Sanatçıların gözünden Beyrut Limanı patlaması

İtalyan sanatçılar, Lübnan’da başkentin çehresini yok eden liman patlamasının anısına sergi açtılar.

Ressam Abed el-Kadiri'nin tablosu. (Sergi Medya Servisi)
Ressam Abed el-Kadiri'nin tablosu. (Sergi Medya Servisi)
TT

Sanatçıların gözünden Beyrut Limanı patlaması

Ressam Abed el-Kadiri'nin tablosu. (Sergi Medya Servisi)
Ressam Abed el-Kadiri'nin tablosu. (Sergi Medya Servisi)

Yasir Sultan
Beyrut'taki Tanit Galerisi, 2020 Temmuz’da Lübnanlı sanatçı Abed el-Kadiri'nin eserlerinden oluşan bir sergiye ev sahipliği yaptı. Serginin açılışından sadece birkaç hafta sonraysa Beyrut'un limana bakan mahallelerinin çoğunda ciddi hasara ve birçok can kaybına neden olan faciası meydana geldi. Tanit Galerisi, söz konusu felaketten etkilenen sanat kurumlarındandı.
Patlamadan aylar sonra, İtalya'nın Verna kentindeki Galerie La Citta, Tanit Galerisi iş birliğiyle "Bir ağaç olmak istiyorum" başlıklı bir sergiye ev sahipliği yaptı. El-Kadiri’nin kâğıt üzerine karakalemle çizdiği çalışmaları da içeren sergiden elde edilen gelir, patlamada hasar gören binaların yeniden inşası için harcandı.

Ressam Sadık Kwaish Alfraji'nin tablosu. (Medya Servisi)
Lübnanlı sanatçı Abed el-Kadiri’nin sergisi, genel olarak siyasi ve toplumsal çalkantıların gölgesinde, özellikle Ortadoğu'da elde edilen yaratıcı uygulamaların yanı sıra Beyrut çevresindeki İtalyan Galerisi tarafından benimsenen bir dizi etkinliğin ilk aşamasını temsil ediyor. Galeri bu hedef doğrultusunda başta Lübnan olmak üzere Ortadoğu'dan 15 sanatçının resim, video ve fotoğraftan oluşan eserlerini Lübnan Galerisi ile iş birliği içinde, önümüzdeki 25 Eylül'e kadar sergileyecek.

Şehrin gecesi
Sergi, ABD’li şair Robert Frost'un gecenin karanlığına ve ışığın yeniden dirilişine dair duyduğu özlemi dile getirdiği ünlü bir şiirinin başlangıcından esinlenen "Geceyi Biliyorum" başlığını taşıyor.
Sergi, üzerinden yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen etkileri bugün de devam eden bu korkunç olaydan hareketle Beyrut Limanı faciasını ele alıyor. Serginin organizatörleri, bu tür korkunç olayları fikirlerin gözden geçirilmesini gerektiren psikolojik bir bozukluğun takip ettiğini ve bunun sadece sanatla değil, diğer insani meseleler düzeyinde de olduğu görüşündeler.

Gabriel Basilico'nun eserlerinden biri. (Medya Servisi)
Patlama, 1970’li yılların ortalarından bu yana ülkenin tanık olduğu iç savaş ve İsrail saldırganlığının, siyasi ve ekonomik çalkantıların ve benzer birçok olayın uzantısı olarak görülebilir. Diğer bir deyişle olaylar ve çalkantılarla dolu uzun yılların somut bir örneği niteliğinde. Sergilenen eserler ile sunulan fikirler, bu tür olayların yaratıcı süreç üzerindeki etkisini gösteriyor. Yaratıcılığın özelliği ve doğası üzerindeki sonuçları ve bu tür ayrılıkçı ve varoluşsal olayları kendi toplumunda veya insan düzeyinde ifade etme sorumluluğunu sanatçıya yüklemiş durumda. Sergi, söz konusu olayın ötesine geçerek çalışma fikrine, çatışma ve kargaşa atmosferinden etkilenmeye kadar uzanıyor. Dolayısıyla sergilenen eserler bu kargaşayı doğrudan yansıtıyor. Katılımcılar eseleriyle felaketin, yaratıcılığın doğası üzerindeki dolaylı etkisini de gözler nüne seriyorlar.
Galerinin direktörü Helen de Frances, Lübnan'a özel bir sergi düzenleme fikrinin patlamanın kurbanları ile dayanışma içinde gerçekleştiğini söyledi. Sergi, sanatçıların trajediyi ve etkilerini algılama yeteneğine olan güveni yansıtıyor. Sergiye katılan sanatçılar arasında Sadık Kwaish Alfraji, Adel Abidin, Roy Deeb, Wafa Ghaddar, Abed el-Kadiri, Kivork Murad, Gilbert Hajj, Simon Fattal, Jean Bou Ghosian, Rania Matar, Ghassan Zard, Randa Mirza, Shering Abu Shakra, Nedim Asfar ve Cynthia Zaven gibi isimler yer alıyor. Galeri sergi kapsamında İtalyan fotoğrafçı Gabriel Basilico'nun 1991 yılında Beyrut'ta çektiği "Beyrut'un Kalbi" adlı filminin gösterimine de ev sahipliği yapacak.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.