaspor galibiyetle yeniden moral depoladı.
35. haftada Ankaragücü ve 36. haftada Sivasspor ile berabere kalan İstanbul temsilcisi, sonrasında oynadığı Kayserispor, Çaykur Rizespor ve Hatayspor karşılaşmalarından 13 gol ve 9 puanla ayrılarak önemli bir avantajla ayrıldı.
Ligin 40. haftasında Türk Telekom Stadı'nda karşılaştığı ve 6 puan önünde olduğu Galatasaray'a 3-1 yenilen Beşiktaş hem ikili averajı kaybetti hem de rakibinin 3 puan daha yaklaşmasına neden oldu.
Süper Lig'de 41. haftada sahasında Fatih Karagümrük'e 2-1 mağlup olan siyah-beyazlılar, son haftaya Galatasaray ile 81'er puanda ve +2 averajla girdi.
Beşiktaş, ligin son maçında konuk olduğu Göztepe'yi 2-1 yenen Beşiktaş, Süper Lig'deki 16. şampiyonluğunu elde etti.
Sezonu çifte kupayla tamamladı
Süper Lig'i zirvede tamamlayan siyah-beyazlılar, gözünü Türkiye Kupası'na dikti.
Turnuvada Tarsus İdman Yurdu, Çaykur Rizespor, Konyaspor ve Başakşehir eleyerek finale çıkmaya hak kazanan Beşiktaş, 18 Mayıs'ta Türkiye Kupası finalinde Antalyaspor ile karşılaştı.
Mücadelede rakibini 2-0 mağlup eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sezonu çifte kupayla tamamladı.
Yalçın, Beşiktaş'la tarih yazdı
29 Ocak 2020'de altyapısından yetiştiği Beşiktaş'a teknik direktör olarak Sergen Yalçın, pandemi, ekonomik sorunlar, yapılamayan transferler ve elindeki dar kadroya rağmen zafere uzanarak hem futbolcu hem de teknik direktör olarak aynı takımda şampiyonluğa ulaşan isim olarak tarihe geçti.
Siyah-beyazlı ekiple görev aldığı süreçte alınan galibiyetler, atılan goller ve namağlup maçlarla rekor üstüne rekor kıran Yalçın, sezonu çifte kupayla kapatarak adından söz ettirdi. Independent Türkçe
Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?https://turkish.aawsat.com/spor/5288029-stadyumlar-yeni-bir-k%C3%BCresel-salg%C4%B1n%C4%B1n-kayna%C4%9F%C4%B1-olur-mu
Stadyumlar yeni bir küresel salgının kaynağı olur mu?
Görsel: Sara Padovan
Muhammed Mansur
2026 Dünya Kupası, ABD, Kanada ve Meksika'da 48 milli takımı ve milyonlarca taraftarı bir araya getiren devasa bir spor organizasyonundan ibaret değil. Halk sağlığı perspektifinden bakıldığında bu büyük sor organizasyonu, son yılların en büyük ‘küresel insan teması’ sınavlarından birini temsil ediyor. Taraftarlar farklı kıtalardan geliyor, uçuşlar birbirini kovalıyor, havalimanları dolup taşıyor, oteller ve barlar tıka basa, toplu taşıma araçları ise haftalardır olağanüstü bir yük altında çalışıyor.
Bu tablo, Dünya Kupası'nın büyük bir salgını mutlaka tetikleyeceği anlamına gelmiyor. Tarih bize büyük spor organizasyonlarının tek başına geniş çaplı salgın felaketlerine yol açmadığını, özellikle güçlü sağlık altyapısına sahip ülkelerde bunun oldukça nadir görüldüğünü söylüyor. Fakat bu tür organizasyonlar belirli hastalıkların yayılması için ideal bir ortam yaratıyor. Kalabalıkta kolayca bulaşan solunum yolu hastalıkları, kızamık gibi son derece bulaşıcı enfeksiyonlar, norovirüs gibi bağırsak enfeksiyonları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve sivrisineklerle taşınan salgınlar yeni bölgelerde kendine yer bulabilir.
Organizasyon riski yoktan var etmiyor ama var olanı büyütüyor. Bir ülkede kızamık yayılıyorsa, güney yarım kürede grip mevsimi aktifse ya da Latin Amerika'da dang humması yüksek seyrediyorsa, Dünya Kupası tüm bunları birbirine bağlayan hızlı bir insan taşıma ağına dönüşüyor. Bu yüzden halk sağlığı uzmanları ‘organizasyona hastalık gelir mi?’ diye sormuyorlar, daha ziyade ‘hangi hastalıklar gelecek?’ ve ‘hastalıklar yayılmak için uygun koşulları bulacak mı?’ diye soruyorlar.
Kamuoyunu korkutan tehlike: Ebola
Kamuoyunu genellikle en çok endişelendiren hastalıklar, başında Ebola'nın geldiği ürkütücü bir şöhrete sahip olanlar. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da nadir görülen ve tıp tarihinin en büyük ve en tehlikeli ‘Bundibugyo’ suşu kaynaklı Ebola salgını göz önünde bulundurulduğunda, enfekte kişinin kalabalık bir stadyuma ulaştığı dramatik senaryoyu hayal etmek kolaylaşıyor. Ancak epidemiyolojik analiz korku üzerine değil, hastalığın bulaşma yolu ve gerçekçi olasılıkları üzerine kuruluyor.
Fotoğrafta Kızıl Haç çalışanları, koruyucu ekipmanlar ve Ebola virüsü nedeniyle hayatını kaybeden bir erkeğin tabutuyla birlikte görülüyor. Bu arada yardım kuruluşları, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki virüs salgınına karşı mücadele çabalarını yoğunlaştırdı (Reuters)
Ebola virüsü grip ya da kızamık gibi bulaşmıyor. Enfekte bir kişinin tribünlerde başkasının yanında oturması bulaşma için yeterli değil; virüsün bulaşması kan, kusma, tükürük veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas gerektiriyor. Risk en çok korumasız sağlık bakımı sırasında veya salgın bölgelerinde cenazelerle temas halinde yüksek seyrediyor. Üstelik hasta kişi genellikle belirtiler ortaya çıkmadan önce bulaştırıcı olmuyor.
Bu yüzden ithal bir vakanın ulaşması teorik olarak mümkün olmakla birlikte stadyum tribünleri için en olası senaryo değil. Böyle bir durum yaşansa bile asıl zorluk binlerce taraftar arasında geniş çaplı havayoluyla bulaşmayı önlemek değil; şüpheyi hızla tespit etmek, karantinaya almak ve temaslıları takip etmek olacak. Dolayısıyla sağlık yetkilileri, Ebola virüsünü ‘düşük olasılıklı, yüksek etkili’ kategorisine koyuyor.
Dünya Kupası'nda kızamık bulaşma tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor.
Ebola haberleri manşetlere taşınırken pek çok sağlık uzmanını gerçek anlamda endişelendiren asıl hastalık ise kızamık. İnsanlar arasında en kolay yayılan hastalıklardan biri olan kızamık için bir havalimanında, barda, kalabalık alanda ya da kısmen kapalı bir tribünde tek bir bulaşıcı kişinin bulunması, aşısız çok sayıda kişiyi tehlikeyle yüz yüze getirmeye yetiyor.
Turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika'nın kızamık vakalarında artış yaşadığı ve bazı topluluklarda aşılama oranlarının düştüğü ya da dengesizleştiği bir döneme denk gelmesi, durumu daha da hassas kılıyor. Kızamık, diğer bazı hastalıkların aksine uzun süreli yakın temas gerektirmiyor. Virüs, hasta kişinin ortamı terk etmesinin ardından bile havada asılı kalabiliyor. Bu da hızlı hareketliliğin yaşandığı kalabalık mekânları virüsün yayılması için ideal ortamlara dönüştürüyor.
Dünya Kupası'nda kızamığın tehlikesi yalnızca maç sırasında tribündeki hasta taraftarla sınırlı değil. Asıl tehlike maç sonrasında yaşananlardan kaynaklanıyor. Taraftarlar farklı eyaletlere, şehirlere ve ülkelere dönüyor. Kimisi ailesini ziyarete gidiyor, kimisi turistik gezisini sürdürüyor, kimisi belirtiler belirginleşmeden önce başka bir uçağa biniyor. Bu noktada epidemiyolojik takip son derece karmaşık bir hal alıyor.
Dolayısıyla kızamık, bireylerin bağışıklık düzeyinin değil, toplumsal bağışıklığın doğrudan sınavına dönüşüyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu aşılandıysa bulaşma zinciri hızla kırılıyor. Virüs düşük aşılama oranına sahip kesimlere ulaştığında ise tek bir vaka zincirleme salgınlara dönüşebiliyor.
Tanıdık olan ancak etkisini yitirmeyen hastalıklar: Grip ve Kovid-19
Grip ve Kovid-19, salgın yıllarına kıyasla artık daha az korku salsa da küresel turnuva bağlamında çok daha gerçekçi bir tehdit oluşturuyor. Kalabalık, şarkı söyleme, bağırma, fiziksel yakınlık, uzun seyahat süreleri, uykusuzluk ve kapalı mekânlardaki kutlamalar solunum yolu virüslerinin yayılma olasılığını artıran etkenler arasında yer alıyor.
Kuzey Amerika'daki bir taraftar yaz mevsiminin grip mevsimi olmadığını düşünebilir ama Dünya Kupası yalnızca Kuzey Amerikalıları bir araya getirmiyor. Güney yarım küreden gelen taraftarlar, oyuncular, gazeteciler ve teknik ekipler, grip mevsiminin farklı seyrettiği bölgelerden turnuva şehirlerine aktif virüsler taşıyabilir. Büyük çaplı bir salgın yaşanmasa bile bu durum yerel enfeksiyon artışlarına, çalışanların işe gelememesine ve kliniklerde ve acil servislerde yoğunluğa neden olabilir.
Kovid-19'a gelince, artık 2020'deki gibi dünyayı durma noktasına getirmese de özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklığı zayıf bireyler arasında hastaneye yatışlara yol açmaya devam ediyor. Dünya Kupası gibi bir organizasyonda soru yalnızca vaka sayısıyla sınırlı kalmıyor. Hangi grupların etkileneceği de kritik önem taşıyor. Genç bir taraftar hızla iyileşebilir. Ancak daha sonra bu enfeksiyonu yaşlı bir yakınına ya da kronik hastaya bulaştırabilir.
“Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar.
Arka planda ise bilim insanları, başta ABD'deki süt inekleri olmak üzere kuşlarda ve bazı memelilerde dolaşımını sürdüren kuş gribini yakından izliyor. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre şimdiye kadar insana istikrarlı bulaşmaya dair herhangi bir kanıt yok insandan. Bu da belirleyici etken olmayı sürdürüyor. Virüs insanlar arasında verimli biçimde yayılma kapasitesinden yoksun kaldığı sürece stadyumlarda kitlesel bir tehdit haline gelmeyecek.
Bununla birlikte milyonlarca gezginin varlığı gözetim faaliyetlerinin önemini ortadan kaldırmıyor. Virüse insandan insana bulaşma yeteneği kazandıracak herhangi bir genetik değişim, Dünya Kupası'ndan bağımsız olarak son derece kritik bir gelişme niteliği taşıyacak.
Sivrisinekler maça giriyor
Sivrisineklerle bulaşan hastalıklar farklı bir risk katmanı oluşturuyor. Bu hastalıklar tribünlerde bir taraftardan diğerine doğrudan bulaşmıyor. Enfekte bir kişiyi ısırıp ardından virüsü veya paraziti başka birine aktaran canlı bir taşıyıcıya, yani sivrisineğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle bu hastalıkların riski hava koşullarına, sivrisinek yoğunluğuna, endemik bölgelerden gelen vakaların varlığına ve sağlık sisteminin erken teşhis kapasitesine bağlı olarak şekilleniyor.
2026 Dünya Kupası (Reuters)
ABD'nin güney şehirlerinde ve Meksika'da yaz sıcaklarıyla birlikte bu riskler daha da önem kazanıyor. Dang humması özellikle son yıllarda dünya genelinde yayılma alanını genişletti. Latin Amerika ve Karayipler ise bu hastalığın ağır yük taşıdığı bölgeler arasında yer alıyor. ABD'deki vakaların büyük çoğunluğu seyahatle bağlantılı olsa da bazı bölgelerde yerel vakaların görülmesi, iklim değişikliği ve taşıyıcı sivrisineğin yayılmasıyla birlikte ‘ithal hastalık’ ile ‘sınırlı yerel bulaşma’ arasındaki sınırın giderek bulanıklaşabileceğini hatırlatıyor.
Chikungunya virüsü, sıtma ve Oropouche virüsü de gözetim listesinde yer alıyor. Görece az tanınan Oropouche virüsü Latin Amerika'da büyük çaplı bir salgın yaşadı. Bazı vakalarda nörolojik veya hemorajik komplikasyonlara yol açabiliyor ve gebelik üzerindeki etkileri konusunda da kaygılar dile getiriliyor. Sarı humma ise ABD'de endemik bir hastalık olmasa da Afrika ve Güney Amerika'nın belirli bölgelerinden gelen gezginler için önemini koruyor.
Spor haberlerinde yeterince dikkati çekmeyen bir sağlık konusu da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar.
Bu durumda tehlike bir salgının baş göstermesinden ziyade ithal vakaların şüphe listesinde yer almaması halinde doktorları yanıltabilmesi. Amerikalı bir acil servis doktoru ateş, baş ağrısı ve genel ağrı belirtileriyle başvuran hastada grip ya da Kovid olduğunu düşünebilir. Oysa hasta dang humması veya sıtmanın yaygın olduğu bir bölgeden dönüyor olabilir. Bu nedenle turnuva panik değil, tanısal uyanıklık gerektiriyor.
Spor haberlerinde yeterince yer bulmayan bir sağlık boyutu daha var, o da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar. Büyük organizasyonlar yalnızca maçlar, ulaşım araçları ve havalimanları demek değil, aynı zamanda kutlamalar, alkol, seyahat, gelip geçici ilişkiler ve zaman zaman alışılmışın ötesinde riskli davranışlar demek.
Frengi ve belsoğukluğu
Seyahat araştırmaları, uluslararası yolcuların bir bölümünün gelip geçici cinsel ilişkilere girdiğini ve bu ilişkilerin önemli bir kısmının korumasız biçimde gerçekleşebildiğini ortaya koyuyor. Bu durum belsoğukluğu, klamidya ve frengi gibi enfeksiyonların bulaşma olasılığını artırıyor. Bu hastalıkların hemen tespit edilmesi daha güç. Çünkü hasta belirtiler göstermeyebilir, belirtileri görmezden gelebilir ya da tanı konulmadan ülkesine dönebilir. Bu nedenle bu hastalıklarla başa çıkabilmek için ahlaki veya cezalandırıcı bir dil kullanmadan kondom temini, kolay erişilebilir test imkânı, damgalama kaygısının azaltılması ve açık bilgilendirme gibi pratik halk sağlığı mesajlarına ihtiyaç var.
Her büyük kalabalıkta bağırsak enfeksiyonları da hesaba katılmak zorunda. Norovirüs son derece bulaşıcıdır. Yüzeyler, yiyecekler veya yakın temas yoluyla yayılabilir ve şiddetli kusma ile ishale yol açar. Sağlıklı bireyler için genellikle ölümcül olmasa da seyahatleri mahvedebilecek, iş gücünü aksatabilecek ve otellerde, seferlerde ya da kapalı alanlarda hızlı enfeksiyon dalgaları yaratabilecek düzeyde olabiliyor.
Dünya Kupası'nı rastgele bir açık hava festivalinden ayıran en önemli fark stadyumların daha organize kanalizasyon altyapısına, düzenlenmiş restoranlara ve daha yüksek gıda güvenliği standartlarına sahip olması. Bu, tamamen ortadan kalkmasa da riski azaltıyor. Özellikle gayri resmi taraftar bölgelerinde, sokak yemeğine dayanan toplanma alanlarında ve düzenli el yıkamanın güç olduğu mekânlarda bu risk sürüyor.
Bazı araştırma modelleri, Dünya Kupası'nın Kuzey Amerika'nın hastalık haritasını köklü biçimde değiştirmeyeceğini öngörüyor. Bunun nedeni ABD, Kanada ve Meksika'nın zaten her yıl dünyanın dört bir yanından milyonlarca gezgini ağırlaması.
Bu analiz turnuvayı gerçekçi boyutlarına oturtmaktadır: Seyahat ve temas artışı var. Ancak her ithal vaka salgına dönüşmüyor. Pek çok hastalık stadyum koşullarında kolayca yayılmıyor. Bir kısmı sivrisinek gibi taşıyıcı gerektiriyor, bir kısmı vücut sıvıları gibi belirli bir temas istiyor, bir kısmı ise tüberküloz gibi uzun süreli yakın temas şartına bağlı. Bazı tahminlere göre olası hastalık etkenlerinin büyük çoğunluğunu ciddi bir yük yaratıyor ve öncelikli gözetim listesinin daha yüksek olasılık veya etki taşıyan sınırlı sayıda hastalıkla şekilleniyor.
Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çok sayıda yönteme başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor. Acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor.
Ancak bu güvence rehavete davet değil. Modeller belirli düzeyde bir halk sağlığı hazırlığını varsayıyor: Gözetim, tanı, iletişim, aşılama ve yerel müdahale kapasitesi. Bu halkalardan biri zayıfladığında küçük bir olay büyüyebilir. Aşısız bir toplulukta tek bir kızamık vakası, bir oteldeki salgın ya da nadir bir hastalığın geç teşhisi sistemi sınamaya yetebilir.
Seyircilerin görmediği turnuva
Seyirciler maçları izlerken sağlık gözetimi turnuvası sahne arkasında işliyor. Üç ülkedeki yetkililer, akademik kurumlar, şirketler ve sağlık kuruluşları hastalıkların erken sinyallerini izliyor. Bu izleme; hastane verileri, atık su analizleri, uluslararası uyarılar, yerel bildirimler ve belki de ortaya çıkan sağlık kaygılarını tespit etmek için kamuya açık internet tartışmalarını kapsıyor.
ABD’nin New Jersey eyaletindeki MetLife Stadyumu (Reuters)
Gözetim sistemleri hastanelerin dolmasını beklemiyor. Enfeksiyon olasılığını önceden tahmin etmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor. Atık su analizleri klinik tablo netleşmeden önce solunum yolu veya bağırsak virüslerindeki artışı ortaya koyabiliyor; acil servis kayıtları belirli semptomlarda alışılmışın dışında bir yükselişi erken dönemde yakalayabiliyor. Uluslararası uyarılar ise doktorların kendi şehirlerinde alışılmamış ancak taraftarların geldiği ülkelerde yaygın hastalıkları akıllarına getirmelerine yardımcı oluyor.
Bununla birlikte genel sağlık altyapısındaki herhangi bir zayıflığın ya da personel ve finansman kesintilerinin müdahale hızını düşürebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor. Salgın süreçlerinde hız bir lüks değil, küçük bir salgını kontrol altına almak ile onu krize dönüştürmek arasındaki fark bazen günlerle, zaman zaman saatlerle ölçülüyor.
Korunma mesajı öyle sanıldığı gibi karmaşık değil. En önemli adım seyahat öncesinde özellikle kızamık-kabakulak-kızamıkçık aşısı ile Kovid ve grip aşılarını ilgili kategoriler için yaptırmaktır. Ateş, döküntü veya şiddetli solunum yolu belirtileri yaşayan bir taraftarın bunu küçük bir rahatsızlık olarak değil, çevresindekilere yönelik olası bir tehdit olarak görmesi gerekiyor.
2026 Dünya Kupası'nın büyük olasılıkla yeni bir küresel salgının fitilini ateşlemeyeceği söylenebilir. Ancak turnuva aşılama, gözetim, teşhis ve sağlık iletişimindeki zayıflıkları gün yüzüne çıkarabilir. Asıl endişe kaynağı, kamuoyunun en çok korktuğu hastalık değil, kalabalıkları ve seyahati en iyi kullanan kızamık, grip, Kovid, norovirüs ve sivrisinek ya da cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklardır.
Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin direnişini kırarak gruptan çıktıhttps://turkish.aawsat.com/spor/5287823-kolombiya-demokratik-kongo-cumhuriyetinin-direni%C5%9Fini-k%C4%B1rarak-gruptan-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1
Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin direnişini kırarak gruptan çıktı
Kolombiyalı futbolcu, maçın tek golünü attıktan sonraki kutlaması (Reuters)
Kolombiya, 2026 FIFA Dünya Kupası’nda grup aşamasının bitimine bir maç kala son 32 turuna kalmayı garantiledi. Güney Amerika ekibi, bugün oynanan 11. Grup mücadelesinde Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ni 1-0 mağlup etti.
Maçın tek golü, büyük bölümünde zorlanan Kolombiya adına Daniel Muñoz’dan geldi. Bu sonuçla Kolombiya, iki maçta altı puana ulaştı ve grup aşamasının son maçını beklemeden eleme turlarına yükselmeyi garantiledi. Kolombiya, son grup maçında dün 5-0 kazanan Portekiz ile karşılaşacak.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti ise bir puanda kaldı ve turnuvadaki umutlarını sürdürebilmek için son maçta Özbekistan karşısında olumlu bir sonuç almaya çalışacak.
Mücadelede Kolombiya topa daha fazla sahip oldu ve daha net pozisyonlar üretti. Ancak Kongo kalecisi Lionel Mbassi, James Rodríguez, Luis Díaz ve Jhon Arias’ın şutlarında yaptığı kurtarışlarla takımını uzun süre oyunda tuttu.
Aranan gol 76. dakikada geldi. Juan Fernando Quintero’nun pasında ceza sahasına giren Muñoz, savunmadan seken topu kontrol ederek plase bir vuruşla ağlara gönderdi ve Kolombiya’ya galibiyeti getirdi.
İlk maçta sergilediği etkileyici hücum performansının ardından İngiltere Milli Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası grup aşamasının 12. (L) Grubu ikinci maçında Gana’nın sağlam savunma duvarına çarparak golsüz berabere kaldı. Boston Stadyumu’nda oynanan karşılaşma, son düdüğe kadar yüksek tempolu ve taktik mücadelenin ön planda olduğu bir maç olarak dikkat çekti.
İngiltere, ilk maçta Hırvatistan’ı 4-2 mağlup etmenin moraliyle sahaya çıktı ve 32. tura yükselmeyi erken garantileme hedefiyle mücadele etti. Ancak teknik direktör Thomas Tuchel yönetimindeki İngiliz ekibi, alanları iyi kapatan ve disiplinli bir oyun sergileyen Gana karşısında zorlandı. İngiltere uzun süre topa sahip olsa da hücumda üretkenlik sağlayamadı; Gana savunması ise tehlikeleri başarıyla savuşturdu.
Karşılaşmanın ikinci yarısında oyun her iki taraf için de kırılma noktasına yaklaştı, ancak İngilizlerin geç baskısı ve Gana’nın hızlı kontratakları sonucu değiştirmedi ve İngiliz savunmasını zaman zaman zor durumda bıraktı.
Maçın en net fırsatı son dakikalarda geldi. Kaptan Harry Kane’in kaçırdığı net pozisyon, İngiltere’ye üç puanı getirebilecek nitelikteydi. Bu fırsatın değerlendirilememesi, İngiliz taraftarların büyük bir hayal kırıklığı yaşamasına neden oldu.
Bu sonuçla birlikte grupta son hafta öncesi mücadele tamamen açık hale geldi. Hiçbir takım erken turu garantileyemezken, İngiltere-Panama ve Gana-Hırvatistan karşılaşmaları adeta iki mini final niteliği taşıyacak.
Öte yandan Gana, turnuvadaki diğer rakiplerine güçlü bir mesaj verdi: büyük yıldızların parlaklığına sahip olmasa da disiplin ve karakteriyle 2026 Dünya Kupası’nda her takımı zorlayabilecek bir yapıya sahip.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة