Maduro'nun ilişkileri normalleştirme çağrısına ABD'den ret yanıtı geldi

Maduro, ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırım politikasını gevşetmesini beklediklerini söylemişti (Reuters)
Maduro, ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırım politikasını gevşetmesini beklediklerini söylemişti (Reuters)
TT

Maduro'nun ilişkileri normalleştirme çağrısına ABD'den ret yanıtı geldi

Maduro, ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırım politikasını gevşetmesini beklediklerini söylemişti (Reuters)
Maduro, ABD'nin Venezuela'ya yönelik yaptırım politikasını gevşetmesini beklediklerini söylemişti (Reuters)

ABD, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ilişkileri normalleştirme çağrısına olumsuz yanıt verdi.
Nicolas Maduro, geçen hafta Bloomberg'e, ABD'yle son yıllarda artan gerginliği düşürmek istediklerini söylemişti. ABD Başkanı Joe Biden yönetimiyle müzakerelere başlamak istediklerini kaydeden Maduro, "Bir anlaşma yapmanın zamanı geldi. Venezuela fırsatlar ülkesine dönüşecek. ABD'li yatırımcıları geride kalmamaya davet ediyorum" demişti.
Venezuela liderinin açıklamasıyla ilgili Bloomberg'e konuşan bir ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, yaptırımların kalkması için önce Venezuela'nın ekonomik ve siyasi özgürlükleri düzenlemesi gerektiğini belirtti. ABD'li yetkili, Venezuela hükümetinin muhalif lider Juan Guaido'yla temas kurması, adil ve özgür seçimlere izin vermesi ve baskı politikalarını sonlandırması gerektiğini kaydetti.
İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Venezuela mevcut politikaları sürdürdüğü sürece ABD'nin müttefikleri ve ortaklarıyla beraber demokrasiyi tehdit edenlere yönelik baskıyı sürdüreceğini söyledi.
Eski Başkan Donald Trump döneminde ABD yönetimi, 2019 seçimlerinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla seçimi kazanan Maduro yerine muhalif Guaido'yu geçici devlet başkanı olarak tanımıştı. ABD sözcüsü, Joe Biden'ın göreve gelmesinin ardından Maduro'ya yönelik yaklaşımın değişmediğini ve Guaido'yu geçici devlet başkanı olarak tanımaya devam ettiklerini belirtti.
Sözcü, Venezuela'daki ekonomik krizin Maduro hükümetinin kötü ekonomi yönetiminden kaynaklandığını, borçları geri ödeme planının güvenilir olmadığını savundu.

"Yaptırımlar uluslararası yasalara aykırı"
Rusya'nın başkenti Moskova'da düzenlenen Valday Tartışma Kulübü konferansında dün konuşan Venezuela Dışişleri Bakanı Jorge Arreaza ise, ABD'nin yaptırımlarının uluslararası yasalara aykırı olduğunu ve ülkesinin Kovid-19 aşısı almasını geciktirdiğini söyledi.
"Joe Biden'dan beklediğimiz şey hataları düzeltmesi; böylece karşılıklı saygıda dayalı bir ilişki kurabiliriz" diyen Arreaza, ABD'nin Venezuela'yla iş yapmak için yaptırımları kaldırması gerektiğini belirtti.
Washington'ın yaptırımlarla Venezuela'nın en önemli gelir kaynağı olan petrol ihracatını engellemeye çalıştığını kaydeden Arreaza, ülkesinin yurtdışındaki 6 milyar dolarlık (52 milyar TL) varlığının dondurulduğunu hatırlattı.
ABD, 2017'den itibaren Venezuela'ya yönelik bir dizi yaptırımı hayata geçirmiş, yurtdışında ülkeye ait bazı varlıkları dondurmuş ve devlete ait petrol şirketi PDVSA'yla ticareti yasaklamıştı. Venezuela ülkedeki ekonomik krizin başlıca nedeninin yaptırımlar olduğunu belirtiyor.
Independent Türkçe, Bloomberg, EFE



Trump: Davos ziyaretim harikaydı... Birçok şeyi başardım

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)
TT

Trump: Davos ziyaretim harikaydı... Birçok şeyi başardım

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Davos ziyaretinin birçok başarıyla sonuçlandığını belirterek, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile Grönland konusunda bir anlaşma çerçevesi oluşturulduğunu ve Barış Konseyi’nin kurulduğunu söyledi.

Trump, Truth Social platformunda paylaştığı mesajda, “Davos’a harika bir yolculuktu. NATO ile Grönland konusunda bir anlaşma çerçevesinin oluşturulması da dahil olmak üzere pek çok başarı elde edildi. Ayrıca Barış Konseyi kuruldu. Harika! Amerika’yı yeniden büyük yapalım” ifadelerini kullandı.

Trump dün Davos’ta yaptığı açıklamada, NATO ile Grönland konusunda anlaşmaya varılmasının yakın olduğunu duyurmuş, bu kapsamda ABD ve müttefikleri için ‘hayati bir stratejik öncelik’ niteliği taşıyan güvenceler aldığını belirtmişti.

Trump, NATO ile yapılan anlaşma çerçevesinde ABD’nin Grönland’a tam ve kalıcı erişim hakkını güvence altına aldığını ifade ederek, söz konusu düzenlemeyi ‘nihai ve uzun vadeli bir anlaşma’ olarak nitelendirdi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile ‘son derece verimli’ bir görüşme gerçekleştirdiğini kaydeden Trump, Rutte’nin de Danimarka ve Grönland’ın bölgede daha fazla ABD varlığına açık olduğunu teyit ettiğini aktardı.

Öte yandan ABD Başkanı dün Davos’ta, uluslararası anlaşmazlıkların çözümünü hedefleyen bir yapı olarak tanımladığı Barış Konseyi’nin kuruluş sözleşmesini, kurucu üyelerin katılımıyla imzaladı.


Tahran uyarılarını daha da sertleştirirken Trump diplomasi istiyor

Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)
Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)
TT

Tahran uyarılarını daha da sertleştirirken Trump diplomasi istiyor

Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)
Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)

İran, dün ABD'ye yönelik uyarılarını tırmandırdı; askeri liderler herhangi bir "yanlış hesaplamaya" karşı uyardı ve ABD üslerini ve çıkarlarını "meşru hedefler" olarak ilan etti. Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ın diplomatik yola ilgi duymaya devam ettiği yönündeki açıklamasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Mesaj alışverişi, İran'ı sarsan yaygın protestoların ardından yaşanan iç karışıklıklar, artırılmış güvenlik önlemleri ve benzeri görülmemiş bir internet kesintisi ile birlikte, çelişkili kayıp rakamları arasında gerçekleşti.

Son günlerde Tahran ve Washington, iki ülkenin lider kadrosunun hedef alınması durumunda daha geniş çaplı bir çatışmanın yaşanabileceği konusunda karşılıklı uyarılarda bulundular.

ABD Başkanı dün Davos'tan yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için İran tesislerine saldırma niyetini yineledi. Müzakereye hazır olduğunu belirtmesine rağmen, daha fazla eylem olasılığını da dışlamadı.

İran operasyon komutanı Tümgeneral Gulam Ali Abdullahi, herhangi bir saldırıya "hızlı, kesin ve yıkıcı" bir yanıt verileceği uyarısında bulunurken, Devrim Muhafızları komutanı General Muhammed Pakpur ise güçlerin "harekete geçmeye hazır" olduğunu açıkladı.

Bu arada, Kum'daki dini yetkililer de söylemlerini sertleştirdi; Nasır Makarem Şirazi, Yüksek Lider'e yönelik herhangi bir tehdidi, kesin yanıt gerektirecek bir savaş ilanı olarak nitelendirdi.


ABD Suriye'den askeri olarak tamamen çekilmeyi değerlendiriyor

Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)
Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)
TT

ABD Suriye'den askeri olarak tamamen çekilmeyi değerlendiriyor

Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)
Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)

Wall Street Journal (WSJ), ABD'li yetkililerin Washington'ın Suriye'den Amerikan birliklerinin tamamen çekilmesini değerlendirdiğini söylediğini belirtti.

ABD'li yetkililer, Washington'ın Suriye'den Amerikan güçlerinin tamamen çekilmesini değerlendirdiğini açıkladı. Bu adım, ABD eski Başkanı Barack Obama'nın ülkedeki iç savaşa müdahale ettiği 2014 yılında başlayan on yıllık ABD Suriye operasyonunu sona erdirecektir.

WSJ'a göre, ABD daha önce de Suriye'deki güçlerini azaltmayı düşünmüştü. Aralık 2018'de Başkan Trump, yaklaşık 2 bin Amerikan askerinin tamamen çekilmesini aniden duyurmuş ve bu da dönemin Savunma Bakanı Jim Mattis'in istifasına yol açmıştı. Dönemin Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve diğer üst düzey yetkililer, kararı yumuşatmayı başararak, ülkede az sayıda askeri gücün kalmasına neden olmuşlardı.

Suriye'de yaklaşık 1000 ABD askeri bulunuyor ve bunların çoğu kuzeydoğudaki tesislerde konuşlandırılmış durumda; burada Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte görev yapıyorlar. Daha az sayıda asker ise güney Suriye'deki el-Tanf üssünde konuşlanmış durumda. ABD ordusunun birincil görevi DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını önlemektir ve birlikler sık ​​sık SDG ile birlikte devriye ve operasyonlar yürütmekte

Üç ABD yetkilisine göre geçen haftaki olaylar ve Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki çatışma, SDG'nin yenilgisinin ardından Pentagon'un Suriye'deki ABD askeri misyonunun sürdürülebilirliğini sorgulamasına yol açtı.

Eğer SDG tamamen dağılırsa, ABD yetkilileri, özellikle 9 bin DEAŞ tutuklusundan 7 bininin Irak'a transferi zaten başlamışken, ABD ordusunun Suriye'de kalmasının bir nedeni olmadığını düşünüyor.

Ortadoğu Enstitüsü'nün Suriye programı direktörü Charles Lister Şarku’l Avsat’a, DEAŞ mahkumlarının ülkeden çıkarılmasının, ABD güçlerinin Suriye'deki varlığının devam etmesinin nedenlerinden birini ortadan kaldırdığını belirterek şunları söyledi: "Açıkçası, ABD güçlerinin son bir yıldır Suriye'de kalmasının en önemli nedeni gözaltı merkezleri ve kamplarıydı." Lister sözlerine şöyle devam etti: "ABD'nin Suriye'deki askeri varlığının sürdürülebilirliği konusunda kendimize bir soru sormamız gerekiyor."