Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr
TT

Sergen Yalçın'ın Beşiktaş ile yazdığı hikaye yarım mı kalıyor?

Fotoğraf: bjk.com.tr
Fotoğraf: bjk.com.tr

Beşiktaş'ın, Teknik Direktör Sergen Yalçın ile henüz anlaşamaması ayrılık iddialarını gündeme taşıdı.
Eski futbolcu ve spor yorumcusu Rıdvan Dilmen, medyada yer alan Sergen Yalçın-Beşiktaş haberlerini görmesinin ardından arkadaşı olan deneyimli teknik adamla konuştuğunu belirterek, aralarında geçen görüşmeyi aktardı:
"Biraz önce görüştüğümde, 'Yazabilirsin Hocam' dedi. 'Kimseyi kırıp dökmeden, başta yönetim ve taraftarımızı da asla üzmek istemem ama dönüşü yok artık bu sürecin ve çalışmayacağım' dedi!!"

Dilmen ayrıca, Beşiktaş yönetiminin, Yalçın ile siyah-beyazlı taraftarları yeniden bir araya getirmesini arzuladığını dile getirdi.
Hürriyet'te yer alan habere göre ise Yalçın'ın sözleşme yenilememesinin nedeni "kırgınlık".
Haberde, taraflar arasında sezonu çifte kupayla tamamlayan Yalçın'ın kırgınlığına "şampiyonluk priminin geç yatırılması, sözleşme görüşmeleri için masaya geç oturulması ve yönetim kanadından gelen ilk teklifin çok düşük olması" gerekçe olarak gösterildi.
Beşiktaş ile Yalçın'ın ortak zeminde buluşamamasında bir diğer iddia ise rakamlar.
Siyah-beyazlı kulübün yöneticilerinin ekonomik sorunları gerekçe göstererek önce 12, ardından 20 ve sonrasında ise 25 milyon lira ile başarı primleri önerdiği, Yalçın'ın ise 30 milyon lira istediği öne sürülenler arasında.
Kariyerine Beşiktaş altyapısından başlayan, siyah-beyazlı kulübün ve Türk futbolunun efsaneleri arasına giren Yalçın, daha önceki birçok açıklamasında "Beşiktaş ile para konuşmam" söyleminde bulunması bu iddiaları çürütüyor gibi görünse de tarafların bir şekilde orta yolu bulması bekleniyor.
Yalçın'ın Beşiktaş ile sözleşmesi, 30 Haziran'da sona eriyor.

20 bin kişinin önünde 1 buçuk yıllık sözleşmeye imza attı
Türk futbol tarihinin en yetenekli oyuncuları arasında gösterilen Yalçın, teknik direktörlük kariyerine 2015'te Gaziantepspor'da başlamasının ardından sırasıyla Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor ve Yeni Malatyaspor'u çalıştırdı.
Şenol Güneş'in A Milli Takım'a gitmesinin ardından takımın başına getirilen Abdullah Avcı ile işleri yolunda götüremeyen Beşiktaş, tarihler 29 Ocak 2020'yi gösterdiğinde takımın başına kulübün efsanelerinden Sergen Yalçın'ı getirmeye karar verdi.
Sezonun önemli kısmını geride bırakan ve şampiyonluk yarışından uzaklaşan siyah-beyazlı ekipteki ilk maçına 1 Şubat 2020'de Çaykur Rizespor karşısında çıkan Yalçın, yeni görevine galibiyetle başladı.
2019-20 sezonunda Süper Lig'de Beşiktaş ile 15 maça çıkan Yalçın, 10 galibiyet, 2 beraberlik, 3 mağlubiyet elde ederek 6. sırada devraldığı siyah-beyazlı ekibi 3. sıraya taşıdı ve Avrupa arenasına dahil etmeyi başardı.

Beşiktaş, 81 hafta sonra Yalçın ile liderlik koltuğuna oturdu
Süper Lig'de 2020-21 sezonuna Yalçın ile devam eden Beşiktaş, ekonomik sıkıntılarına rağmen sezon başında Bernard Mensah, Francisco Montero, Gökhan Töre, Atakan Üner, Josef de Souza, Fabrice N'Sakala, Rachid Ghezzal, Valentin Rosier, Vincent Aboubakar ve Welinton'u transfer etti.
Trabzonspor'un Avrupa kupalarından men cezası almasının ardından Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanan Beşiktaş için işler ilk zamanlar pek de iyi gitmedi.
"Devler Ligi"nde Yunanistan temsilcisi PAOK'a yenilerek yoluna UEFA Avrupa Ligi'nde devam eden siyah-beyazlılar, 3. eleme turundan katıldığı organizasyonda Portekiz ekibi Rio Ave'ye penaltılarda elenerek Avrupa sahnesine erken havlu attı.
Süper Lig'e ise deplasmandaki 3-1'lik Trabzonspor galibiyetiyle başlayan Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sonraki üç maçta 1 beraberlik ve iki mağlubiyet alarak eleştirilerin odağında yer aldı.
Kısa sürede toparlanma sürecine giren siyah-beyazlılar, 11 haftada 9 galibiyet alarak Alanyaspor, Galatasaray ve Fenerbahçe gibi rakiplerini geride bıraktı ve 81 hafta sonra liderlik koltuğuna oturdu.
Ligde zirveye yerleşen ve 2016-17 sezonundan itibaren şampiyonluk hasreti çeken Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Yalçın, şu sözlerle siyah-beyazlı camiaya umut aşıladı:
"Beşiktaş'ın her zaman her kulvarda hedefi şampiyonluktur."
Liderliğin getirdiği motivasyonla mücadelesini sürdüren siyah-beyazlılar, 22. haftada oynanacak Trabzonspor maçına kadar çıktığı 5 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik elde etti.
Ligdeki 9 haftalık namağlup serisi 22. haftada oynanan Trabzonspor maçında sona eren ve takip eden haftada Antalyaspor ile berabere kalan Beşiktaş, sonrasında oynadığı Konyaspor, Gençlerbirliği, Denizlispor, Yeni Malatyaspor, Gaziantep FK ve Başakşehir maçlarını kazanarak yoluna emin adımlarla devam etti.
Süper Lig'in 31. haftasında sahasında Fenerbahçe'yi konuk eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, Kadıköy'de 4-3 mağlup ettikleri rakibi ile 89. dakikada yediği golle 1-1 berabere kaldı. 32. haftada deplasmanda Kasımpaşa'ya 1-0 yenilen Beşiktaş, 3-0'lık Alanyaspor galibiyetle yeniden moral depoladı. 
35. haftada Ankaragücü ve 36. haftada Sivasspor ile berabere kalan İstanbul temsilcisi, sonrasında oynadığı Kayserispor, Çaykur Rizespor ve Hatayspor karşılaşmalarından 13 gol ve 9 puanla ayrılarak önemli bir avantajla ayrıldı.
Ligin 40. haftasında Türk Telekom Stadı'nda karşılaştığı ve 6 puan önünde olduğu Galatasaray'a 3-1 yenilen Beşiktaş hem ikili averajı kaybetti hem de rakibinin 3 puan daha yaklaşmasına neden oldu.
Süper Lig'de 41. haftada sahasında Fatih Karagümrük'e 2-1 mağlup olan siyah-beyazlılar, son haftaya Galatasaray ile 81'er puanda ve +2 averajla girdi.
Beşiktaş, ligin son maçında konuk olduğu Göztepe'yi 2-1 yenen Beşiktaş, Süper Lig'deki 16. şampiyonluğunu elde etti.

Sezonu çifte kupayla tamamladı
Süper Lig'i zirvede tamamlayan siyah-beyazlılar, gözünü Türkiye Kupası'na dikti.
Turnuvada Tarsus İdman Yurdu, Çaykur Rizespor, Konyaspor ve Başakşehir eleyerek finale çıkmaya hak kazanan Beşiktaş, 18 Mayıs'ta Türkiye Kupası finalinde Antalyaspor ile karşılaştı.
Mücadelede rakibini 2-0 mağlup eden Sergen Yalçın'ın öğrencileri, sezonu çifte kupayla tamamladı.

Yalçın, Beşiktaş'la tarih yazdı
29 Ocak 2020'de altyapısından yetiştiği Beşiktaş'a teknik direktör olarak Sergen Yalçın, pandemi, ekonomik sorunlar, yapılamayan transferler ve elindeki dar kadroya rağmen zafere uzanarak hem futbolcu hem de teknik direktör olarak aynı takımda şampiyonluğa ulaşan isim olarak tarihe geçti.
Siyah-beyazlı ekiple görev aldığı süreçte alınan galibiyetler, atılan goller ve namağlup maçlarla rekor üstüne rekor kıran Yalçın, sezonu çifte kupayla kapatarak adından söz ettirdi.
Independent Türkçe



Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
TT

Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)

Barcelona’nın yıldızı Lamine Yamal ile Real Madrid’in yıldızı Kylian Mbappe, İspanya La Liga’nın en dikkat çeken iki futbolcusu olarak pazartesi günü düzenlenen Ballon d’Or (Altın Top) ödül töreninde adaylar arasında yer aldı. Ancak iki yıldız da gecenin sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

El Clasico’da karşı karşıya gelmelerinden 24 saat bile geçmeden Londra’da düzenlenen ödül törenine katılan iki futbolcu, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı’nın golcüsü Harry Kane’in prestijli ödülü kazanmasına tanıklık etti. Söz konusu karşılaşmada Real Madrid’in Barcelona’yı Camp Nou’da 2-1 mağlup ettiği maçta takımının iki golünü de Mbappe kaydetmişti. Mbappe, son Dünya Kupası’nda Altın Ayakkabı ödülünü kazanmış ve turnuva tarihinin en golcü oyuncusu olmuştu. Lamine Yamal ise İspanya Milli Takımı ile dünya şampiyonluğu yaşamıştı.

Şarku’l Avsat’ın ESPN’den aktardığı habere göre iki futbolcunun geçen sezon ortaya koyduğu olağanüstü bireysel performans, Ballon d’Or’u kazanmaları için yeterli olmadı. İşte iki yıldızın ödüle ulaşamamasının nedenleri ve gelecek yıllarda bu başarıyı elde etme ihtimalleri...

Kylian Mbappe

Mbappe, Ballon d’Or yarışında 2018’de dördüncü, 2023’te üçüncü, bu yıl ise ikinci sırada yer aldı. Ancak zirveye ulaşmak Fransız yıldız için hâlâ mümkün olmadı. Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’nun ardından dünya futbolunun en büyük yıldızı olması beklenen Mbappe, ödülü kazanmak için bir yıl daha beklemek zorunda kalacak.

Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: 2026 yılı, Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanması için gerçekten uygun bir yıl mıydı?

Real Madrid geçen sezon hiçbir kupa kazanamadı. İspanyol ekibi, La Liga’yı üst üste ikinci kez Barcelona’nın arkasında tamamladı.

2024 yılında transfer olduğu Real Madrid ile henüz önemli bir kupa kazanamayan Mbappe, Dünya Kupası’nda da hayal kırıklığı yaşadı. Şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösterilen Fransa Milli Takımı, yarı final mücadelesinde İspanya’ya elendi.

hyuj
Kylian Mbappe, Ballon d’Or yarışını ikinci sırada tamamladı (AFP)

Mbappe bu yıl hiçbir kupa kazanamadı. Bu tablo, Ballon d’Or yarışındaki şansını güçlendirmekten oldukça uzak. Fransız yıldızın gol istatistikleri ise son derece etkileyiciydi. La Liga’da 25, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 15, en önemlisi de Dünya Kupası’nda 10 gol kaydetti. Böylece Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu unvanını elde etti.

Ancak Mbappe’nin de birçok kez dile getirdiği gibi, Kupa kazanmaktan daha önemli hiçbir şey yok.

Yamal gibi olağanüstü bir yeteneğe sahip olan ve dünya çapında bir yıldız olarak kabul edilen Mbappe’nin, Ballon d’Or’u kazanabilmek için formasını giydiği takımların da başarı elde etmesine ihtiyacı var. Bu ödül için ikna edici bir aday olabilmesinin yolu, takım başarılarından geçiyor.

Mbappe, ödülü kazanamaması nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşayacak. Zira Fransız yıldız, son haftalarda ilk kez Ballon d’Or’u kazanma konusunda iyi bir şansa sahip olduğunu açıkça dile getirmişti. Ödül töreninden önce yaptığı açıklamada, "Bence bu benim için harika bir fırsat. İyi bir yıl geçirdim" demişti.

Fransa Milli Takımı'nın kaptanı, Fransız RTF radyosuna verdiği röportajda ödülün her futbolcunun hedefleri arasında bulunduğunu belirterek kazananın belirlenmesinde hangi kriterlerin öne çıkması gerektiğine ilişkin görüşlerini de paylaşmıştı.

ergthy
Mbappe, son İspanya El Clasico'sunda Real Madrid'i Barcelona karşısında zafere taşıdı (Reuters).

Mbappe, "Bu bireysel bir ödül ve bence bu yönü her şeyin önünde tutulmalı. Elbette diğer futbolcuları da göz ardı etmemek gerekiyor. Ancak olağanüstü bir bireysel performans sergilemek ve taraftarları heyecanlandırmak, böyle bir ödülde insanların takdir ettiği unsurlar" ifadelerini kullanmıştı.

Mbappe, Ballon d’Or’u kazanmak için doğrudan ve alışılmadık bir kampanya yürüttü. Bu yaklaşım, Messi’den alışık olmadığımız, zaman zaman Ronaldo tarafından sergilenen bir tutumdu. Hatta Barcelona ve Yamal da Mbappe’nin ödülü kazanmak için yürüttüğü kampanyaya karşılık vermek zorunda kaldı. Yamal, prestijli ödüle yönelik bu girişime karşı koymak amacıyla nadiren verdiği röportajlardan birkaçını gerçekleştirdi.

Harry Kane, pazartesi akşamı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sessizce çok çalışın, başarılarınızın ses getirmesine izin verin" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Mbappe’nin gelecekte dikkate almak isteyebileceği bir tavsiye niteliğindeydi.

Mbappe için henüz geç değil. Fransız yıldız 27, Kane 33 yaşında. Henüz 19 yaşındaki Yamal’ın ise önünde uzun bir kariyer bulunuyor.

Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanabilmesi için Real Madrid’in yeniden eski ihtişamına kavuşması gerekiyor.

Real Madrid bu sezon La Liga şampiyonluğunu kazanırsa, hatta daha iyisi UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götürürse ve Mbappe takımın en iyi oyuncusu ve golcüsü olarak öne çıkarsa, Fransız yıldızın 2027’de ödülü kazanma şansı oldukça yüksek olacak. Üstelik gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması, kulüp başarılarının ön plana çıkmasını sağlayabilir.

Lamine Yamal

Barcelona’nın genç yıldızı Lamine Yamal, üst üste ikinci yıl Ballon d’Or ödül töreninde podyuma çıktı. Henüz ergenlik çağında olan bir futbolcu için bu son derece etkileyici bir başarı. Buna rağmen futbol dünyasının en büyük bireysel ödülünü henüz kazanamamış olması büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Yamal, 12 ay önce Paris Saint-Germain’in yıldızı Ousmane Dembele’nin ardından ikinci sırada yer almıştı. O dönemde oyuncunun babası, bu sonucu bir insana verilebilecek "en büyük manevi zarar" olarak nitelendirmişti.

Geçen sezon Barcelona formasıyla istatistiklerini daha da geliştiren Yamal, tüm kulvarlarda çıktığı 45 maçta 24 gol ve 18 asistlik performans sergiledi. Bu nedenle Ballon d’Or’u kazanan tarihin en genç futbolcusu olabileceği yönündeki beklentiler güçlenmişti.

Bu rekor hâlihazırda Brezilyalı eski futbolcu Ronaldo Nazario’ya ait. Ronaldo, 1997 yılında ödülü kazandığında 21 yaşında ve 92 günlüktü.

Yamal’ın golleri ve asistleri de karşılıksız kalmadı. Genç yıldız, Barcelona’nın üst üste ikinci kez La Liga şampiyonluğuna ulaşmasında önemli rol oynadı. Ayrıca 2025-2026 sezonunda Mbappe’yi geride bırakarak La Liga’da yılın en iyi oyuncusu ödülünü kazandı. Bunun yanı sıra Dünya Kupası’nı kazanan İspanya Milli Takımı’nın da bir parçasıydı.

Peki bütün bunlara rağmen Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Yamal, yakın arkadaşları ve ailesinden oluşan küçük bir grupla özel uçakla Londra’ya gitti. Dünyanın en iyi futbolcusu seçilmeyi umut ediyordu. Ancak Dünya Kupası’nda belirleyici ve unutulmaz bir ana imza atamaması, sonunda genç yıldızın aleyhine işledi.

Hamstring sakatlığını atlattıktan sonra İspanya’nın Yeşil Burun Adaları ile oynadığı ilk maçta yedek olarak sahaya çıkan Yamal, Suudi Arabistan karşısındaki ikinci karşılaşmada ise ilk 11’de görev yaptı.

Yamal, turnuvanın geri kalanında başka bir gol atamadı ve asist yapamadı. Bununla birlikte Fransa ile oynanan yarı finalde İspanya’nın ilk golünü getiren penaltının kazanılmasında etkili oldu.

fghyj
Harry Kane’in istatistikleri, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı'ndaki büyük etkisini ortaya koyuyor (Reuters)

Yamal’ın Dünya Kupası’nda başarısız olduğunu söylemek gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Genç futbolcu, turnuvada 63 kez rakiplerini çalımlamaya çalıştı. Bu, maç başına 90 dakikada 9,22 çalım girişimine karşılık geliyor ve turnuvadaki bütün oyunculardan daha yüksek bir rakamı ifade ediyor. Başarı oranı ise yüzde 42,9 oldu.

Bu istatistikte ilk 10'a giren futbolcular arasında yalnızca Messi ve Jude Bellingham, çalım başarı oranında Yamal’ı geride bıraktı.

Yamal, rakip futbolcuları üzerine çekerek takım arkadaşları için boş alanlar ve fırsatlar oluşturdu. Bununla birlikte alışılmış parlak performansının zirvesinde olmadığı da bir gerçekti.

Arjantin ile oynanan finalde oldukça hareketli bir performans sergileyen genç yıldız, hem kendisi hem de takım arkadaşları için fırsatlar yarattı. Ancak maçın kaderini belirleyecek o kritik anı yakalayamadı.

İspanya’nın galibiyet golünü Ferran Torres yerine Yamal kaydetmiş olsaydı, Londra’daki ödül töreninde Harry Kane ve Kylian Mbappe’yi geride bırakması mümkün olabilirdi.

Yamal’ın Ballon d’Or’u kazanmasının yalnızca zaman meselesi olduğu düşünülüyor. Ancak Ronaldo’nun rekorunu kırma fırsatı giderek daralıyor. Genç futbolcu gelecek yıl 20 yaşına girecek.

Yamal, 2027’de yeniden ödülün güçlü adayları arasında yer almasını sağlayacak bir performans sergiliyor. Bu sezon şu ana kadar çıktığı 13 maçta 10 gol ve 10 asist kaydetti.

Ancak Yamal’ın yeteneği yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Genç futbolcu, dünya futbolunun en keyif veren oyuncularından biri olarak kabul ediliyor. Teknik becerileriyle 90 bin kişilik bir stadı kendisine hayran bırakabilecek kapasiteye sahip.

Gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması nedeniyle Yamal’ın Ballon d’Or şansı büyük ölçüde Barcelona’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısına ve genç yıldızın kritik maçlarda sergileyeceği etkileyici performansa bağlı olacak.

fgthy
Lamine Yamal, Ballon d’Or yarışını üçüncü sırada tamamladı (Reuters)

Harry Kane’in ödülü kazanmasının ardından Yamal, aynı performansı sürdürmesi hâlinde bir gün Ballon d’Or’u kazanacağını söyledi.

Katalan futbolcu, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Bu gerçekleşecek. Güzel şeyler zaman alır. İnşa ettiğim yola güveniyorum. Acele etmeden, büyük bir umutla ve bir gün benim de sıramın geleceğini bilmenin verdiği huzurla yoluma devam ediyorum."

Yamal, Ballon d’Or ödül töreninden önce yaptığı açıklamalarda Harry Kane’in bu prestijli ödülü hak etmediğini ima etmişti.

Genç yıldız, geçen eylül ayında Movistar kanalına verdiği röportajda, "Bence ödül, 80 gol atan futbolcuya değil, dünyanın en iyi oyuncusuna verilmeli. Bu kadar gol atan bir futbolcu sezonun en golcü oyuncusu ödülünü kazanabilir" dedi.

Yamal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada ölçüt tamamen farklı. Ödül, taraftarlara keyif veren ve diğer oyunculardan açıkça ayrılan futbolcuya verilmeli. Açıkçası dünyanın en iyi oyuncularının Mbappe ve ben olduğumuzu düşünüyorum. Futbolu takip eden herkes bunu biliyor."

Genç futbolcu, sözlerini ödülü kazananları tebrik ederek ve önceliğinin Barcelona’nın galibiyetler elde etmesine yardımcı olmak olduğunu vurgulayarak tamamladı.


Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.


Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)
TT

Kartal’ın istifasının ardından Kuyt, Fenerbahçe’nin teknik direktörü oldu

Dirk Kuyt (Reuters)
Dirk Kuyt (Reuters)

Türkiye Süper Lig ekiplerinden Fenerbahçe, bugün Hollandalı Dirk Kuyt’ın, İsmail Kartal’ın istifasının ardından geçici teknik direktör olarak göreve getirildiğini açıkladı.

Kartal, Fenerbahçe’nin salı günü ezeli rakibi Galatasaray’a 2-1 mağlup olmasının ardından istifasını sunmuştu.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Liverpool’da 200’den fazla maça çıkan Kuyt, 2012 yılında Fenerbahçe’ye transfer olmuş ve iki yıl sonra kulübün Süper Lig şampiyonluğuna ulaşmasına katkı sağlamıştı.

Hollandalı teknik adam, ülkesinde ve Belçika’da çeşitli takımları çalıştırdı. Kuyt, geçen haziran ayında Kartal’ın teknik ekibinde yardımcı antrenör olarak görev yapmak üzere Fenerbahçe’ye geri döndü.

Kulüpten yapılan açıklamada, “İsmail Kartal’ın istifasının ardından Dirk Kuyt, yeni bir teknik direktörle anlaşma sağlanana kadar takımın teknik sorumluluğunu üstlenmiştir” denildi.

Fenerbahçe, ligde lider Galatasaray’ın 6 puan gerisinde beşinci sırada bulunuyor.