Yemen’de ateşkesi bozan Husiler saldırılarını arttırdı

Arap Koalisyonu, Hamis Muşayt’a gönderilen SİHA’yı önlemeyi başarırken, Marib yakınlarında Yemen ordusuyla Husiler arasında çıkan çatışmalarda 30 Husi unsuru öldürüldü

Marib cephelerinden birinde bulunan hükümet güçleri (AP)
Marib cephelerinden birinde bulunan hükümet güçleri (AP)
TT

Yemen’de ateşkesi bozan Husiler saldırılarını arttırdı

Marib cephelerinden birinde bulunan hükümet güçleri (AP)
Marib cephelerinden birinde bulunan hükümet güçleri (AP)

Yemen’de Husiler peş peşe dördüncü gün de Marib'e yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken Yemen hükümeti, Birleşmiş Milletler’in (BM) ve uluslararası ve bölgesel çevrelerin önderlik ettiği ateşkesi sağlama çabalarına karşı Husilerin saldırılarını artırması tehlikesi konusunda uyardı.
Öte yandan, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu Hava Kuvvetleri, terörist Husi militanları tarafından Suudi Arabistan’ın Hamis Muşayt kentine doğru fırlatılan patlayıcı yüklü bir insansız hava aracını (SİHA) imha etmeyi başardı. Terörist Husi milislerin sivilleri ve sivil nesneleri hedef alma girişimlerini sürdürdüğünü vurgulayan Arap Koalisyonu, uluslararası insancıl hukuka uygun olarak sivilleri koruma amaçlı operasyonel önlemler alındığını belirtti.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Dr. Yusuf el-Üseymin dün yaptığı açıklamada, terörist Husi milislerin Suudi Arabistan’daki sivilleri hedef almak için SİHA’larla saldırılarına devam etmesini şiddetle kınadığını ifade etti. Dr. Useymin, İİT’nin Husiler ve onlara para ve silah ile destek olanların sivilleri ve sivil nesneleri sistematik ve kasıtlı bir şekilde hedef almaya devam etmesini kınadığını vurguladı. Ayrıca, güvenlik ve istikrarını koruma noktasında aldığı tüm önlemlerde Suudi Arabistan’ın yanında olduklarını belirtti.
Yemen ordusu, Marib’in kuzeybatısındaki Ragvan bölgesindeki Husi saldırısının geri püskürtüldüğünü ve en az 30 Husi'nin öldürüldüğünü doğrularken, Sana'daki ilgili kaynaklar, İran yanlısı grubun İbb, Zimar ve Amran vilayetlerinden getirdiği savaşçıları bu bölgeye göndermeye hazırlandığını bildirdi.
Yemen Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Muammer el-İryani, “Husi milislerin Marib kentindeki çeşitli cephelerde askeri operasyonlarını son zamanlarda yoğunlaştırması, kurtarılmış bölgelerdeki yerleşim yerlerini sürekli hedef alması ve Suudi Arabistan Krallığı'ndaki sivillere ve sivil nesnelere yönelik kasıtlı terörist saldırıları, sükunet çabalarını baltalıyor ve barışçıl çözümleri açıkça reddettiğini gösteriyor” dedi.
Bakan İryani açıklamasında, "Bu histerik ve tehlikeli tırmanış, Husi milislerin darbe planını sürdürdüğünü ve İran gündemine ve Tahran'ın bölgede kaos ve terörü yaymayı amaçlayan yıkıcı politikasına bağlı kaldığını doğruluyor. Ayrıca  uluslararası mutabakatı ve ve kardeş ve dost ülkelerin savaşı sona erdirmek ve Yemen'e barış getirmek için gösterdikleri çabaları hiçe saymaya devam ettiğini teyit ediyor" ifadelerini kullandı.  İryani açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Husiler bu askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak çocukları askere alma operasyonlarını genişletiyor, yaz kurslarında beyinlerini yıkıyor ve okul müfredatını tahrif ederek ulusal kimliği yok etmeye çalışıyor. Ayrıca demografik yapıyı değiştirerek ve Yemenliler arasında toplumsal dokuyu, sivil barışı ve bir arada yaşama değerlerini hedefleyerek darbeyi bir oldubitti olarak empoze etmeye çalışıyor.”
Uluslararası toplumu, BM’yi ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerine seslenen İryani, bu tırmanışı kınamaya, Husi milislerine ateşkesi sağlama çabalarına uyması için gerçek bir baskı yapmaya ve devleti yeniden kurma ve güvenlik ve istikrarı sağlayarak bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barışı tehdit eden terörist faaliyetlerle mücadelede hükümeti desteklemeye çağırdı.
Sahada ise Yemen ordu medyası, Marib'in kuzeybatısındaki Ragvan bölgesindeki cephelerde ordunun ve halk direniş güçlerinin topçularının hedeflemesi sonucu en az 30 Husi savaşçısının öldürüldüğünü ve bir dizi unsurunun ise yaralandığını bildirdi. Yemen ordusunun resmi internet sitesinde yer alan habere göre ordudan  bir komutan yaptığı açıklamada, "İran destekli milislerin saldırıları engellendi. Vadi el-Cufra ve Vadi Halhalan'da ilerlemeye çalışan grup ağır ekipman ve can kaybı yaşadı” ifadesini kullandı. Kaynak ayrıca, "Milislerin ilerleme girişiminin ardından Salı günü erken saatlerde çatışmalar şiddetlendi. Ancak ordu bunları geri püskürtmeyi başardı. Çatışmalar en az 30 husi unsurunun ölümüyle, diğerlerinin ise yaralanmayla sonuçlandı. Ayrıca çeşitli ekipman kaybı verdiler” dedi.
Ordu medyasına göre Pazar ve Pazartesi günleri hükümet güçleri Sırvah ve el-Muşeccah cephelerine yönelik başlatılan Husilerin iki saldırısını engelledikten sonra grupla şiddetli çatışmalara girdi. Çatışmalar bir dizi Husi unsurunun öldürülmesi ve yaralanmasıyla sonuçlanırken, kalanlar ise bölgeden kaçtı. Arap Koalisyonu ise el-Muşeccah cephesindeki Husi takviyelerine yönelik düzenlediği hava saldırıların 3 aracı imha ederken, içinde bulunan milisler de hayatını kaybetti. 
Yemen’deki askeri kaynaklar, Husi milislerin Pazar ve Pazartesi günleri Arap Koalisyonu’nun düzenlediği savaşlarda ve hava saldırılarında bir dizi savaşçısını kaybettiğini veya yaralandığını bildirmişti. Ayrıca İran destekli grubun petrol eyaletini kontrol etmeyi umarak asker seferber etmeye devam ettiği kaydedildi.
Yemen Genelkurmay Başkanı ve Ortak Operasyonlar Komutanı Korgeneral Sağir bin Aziz, milislere karşı devleti yeniden kurmak ve darbeyi sona erdirmek için daha nitelikli operasyonlar düzenleme sözü verirken, kaynaklar grubun en az 50 üyesinin Pazar ve Pazartesi günleri ordu mevzilerine sızmaya çalışırken öldürüldüğünü tahmin ediyor.
Husi milisleri, saflarını güçlendirmek için okul öğrencilerini asker alma kampları kurmaya devam ederken, Husi medyası grubun bu hafta Marib savaşında ölen bir dizi Husi üyesi için cenaze töreni düzenlediğini bildirdi. Askeri kaynakların tahminlerine göre grup geçen Şubat ayından itibaren Marib'e yönelik saldırılarında en az 7 binden fazla üyesini kaybetti. Ancak bu, Marib’i kontrol etme umuduyla Husilerin saldırıları tekrar etmelerini ve daha fazla savaşçı göndermelerini engellemedi. 
İran destekli milisler, kısa süre önce ABD ve uluslararası toplumun desteklediği BM'nin sunduğu savaşı durdurma planını reddetti. BM’nin planı, Sana Havaalanı üzerinden ticari uçuşların yeniden başlatılması ve gümrük gelirleriyle çalışanların maaşlarını ödemek şartıyla Hudeyde Limanı’na yönelik ithalat kontrol kısıtlamalarının hafifletilmesiyle ilgili insani ve ekonomik önlemler karşılığında ateşkesin sağlanmasını içeriyor.



Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
TT

Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)

Hamas, Gazze'de kurulacak geçiş yönetimiyle işbirliği içinde bölgeye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Hamas yönetiminin örgüt üyelerine pazar günü gönderdiği mektupta, 40 binden fazla memur ve güvenlik görevlisinin, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'yle ortak çalışmasını istedi. 

Kaynaklar, yaklaşık 10 bin kişilik polis gücünün de bu rakama dahil olduğunu söylüyor. 

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, Reuters'a gönderdiği açıklamada örgütün Gazze'nin yönetimini komiteye devretmeye hazır olduğunu söyledi. 

Sözcü, 40 bin nitelikli personele komite tarafından iş sağlanmasını talep ettiklerini belirtti. 

Yetkililer, Hamas'ın komitenin Gazze'deki bakanlıkları yeniden yapılandırmasına ve bazı çalışanları emekliye ayırmasına açık olduğunu da söylüyor. Diğer yandan toplu işten çıkarmaların kaosa yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. 

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin başkanlığını eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Ali Şaas yürütüyor. Şaas'la Hamas yöneticilerinin henüz buluşmadığı belirtiliyor. 

Diğer yandan Gazze'nin geleceğinde Hamas'ın söz sahibi olmamasını isteyen İsrail yönetiminin böyle bir adıma nasıl yaklaşacağı bilinmiyor. 

Washington yönetimi, Gazze'de barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini 14 Ocak'ta duyurmuştu. Bu kapsamda Hamas'ın silah bırakması da öngörülüyor. Beyaz Saray, silah bırakmaları karşılığında örgüt üyeleri hakkında af çıkarılabileceğini de söylemişti. 

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistinli bir yetkili İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye gibi tarafların da dahil olduğu silahsızlanma mekanizmalarını görüşmek için ABD'nin Hamas'la irtibata geçtiğini belirtiyor. 

Yetkiliye göre örgüt, 5 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese hazır olduğunu söylemiş. Diğer yandan kaynak, örgütün bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin başlatılmasını istediğini de vurguluyor. Tel Aviv yönetimi iki devletli çözüme yanaşmadığını defalarca bildirmişti.

Öte yandan iki Hamas yetkilisi, Washington'ın ya da arabulucu ülkelerin somut bir silahsızlanma önerisi sunmadığını ifade ediyor. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Hamas silah bırakmadan Gazze'nin yeniden inşasına başlanmayacağını söylemişti. 

Netanyahu, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesinin silahsızlanma sürecine bağlı olduğunu belirterek, Gazze ve Batı Şeria'daki “güvenlik önlemlerini” sürdüreceklerini ifade etmişti. 

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel


Barzani’nin Suriye’deki arabuluculuğu, PKK’yı dışta tutmaya bağlı

Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
TT

Barzani’nin Suriye’deki arabuluculuğu, PKK’yı dışta tutmaya bağlı

Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)
Suriye Demokratik Güçleri unsurları Hasake’de askeri araçlar üzerinde zafer işaretleri yapıyor (AP)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) kuzeydoğu Suriye’de tırmanmayı önlemeye yönelik arabuluculuk faaliyetlerini sürdürerek kalıcı bir çözüm için çalışmalar yürütüyor. Ancak sürecin ilerlemesi, Ankara ve Şam’ın PKK’nın olası etkilerinin ortadan kaldırılacağı konusunda ikna edilmesine bağlı.

SDG bölgelerini kaybetti

Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Şam’ın başlattığı ve Türkiye’nin güçlü destek verdiği askeri operasyonlar sonucunda kontrolündeki bazı bölgeleri kaybetti. Şam Suriye’nin tüm topraklarında kontrolü sağlamak isterken, Kürtler hükümette “adil temsil” talep ediyor.

efd
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, 10 Mart 2025’te Şam’da Suriye Demokratik Güçleri lideri Mazlum Kobani ile el sıkışıyor (SANA)

Türkiye’nin SDG’ye yönelik müdahalede bulunmasının temel nedeni, Suriye’de özerk bir Kürt yönetiminin kurulmasının ileride ayrılıkçılığa zemin hazırlayabileceği endişesi. Ankara, Kürt bölgeleri Suriye ordusuna entegre edilmezse sınırda askeri operasyon tehdidini defalarca dile getirdi.

Çözümün parçası

Erbil’deki bazı politikacılar, “Türkiye ile iyi komşuluk ilişkilerini koruyan ve Suriye’deki tüm bileşenlerin haklarını güvence altına alan” bir çözümü destekliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan IKBY hükümet danışmanı Cewhar Faiq, Kürtlerin 1991’den bu yana bölge istikrarının bir unsuru olduğunu vurgulayarak, “Kürtler çözümün ve bölgede istikrarın bir parçası olmaya devam edecek” dedi.

Faiq, Kürtlerin vizyonunun yeni demokratik, anayasal bir Suriye; etnik ve dini grupların haklarını garanti altına alan, aynı zamanda Türkiye ve diğer bölge ülkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerini gözeten ve dış müdahaleye kapalı bir sistem olduğunu belirtti.

rgtyhu
Mesut Barzani ve yanında Mazlum Kobani, Erbil’de ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yapılan görüşmeler sırasında (Kürdistan Demokrat Partisi)

Erbil, Suriye’deki taraflarla, özerk yönetim bölgelerinden Şam yönetimine ve Amerikalılara kadar temaslarını sürdürüyor. Faiq, bu temasların amacının “kalıcı bir çözüme ulaşmak” olduğunu ifade etti. Son haftalarda Mesut Barzani, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD özel temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi ile görüşmeler yaparak diyalog ve ortak anlayış yoluyla sivil barışı güçlendirmeye çalıştı. Faiq, “Askeri çözüm, Suriye’deki bileşenlere ve devlete zarar verir; DEAŞ’ın yeniden toparlanma ihtimalini artırır” dedi.

Anlaşmazlıkta engel PKK

PKK, yürütülen müzakerelerde önemli bir engel olarak öne çıkıyor. Şarku’l Avsat’a konuşan Kürdistan Demokrat Partisi üyesi Abdulselam Berwari, “Erbil’in çabaları devam ediyor, gerilimi önlemeye çalışıyor. Ancak Türkiye, Suriye Kürtleri konusunu yıllarca silahlı mücadele yürüttüğü PKK perspektifinden değerlendiriyor” dedi.

Türkiye, PKK ile barış süreci başlattı ancak silahsızlanma şartı koştu. Kuzey Suriye’deki çatışmalar, taraflar arasındaki müzakereleri tehlikeye atıyor. Erbil, Ankara’nın endişelerini anlıyor ve Kürt meselesiyle ilgili yanlış anlamaları düzeltmeye çalışıyor.

Berwari, “Kürt halkının hakları, PKK’nın kuruluşundan çok önceye dayanıyor. Kürt meselesi çözülürse, tırmanma bahanesi ortadan kalkar” dedi.

Berwari, Erbil’in Ankara ile ilişkilerini iyi olarak nitelendirerek, “Erbil, Türkiye ve uluslararası toplumla birlikte Suriye Kürtleri ile Şam yönetimi arasındaki sorunu çözmeye çalışıyor; bu öncelikli hedefimiz” ifadelerini kullandı.

Arabuluculuk yavaş ilerliyor

Kürdistan Birliği Partisi yetkilisi Soran Davudi, “Irak Kürdistan Bölgesi, Türkiye ile Suriye Kürtleri arasında kontrollü bir çerçevede resmi olmayan bir arabulucu rolü üstlenmeye çalışıyor” dedi.

Davudi, Erbil’in rolü, büyük ölçüde Ankara ile sağlanan siyasi ve ekonomik bağlantılar ve PKK etkisinden bağımsız Suriye Kürtleriyle yürütülen tarihî temas kanallarına dayandığını belirtti.

dfrgt
Polis güçleri, Türkiye’nin güneydoğusundaki Mardin’de Nusaybin kapısından Kamışlı’ya geçmeye çalışan ve SDG’yi destekleyen Kürtleri dağıtmak için su sıkıyor (AP)

Davudi, “Erbil ile etkili Kürt liderler arasında resmi olmayan, temaslar sürüyor; ancak Türkiye’nin YPG’ye (Demokratik Birlik Partisi’nin silahlı kanadı ve SDG’nin ana birleşeni) bakışı, PKK’nın uzantısı olarak görülmesi büyük bir engel oluşturuyor” dedi. Ayrıca, Suriye Kürtleri arasında SDG ile Kürt Ulusal Konseyi arasındaki bölünmenin krizi derinleştirdiğine dikkat çekti.

Erbil’in diyaloğu sürdürme çabalarına rağmen Davudi, arabuluculuğun etkisinin hâlâ sınırlı ve yavaş ilerlediğini belirtti. Öte yandan, krizle ilgili kilit isimlerin sık sık Erbil’e gelmesi, şehrin Şam, Ankara, Kürt tarafları ve Washington arasında gerçek anlaşmalar için uygun bir sahne olabileceği yönünde iyimserlik yaratıyor.


Hamas, aracılardan Refah Sınır Kapısı’nın açılacağına dair teyitler alırken İsrail ise süreci yavaşlatıyor

Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
TT

Hamas, aracılardan Refah Sınır Kapısı’nın açılacağına dair teyitler alırken İsrail ise süreci yavaşlatıyor

Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)
Filistinliler, Çarşamba günü Gazze’de İsrail’in yıktığı konut binalarının enkazları arasında yürüyor (Reuters)

Hamas, ABD de dahil olmak üzere aracılardan, Gazze ile Mısır arasındaki Refah kara sınır kapısının yeniden açılacağına dair teyitler alırken, İsrail hükümeti başkanı Binyamin Netanyahu’nun bu adımı olabildiğince yavaşlatmaya çalıştığı yönünde İsrail medyasından bilgiler geliyor.

Hamas kaynaklarına göre Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta içinde açılması bekleniyor ve tarih olarak da Perşembe günü öne çıkıyor. Buna karşın İsrail’den gelen bilgiler farklı; Walla haber sitesi kapının Pazar günü açılacağını duyurdu.

dcfrgt
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafı, İsrail’in kontrolü altında (Reuters)

Hamas kaynaklarına göre aracılardan gelen güvence, kapının açılacağının garantisi niteliğinde. Hamas, en son bir İsrailli rehinenin cesedinin bulunmasıyla başlayan süreçte, liderliğe kapının bu hafta açılacağına dair teyitler geldiğini açıkladı.

Gaza Yönetim Komitesi’nin girişi

Hamas yakın kaynaklar önümüzdeki günlerde Refah üzerinden bazı Gaza Yönetim Komitesi üyelerinin bölgeye girişine izin verilmesinin muhtemel olduğunu ve bu kişilerin Hamas yetkilileriyle görüşmeler yaparak bazı hükümet görevlerini devralma sürecini başlatacağını söyledi.

Filistin Yönetimi ve Avrupa Birliği delegasyonu da 2005 anlaşması çerçevesinde sınır kapısında çalışmaya hazır olduklarını açıkladı.

fgthy
Kahire’deki Gaza Yönetim Komitesi toplantısı (Mısır Basın Enformasyon Kurumu)

Hamas kaynakları, kapının tam işleyişiyle açılması gerektiğini savunurken, Netanyahu Salı günü düzenlediği basın toplantısında kapının “sınırlı ve anlaşmalı düzenlemeler çerçevesinde, günlük belirli sayıda Filistinliye giriş-çıkış izni verecek şekilde” açılacağını söyledi.

Netanyahu ayrıca İsrail’in “sınır kapısı ve tüm Gazze Şeridi üzerinde tam güvenlik kontrolüne sahip olacağını” vurguladı.

Tam güvenlik kontrolü ne anlama geliyor?

Netanyahu’nun bu açıklamaları, Filistinli gruplar arasında İsrail’in bunu nasıl uygulayacağı konusunda endişe ve soru işaretleri yarattı.

Grup kaynakları, İsrail’in “sarı çizgi” olarak adlandırılan sınır hattında yüzde 53’ün üzerinde bir alan üzerinde kontrol sağlamayı hedefleyebileceğini belirtiyor. İkinci aşama koşulları İsrail’in bölgeden çekilmesini öngörse de, Netanyahu hükümeti bunu Hamas’ın silahsızlandırılmasıyla bağdaştırıyor; bu konu halen tartışma aşamasında ve birçok engelle karşılaşabilir.

ty6
ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

Eğer ikinci aşama koşulları uygulanmazsa, İsrail muhtemelen kuzey ve doğu bölgelerinde askeri varlığını artırarak güvenliği sağlamayı ve batıdaki alanları kontrol etmeyi sürdürecek. Güneyde ise askeri varlığını koruyacak.

Olası çekilme durumunda, İsrail sınır hattında daha geniş bir tampon bölge oluşturabilir; bazı yerlerde bu alan bir ila iki kilometreyi bulabilir. Aynı zamanda Refah Sınır Kapısı ve Philadelphia hattındaki kontrolünü de sürdürerek, silah veya patlayıcı kaçakçılığını engellemeyi planlıyor. Özellikle tüm tünellerin tahrip edilmesinin ardından bu kontrol, deniz sınırlarında da devam edecek; 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail, Filistinli balıkçıların bu alanlara yaklaşmasına veya bir deniz mili batıya, Mısır sınırına doğru 5 deniz mili güneye ilerlemesine izin vermiyor.

rty6
Gazze’nin güneyindeki Han Yunus sahili (AFP)

Filistinli gruplar, İsrail’in “tam güvenlik kontrolü” açıklamalarını sürdürmesinin, Lübnan’daki gibi ani suikastlar, askeri hedefler bahane edilerek bombalamalar veya Hamas ve diğer Filistinli aktivistlerin bölgelerinde yapılan kaçırma operasyonlarıyla güvenliği sağlamaya yönelik olabileceğini öngörüyor.