Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr
TT

Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr

Beşiktaş'ın, Teknik Direktör Sergen Yalçın ile henüz anlaşamaması ayrılık iddialarını gündeme taşıdı.
Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, medyada yer alan Sergen Yalçın-Beşiktaş haberlerini görmesinin ardından arkadaşı olan deneyimli teknik adamla konuştuğunu belirterek, aralarında geçen görüşmeyi aktardı:
"Biraz önce görüştüğümde, 'Yazabilirsin Hocam' dedi. 'Kimseyi kırıp dökmeden, başta yönetim ve taraftarımızı da asla üzmek istemem ama dönüşü yok artık bu sürecin ve çalışmayacağım' dedi!!"

Dilmen ayrıca, Beşiktaş yönetiminin, Yalçın ile siyah-beyazlı taraftarları yeniden bir araya getirmesini arzuladığını dile getirdi.
Hürriyet'te yer alan habere göre ise Yalçın'ın sözleşme yenilememesinin nedeni "kırgınlık".
Haberde, taraflar arasında sezonu çifte kupayla tamamlayan Yalçın'ın kırgınlığına "şampiyonluk priminin geç yatırılması, sözleşme görüşmeleri için masaya geç oturulması ve yönetim kanadından gelen ilk teklifin çok düşük olması" gerekçe olarak gösterildi.
Beşiktaş ile Yalçın'ın ortak zeminde buluşamamasında bir diğer iddia ise rakamlar.
Siyah-beyazlı kulübün yöneticilerinin ekonomik sorunları gerekçe göstererek önce 12, ardından 20 ve sonrasında ise 25 milyon lira ile başarı primleri önerdiği, Yalçın'ın ise 30 milyon lira istediği öne sürülenler arasında.
Kariyerine Beşiktaş altyapısından başlayan, siyah-beyazlı kulübün ve Türk futbolunun efsaneleri arasına giren Yalçın, daha önceki birçok açıklamasında "Beşiktaş ile para konuşmam" söyleminde bulunması bu iddiaları çürütüyor gibi görünse de tarafların bir şekilde orta yolu bulması bekleniyor.
Yalçın'ın Beşiktaş ile sözleşmesi, 30 Haziran'da sona eriyor.

20 bin kişinin önünde 1 buçuk yıllık sözleşmeye imza attı
Türk futbol tarihinin en yetenekli oyuncuları arasında gösterilen Yalçın, teknik direktörlük kariyerine 2015'te Gaziantepspor'da başlamasının ardından sırasıyla Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor'u çalıştırdı.
Şenol Güneş'in A Milli Takım'a gitmesinin ardından takımın başına getirilen Abdullah Avcı ile işleri yolunda götüremeyen Beşiktaş, tarihler 29 Ocak 2020'yi gösterdiğinde takımın başına kulübün efsanelerinden Sergen Yalçın'ı getirmeye karar verdi.
Sezonun önemli kısmını geride bırakan ve şampiyonluk yarışından uzaklaşan siyah-beyazlı ekipteki ilk maçına 1 Şubat 2020'de Çaykur Rizespor karşısında çıkan Yalçın, yeni görevine galibiyetle başladı.
2019-20 sezonunda Süper Lig'de Beşiktaş ile 15 maça çıkan Yalçın, 10 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet elde ederek 6. sırada devraldığı siyah-beyazlı ekibi 3. sıraya taşıdı ve Avrupa arenasına dahil etmeyi başardı.

Beşiktaş, 81 hafta sonra Yalçın ile liderlik koltuğuna oturdu
Süper Lig'de 2020-21 sezonuna Yalçın ile devam eden Beşiktaş, ekonomik sıkıntılarına rağmen sezon başında Bernard Mensah, Francisco Montero, Gökhan Töre, Atakan Üner, Josef de Souza, Fabrice N'Sakala, Rachid Ghezzal, Valentin Rosier, Vincent Aboubakar ve Welinton'u transfer etti.
Trabzonspor'un Avrupa kupalarından men cezası almasının ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanan Beşiktaş için işler ilk zamanlar pek de iyi gitmedi.
"Devler Ligi"nde Yunanistan temsilcisi PAOK'a yenilerek yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden siyah-beyazlılar, 3. eleme turundan katıldığı organizasyonda Portekiz ekibi Rio Ave'ye penaltılarda elenerek Avrupa sahnesine erken havlu attı.
Süper Lig'e ise deplasmandaki 3-1'lik Trabzonspor galibiyetiyle başlayan Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sonraki üç maçta 1 beraberlik ve iki mağlubiyet alarak eleştirilerin odağında yer aldı.
Kısa sürede toparlanma sürecine giren siyah-beyazlılar, 11 haftada 9 galibiyet alarak Alanyaspor, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi rakiplerini geride bıraktı ve 81 hafta sonra liderlik koltuğuna oturdu.
Ligde zirveye yerleşen ve 2016-17 sezonundan itibaren şampiyonluk hasreti çeken Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Yalçın, şu sözlerle siyah-beyazlı camiaya umut aşıladı:
"Beşiktaş'ın her zaman her kulvarda hedefi şampiyonluktur."
Liderliğin getirdiği motivasyonla mücadelesini sürdüren siyah-beyazlılar, 22. haftada oynanacak Trabzonspor maçına kadar çıktığı 5 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik elde etti.
Ligdeki 9 haftalık namağlup serisi 22. haftada oynanan Trabzonspor maçında sona eren ve takip eden haftada Antalyaspor ile berabere kalan Beşiktaş, sonrasında oynadığı Konyaspor, Gençlerbirliği, Denizlispor, Yeni Malatyaspor, Gaziantep FK ve Başakşehir maçlarını kazanarak yoluna emin adımlarla devam etti.
Süper Lig'in 31. haftasında sahasında Fenerbahçe'yi konuk eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, Kadıköy'de 4-3 mağlup ettikleri rakibi ile 89. dakikada yediği golle 1-1 berabere kaldı. 32. haftada deplasmanda Kasımpaşa'ya 1-0 yenilen Beşiktaş, 3-0'lık Alanyaspor galibiyetle yeniden moral depoladı. 
35. haftada Ankaragücü ve 36. haftada Sivasspor ile berabere kalan İstanbul temsilcisi, sonrasında oynadığı Kayserispor, Çaykur Rizespor ve Hatayspor karşılaşmalarından 13 gol ve 9 puanla ayrılarak önemli bir avantajla ayrıldı.
Ligin 40. haftasında Türk Telekom Stadı'nda karşılaştığı ve 6 puan önünde olduğu Galatasaray'a 3-1 yenilen Beşiktaş hem ikili averajı kaybetti hem de rakibinin 3 puan daha yaklaşmasına neden oldu.
Süper Lig'de 41. haftada sahasında Fatih Karagümrük'e 2-1 mağlup olan siyah-beyazlılar, son haftaya Galatasaray ile 81'er puanda ve +2 averajla girdi.
Beşiktaş, ligin son maçında konuk olduğu Göztepe'yi 2-1 yenen Beşiktaş, Süper Lig'deki 16. şampiyonluğunu elde etti.

Sezonu çifte kupayla tamamladı
Süper Lig'i zirvede tamamlayan siyah-beyazlılar, gözünü Türkiye Kupası'na dikti.
Turnuvada Tarsus İdman Yurdu, Çaykur Rizespor, Konyaspor ve Başakşehir eleyerek finale çıkmaya hak kazanan Beşiktaş, 18 Mayıs'ta Türkiye Kupası finalinde Antalyaspor ile karşılaştı.
Mücadelede rakibini 2-0 mağlup eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sezonu çifte kupayla tamamladı.

Yalçın, Beşiktaş'la tarih yazdı
29 Ocak 2020'de altyapısından yetiştiği Beşiktaş'a teknik direktör olarak Sergen Yalçın, pandemi, ekonomik sorunlar, yapılamayan transferler ve elindeki dar kadroya rağmen zafere uzanarak hem futbolcu hem de teknik direktör olarak aynı takımda şampiyonluğa ulaşan isim olarak tarihe geçti.
Siyah-beyazlı ekiple görev aldığı süreçte alınan galibiyetler, atılan goller ve namağlup maçlarla rekor üstüne rekor kıran Yalçın, sezonu çifte kupayla kapatarak adından söz ettirdi.
Independent Türkçe



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.