ABD'de iki kardeş, uçurumun üzerinden yaptıkları nefes kesen halat yürüyüşüyle rekor kırdı

Daniel Monterrubio, "Bir etki yaratmak ve bunun mümkün olduğunu göstermek istedik" dedi (San Francisco Chronicle / Scott Oller)
Daniel Monterrubio, "Bir etki yaratmak ve bunun mümkün olduğunu göstermek istedik" dedi (San Francisco Chronicle / Scott Oller)
TT

ABD'de iki kardeş, uçurumun üzerinden yaptıkları nefes kesen halat yürüyüşüyle rekor kırdı

Daniel Monterrubio, "Bir etki yaratmak ve bunun mümkün olduğunu göstermek istedik" dedi (San Francisco Chronicle / Scott Oller)
Daniel Monterrubio, "Bir etki yaratmak ve bunun mümkün olduğunu göstermek istedik" dedi (San Francisco Chronicle / Scott Oller)

ABD'nin Kaliforniya eyaletinde iki kardeş halatta yürüme rekoru kırdı.
Yosemite Ulusal Parkı'nda  Moises Monterrubio ve Daniel Monterrubio, 10 Haziran'da nefes kesen bir yürüyüş yaptı.
Monterrubio kardeşler, parkta Taft Point adı verilen uçurum noktasından gerilen 853 metre uzunluğunda ve 488 metre yüksekliğindeki halattan yürüyerek, "highline" adı verilen halat yürüyüşü sporunda ABD rekorunu kırdı.
26 yaşındaki Moises, bir yıldır bu yürüyüşü gerçekleştirmek istediklerini belirterek "Bayağı tehlikeli ve yoğun bir deneyimdi fakat başardık" dedi.
Bundan önce Yosemite Ulusal Parkı'ndaki rekor, yine aynı noktadan gerilen 291 metrelik bir halatta yapılan yürüyüşe ait. Yeni rekorda kullanılan halatsa bunun neredeyse üç katı uzunluğunda.
Ülke genelinde kaydedilen önceki rekorsa, Utah eyaletinin Moab bölgesinde yapılan 975 metrelik halat yürüyüşüydü. Dünya rekoru da Kanada'da yapılan 1,9 kilometrelik yürüyüşe ait. Henüz yetkililerden resmi bir açıklama yapılmasa bile, Monterrubio kardeşlerin yürüyüşünün ABD rekorunu kırdığı düşünülüyor.
Kardeşler, 18 kişilik bir ekibin yardımıyla halatı 6 günde dikkatlice kurdu. Normalde bu tür halatların kurulması için drone'lar kullanılıyor. Fakat ulusal parkta drone kullanılmasına izin verilmediğinden, ekipler büyük bir çalışmayla halatları uçurumun üzerinde kendileri hazırladı.
Ayrıca yürüyüşçüler, güvenlik önlemi olarak özel çelikten yapılma iplerle ana halata bağlıydı. Düşme durumlarında bu ip yürüyüşçülerin halattan sarkmasını sağlıyordu. Fakat düşen yürüyüşçüler halattan yukarı kendilerini tekrar çekerek yürümeye devam etmek zorundaydı.
ratio3x2_1200.jpg
Halatı kuran ekipten Jimmy Breiz, yürüyüşü sırasında dengesini korumaya çalışıyor (San Francisco Chronicle / Ryan Jenks) 
Halattaki tehlikeli yolculuğa ilk önce 23 yaşındaki Daniel çıktı. Rüzgar nedeniyle dengesini kaybederek üç ya da dört kez halattan düşen Daniel, yine de başarıyla karşıya geçti.
Ondan sonra kardeşi Moises halata çıktı. O da iki kez düşmesine rağmen yürüyüşü tamamlamayı başardı. Ekipte Monterrubio kardeşlerin arkadaşları olan diğer profesyonel sporcular da halatta yürüyüş yaptı.
Dört gün boyunca ekibin düzenlediği tehlikeli yürüyüşlerden birinde Moises, 37 dakikada hiç düşmeden halatta yürümeyi başardı.
Moises ise rekorlarla ilgilenmediğini söyleyerek "Bu sporla uğraşan topluluğun bir parçası olmak ve insanlar için ilham kaynağına dönüşmek istiyorum" dedi.
Independent Türkçe, AP, San Francisco Chronicle 

 


Bulut tohumlama girişimi 3 saatte 19 galon su üretti

Bulut tohumlama girişimi Rainmaker, yakın zamanda Alaska'da gerçekleştirdiği testte yaklaşık 19 milyon galon su oluşturmak için drone'lar kullandı (Rainmaker)
Bulut tohumlama girişimi Rainmaker, yakın zamanda Alaska'da gerçekleştirdiği testte yaklaşık 19 milyon galon su oluşturmak için drone'lar kullandı (Rainmaker)
TT

Bulut tohumlama girişimi 3 saatte 19 galon su üretti

Bulut tohumlama girişimi Rainmaker, yakın zamanda Alaska'da gerçekleştirdiği testte yaklaşık 19 milyon galon su oluşturmak için drone'lar kullandı (Rainmaker)
Bulut tohumlama girişimi Rainmaker, yakın zamanda Alaska'da gerçekleştirdiği testte yaklaşık 19 milyon galon su oluşturmak için drone'lar kullandı (Rainmaker)

Güney Kaliforniya merkezli bir girişim, hafta sonu Alaska'daki bir dizi bulutun yağış kapasitesini artırmak için ileri teknoloji ürünü drone'lar kullandı ve 3 saatte yaklaşık 19 milyon galon (yaklaşık 72 milyon litre) su oluşmasını sağladığını açıkladı.

Rainmaker adlı şirket, bu testin bir dönüm noktası olduğunu ve teknolojisinin ülke genelinde kuraklıkla mücadele etmeye ve su kaynaklarını korumaya yardımcı olacağını kanıtladığını savunuyor.

Rainmaker CEO'su Augustus Doricko, denemenin ardından X'te yaptığı paylaşımda, "Gelecekte Rainmaker, insan yapımı kar yağışıyla buzulları koruyacak ve eski haline döndürecek. Bu gösterim, Rainmaker'ın gelecek aylarda Colorado Nehri'ne ve Great Salt Lake'e nasıl yeni su kazandıracağını şimdiden gösteriyor" diye yazdı.

Bulut tohumlama teknolojilerinin büyük ölçekte işe yaradığını "tartışmasız biçimde kanıtlayan" ilk özel şirket olduğunu savunan Rainmaker, testi Alaska'daki Kenai Yarımadası üzerinde gerçekleştirdi. Şirket, daha önce Utah, Idaho ve Oregon'da da sonuçları doğrulanmış bulut tohumlama çalışmaları yürüttüğünü belirtiyor.

Rainmaker, bulutları hedeflemek için drone'lar ve gelişmiş hava durumu izleme yazılımları kullanıyor. Bu sistemlerle bulutlara gümüş iyodür püskürtülüyor; bu madde buz kristallerinin oluşumunu teşvik ediyor ve bunun sonucunda yağmur veya kar şeklinde yağış meydana geliyor.

2023'te kurulan şirket, ABD'nin batı eyaletleri ve su sistemleriyle sözleşmeler imzaladı ve yatırımcılardan 50 milyon dolardan fazla fon sağladı.

Rainmaker daha önce, ölümcül Teksas sellerine kendisinin neden olduğunu öne süren komplo teorisyenlerinin asılsız iddialarının hedefi olmuştu.

E&E News'a göre şirket, 2025'te federal düzeyde lobi faaliyetlerine tahmini 450 bin dolar harcadı. Şirket ayrıca teknolojisini kamuoyuna ve yasa yapıcılara savunmak amacıyla Washington DC'de yayımlanan reklamları finanse etti.

Doricko, ocak ayında medya kuruluşuna, "İnsanların bulut tohumlamanın ne olduğu, güvenli olup olmadığı ve buna hiç izin verilip verilmemesi gerektiği konusunda çok, çok haklı soruları oldu" diye konuşmuştu.

sdcvfrb
Şirket, teknolojisini buzulları korumak ve kuraklık nedeniyle su kaynakları azalan batı eyaletlerindeki su kaynaklarını yeniden doldurmak için kullanmayı umuyor (Rainmaker)

"İlk önceliğim, Amerika'nın, Amerikalı çiftçilerin ve toplulukların bu teknolojiyi kullanma seçeneğine sahip olmasını sağlamak" diye eklemişti.

Bilim insanları ve yerel yetkililer 1900'lerin ortalarından bu yana bulut tohumlama üzerinde deneyler yapıyor.

İklim kriziyle birlikte drone, hava durumu izleme ve yapay zeka teknolojilerindeki ilerlemeler, bulut tohumlama alanında bir dizi yeni şirket kurulmasına katkıda bulundu.

Utah Doğal Kaynaklar Departmanı İcra Direktörü Joel Ferry, bu yıl The Washington Post'a, "Gerçekten, gerçekten vahim bir durumla karşı karşıyayız, çok zor bir zamandayız ve elimizdeki suyu akıllıca kullanmalıyız" diye konuşmuştu.

Eski yöntemlere takılıp kalamayız. Bunun önemli bir parçası da bulut tohumlamayı kullanmak.

Bu uygulama gelecek vaat eden bir araç olarak görülüyor. Ancak iklim uzmanları, bulut tohumlamanın tek başına iklim krizinin ve devam eden aşırı kuraklıkların etkilerini gideremeyeceğini özellikle vurguluyor.

The Independent'ın haberine göre güneş ışınımını engellemek amacıyla atmosfere aerosol parçacıkları salınmasını içeren başka bir hava değiştirme yöntemi de yatırımcıların büyük ilgisini çekti ve önemli tartışmalara yol açtı.

Independent Türkçe


Gökbilimciler şaşkın: Uzak galaksiler sanılandan çok daha büyük kütleli

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Gökbilimciler şaşkın: Uzak galaksiler sanılandan çok daha büyük kütleli

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Bilim insanları, uzak galaksilerin düşündüğümüzden çok daha büyük kütleli olabileceğini söylüyor.

Yeni bir araştırmaya göre, ışıkları bize evrenin ilk dönemlerinden ulaşan uzak galaksilerde beklenenden çok daha fazla sayıda küçük yıldız bulunabilir. Bu da sözkonusu galaksilerin tahmin ettiğimizden çok daha büyük kütleli olabileceğine işaret ediyor.

Keşfi yapan araştırmacılar, bu durumun en eski galaksilerin nasıl oluştuğuna dair anlayışımızı değiştirebileceğini söylüyor.

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan (JWST) elde edilen verileri kullanan bir araştırma ekibi yeni bulgulara ulaştı. Ekip, yıldız oluşumunu milyarlarca yıl önce durdurmuş 9 devasa, olgun galaksiyi inceledi.

Bu sayede sözkonusu uzak galaksilerdeki ufacık sönük yıldızlarla devasa ve parlak yıldızların oranlarını inceleyebildiler.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi'nden öğretim üyesi ve yeni makalenin ortak yazarı Joel Leja, "Bu galaksiler farklı" diyor.

Anlaşılması gerçekten zor bir şekilde farklılar çünkü beklediğimizden çok daha büyük kütleye sahipler. Hem de az farkla değil; tahminlerimizin üç ila dört katı kütleleri var.

Araştırmacılar, yıldızları ölçmek için galaksilerden gelen ışığı spektruma ayırdı ve renk farklılıklarını kullanarak yıldız türlerini belirledi. Genellikle büyük kütleli ve parlak yıldızlar baskın olduğundan, daha sönük ve düşük kütleli yıldızları görmek zorlaşıyor.

Makalenin başyazarı Chloe Cheng, "Galaksi bir şehir olsaydı, en parlak yıldızlar uzaktan hemen göze çarpan gökdelenler olurdu" diyor.

Modellerimiz, gökdelenlerin arasında saklı kalan evler gibi, çok daha fazla sayıda düşük kütleli yıldızın bu nadir, parlak yıldızlar tarafından gizlendiğini gösteriyor. Sonuç olarak bu galaksinin önceki tahminlerin işaret ettiğinden çok daha büyük kütleli olduğu ortaya çıkıyor.

Geçmişte araştırmacılar, yıldızların evrenin her yerinde kabaca benzer oranlarda oluştuğunu varsayarak küçük ve sönük yıldızların kütlesini hesaplıyordu. Ancak yeni çalışma, erken evrendeki en büyük kütleli galaksilerin, Samanyolu gibi daha düşük kütleli galaksilere kıyasla bu tür yıldızları çok daha fazla barındırdığını öne sürüyor.

Öğretim üyesi Leja, "Bu keşif, erken evreni anlamamız açısından kritik sonuçlar doğuruyor" ifadelerini kullanıyor. 

JWST'nin fırlatılmasından bu yana gökbilimciler, Büyük Patlama'dan kısa süre sonra bile var olan, şaşırtıcı derecede büyük kütleli ve olgun galaksiler keşfediyor. Bu çok erken dönem galaksilerin, bu çalışmada incelenen türdeki galaksilere evrimleştiği düşünülüyor. Erken dönemde oluşmuş büyük kütleli galaksilere 4 kat daha fazla yıldızın eklenmesi, bu çelişkileri daha da keskinleştiriyor.

Bu durum, erken dönem galaksilerinin muhtemelen daha önce düşündüğümüzden bile daha fazla kütleye sahip olduğuna işaret ediyor. Bilim insanlarının bu galaksilerin, evrenin böylesine erken bir döneminde nasıl bu kadar çok küçük yıldız oluşturabildiğini açıklaması gerekiyor.

Çalışma, hakemli dergi Nature Astronomy'de yayımlanan "Hidden mass in early galaxies revealed by bottom-heavy initial mass functions" (Düşük kütle ağırlıklı başlangıç kütle fonksiyonlarının ortaya çıkardığı erken galaksilerdeki gizli kütle) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


Netflix, The Gentlemen'ın geleceğini açıkladı: Meghan Markle planı rafa mı kalktı?

Guy Ritchie'nin 2019 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan The Gentlemen'ın ikinci sezonu 3 Eylül'de yayına girecek (Netflix)
Guy Ritchie'nin 2019 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan The Gentlemen'ın ikinci sezonu 3 Eylül'de yayına girecek (Netflix)
TT

Netflix, The Gentlemen'ın geleceğini açıkladı: Meghan Markle planı rafa mı kalktı?

Guy Ritchie'nin 2019 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan The Gentlemen'ın ikinci sezonu 3 Eylül'de yayına girecek (Netflix)
Guy Ritchie'nin 2019 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan The Gentlemen'ın ikinci sezonu 3 Eylül'de yayına girecek (Netflix)

Netflix'in sevilen dizisi The Gentlemen, yeni sezon onayını kaptı. 

Karar, Sussex Düşesi Meghan Markle'ın üçüncü sezon kadrosuna katılmak üzere görüşmeler yürüttüğüne dair haberlerin hemen ardından geldi.

Netflix, dün (24 Ağustos) yaptığı açıklamada The Gentlemen'ın yanı sıra Dublin'de geçen House of Guinness ve Steve Coogan'ın başrolünü üstlendiği Legends'ın da yeni sezonlarıyla devam edeceğini duyurdu.

Açıklamada en çok öne çıkan yapım ise Theo James'in başrolünü üstlendiği, ikinci sezon fragmanı da yayımlanan The Gentlemen oldu. 

Kaya Scodelario, Daniel Ings, Joely Richardson, Vinnie Jones ve Giancarlo Esposito'nun yer aldığı zengin kadroya yeni sezonda Downton Abbey'yle tanınan Hugh Bonneville de katılıyor.

Meghan Markle artık rol için düşünülmüyor mu?

Eşi Prens Harry'yle birlikte Birleşik Krallık'a geri taşınma hazırlığında olan Meghan Markle'ın, dizinin üçüncü sezonunda ana rollerden birini üstleneceği konuşuluyordu.

Ancak Vanity Fair ve The New Yorker'ın eski genel yayın yönetmeni Tina Brown, "Britanya'da giderek büyüyen tepkiler" nedeniyle Markle'ın rol için artık düşünülmediğini öne sürdü.

Üçüncü sezon senaryosunda Markle için özel bir rol kaleme alındığı öne sürülürken ne Markle tarafı ne de yönetmen Guy Ritchie'nin temsilcileri konuya ilişkin açıklama yaptı. 

Kraliyet ailesi hakkında yazdığı çok satan kitaplarla tanınan Brown ise iddiasının arkasında durduğunu belirtti.

Dizinin yaratıcısı, senaristi ve yönetmeni Guy Ritchie, üçüncü sezon onayıyla ilgili şöyle dedi: 

The Gentlemen'ın ölçeği giderek büyüyor, dünyası genişliyor ve verilen kararların sonuçları her geçen sezon daha da ağırlaşıyor. Üçüncü bir sezon kaçınılmazdı; sınırları daha da zorlamak için sabırsızlanıyorum.

Netflix'in Birleşik Krallık İçerik Başkan Yardımcısı Anne Mensah ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: 

İzleyicilerimiz bu yapımları çok sevdi. Onları yeni sezonlarıyla yeniden ekrana getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Projelerin arkasındaki tüm yapımcılara, oyunculara ve ekibe teşekkür ederiz.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter