Suriye’de ateşkese rağmen Rusya havadan Esed karadan saldırıyor: 10 ölü

İdlib’in güneyindeki el-Bara köyünde 21 Haziran’da Suriye bombardımanları sonrasında yıkımın ortasında kalan bir kadın (AFP)
İdlib’in güneyindeki el-Bara köyünde 21 Haziran’da Suriye bombardımanları sonrasında yıkımın ortasında kalan bir kadın (AFP)
TT

Suriye’de ateşkese rağmen Rusya havadan Esed karadan saldırıyor: 10 ölü

İdlib’in güneyindeki el-Bara köyünde 21 Haziran’da Suriye bombardımanları sonrasında yıkımın ortasında kalan bir kadın (AFP)
İdlib’in güneyindeki el-Bara köyünde 21 Haziran’da Suriye bombardımanları sonrasında yıkımın ortasında kalan bir kadın (AFP)

Suriye’nin kuzeybatısında bir yılı aşkın bir süredir ateşkesin sürmesine rağmen Rus hava kuvvetleri aralıklarla hava saldırıları düzenlemeye devam ediyor. Ateşkesi ihlal eden sadece Rusya değil. Esed güçleri de İdlib’in güney kırsalına düzenlediği topçu saldırıları düzenliyor. Son top ateşinde 4’ü sivil en az 10 kişi hayatını kaybetti.
Ayrıca 2020 Mart ayından bu yana Ankara ve Moskova arasında anlaşmaya tabi olan ülkenin kuzeybatısına Türk takviyelerinin ulaştı.
Bu ayın başlarından bu yana İdlib’in güneyindeki birçok bölge, rejim güçleri tarafından tekrarlanan bombardımanlara maruz kalırken, muhalif güçler de sınır bölgelerinde yer alan rejime ait kontrol noktalarını hedef alarak karşılık verdi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), İdlib vilayetinde ve çevresinde ateşkes anlaşmasına yönelik ihlallerin arttığını duyurdu. SOHR, rejim güçlerinin, gece yarısından bu yana, Heyet Tahriru’ş-Şam (HTŞ) tarafından kontrol edilen bölgeleri onlarca füzeyle hedef aldığına dikkat çekti.
SOHR’a göre topçu ateşi, İhsim kasabasında bir kontrol noktasını hedef aldı. Bombardıman sonrası 2 erkek sivil, 2 güvenlik görevlisi ve 4 HTŞ mensubu olmak üzere en az 8 kişinin ölmesinin yanı sıra el-Bara köyünde 2 kadın sivilin ölmesiyle sonuçlandı.
Hedeflenen bölgelere yapılan bombalı saldırıda 13 kişi yaralandı. Kaynaklara göre gruplar, buna karşılık Hama’nın kuzey kırsalında rejim güçleri tarafından kontrol edilen bölgeleri hedef aldı ve bu da bir subayın ölümüyle sonuçlandı.
HTŞ ve daha az etkili ola savaşçı gruplar, İdlib vilayetinin yaklaşık yarısını ve Halep, Hama ve Lazkiye vilayetlerinden sınırlı alanları kontrol ediyor.
Esed rejimini destekleyen Moskova ve silahlı grupları destekleyen Ankara’nın, rejim güçlerinin Rusya’nın desteğiyle üç ay boyunca başlattığı kitlesel saldırının ardından ilan ettiği İdlib ve çevresindeki ateşkes 6 Mart 2020’den bu yana hala yürürlükte. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, yaklaşık bir milyon insanı evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Ateşkes, Rus hava saldırıları da dahil olmak üzere bir çok kez ihlal edilmesine rağmen büyük ölçüde devam ediyor. İdlib, yalnızca bu ayın 10’unda en az 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan sınırlı bombardımanlara tanık oldu. Ölenlerin arasında HTŞ askeri sözcüsü de bulunuyor.
SOHR Direktörü Rami Abdurrahman, AFP’ye yaptığı açıklamada, İdlib’in güneyinde ateşkesin başlamasından bu yana özellikle rejim güçlerinin ihlallerinin artmasıyla benzeri görülmemiş bir tırmanış yaşandığına dikkati çekti. Abdurrahman, özellikle de rejim güçlerinin, esas olarak kendi kontrol alanlarına yakın bölgelere topçu atışları yaptığını söyledi. Bombardımanlar, Maşun, el-Bara, İhsim, Benin, Felifel, el-Fatira, Kansafra, Sufuhon, el-Mazura, Kaf Uveyd, el-Mastuma bölgesi çevresi, Cebel el-Arbain, İdlib’in güney kırsalındaki bölgelerini hedef aldı. Aynı şekilde Jurin kampındaki rejim güçleri, Rus keşif uçaklarının bu bölgelerin hava sahasında yoğun uçuşları ortasında Hama’nın kuzeybatısındaki el-Gab ovasındaki Kastun, el-Ankavi ve ez-Ziyara bölgelerini de roket ve top mermileriyle hedef aldı.
SOHR, 21 Haziran akşamı rejim güçlerinin İdlib’in güney kırsalındaki Felifel köyünde grupların mevzilerini bombalaması sonucu bir üyenin öldürüldüğünü ve diğer bazı unsurların da yaralandığını belirtti. Ensaru’l İslam örgütü ve diğer muhalif gruplar, Hama’nın kuzeybatı kırsalındaki el-Gab ovasında bulunan Jurin eksenine yönelik bombardımanlarını yeniledi. Bombardımanlar sonucunda 1 Albay ve bazı rejim güçleri öldü.
İdlib kırsalındaki aktivistler, son saatlerde Türk güçlerin, Suriye’nin muhalefet bölgelerindeki askeri noktalara takviyede bulunduğunu söyledi. Bu adımı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve silahlı Suriye muhalif grupları tarafından İdlib’in güneyindeki Taltamis, Maarşurin, Kafr Nabl ve Hazarin bölgelerinde rejim güçlerine ait askeri bölgeleri hedef alan topçu ve füze bombardımanı takip etti. Sonuç olarak Kafr Nabl şehrinde rejim güçlerine ait bir zırhlı araç imha edildi.
Suriye Çölü’nde bir yanda rejim güçleri ve İranlı milisler, diğer yanda da DEAŞ arasında devam eden çatışmalarla ilgili olarak ise Hama kırsalındaki ‘İzleme ve Takip Birimi 80’ yetkilisi, Humus’un doğusundaki Palmira/Tedmur kırsalında bulunan ‘es-Sohna’ ekseninde rejim güçlerinin, son 24 saatte DEAŞ savaşçılarıyla yaşadığı şiddetli çatışmalarda ağır kayıplar verdiğini belirtti. DEAŞ savaşçıları da Humus’un doğusundaki Tedmur çölünde bulunan Vadi el-Ebyad yakınlarında, rejim güçlerine bağlı Tümen 11’in askeri mevzilerine sürpriz bir saldırı başlattı. Saldırı, rejim güçlerinin 12 üyesinin ölmesi ve çok sayıda aracın imha edilmesiyle sonuçlandı. Hama çölündeki “Esriya’ bölgesi yakınlarında, DEAŞ’ın kurduğu bir pusuda 1 subay ve 5 unsur hayatını kaybederken, 3 askeri araç da imha edildi. Ayrıca Rakka’nın güneybatısındaki Rusafa bölgesi yakınlarında 21 Haziran gecesi meydana gelen şiddetli çatışmalarda rejim güçlerinin ve DEAŞ saflarından da çok sayıda militan öldü.
Birim 80, rejim güçlerinin ve İranlı milislerin Deyr-i Zor ve Rakka’nın güneyinden Hama ve Humus’a kadar uzanan çöl bölgesinde DEAŞ’a karşı herhangi bir saha ilerlemesi kaydedemediklerini de vurguladı. Bunun nedeninin ise DEAŞ’ın rejim güçlerine karşı kullandığı çok sayıda mayın ve güdümlü füzeden kaynaklandığı bildirildi. Pazartesi sabahı rejim güçlerine bağlı 25. Tümen, Rus özel kuvvetleriyle birlikte, Esriya’yı Hama ve Rakka’ya bağlayan 180 km uzunluğundaki yolun kuzeyindeki alanları temizlemek amacıyla Halep’in güneydoğusundaki Hanasir bölgesinden yeni bir kara harekâtı başlattı.
Öte yandan rejim güçleri, Hama’nın doğusundaki Esriya bölgesinden doğudaki Suriye çölü derinliklerine kadar DEAŞ’a karşı harekete geçti. Eş zamanlı olarak rejim güçleri ve İranlı milisler, Humus’un doğusundaki es-Sohna bölgesinden harekete başladı. Rus savaş uçaklarının, rejim güçlerinin Suriye çölünde DEAŞ’a yönelik kara operasyonlarına yoğun bir şekilde destek verdiği belirtilirken, 21 Haziran’da DEAŞ’ın kontrol ettiği düşünülen alanlara karşı hava saldırılarının sayısının 60’a ulaştığı kaydedildi.
Rejim güçlerinin Rus özel kuvvetleri ve İranlı milislerle birlikte Suriye çölünü DEAŞ militanlarından temizlemek için yürüttüğü kara harekâtı, çöldeki saldırıların artmasını takiben başladı.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.